Etiket: Arayışı

  • Çarşamba MYO ile Bafra arasında iş birliği arayışı

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Çarşamba Ticaret Borsası Meslek Yüksekokulu (MYO), sektörle ilişkilerini her geçen gün daha da ileri taşıyor.

    İş yeri eğitiminde 3+1 modeline geçen Çarşamba MYO, hizmet sektörü ve meslek örgütlerinin ilgisini çekiyor. Çeşitli meslek örgütleriyle iş birliği yollarını araştıran ve protokoller imzalayan Çarşamba Ticaret Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İsmail Aydemir’in bu haftaki konukları Bafra Ticaret Sanayi Odası Sigortacılık Meslek Komitesi oldu.

    Bafra Ticaret Sanayi Odası Sigortacılık Meslek Komitesi üyeleri, MYO Müdürü Prof. Dr. İsmail Aydemir’i makamında ziyaret etti. Komite adına Başkan Selma Erduran, Prof. Aydemir’ e çiçek sunarak tüm eğitimcilerin 24 Kasım Öğretmen Günü’nü kutladı. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren ve nezaketleri için teşekkür eden Prof. Dr. İsmail Aydemir, konuklarına “Bankacılık ve Sigortacılık Programı” hakkında bilgi verdi. Aydemir, Bankacılık ve Sigortacılık programında sektörün beklentilerini karşılayan, donanımlı, kaliteli elemanlar yetiştirmenin gayreti içinde olduklarını ifade ederek, bu yolda üniversite sektör iş birliğinin çok değerli olduğunu vurguladı. Üniversite-sektör işbirliğine çok önem verdikleri ve bunun için bu programda iş yeri eğitimine geçişi bu yıl gerçekleştireceklerini belirten Prof. Aydemir, 3 dönem teorik eğitimi tamamlayan öğrencilerinin 1 dönem eğitimlerini sektörde çalışarak tamamlayacaklarını dile getirdi. Müdür İsmail Aydemir, bu uygulamadan hızlı ve en yüksek verimi alabilmek için sektörün katkısı ve desteğinin çok önemli olduğunu söyleyerek Bafra Ticaret Odasının da katkılarını beklediklerini ve bunun için protokol yapmanın faydalı olacağı ifade etti.

    Bafra Ticaret Odasının Meslek Komitesi temsilcileri de karşılıklı işbirliğine hazır olduklarını ve uygulamanın yürürlüğe konulmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

    Ziyarette Çarşamba Ticaret Borsası MYO Müdürü Prof. Dr. İsmail Aydemir, Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi Abdullah Bülbül, Meslek Komitesi Başkanı Selma Erduran, Başkan Yardımcısı Sedat Urkaya, üye Cumhur Uzun, Meslek Yüksekokul Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Hakan Can Altunay ve Finans-Bankacılık ve Sigortacılık Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Abdulkadir Eryılmaz yer aldı.

  • KKTC’de asgari ücrete çözüm arayışı

    LEFKOŞA (İHA) – KKTC’de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı asgari ücret sisteminde değişiklik yapılması ve mevcut sistemde var olan sıkıntıların ortadan kaldırılması amacıyla, ilgili tüm paydaşlardan 6 Nisan 2018 tarihine kadar yazılı görüş ve öneri istediğini duyurdu.

    KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler, 14 Mart tarihli Asgari Ücret Saptama Komisyonu toplantısında asgari ücretin belirleme şeklinin doğru olmadığına dikkat çekerek hem asgari ücreti belirleme sürecinin hem de ilgili yasanın değişmesi gerektiğini vurgulamıştı. Bakan Çeler, toplantının ardından yaptığı açıklamada, en kısa sürede tüm paydaşlarla birlikte asgari ücretin belirlenmesinde yeni bir sistemin oluşturulması için Bakanlığının öncü olacağını ifade etmişti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı konuya ilişkin yaptığı duyuruda, asgari ücret sisteminde değişiklik yapılması ve mevcut sistemde var olan sıkıntıların ortadan kaldırılması amacıyla, ilgili tüm paydaşlardan 6 Nisan 2018 tarihine kadar yazılı görüş ve öneri istediğini açıkladı.

