Etiket: “Arıcılığı

  • Bilinçsiz zirai ilaç kullanımı arıcılığı bitme noktasına getirdi

    Arı yetiştiricileri, tarla ve bahçelerde çiçeklenme döneminde verilen zirai ilcaların arı ölümlerine neden olmasından çok dertli. Özellikle merdiven altı ilaçların toplu arı ölümlerine yol açtığını belirten Mersin İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Ali Topril, “Son 2-3 yılda Hatay’da 25 bin, Tarsus’ta 12 bin kovan arı öldü. Arıcılık biterse çiftçilik de biter” diyerek, çiftçileri ve zirai ilaç bayilerini uyardı.

    Mersin İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Ali Topril ve Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi Başkanı Mustafa Kemal Karaoğlu, arı yetiştiricilerinin sorunları ve zirai ilaçlamaların arı ölümlerine etkisini, düzenledikleri basın toplantısıyla duyurdular. Mersin Gazeteciler Cemiyeti Basın Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda, zirai ilaçlar nedeniyle zehirlenerek ölen arılar nedeniyle Mersin, Hatay ve Adana’da arıcılığın bitme noktasına geldiği uyarısı yapıldı.

    “Zirai ilaçlama, arı faaliyetlerinin olmadığı sabah veya gece yapılmalı”

    Kendisi çok küçük ama yaptığı işlevler oldukça büyük olan arının, insanoğlunun besin kaynağı ve tarım için de olmazsa olmaz canlı olduğunu belirten Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Karaoğlu, arının Türkiye’nin gıda yönünden en önemli canlısı olduğunu söyledi. Arıların bitkilerdeki tozlaşmayı ve döllenmeyi sağlayan canlılar olduğunu vurgulayan Karaoğlu, tarım alanlarında kullanılan zirai ilaçların arıların zehirlenmelerine ve toplu ölümlere neden olduğunu dile getirdi. Karaoğlu, “En fazla dikkat edilmesi gereken konuların başında, ziraat mühendislerinin ve zirai ilaç bayilerinin çiftçilere ilaçları verirken arı faaliyetlerinin az olduğu veya olmadığı dönemlerde ağaçları ilaçlatmalarını tavsiye ediyoruz. Bu konuda hem çiftçilerimizi hem ziraat mühendislerimizi hem zirai ilaç bayilerini uyarıyoruz. Arılar, bir noktadan başka bir noktaya tahminen 7 kilometre gidebilmektedir. Bundan dolayı ilaçlamalara başlamadan önce arıcılarla çiftçilerimizin çok iyi diyalog içinde olması gerekiyor” dedi.

    İlaçlama yapılacağı zaman özellikle arıların kovanlarının kapatılması gerektiğine dikkat çeken Karaoğlu, “Çünkü ilaçlar direk çiçeklere bulaştığı için arı, polenleri alırken zehirli atıkları da alıyor ve ölüyor. Çiftçilerden ve zirai ilaç bayilerinden ricamız, çiçek dönemindeki ilaçlamalar elzem bir ihtiyaçsa arı faaliyetinin olmadığı dönemlerde ilaçlama yapılması. Zirai ilaç bayilerimiz de az zehirli veya zehirsiz, arıları öldürmeyen ilaçları kullanmaya dikkat etmeliler. Ayrıca arı faaliyetinin olmadığı sabah erken saatlerde veya gece ilaçlamalarını tavsiye ediyoruz. İlaçlama yapılmışsa da arıcılarımızı uyararak, ilaçlama yapıldığı anda arı kovanlarının kapatılmasını öneriyoruz. Öte yandan, arı otlardaki çiçeklere de gider. Yabancı ot ilaçlaması da özellikle arı faaliyetlerinin olmadığı dönemlerde ve arıları zehirlemeyen ilaçlarla yapılırsa arı ölümlerine sebep olmayız” diye konuştu.

