Etiket: Arife

  • Antalya’da ‘Huzur Arife Operasyonu’

    Antalya’da Ramazan Bayramı öncesinde polis tarafından otobüs terminali, tren garı, havalimanı ve deniz iskelelerinde ‘Huzur Arife Operasyonu’ yapıldı.

    Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Türkiye genelinde otobüs terminali, tren garı, havalimanı ve deniz iskelelerinde 12 bin 72 polisin katılımıyla gerçekleştirilen ‘Huzur Arife Operasyonu’ Antalya’da da titizlikle gerçekleştirildi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatı, Genel Müdür Selami Altınok’un koordinasyonunda, 81 ilde başlatılan ‘Huzur Arife Operasyonu’nun Antalya ayağında, tarihi Kaleiçi girişinde denetim yapan asayiş, narkotik timleri ve trafik görevlileri, turizm bölgelerine giren araçları didik didik taradı, sürücülerin ise Genel Bilgi Taraması (GBT) gerçekleştirdi.

    Operasyon sırasında Bayram tatili için Antalya’yı seçen vatandaşlar ise emniyetin yapmış olduğu uygulamadan dolayı oldukça memnun kaldı. Erzurum’dan Antalya’ya tatil için gelen Mustafa Sürüç, “Erzurum’dan tatil için geldim. Polisin bu uygulaması bana güven verdi. Herkesin bunu anlayışla karşılaması lazım” diye konuştu.

    Öte yandan uygulamanın Arife günü de aynı bölgelerde devam edeceği öğrenildi.

  • Elazığ’da,’ Huzur Arife Uygulaması’

    Ramazan Bayramı öncesi Türkiye genelinde olduğu gibi Elazığ’da da eş zamanlı olarak ’Türkiye Huzur Arife Uygulaması’ yapıldı.

    Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesi Başkanlığı koordinesinde genel güvenlik ve kamu düzeninin sağlanması, terör örgütlerinin muhtemel eylemlerinin engellenmesi ile toplu taşıma araçları, otogarlar, tren garları, havaalanları ve alışveriş merkezleri gibi insanların yoğun olarak bulunduğu alanlarda önleyici ve caydırıcı tedbirler alınması amacıyla ülke genelinde eşzamanlı olarak başlatılan ’Türkiye Huzur Arife Uygulaması’ Elazığ’da da İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirildi. 14 ekipten oluşan 117 polisin katılımıyla il merkezinde havalimanı, otogar, mini terminal, Doğu Garajı ve tren garı ile birlikte 10 ilçede asayiş uygulaması yapıldı.

    17:00-23:00 saatleri arasında yapılan uygulamada 646 şahıs ve 440 araç sorgulandığı çeşitli konulardan ise 3 araca 285 TL para cezası uygulandığı bildirildi.

  • O Gümüşhane Devlet Hastanesi’nin Arife Anası

    Gümüşhane’de yaşayan 65 yaşındaki Arife Dalma, Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde tedavi gören hasta ve refakatçilere 35 yıldır, zemzem suyu, hurma ve o gün evinde ne varsa götürüm ikram ediyor.

    Oğluyla birlikte 35 yıl önce hastanede kaldıktan sonra bu işi yapmaya karar veren ve o günden beri hiç aksatmadan geleneğini sürdüren ve hastanede ’Arife Ana’ olarak tanınan Arife Dalma, kendisine para teklif eden hasta yakınlarına da “Ben bunu hayır için yapıyorum” cevabını veriyor.

    Gümüşhane’nin merkeze bağlı Yukarı Alıçlı köyünden olan Dalma, her hafta Cuma günleri kent merkezindeki evinden 3 kilometre mesafede bulunan Gümüşhane Devlet Hastanesi’ne giderek yatan hasta ve refakatçilerine zemzem, hurma ve kendi elleriyle hazırladığı çeşitli gıda ürünleri ile sebze ve meyve ikram ediyor.

    Dördü kız 8 çocuk annesi ve 18 torun sahibi 65 yaşındaki Dalma, bu işe nasıl başladığını şöyle anlatıyor:

    “35 yıl önce rahatsızlanan biri kız diğeri erkek çocuğumu Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde tedavi ettirmek amacıyla yatırmıştım. O günün şartlarında hastanenin yemeklerini yeterli bulmayınca, doktorların izin verdiği yemekleri evimde hazırlayarak çocuklarıma getirmiştim. Getirdiğim yemekleri aynı koğuşta ve yan koğuşlarda yatan hasta ile refakatçilere de ikram etmiştim. Bu sefer daha fazla yemek pişirerek getirmeye başlamıştım. Doktorun izin verdiği hastalara ya da refakatçilere ikram eder, onların duasını alırdım. Bu böylece daha sonra devam etti.”