    Açıklamanın devamında, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı , 1 Mart 2018 tarihinden itibaren geçerli olacak olan asgari ücretin belirlenmesinin ardından; 22/1975 Sayılı Asgari Ücretler Yasası çerçevesinde izlenen asgari ücret belirlenme sürecinde değişikliğe gidilmesini kararlaştırmış ve bu yönde çalışma başlatmıştır. Bakanlığımız, ilgili tüm paydaşlardan, asgari ücretin tanımı ve belirlenmesi sürecinin nasıl olması gerektiği konusunda 6 Nisan 2018 tarihine kadar yazılı görüş, öneri ve tavsiye istemektedir. İlgili örgütler, 6 Nisan 2018 tarihine kadar yazılı görüş ve önerilerini Bakanlığımızın csgbinfo@yahoo.com adresine iletebilirler. KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, tüm paydaş örgütlerinin görüş ve önerilerine başvurarak , onlarla işbirliği içinde hareket ederek asgari ücretin belirleme şeklinin değiştirilmesi amacıyla yasal çalışmalarına başlayacaktır.” denildi.

  • Avrupa için alt kimlik arayışı büyük tehlike

    AK Parti Genel Merkez MKYK Üyesi ve TBMM Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Üyesi olan Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Emine Nur Günay, Avrupa’nın önce bir ekonomik birlik olduğunu, ama hiç bir zaman siyasi birlik olamadığını belirterek, “Avrupa ülkeleri birlik olma adına milli kimliklerini ikinci plana attılar ve o konularda çok önceleyici politikalar, bir üst kimlik belirlediler. Böyle olduğu zaman insanlar bir kimlik arayışına girdi. Şimdi daha alt kimlikler ön plana çıktı. Bu değil Avrupa Birliği’nin sonunun gelmesi, bazı ülkelerin bölünmesine kadar gidecek” dedi.

    Günay, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye ile Avrupa Birliği veya Avrupa ülkeleri arasında son yaşanan olayların normal bir süreç olmadığını belirtti. Bunların konuşulması gerektiğini anlatan Prof. Dr Emine Nur Günay, “Avrupa Birliği adayı olan ve artık belli bir aşamaya gelmiş bir ülkeye karşı siyasi, ekonomik, diplomatik bu tutum kabul edilebilir bir şey değil. Ekonomik saldırılar hala devam ediyor. Küresel anlamda diyorum. Bunların hepsi bertaraf ediliyor. Belki bunu kamuoyundan çok yakın takip edenler var. Merkez Bankamızın kullandığı önemli enstrümanlar var. Çok farklı enstrümanlarla spekülatif ataklar bertaraf edildi. Yani bütün bunlar oluyor. Diplomatik saldırı var, saygısızlık var, siyasi etiğe sığmayan bakanların uçaklarının kalkmasına izin verilmiyor, 30 metre gelen bir Bakan konsolosluğuna gidemiyor. Bunları siz nasıl açıklarsınız. Şunların binde biri Türkiye’de olsaydı bütün dünya ayağa kalkardı. Onun için çifte standart, ikircikli tutum derken bunları kastediyorum. Tutturdular bize en son Ocak’ta olan toplantıda ‘OHAL’de referandum mu yapılırmış’ dediler. Bize soruyor milletvekilleri ve diyoruz neden yapılmasın? Fransa’da OHAL 2017’nin sonuna kadar uzatıldı. İki yılı dolduracak. Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidiyor Nisan’da, Haziran’da da genel seçimlere gidiyor. Fransa’da yapılıyor da, neden Türkiye’de yapılmasın. Darbe girişimi olmadı, terör eylemlerinin boyutu çok farklı. Türkiye bunu en derin şekliyle yaşadı. Yani çifte standart derken bunları kastediyorum” diye konuştu.

