Etiket: Ardahanlı’dan

  • Ardahanlı’dan CHP’li Fikri Sağlar’ın sözlerine sert tepki

    Ardahanlı’dan CHP’li Fikri Sağlar’ın sözlerine sert tepki

    Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı, Devlet ve Kültür Eski Bakanı CHP’li Fikri Sağlar’ın katıldığı televizyon programında ki ‘Türbanlı hakimin adaleti yerine getireceğinden kuşkuluyum’ sözlerine sert tepki gösterdi.

    Ardahanlı, yapmış olduğu açıklamada, ‘’CHP’li Fikri Sağlar’ın katıldığı bir canlı yayın televizyon programında “Ben yargılandığım zaman, türbanlı bir hakimin karşısına gittiğimde benimle ilgili haklarımı koruyacağı ve adaleti yerine getirebileceği konusunda kuşkum var” ifadelerini ırkçı, ayrımcı, ötekileştirici ve faşist ifadeler olarak değerlendirerek “İnsanları kılık kıyafetinden dolayı, aşağılamaya, ötekileştirmeye, ayrımcılık yapmaya kimsenin hakkı yoktur. CHP’nin bu özgürlük ve inanç düşmanlığı kafa yapısını artık değiştirmesi gerekir. Bu millet ayrıştırıcı, bölücü bu zihin yapısına geçit vermeyecektir” dedi.

    Ardahanlı, yıllarca başörtülerin bu ülkede CHP’nin bu ayrımcı, ötekileştirici düşünce yapısından dolayı eğitim hakkından, kamuda çalışma hakkından ve bir çok haktan mahrum kaldığını hatırlatarak “Şükür artık başörtülü kardeşlerimiz eğitimlerini istedikleri gibi almakta, liyakatleri ölçüsünde bütün mesleklerde kendilerini göstermekte bu ülkeye hizmet etmektedirler. Maalesef CHP zihniyeti bu yanlış ve haksız uygulamalardan dolayı mağduriyet yaşayan kardeşlerimizden, bacılarımızdan özür dilemek yerine hala bu utanç verici uygulamaların devam etmesi gerektiği yönünde açıklama yapabiliyor. Başörtüsü yasağının kalkması için milyonlarca imza ile bu yasağın kalkmasının mimarı olan Memur-Sen ve Diyanet-Sen’in bir üyesi olarak bu zihniyetle sonuna kadar mücadele edeceğimizin bilinmesini istiyorum. Ülkemizin geleceğini karartmak ve demokrasimizi vesayet altına almak isteyen bu zihniyete asla izin vermeyeceğiz” ifadelerine yer verdi.

  • Ardahanlı’dan Türkçe Kur’an tepkisi

    Ardahanlı’dan Türkçe Kur’an tepkisi

    Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nin geçen hafta düzenlediği Şeb-i Arus törenlerinde ezanın ve Kur’an-ı Kerim Tilavetininin Türkçe okutulmasını ve semazenlerin kadın erkek birlikte sahne almalarını sert bir dille eleştirdi. Ardahanlı, “Sözde dini tören icra ettiriyorsun, ancak bunu yaparken inancın özüne, gereklerine uymuyorsun. Maksat Mevlana’yı anmak değil CHP’nin eski özlemlerine dönmek olunca ortaya böyle garabet görüntüler çıkıyor” dedi.

    İBB geçen hafta Mevlana’nın ölüm yıldönümü münasebeti ile Şeb-i Arus töreni düzenledi. Ezanın ve Kur’an’ın Türkçe okutulduğu törende semazenlerin kadın erkek birlikte sahne aldığı töreni sert sözlerle eleştiren Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı “İBB’nin sözde Mevlana’yı anma etkinliğinde yaşanan skandal görüntüler gösteriyor ki maksat Şeb-i Arus töreni düzenlemek değil. Maksat uzun yıllar bu millete dayattıkları Türkçe ezan, Türkçe Kur’an uygulamasını tekrar uygulamak. Bu millet inancını gereği gibi yaşayabilmek için çok bedeller ödedi, çok badireler atlattı. CHP’nin köhnemiş zihniyetin yeniden hortlamasına o karanlık günlere dönülmesine bu millet müsaade etmeyecektir” dedi.

