Etiket: Arıcıların

  • Kestane balı arıcıların yüzünü güldürdü

    Kestane balı arıcıların yüzünü güldürdü

    Samsun İli Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rasim Kaplan, bu yıl kestane balı fiyatının geçen seneye oranla yüzde 20 oranında artarak toptan kilosunun 120 TL’ye kadar çıktığını söyledi.

    Samsun’da ikamet eden arıcılar ve başka illere giden gezici arıcılar, bu yıl kovanlarını doldurdu. Ayçiçek ve kestane balı üreten Samsunlu arıcılar geçen seneye oranla daha verimli bir sezonu geride bıraktı. Samsun İli Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rasim Kaplan, bu yıl bal rekoltesi ve fiyatlarının olumlu olduğunu belirterek, açıklamalarda bulundu.

    “Kestane balının toptan kilosu 90 TL’den 120 TL’ye çıktı”

    Arıcıların bu sene kestane balını yüzde 20 fiyat artışıyla sattığını ifade eden Rasim Kaplan, “Yerli arıcılarımız sezonu kapattı. Gezi arıcılar da ilimize geldiler. İlimizde ve gezici arıcıların gittiği Sivas, Erzurum ve Muş’ta iyi bal çıktı. Ballar da geçen seneye oranla yüzde 20 fiyat artışıyla tüccarlara satıldı. Bir kısım arıcımız ise fiyatları yeterli bulmadığı için ballarını depoladı. Onlar da en kısa zamanda balları ellerinden çıkaracaklar. 15-20 gün içinde bu ballar da gelince Samsun’da bu yıl ne kadar bal üretildiği net bir şekilde belli olacak. Bin tonun üzerine çıktığımızı düşünüyorum. Kilosu 40 liradan 150 liraya kadar bal var. Kestane balı şu anda perakende de 180 liradan satılıyor. Toptanda geçen sene 90 TL’ye verirken, bu sene ise toptanda 120 TL’ye verdiler. Bu da baktığımız zaman fena bir rakam değil” dedi.

    “İlaçlamaya dikkat edilince arı ölümleri azaldı”

    Uyarıların yerine getirilmesiyle birlikte arı ölümlerinde azalma olduğunu vurgulayan Kaplan, şunları söyledi:

    “Bu sene arı ölümü yok denecek kadar az. Önceki yıllarda bizim bölgemizde de Türkiye genelinde de arı ölümleri oldukça fazlaydı. Arı ölümlerinin en büyük sebeplerinden birisi zirai ilaçlardı. Varroa ve bilinçsiz ilaçlama da arı ölümlerini tetikliyordu. İlaçlama konusunda bilgilendirmelerimizi yapmıştık. Arıcıların ruhsatsız ilaçlardan kaçınmaları için uyarılarda bulunmuştuk. Arıcılar uyarılara kulak verince arı ölümleri de büyük oranda azaldı. Varroa ile ilgili de Samsun’da toplu ilaçlama projesi için de İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile birlikte DOKAP’a sunduk. Projemiz onay görürse 2021 yılında Samsun’da varroa ile topyekun mücadele yapacağız ve arı ölümleri an az seviyeye indireceğiz.”

  • Arıcıların hedefi 3 yılda Türkiye’nin arı sütünde dışa bağımlılığını kaldırmak

    Arıcıların hedefi 3 yılda Türkiye’nin arı sütünde dışa bağımlılığını kaldırmak

    Samsun İli Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rasim Kaplan, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yeni projeleri ve arıcılara vereceği destekler ile yılda 20 ton arı sütü ithal eden Türkiye’nin arı sütü ihtiyacını karşılayabileceklerini söyledi.

    Her yıl nisan-mayıs ayı içerisinde sağımına başlanan ve eylül ayına kadar hasadı devam eden arı sütü; bal, polen ve propolisten daha fazla gelir sağlıyor. Arı sütü, ilaç ve kozmetik sektöründe kullanılırken, vücuttaki ölü hücreleri canlandırması nedeniyle oldukça rağbet görüyor. Arı sütü ayrıca çocuğu olmayan çiftlerin de tercihlerinin başında yer alıyor. Özel kaşık kullanılarak, metal ile temas ettirilmeden renkli cam kaplara aktarılan arı sütü, ardından çok bekletilmeden dondurucularda muhafaza altına alınıyor.