    Doktorların yemek konusuna karşı çıkması nedeniyle bunları refakatçilere verdiğini, zemzem ve hurmayı da durumu uygun olan hastaların aldığını ifade eden Dalma, “Hacdan dönerken yanımda çok sayıda bidonla Zemzem Suyu getirdim. Bu kez hastalara her Cuma günleri Zemzem Suyu vermeye başladım. Kısa bir zaman içerisinde getirdiğim Zemzem Suyu bitince tıpkı önceleri yaptığım gibi yine yemek ve çeşitli yiyecekler getirmeyi sürdürdüm. Hac’a gidenlere bidonlar vererek bana Zemzem Suyu getirmelerini her yıl istedim. Getirdiler. Hatta Hac’dan dönenlerin kendileri için getirdikleri Zemzem Suyu’nu da alarak hastalara Cuma günleri vermeyi sürdürdüm. Zemzem ve hurmaları şifa olsun diye hastanedeki hastalara dağıtıyorum. Dua ediyorlar. Çantayı elimde gören bana ‘Allah senden razı olsun’ diyor. Ben bu işi Allah rızası için yapıyorum” dedi.

    Gümüşhane Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Yrd. Doç. Dr. Özgür Çelebi ise hastanede yatan hastalara ne gibi yemeklerin verilmesine o hastayı muayene eden doktorun ve hastane diyetisyenin karar verdiğini belirterek, Türk insanının ne kadar yardımsever olduğunun en güzel örneklerinden birisinin Arife Dalma olduğunu söyledi.

    Hastanede yatan hastaların yemek ve yiyeceklerinin verilmesi konusunda doktorların hassas olduğuna dikkat çeken Çelebi, Arife Dalma’nın getirdiklerinin kontrollü olarak hastalara verildiğini belirterek, “Arife Ananın hasta refakatçilerine yemek ve diğer yiyeceklerden vermesine doktorlarımız ve hastane diyetisyenimiz müdahale etmiyor. Ancak, yatan hastalarımıza ne gibi yemek ve yiyeceklerin verilmesi konusunda doktorlarımız ve diyetisyenlerimiz hassastır. Bu nedenle hastalara yemek ve diğer yiyeceklerin verilmesine izin verilmiyor. Yoksa bu iyilik meleği anamızın yaptığı güzel davranışı engelleme diye bir şey söz konusu değildir” açıklamasında bulundu.

  • Başkent’te Kurban Pazarı’nda Arife günü yoğunluğu

    Ankara’da Kurban Bayramı’na saatler kala kurban pazarlarında hareketlilik yaşandı.

    Kurban Bayramı’na saatler kala Ankara Ovacık Kurban Pazarı’nda bayram heyecanı yaşanıyor. Uygun fiyata kurbanlık almayı amaçlayan vatandaşlar, ellerindeki hayvanları bitirmeye çalışan satıcılarla sıkı pazarlıklar yaptı. Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden Ovacık’a gelen besicilerin bazıları ellerindeki hayvanların tamamını satarken, hayvanlarını satamayanlar ise bayramda da pazarda bekleyeceğini söyledi.

    Elindeki tüm malları sattığı için memnun olduğunu söyleyen besici İsmail Hurmacı, “Satışlar yerine göre değişiyor. Bazı insanlar memnun değil, bazıları ellerindeki malları bitirmiş ama hayvanlar çok pahalı. Geçen seneye baktığımız zaman arada yüzde 50 fark var. Müşteriye de bir şey diyemiyorsun ama bize de maliyeti var. Ben bu malı sattığım zaman geri alıp yerine koymam lazım. Ben memnunun şuan hiç mal kalmadı elimde. Kırşehir Kaman’dan geldim, yarın inşallah geri döneceğim” diye konuştu.

    Kurban pazarındaki taşıma işlerinin iyi durumda olmadığının altını çizen nakliyeci Ömer Şimşek, “Bu bayram nakliye işleri hiç iyi değil. Fiyatlar düşük, mazot pahalı, araçların sigortasına, muayenesine yetişemiyoruz. Hayvanları taşımaya 50 lira, 60 lira dediğimiz zaman vatandaş ‘çok para’ diyor. Büyükbaşların taşınması yakın yerlere ortalama 50 lira, 60 lira. Mesela Mamak’a gidecekse 110 lira, 120 lira civarında bir fiyat oluyor” ifadelerini kullandı.