    Mevlana’nın yalnızca bizim değil tüm dünyanın saygı duyduğu büyük bir alim olduğuna vurgu yapan Ardahanlı, “Mevlana denilince akla ilk gelen hoşgörüdür. Ne yazık ki Mevlana’nın vuslat gecesinde sözde tören düzenleyenlerin yüce Kitabımızı nüzulüne aykırı bir şekilde özünden kopararak kadın erkek semazenlerin gösterisi eşliğinde Türkçe olarak okutması, ezanın Türkçe okutulması Hz. Mevlana’ya Yüce Kitabımıza ve bu millete yapılan büyük bir saygısızlıktır, haddini bilmemezliktir” ifadelerine yer verdi.

    Programda Mevleviliğin 700 küsur senedir devam eden bütün kurallarının yerle bir edildiğine dikkati çeken Ardahanlı, “Bu millet CHP’nin baskıcı despotik, inançları yaşanmaz hale getiren politikalarını çok iyi bilir. Kimse o günlere öykünmesin. Özlemini çektiğiniz o günlere geri dönülmesine bu millet asla izin vermeyecektir” şeklinde konuştu.

  • Ardahanlı’dan Almanya ve Fransa’da müslümanlara yapılan saygısızlığa tepki

    Ardahanlı’dan Almanya ve Fransa’da müslümanlara yapılan saygısızlığa tepki

    Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı, Almanya’ın Berlin Kenti’nin en büyük Camisi olan Mevlana Camisi’ne Polis’in botları ile yaptığı baskını kınayarak Alman hükümetinin Müslümanlardan özür dilemesini istedi.

    Ardahanlı, Mevlana Camisi’nin Berlin’deki en eski ve merkezi bir Cami olduğunu hatırlatarak “Mevlana Camisi’ne polis tarafından botlarla yapılan baskını şiddetle kınıyorum. Müslümanların kutsalına, inançlarına yapılan bu saygısızlığı hiçbir Müslüman’ın kabul etmesi beklenemez” dedi.

    Bu çirkin saldırılarla ibadet yerlerinin kutsallığına gösterilmesi gereken hassasiyetin hiçe sayıldığını belirten Ardahanlı, açıklamasında “Polislerin baskın sırasında cami içinde botlarıyla dolaşmaları ve Camiyi kirletmeleri hiçbir şekilde mazur görülemez. Her fırsatta ifade ve inanç özgürlüğüne saygı konusunda ahkâm kesenlerin sıra Müslümanların inancına gelince nasıl ikiyüzlü bir tavır sergilediklerini bu olaylar açıkça gözler önüne sermektedir.” İfadelerine yer verdi.

    Ardahanlı, Almanya’da 5 milyon civarında Müslüman yaşadığına dikkat çekerek “Bu baskın Almanya’da yaşayan Müslüman toplumuna reva görülen ön yargılı, ayrımcı ve dışlayıcı tavrın bir tezahürüdür. Yıllardır emekleriyle alın terleriyle ülke ekonomisine katkı sunan ve çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Müslüman toplumun Almanya’nın bir parçası olduğu gerçeğini artık Alman makamlarının da görmesinin vakti geldi de geçiyor” şeklinde konuştu.