    Pandemi sürecinde devletin arıcıların yanında olduğunu ve üretimde hiçbir engelle karşılaşmadıklarını ifade eden Samsun İli Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rasim Kaplan, bakanlık tarafından yapılacak yeni projeler ile de arı sütü üretimine ağırlık vereceklerini belirterek açıklamalarda bulundu.

    Korona virüsü kısıtlamasının olduğu günlerde bile arıcıların üretime devam ettiğini ifade eden Başkan Rasim Kaplan, “Bu pandemi sürecinde Türkiye’de tarım ve üretim ön plana çıktı. Sürecin yönetilmesinde tarım ve arıcılıkla uğraşan üreticiler korona virüsünden çok etkilenmedi. Üretime engel olacak hiçbir yasal engelle karşılaşmadık. Samsun özelinde alınan kararlarda da büyük kolaylık sağlandı. İlimiz ve il dışından gelen gezginci arıcılara kolaylıklar sağlandı. Bal üretimi ve kovan varlığı sayısında Çin dünya 1.’si, Türkiye ise dünya 2.’si olarak dikkat çekiyor. Şu anda arıcılarımız yaylalarda. Arıcılık faaliyetleri şu anda çok verimli şekilde yürütülüyor. Bu süreçte arıcılar faaliyetlerini çok rahat bir şekilde yürüttü. İlimizde bal peteği üretilmemesine rağmen yapılan kolaylık sayesinde bal peteği üretilen illerden arıcılarımıza bal peteği ulaştırıldı. Arıcılık malzemeleri satış yapılan yerlere eksiksiz ulaştırıldı ve arıcılar bir mağduriyet yaşamadı” dedi.

    “Bakanlık projeleri ile arı sütü üretimi artacak”

    Arı sütü üretimi ile alakalı yeni projelerin gündemde olduğunun altını çizen Rasim Kaplan, “Salgın sürecinde Tarım ve Orman Bakanımız bizlerle konferans yöntemi ile görüştü. Samsunlulara müjdesi olduğunu ifade etti. Arı sütü ile ilgili bakanlık projesinin Samsun’u da kapsadığını söyledi. ‘Tarımın Sultanları Sahada’ diye bir proje düşünülüyor. Türkiye genelinde ortalama bin 500 kişiye arı sütü projesiyle ilgili destek verilecek. Samsun’da ki arıcılardan kaç tanesinin bundan yararlanacağı henüz belli değil. Şu anda Samsun’da da arı sütü üreten arıcılar var. Bakanımıza da söyledik. ‘Bin 500 kişiye destek verilirse 3 yılda Türkiye’nin arı sütü ihtiyacını karşılayabiliriz’ dedik” diye konuştu.

    “Türkiye yılda 20 ton arı sütü ithal ediyor, 3 yılda bunu karşılamak istiyoruz”

    Türkiye’nin arı sütü ihtiyacını karşılamak için çaba sarf ettiklerini vurgulayan Kaplan, şunları söyledi:

    “Şu anda Türkiye’ye yurt dışından yılda 20 ton kayıtlı arı sütü giriyor. Bu ciddi bir rakam. Katma değeri yüksek olan arı sütü çok büyük bir rakamlar tutuyor. Arı sütünün kilosu 10 bin TL civarında satılıyor. Bakanımız da müjdeyi verdi. İnşallah yapılacak projenin finansal kısmını il müdürlüklerimize aktardıkları zaman biz de birlikler olarak devletimize verdiğimiz sözü yerine getireceğiz. 3 yılda Türkiye’nin arı sütü ihtiyacını karşılayacağız ve Türkiye’nin arı sütünde dışa bağımlılığı kalmayacak. Bal üretimi ve kovan varlığı tarafından dünyada 2. sırada olmamıza rağmen arı sütünde dışa bağımlı olmamız tartışılır. Biz bu konuda geç kalmışız. İnşallah yeni projeler ile arı sütü konusunda da dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olacağız.”

  • Samsun’da arıcıların konaklama yerleri belirleniyor

    İl Tarım ve Orman Müdürü Nail Kırmacı, Samsun’un bitki florasını tespit ederek arıcıların floradan en üst düzeyde faydalanmalarını ve gezginci arıcı faaliyetlerinde yaşadıkları konaklama yeri sıkıntısını ortadan kaldırmayı hedeflediklerini söyledi.