    “Pazar şartları çok zor”

    Kurbanlık almak için son günü bekleyen vatandaşlara serzenişte bulunan Veysel Kapıkaya, hayvancılığın çok zor bir iş olduğunu vurgulayarak, “Satışlarımız iyi ama daha bayağı malımız var. Pazarın yüzde 95’i de bitti. 15 gündür buradayız. Pazar şartları çok zor, geceleri soğuk oluyor ama yapacak bir şey yok ekmek parası. Yarın öğlenden sonra gideriz. Son günü bekleyenler ‘acaba bin lira daha ucuza alabilir miyiz’ düşüncesi içinde. Öyle bir şey yok. Fırsatçılık yapmasınlar, biz tüccarlar olarak hiçbir zaman fırsatçılık düşünmedik, Allah kimseye de fırsat vermesin. Herkes malının hakkını ve emeğini alsın. Bu emek işi, hayvancılık çok zor bir iş. Hayvanlara bakmak çok zor, ondan dolayı ‘fırsatçılara Allah fırsat vermesin’ diyorum” şeklinde konuştu.

    Pazar esnafıyla pazarlığa girişmiş olan bir vatandaş, biri koç 3 tane küçükbaş hayvan için 2 bin 500 lira fiyat verdiğini, ancak besicinin söylediği fiyat ile arada çok fazla fark olduğunu ve kendisinin verebileceği en yüksek rakamı verdiğini söyledi. Ardından birbirlerinin ellerini sıkı bir şekilde tutan besici ve vatandaş sıkı bir pazarlığa girişti. Diğer vatandaşların da duruma müdahalesi ile yaşanan sıkı pazarlığın sonunda vatandaş istediği kurbanlıkları 2 bin 770 lira karşılığında aldı.

    Satmak için getirdiği tüm malları sattığı için duyduğu mutluluğu aktaran Musa Kurt, “45 tane mal getirdik, Allah’ın izniyle düzenli bir şekilde de sattık. Kırşehir Kaman’dan getirdik. 7 bin liradan başladı, 12 bin liraya kadar mallarımız vardı. Mallarımız güzeldi, besledik temizce. Alanlara da hayırlı uğurlu olsun, Allah razı olsun. Temizce mallarımızı sattık. İnşallah sabah da hepsini teslim ederiz. Sağ salim evimize, köyümüze gideriz, Allah’ın izniyle” dedi.

  • Cerablus’a geçişler arife gününde de devam etti

    GAZİANTEP (İHA) – Suriye’nin Cerablus bölgesinin terör örgütü DAEŞ’ten temizlenmesinin ardından Cerablus’a başlayan geçişler arife gününde de devam etti. Suriyeliler, bayramı aileleriyle geçirmek için Karkamış Gümrük Kapısı’na geldi.

    Suriye’deki iç karışıklıktan ve terör örgütlerinden dolayı ülkelerini terk ederek Türkiye’ye sığınan Suriyeli vatandaşların Karkamış Gümrük Kapısı’ndan Cerablus’a geçişleri arife gününde de devam ediyor. Gaziantep Valiliği Göç İdaresi İl Müdürlüğü tarafından Karkamış’ta oluşturulan mobil irtibat ofisi ise, Kurban Bayramı tatili girmesine rağmen geçiş yapmak isteyen Suriye vatandaşlarının işlemini yapmaya devam ediyor. Kurban Bayramı’nı aileleriyle kendi topraklarında geçirmek isteyen yaklaşık 220 Suriyeli, Göç İdaresi İl Müdürlüğü tarafından Karkamış’ta oluşturulan mobil irtibat ofisine başvurarak Cerablus’a geçiş yaptı.

    “Kardeşimin kokusu burnumda tütüyor”

    Terör Örgütü DAEŞ’ten dolayı 1 yıl önce Suriye’den kaçarak Türkiye’ye sığınan 15 yaşındaki Cerabluslu Cemal Muhammed, ailesinden ve ülkesinden uzak geçen 1 yılın ardından doğup büyüdüğü topraklara tekrar dönmenin mutluluğunu yaşadı. Cemal Muhammed, “Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu’na topraklarımızı DAEŞ’ten kurtardıkları için teşekkür ederim. 1 yıl önce DAEŞ’ten kaçarak Türkiye’ye geldim. Ailem Cerablus’ta kaldı, 1 yaşında kardeşim var, kokusu burnumda tütüyor. Suriye benim doğup büyüdüğüm ülke olsa da Türkiye benim ikinci ülkem. Bu ülkeyi çok seviyorum. İnşallah bir gün tekrar buraya dönme şansım olur” diye konuştu.