    Macron provokatif tavrından vazgeçmelidir

    Ardahanlı, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un son zamanlarda İslam’a ve Müslümanlara yönelik izlediği provokatif siyasetin kabul edilemez bir tutum olduğunu belirterek, “Müslümanlara yönelik yaptığı saldırgan, ırkçı ve ayrımcı açıklamalar akıl ve izandan uzak açıklamalardır. Macron’un Sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa (SAV)’me hakaret içeren karikatürleri devlet binalarına ışıkla yansıtılmasını emretmesi, Müslümanlara karşı kin, nefret ve düşmanlığı devlet kademelerine taşıması yanında büyük bir provokasyonla da karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir.” dedi.

    Çirkin saldırılara karşı Avrupa’da yaşayan tüm Müslüman kardeşlerimizi ve bütün İslam dünyasını sabır, sükunet ve vakarlı bir duruş sergilemeye davet eden Ardahanlı, “Müslümanlar olarak Peygamber Efendimizin getirdiği rahmet ve adaleti önceleyerek Müslümanca bir duruş sergilemeliyiz. Aklı selim tüm batı siyasetçilerinden ve makamlarından Macron’un bu çirkin nefret ve düşmanlık siyasetine dur demelerini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

  • Diyanet Sen Erzurum Şube Başkanı Ardahanlı’dan Camiler ve Din Görevlileri Haftası Mesajı

    Diyanet Sen Erzurum Şube Başkanı Ardahanlı’dan Camiler ve Din Görevlileri Haftası Mesajı

    Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebeti ile yazılı bir açıklama yapan Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı, Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın Din Görevlisi eksenli kutlamasını isteyerek “Bu hafta fedakâr din görevlilerimizin toplum açısından öneminin ve yaşadıkları sıkıntıların dile getirildiği bu konularda farkındalık oluşturulan bir hafta olarak kutlanmalıdır” dedi.

    Hafta Amacına uygun olarak kutlanmalı

    Başkan Ardahanlı, yapılan araştırmalarda din görevlilerinin bu haftanın amacına uygun şekilde din görevlilerinin sıkıntılarının ele alındığı bir hafta olarak kutlanmasını istediklerini belirterek “Camiyi ve cemaati sevk eden din görevlilerimiz aynı zamanda beşikten mezara hayatın her alanında insanımızın yanındadır. Tüm ömürlerini din hizmetine adayan toplumun önderi konumundaki din görevlilerimizin Camiler ve Din Görevlileri Haftasını kutuluyor daha iyi ve kaliteli hizmet verebilmeleri için yetkili sendika olarak elimizden gelini yapacağımızı bilmelerini istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Ardahanlı, mesajında şunları kaydetti;

    “Toplumumuzda temel insani ve ahlaki değerlerin yaşamasına, toplumumuzun manen yükselmesine önemli katkılar sağlayan, camilerimizin inşa ve imarında rol alan, dünyevi bir karşılık beklemeden büyük fedakârlıklarda bulunan, samimi davranış ve güler yüzleriyle gönüllerini bütün insanlara açan, hikmet dolu sözleri, dinlendirici hoş sohbetleriyle büyük, küçük herkesin gönlünü kazanan ve görev mahallerinde büyük azim ve gayretle dini hizmetleri en güzel bir şekilde sunmaya gayret eden Din Görevlilerimize karşı son zamanlarda bazı medya kuruluşlarında ve sosyal medya mecralarında yapılan saldırıları kınıyor bu tür haksız saldırıların bir daha yaşanmaması temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

    Doğumundan Ölüme Hep Halkımızın Yanındayız

    Diyanet İşleri Başkanlığımız toplumumun din hizmeti ve irşat görevini karşılamaktadır. Bir yandan, başta Kur’an Kursları vasıtasıyla yaygın din eğitimi faaliyetleri yürütülmeye çalışılırken, diğer yandan, cami içi ve dışı din hizmetleri gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Bunun yanı sıra, ailede din eğitimi faaliyetlerini desteklemek amacıyla, yetişkin bayanlara yönelik olarak devam ettirilen Kur’an Kursları ile il ve ilçe müftülükleri bünyesinde ailelerin dini konulardaki ihtiyaçlarına cevap vermek üzere Aile ve İrşat ve Rehberlik Büroları faaliyet göstermektedir. Söz konusu faaliyetler müftü, vaiz, Kur’an Kursu öğreticisi, imam-hatip ve müezzin-kayyımlarımız tarafından yerine getirilmektedir.