    “Samsun İli Bitki Florasının Tespiti ve Arı Konaklama Noktalarının Sayısallaştırılması Projesi”nin anlatıldığı toplantı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantı ile ilgili açıklamalarda bulunan İl Müdürü Nail Kırmacı, “Arıcılık elde edilen arı ürünlerinin yanında, tarımsal faaliyetler içerisinde tozlaşma hizmeti ile bitkisel üretime dolaylı olarak katkısı olan önemli bir yetiştiricilik faaliyetidir. Yapacağımız bu çalışma ile ilimiz bitki florasını tespit ederek arıcılarımızın floradan en üst düzeyde faydalanmalarını ve gezginci arıcı faaliyetlerinde yaşadıkları konaklama yeri sıkıntısını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. İlimiz arıcılık sektörünün önünü açan, gelişmesine katkı verecek bir çalışma olacaktır. İlimizde arıcılıkla uğraşan bin beş yüz yetiştiricinin 80 bin kovanı mevcut hem arıcı sayımızın hem de arıcı başına düşen kovan sayısının artmasını hedefliyoruz” dedi.

    Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Turgut Güler ise proje kapsamındaki çalışmalar, Samsun arıcılığının durumu ve arıcılık mevzuatı ile ilgili bilgiler vererek, “Projenin amacının ilimizde arıcılık yapılacak nektar ve polenli bitki florasında mevcut durumunun tespit edilmesi ve arı konaklama yerlerinin belirlenmesi, arıcılıkta konaklama sorunlarını çözmek için gerekli teknik altyapının oluşturulması, ülke genelinde gezginci arıcılık faaliyetinde bulunan üreticilerimizin hem girdi maliyetlerinin azaltılması hem de daha sağlıklı, izlenebilir ve güvenilir arı ürünleri üretimi yapmalarının sağlanmasıdır” diye konuştu.

    3 gün süren eğitimde, Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğü personeli Veteriner Hekimler Dr. Rahşan Akpınar ve Dr. Selma Kaya “bakteriyolojik, virolojik ve paraziter arı hastalıkları” hakkında, İl Müdürlüğü personeli Ziraat Mühendisi Dr. Ali Korkmaz ise “mevsimsel arıcılık uygulamaları, ana arı kalitesi ve önemi, arı hastalıkları ve parazitleri, bal, koloni popülasyonu düzenleme, arazi kullanımı, arıcılıkta önemli olan bitki florası” hakkında bilgi verdi.

    Toplantı Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Turgut Güler ve Ziraat Mühendisi Dr. Ali Korkmaz’ın katılımcıların sorularını cevaplamasının ardından sona erdi.

  • Arıcıların kışlık hazırlıkları sürüyor

    Aydın’ın Sultanhisar ilçesine bağlı Atça Mahallesinde arıcılık yapan İsa Durak, bölgenin arıcılığa uygun olduğunu ancak Aydın’a özgü hayıt balının yeterince tanıtılmadığını belirtti.

    Arılarda kış hazırlıkların başladığını ifade eden Durak, “Şu anda yavru bakımı ve arılarda varova kontrollerimiz devam ediyor. Kış hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bölgede kışı geçirmede fazla sorunumuz olmuyor . Bölgemiz arıyı kışlatmak için uygundur. Gezgin arıcıyım ve şu anda 150 kovan arım var. Özellikle hayit balı üretiyorum. Ama tam olarak hayıt balı tanıtılmadığı için insanlarımız fazla tanıyamıyor. Hayıtlar Haziran da başlar Ağustos ayın sonun kadar çiçeklenmeye devam eder. Özellikle hayıt Çine ve Karpuzlu ilçelerimizde yoğun olarak görülen çiçek açan bir bitkidir. Bir kovanda sağım da 3-4 çıta bal alınabilir. Balı toptan kooperatife veriyoruz. Ancak ürün değerinde satılmıyor. Yetkililerden Aydın balının tanıtılmasını için çaba göstermelerini bekliyoruz. Arıcılık emek ve sabır işidir ve emeğin karşılığının alınmasını bekliyoruz” diye konuştu.

    Arıcılığı zevkli bir meslek olduğunu belirten Durak, gençlere arıcılığı önerdiğini belirterek, yeter ki insanlar dürüst çalışsınlar diye sözlerine ekledi.