    “Ruhsatsız ilaç kullanımının önüne geçilmesini istiyoruz”

    Özellikle ruhsatlı olmayan ilaçların kullanımının önüne geçilmesini istediklerini ifade eden Karaoğlu, bununla ilgili zaten kanuni yaptırım olduğunu söyleyerek, “Zirai ilaç bayilerimizi ve çiftçilerimizi bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz. Bu konuda eğitim çalışması yapmak gerekiyor. Bir insana ceza yazmakla onu engelleyemezsiniz. O bilinci aşılamamız gerekiyor hem çiftçimize hem mühendisimize hem halkımıza. Çünkü arı demek dünyanın devamlılığı demektir. Çünkü arı olmazsa bitkilerde döllenme olmuyor” şeklinde konuştu.

    “Zehirlenmeler nedeniyle Mersin, Hatay ve Adana’da arıcılık bitecek. Arıcılık biterse çiftçilik de biter”

    Mersin İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Torpil ise zirai ilaç zehirlenmeleri nedeniyle arıcılığın bitme noktasına geldiği uyarısında bulundu. Torpil, “Son 3-4 yıldır zehirlenmeler nedeniyle Mersin, Hatay ve Adana’da arıcılık bitecek. O dereceye geldi. İnanılmaz bir zehirlenme var arıda” ifadelerini kullandı.

    Özellikle ruhsatsız, merdiven altı ilaçlara dikkat çeken Torpil, Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’nın verdiği ilaçların çoğunun arıyı zehirlemediğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Ama şimdi ürün para etmediği için maalesef çiftçiler, Bakanlığın verdiği ilaç pahalı, merdiven altı ucuz olduğu için merdiven altı ilaç kullanıyorlar. Biz özellikle bunun üzerine gidilmesini istiyoruz. Çiftçi, ‘İlacı bir kez verdik arıyı zehirlemez’ diye düşünüyor ama arı çiçekten poleni aldıktan sonra peteğin gözüne koyuyor. Peteğin gözüne koyduğunda yeni çıkan yavru arı yediği an zehirlenip ölüyor. Özellikle tarlalara ot ilacı çiçek döneminde verildiği ve arı arazideki çiçekten aldığı poleni direk götürdüğü için bu zehirlenme bir hafta-10 gün devam ediyor. Hiçbir çiftçiye ilaç vermeyin diyemeyiz, mutlaka verecek ama merdiven altı ilaç kullanmasın. Arıcılık biterse çiftçilik de biter. Eğer bu konunun üstüne gitmezsek Mersin’de, Hatay’da, Adana’da arıcılık bitecek.”

    “Son 2-3 yılda Hatay’da 25 bin kovan, Tarsus’ta 12 bin kovan arı zehirlenerek öldü”

    Gazetecilerin soruları üzerine, Bakanlığın zehirlenmelerin üstüne gitmeye başladığını belirten Torpil, “Hatay’da 2 yıl önce sadece zirai ilaç zehirlenmesinden 25 bin kovan arı öldü. Bakanlık bunun üstüne gitmeye başladı ama maalesef merdiven altı ilaçların önüne geçemiyoruz. Arı zehirlenmesi sahil kesiminde narenciye bölgesi olan her yerde var. 3 yıl önce sadece Tarsus’ta 12 bin kovan arı öldü. Türkiye’deki tüm arıcılar kışlatmaya Hatay’dan Antalya’ya kadar sahil kesimine geliyor. Narenciye olan bölgelerde de zehirlenme oluyor. Biz şimdi tarım alanından çıkarmak amacıyla Orman Bölge Müdürlüğü işbirliğinde ormanda arı konaklama yerleri açtırıyoruz. Tarsus’ta açıldı ve şu anda 11 kamyon arı var orada” dedi.

  • Hizan’da “Arıcılığı Geliştirme” Projesi

    Bitlis’in Hizan Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü, ilçede “Arıcılığı Geliştirme” projesi kapsamında 40 arıcıya teorik ve uygulamalı eğitim verildi.