    Bunun yanında din görevlileri doğum, sünnet, nişan, nikâh, düğün, yeni doğan çocuklara isim koyma, asker uğurlama vb. hem de kötü günde hastalık, ölüm ve cenaze işlemleri vb. insanların yanında olmaktadırlar. Yani din görevlilerinin hizmet alanı yalnızca camiler değil hastaneler, cezaevleri, çocuk yuvaları, yetiştirme yurtları, huzurevlerini de kapsamaktadır.”

    Filyasyon ekiplerinde görev alan din görevlileri şiddete maruz kalmamalı

    Din görevlilerimiz ayrıca, Filyasyon ekiplerince gerçekleştirilen karantina altında olması gerekenlerin denetimi, gözlemlenmesi, bu amaçla kimlik denetimi ve sorgusu yapılması gibi faaliyetlerde de etkin görev almaktadır. Bu görevlileri esnasında hem şiddet hem de bulaşıcı riskleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Çoğu zaman yanlarında polis olmadan ev ev gezerek bu görevi icra etmektedirler. Çeşitli şiddet olayları ile de karşılaşan din görevlilerinin güvenlikleri sağlanmalı ve sağlıklarını korumaya dair tedbirler de alınmalıdır. Filyasyon ekiplerinin görevlerini icra etmesinde kolluk-güvenlik birimlerinin din görevlilerimize refakat etmesini koruyucu giysi ve aparatların tedariki konularında hassas davranılmasını istiyoruz

    Kurumdaki 4/B’li Çifte Standardı Biran Önce Son Bulmalı

    Başkanlığımızda halen iki tip 4/B Sözleşmeli personel çalıştırılmaktadır. Tüm 4/B sözleşmeli personel 3+1 formülü ile kadroya alınmalı ve çalışmalarını müteakip 1 yılın sonunda eşi ister kamuda isterse özel sektörde çalışsın tüm 4/B sözleşmeli personel becayiş ve eş durumu tayininden yararlanmalıdır. Sendika olarak kurum personelimizi sıkıntıya sokan bu uygulamaların bir an önce düzeltilmesini istiyoruz.

    Din Görevlilerinin Eğitimini son derece önemsiyoruz

    Sendika olarak din görevlilerinin eğitimini son derece önemsiyoruz. Cami ve İlim temasıyla kutlanan bu yıl ki Camiler ve Din Görevliler Haftası’nın ruhuna uygun olarak ilimlerini artırmak eğitimlerine devam etmek isteyen İlahiyat önlisans mezunu arkadaşlarımızın lisanslarını tamamlamalarına imkan sağlanmalıdır. Bu nedenle İlitam kontenjanlarının bir an önce talebi karşılayacak şekilde yükseltilmesini ve kurum personeline özel kontenjan ayrılmasını istiyoruz.

    Örnek Mekan, Örnek İnsan: Cami ve Din Görevlisi

    Pandemi sürecinde camilerimiz korona tedbirlerine en çok riayet edilen mekânlar din görevlilerimizde fedakarlıkları ve yaptıkları hizmetlerle örnek insan olmuştur.

    Bu vesileyle, ülkemizde metropol şehrinden mezrasına, ilinden ilçesine, yeryüzünün en uzak noktasında görev yapan din gönüllüsü kardeşlerime kadar mescit ve camilerde din hizmetlerinin en güzel şekilde yapılması için fedakarca çalışan, topluma rehberlik ve önderlik eden, ilmi, irfanı ve yaşantısıyla örnek olan, mihrabın, minberin ve kürsünün hakkını veren bütün kardeşlerimin Camiler ve Din Görevlileri Haftasını tebrik ediyor, ebediyete irtihal edenlere Cenab-ı Hak’tan rahmet niyaz ediyorum.”