  • Arıcıların SİT endişesi

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığın 2014 yılında başlattığı çalışmasında SİT derecelendirmesi kaldırılırken, bunun yerine ‘Kesin korunacak alan’, ‘Nitelikli doğal koruma alanı’ ile ‘Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak gruplandırma yapılacak. Yapılan çalışmaya karşı olmadıklarını, fakat koruma kullanma dengesinin iyi gözetilmediğini, yöre halkının ve STK’ların görüşlerine başvurulmadığını ve askı sürecinin de 15 gün gibi kısa bir süre olması eleştirilere sebep oldu.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ‘Doğal SİT Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi’ kapsamında SİT alanlarının yeniden değerlendirilmesi çalışmasına Muğlalı arıcılardan tepki geldi. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği ve Muğla arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ziya Şahin, yapılan çalışma ile ilgili arı yetiştiricilerinin görüşlerinin alınmadığını açıkladı.

    SİT alanlarının yeniden belirlenmesi konusunda turizmcilerin ve yatırımcıların çok farklı görüşlerinin bulunduğunu belirten Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birlik Başkanı Ziya Şahin, “Muğla’da iki sektör var. Birisi turizm, diğeri de arıcılık sektörü. Bunlar önde gelen sektörler. Aracılık sektörüne baktığımız zaman Muğla dünyanın ve Türkiye’nin çam balı üretiminin merkezi konumunda. Muğla’nın bu yüzünü görmeden kararlar alınmaktadır. Muğla’da bir milyon 150 bin arı kovanı var. Bunun dışında bir buçuk milyon da dışarıdan gelen kovan var. Muğla, 3 milyon arı kovanına ev sahipliği yapıyor. Böyle bir çalışmanın içinde Muğla arıcısını ve Türkiye arıcılık sektörünü görmeden proje üretirseniz, sonuçlarına herkes katlanmak zorunda kalır. Böyle projeler yapılırken, gerek Çevre İl Müdürlüğü, gerekse Muğla’daki kamu kurumları en azından Muğla’da arıcılık sektörünün bu kadar alanlarda yerleşmek zorunda olduğunun bilinmesi gerekiyor. Biz dünden bugüne turizm ile arıcılık sektörünün yan yana barışık bir şekilde üretim yapmalarını hep arzu etmişizdir ve bunu uda başarmışızdır. Eğer siz köylerde ve bir takım yerlerde turizm alanlarını genişletirseniz, arıcının bal ürettiği alanlarda yapılaşmaya izin verirlerse ciddi bir sıkıntı ile karşı karşıya kalınır. Bu konuda biz Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak Bakanlık ve ilgili kamu kurumları nezdinde girişimlerde bulunacağız. Köylerde SİT alanlarını daraltır ve bir takım yapılaşma sürecine girerseniz, arıcının kovan koyduğu alanlar zaten yetmiyor, Muğla arıcılığını darbe vurduğunuz gibi Türkiye arıcılığına da darbe vurursunuz. Çam balı Muğla’da üretilmediği zaman Muğla’da olduğu gibi Türkiye’de de sekteye uğrar” dedi.

    Çevre ve Arı Koruma Derneği (ÇARIK) Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Turgut, planlamanın hem bilim insanları ile hem de yöre halkı ile neyin nasıl düzenlenmesi gerektiği konusunda ortak bir çalışma yapılması sonrası çıkması gerektiğini söyledi. Koruma-kullanma dengesinin gözetilmediğini ileri süren

    Turgut, “SİT alanları noktasında planlamanın 15 günlük askı süresi içinde incelenip itirazlarda bulunmak gibi bir sürece sıkıştırılmasının çok doğru olmadığı düşüncesindeyiz. Turizmi destekliyor, turizmini önünü açıyor gibi görünmesinin yanında öte taraftan diğer sektörler olan yöre yetiştiricilerinin hem ziraatte, hem de MAYBİR gibi büyük birliklerde sorunlar yaratacağı düşüncesindeyiz. Muğla çam balı dünyaca meşhur bir ürün. Bu ürünün üretilmesinin önü kesilecek. Kovanlarını koymak için yerleşim biriminden yaklaşık 500 metre geride olduğunu düşünürsek ve arıların uçma mesafesi yaklaşık 5 kilometre olarak değerlendirirsek, kıyıdan 5,5 6 kilometre içeriye çekilmesi demektir ki bu birçok yerde kovan konulamaz noktasına gelmektedir. Bu ve buna benzer birçok alanda daralmalar olacaktır. Böyle sonuçlar doğuracak bir planın da Muğla halkı tarafından kabul edilebilir bir plan olmadığı görüşündeyiz” dedi.