    Proje kapsamında, 40 arıcıya eğitim, 30 arıcıya malzeme ve ekipman, 20 arıcı organik sertifikasyon ve 40 arıcıya ise Ordu ve Ardahan illerine teknik gezi düzenlenecektir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından finanse edilen projenin ilk aşaması olan 40 arıcıya eğitim, teorik ve uygulamalı olarak verildi. Hizan Kaymakamı Yakup Bölükbaşı yaptığı yazılı açıklamada, proje, kapsamında arıcılık ürünlerinin üretilmesi için gerekli malzeme ve ekipman temin edilerek arıcılara dağıtılacağını söyledi. “Bu proje ile Hizan arıcılık noktasında marka şehir olarak anılacak” diyen Bölükbaşı, “Hizan Arıcılığı Geliştirme Projesi” kapsamında ilçemizdeki işletmelerin üretim kapasitesinin artırılmasının yanında eğitim seviyesinin artırması olup, proje faaliyetleri ile bal dışında polen, propolis, arı sütü, arı zehiri gibi diğer arı ürünlerinin üretilmesini sağlayarak yöre ekonomisine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Üniversitelerden akademisyenlerle uygulamalı eğitimler düzenlenecek. İlçemizde demonstrasyon (uygulama merkezi) kurulacak. İlçemiz için en önemlisi olan organik arıcılığa geçiş için sertifikasyon işlemleri sağlanacaktır. Ayrıca arıcılarımıza Ordu İli Arıcılık Araştırma Enstitüsü, Ardahan ve Artvin İlerine teknik geziler düzenlenecek. Projenin ilk ayağı olan eğitimlere başlamış bulunmaktayız” dedi.

    Bingöl Üniversitesi Arıcılık Bölümü Başkanı ve Öğretim Görevlisi Mehmet Ali Kutlu ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Hizan’da “Arıcılığı Geliştirme” projesi kapsamında eğitim verdiğini ve eğitimin çok başarılı geçtiğini söyledi. Eğitimde hasat dönemi ve kışa nasıl hazırlık yapılacağını anlattıklarını ifade eden Kutlu, “20 aracımızı arı sütüne yönelik olarak eğitime aldık. Hem pratik hemde teorik olarak değerlendirdik. Bu arkadaşlarımızdan 5 tanesi bir fiil arı sütü üretimini ulusal düzeyde pazarlamaya yönelmiştir. Bu arıcılarımızdan bir tanesi 10 adet kovandan 6 kilogram arı sütü üretmiştir. 1 kilogramı 15 bin liradan pazarlanmıştır. Hizan bölgesinde karakovan arıcılığı yapan üreticilere alt yapısını destekleyici şekilde bir üretim sunmaktayız. Hizan’da sonbahar ve bakımı beslenmesi beraberinde hasat sonrası yapılacak işlemler, arıyı kışa hazırlamaya yönelik eğitimleri bu hafta içerisinde arıcılarımıza vermekteyiz” dedi.

    Hizan’da karakovan hasadının yapıldığını anımsatan Kutlu, “Hangi balların hasat yapılması gerektiğini anlatacağız. Hasat sonra kışa nasıl hazırlanacağını eğitimini verdik. Kovanlarda varsa hastalık yada parazitlerin teşhisini yaparak gerekli önlemlerin alınmasına yönelik bilgilendirme yaptık. Balların geç hasat edilmeye kalkışılması arı balı vermez. Arı hasat zamanında zorluk çıkarır. Erken hasatta ise nem oranı fazla olduğu içinde taşınma ve paketleme aşamasında ballar kendini koruyamayarak süzülecektir. İstenilen pazarı da bulamayacaktır” şeklinde konuştu.

    15 yıldır arıcılık yaptığını ve bin adet arı kovanının olduğun belirten arıcılardan Aydın Gülmak,”Eğitimden çok verim aldık. Bir kovanda ortalama 7 ile 8 kilogram bal alıyorum. Geçen senelere göre bal bu yıl daha iyidi. İlk baharda çiçekler çok olduğu için iyi bir bal aldık. Yaz aylarında arılarımızı yüksek rakımlı yaylara çıkarıyoruz”diye konuştu.