  • Diyanet Sen Şube Başkanı Ardahanlı’dan provokatif kararına Tepki

    Diyanet Sen Şube Başkanı Ardahanlı’dan provokatif kararına Tepki

    Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı Paris’te yayın yapan Charlie Hebdo Dergisine yapılan menfur saldırının davasının görüleceği gün söz konusu derginin Peygamber Efendimiz Muhammed (SAV) ile ilgili uygunsuz karikatürleri tekrar yayınlama kararı almasını kınayarak “Bu karar son derece yanlış ve provokatif bir karardır. Terör bahane edilerek Peygamber Efendimize (SAV) hakaret edilemez” dedi.

    Peygamber Efendimiz Muhammed (SAV) ile ilgili uygunsuz karikatürler yayınlayan ve bu karikatürler bahane edilerek düzenlenen terör saldırısı sonucu 12 kişinin hayatını kaybettiği dava Paris’te görülmeye başlayacak. Charlie Hebdo Dergisi davanın görülmeye başlayacağı gün Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (SAV) ile ilgili uygunsuz karikatürlerini yeniden yayınlayacağını açıkladı.

    Ardahanlı, “Terör nerden gelirse gelsin her türlüsüne karşı olduğumuz gibi terör bahane edilerek inançlara, değerlere yapılan hakaret ve saygısızlığa da aynı şeklide karşıyız. Terörün ırkı, dini, rengi yoktur. Terör nerden gelirse gelsin her türlüsüne karşı olduğumuz gibi terör bahane edilerek inançlara, değerlere hele hele Peygamber Efendimize yapılan hakaret ve saygısızlığa da aynı şeklide karşıyız ve lanetliyoruz” dedi.

    Böyle bir dönemde Charlie Hebdo Dergisi’nin Peygamber Efendimiz Muhammed (SAV) ile ilgili uygunsuz karikatürleri yeniden yayınlama kararı almasının son derece yanlış ve provokatif bir karar olduğunu belirten Ardahanlı açıklamasında şunları kaydetti; “Peygamber Efendimize hakaret içeren karikatürü tekrar yayınlama kararı alması kabul edilebilir bir durum değildir. Merhamet ve sevgi dini İslam’ın terör dini, Müslümanların ise terörist gibi gösterilmeye çalışılması, Peygamber Efendimize karikatürle hakaret edilmesi Müslümanları rencide etmeyi, tahrik etmeyi hedefleyen girişimlerdir. Hz.Muhammed’e (SAV) yapılan hakaret bütün Müslümanlara ve onların kutsalına yapılmış bir hakarettir ve bizlerin bu hakaretler karşısında sessiz kalmasını beklemek ne ifade, ne basın özgürlüğü ile anlatılabilecek bir durumdur. Kimse bir başkasının kutsalına, inançlarına hakaret edip basın özgürlüğüne ifade özgürlüğüne sığınamaz. Son gelişmeler de gösteriyor ki birileri yine Avrupa’da İslamafobiyi tetiklemek istiyor. Müslümanlar olarak tahriklere gelmeden sağduyu ve aklıselim ile teröre karşı dik durmalıyız. Ancak şu da bilinmelidir ki Peygamber efendimize (SAV) değerlerimize yapılan hakaretler karşısında hiçbir Müslüman sessiz kalmayacaktır. Tüm Müslümanlardan bu tür tahriklere sağduyu ve İslam dininin bizlere öğrettiği hassasiyetle yaklaşmalarını rica ediyorum. Bizler sevgi ve merhamet dini İslam’ın temsilcileriyiz. Biz kimsenin peygamberine kitabına küfretmeyiz ne bizim ne de bir başka inanç grubunun inancına kutsalına hakaret edilmesine de izin vermeyiz.”