    Referandumdan güçlü bir evet ile o masaya oturup bütün bunları konuşmayı umut ettiklerini Milletvekili Prof. Dr. Emine Nur Günay, “ Ondan sonra da iki tarafta önüne bakacak. Bu sürece devam edelim de olabilir, bir şekilde Sayın Cumhurbaşkanımız ya da başbakanımız tamam biz bu konuyu bir halka soralım da diyebilir. Ama bu beklenen bir süreçti onu da söyleyeyim. Bunu bizler değil mesela 2010 yılları civarı küresel kriz sonrası Avrupa’daki bir konferans sonrası İsveçli bir profesör ile konuşuyoruz Avrupa Birliği ne olacak, Küresel Kriz Türkiye’yi etkiledi, Avrupa’yı etkiledi, Türkiye’yi o kadar etkilemedi olumlu ayrışıyor onları konuşuyoruz. ‘Peki dedi sizce Avrupa Birliğine tam üye olacak mı Türkiye’. Ben de ‘Bu bir süreçtir, sonuna kadar gideceğiz, karşılıklı karar verilecek’ dedim. ‘Peki sizce’ deyince, bana hiç unutmadığım bir cevabı verdi. Hep onu hatırlıyorum şimdi. Bana ‘Siz Türkler bunu referanduma götüreceksiniz, halkoyu ile reddedeceksiniz’ dedi. Bakın 2010’da bunu bana bir İsveçli profesör söyledi ve bunu kendileri de biliyorlar bu süreci. Oraya giden gidebilir sonuçta. Çünkü Avrupa Birliğinin süreci referandumlar önemlidir kendi ülkelerinde de. Bakarız yani bilemiyorum ama gerçekten iki tarafın masaya oturup bir konuşması lazım bu bir gerçek” dedi.

    Alt kimlik arayışları Avrupa’nın sonunu getirir

    Avrupa Birliğinin ekonomik krizin etkilerini atlatamadığını, Avrupa’nın önce bir ekonomik birlik olduğunu, ama hiç bir zaman siyasi birlik olamadığını anlatan AK Parti Genel Merkez MKYK Üyesi ve TBMM Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Üyesi olan Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Emine Nur Günay, şunları söyledi;

    “Bunun daha Irak’a müdahale sırasında gördük. İngiltere Avrupa Birliği üyesiydi ama Amerika ile birlikte hareket etti Fransa, Almanya orada kendi çıkarları için bir araya geldiler. Diğer ülkelerde genelde ne yapacaklarını bilemediler. İki taraftan birine biraz yakın olmaya çalıştılar. Çünkü Avrupa Birliği kendi stratejisini, politikasını ortaya koyamadı siyaseten. Biz o zamandan beri söylüyoruz zaten 2003’yılından beri Avrupa siyasi bir birlik değildir. Bir de ekonomik kriz ekonomisini çökertti. Ama en önemlisi şu Avrupa Birliği gediği noktada en büyük etken Avrupa ülkeleri birlik olma adına milli kimliklerini ikinci plana attılar ve o konularda çok önceleyici politikalar, bir üst kimlik belirlediler. Böyle olduğu zaman insanlar bir kimlik arayışına girdi. Bir etnik köken, ırk, din, dil farklı kimlikler ön plana çıktı. Bu milli kimliği kaybettikleri için şuan bu noktadalar. Nedir bir bakıyorsunuz İspanya’da ayrılmalar konuşuluyor, İskoçya İngiltere’den ayrılayım diyor. Şimdi daha alt kimlikler ön plana çıktı. Bu değil Avrupa Birliği’nin sonunun gelmesi bazı ülkelerin bölünmesine kadar gidecek. Türkiye’ye karşı olan bu düşmanca tavır önce yabancılar diye başladı. Çünkü ekonomik kriz pasta küçülünce o pastadan paylar küçüldü içeride çıkar çatışmaları başladı, bu normaldir. En önemli hedef yabancılardı. İşte ‘geldiler bizim imkanlarımızı kullanıyorlar, bizim alacağımız paydan pay alıyorlar’ gibi yabancı düşmanlığı olarak başladı. Sonra İslamafobi oldu, çeşitli nedenlerle o da körüklendi. Arkadan şimdi Türkofobi neredeyse, şimdi iniyoruz alt kimliklere ve işte Avrupa’nın sonu o zaman gelir.”

  • BAİB’den doğaltaş ihracatına yeni pazar arayışı

    Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB), ABD’ye gerçekleşen doğaltaş ihracatının daha da artması için 1 yılda 3 kez Amerika’ya gitti.

    ABD pazarına özel bir önem veren Batı Akdenizli doğaltaş ihracatçıları, pazarlama faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Batı Akdenizli doğaltaş ihracatçıları bu çerçevede son 1 yılda 3 kez ABD’ye giderek fuarlarda ürünlerini tanıtıp firma ziyaretleri yaparak, birebir iş görüşmeleri gerçekleştirdi.

    Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Satıcı, “ABD’ye Batı Akdeniz Doğaltaş Kümesi Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi kapsamında gidildi ve Orlando kentinde düzenlenen Coverings 2017 The Global Tile Stone Experience Fuarına katılındı. Fuara, URGE projesi kapsamında 8 firma iştirak etti. Fuarda kendilerine ayrılan 16 metrekarelik alanda ürünlerini tanıtan firmalar, Amerika’nın yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen alıcılarla görüşmeler de gerçekleştirdi” dedi.

  • Başbakan Yardımcısı Şimşek: “Hiçbir dava hiçbir hak arayışı terörü meşru etmez”

    Bir dizi ziyaret gerçekleştirmek üzere dün Şırnak’a gelen Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek esnaf ziyareti gerçekleştirip 16 Nisan’da yapılacak referandumda destek istedi. “Hiçbir dava hiçbir hak arayışı terörü meşru etmez” diyen Şimşek, “Ret ve inkar siyasetine bizim hükümetimiz son vermiştir” ifadelerini kullandı.

    Dün AK Parti İl Başkanlığında partililerle bir araya gelen Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek bugün ise 23’üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığında görevli askerlerle kahvaltıda bir araya geldi. Programın ardından merkez Sanat Sokağı’nda esnafı ziyaret eden Başbakan Yardımcısı Şimşek, esnafın sorun ve sıkıntılarını dinledi. Başbakan Yardımcısı Şimşek’e Şırnak Valisi Ali İhsan Su, Belediye Başkan Vekili Turan Bedirhanoğlu, Ak Parti İl Başkanı Mehmet Aşan ve kurum müdürleri eşlik etti.

    Şimşek, esnaf ve Şırnaklı vatandaşlara gerekli yardımların en kısa zamanda yapılacağını ve sorunların çözümü noktasında ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını belirtti. Sanat Sokağı’ndaki esnaf ziyareti sırasında esnafla Kürtçe konuşan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 16 Nisan’da yapılacak referandumda Şırnaklı esnaftan destek beklediklerini ifade etti.

    Başbakan Yardımcısı Şimşek ziyaret sırasında çocuklarla da sohbet edip, okul ve dersleri hakkında bilgi aldıktan sonra oyuncak araba ve top dağıttı. Esnaf ziyaretinin ardından Şırnak Valiliğine geçen Başbakan Yardımcısı Şimşek burada Şırnak Valisi Ali İhsan Su ile kısa bir görüşme yaptı.

    “Ekonomik açıdan da sosyal açıdan da gelişmiş bir ilimiz olacak inşallah”

    Görüşmenin ardından açıklama yapan Şimşek, “Şırnak’ta olmak bizim için gerçekten çok büyük bir mutluluk kaynağı. Aslında Şırnak’ın yeniden ihyası, inşası eski Şırnak’ın ötesinde çok çok güzel bir Şırnak için çalışmalar son hızıyla devam ediyor. Mesela kanalizasyon olsun içme suyu olsun, alt yapı, yol konularında sıfırdan birçok yerde çok güçlü bir başlangıç yapıldı. Hepsinin ihalesi yapıldı. Kaynağı orada. 105 kilometrelik sıcak asfalt programda. İnşallah çok farklı olacak. Ayrıca bu terör nedeniyle bu tahrip olan binaların, yıkılan binaların yeniden yapılmasına ilişkinde proje yapıldı. Devam ediyor. 6 bin konut yapılacak. Proje başladı. İnşallah bir sene içerisinde büyük bir oranda tamamlanmış olacak. Normalleşme terörün azalmasıyla birlikte, Şırnak’ın yeniden inşasıyla birlikte burası çok çok canlı, ekonomik açıdan da sosyal açıdan da gelişmiş bir ilimiz olacak inşallah” dedi.

    Şırnak’taki esnaf ziyareti ile ilgilide açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı Şimşek şunları kaydetti:

    “Aslında birçok insanın dışarıdan baktığındaki izlenimlerinden çok daha farklı, çok daha pozitif, çok daha canlı, heyecanlı buldum. Bizim kardeşlerimiz ile çok güçlü bağlar var. Türkiye Türkü ile Kürdü ile çok iyi bir şekilde kenetlenmiş, bin yıllık kardeşliği Şırnak’ta da hissedildiğini görüyorum. Sorun yok, maalesef şiddeti, terörü kendilerine amaç araç edinenler onlar bu atmosferi bozuyorlar. Allah’ın izni ile bunun da üstesinden geleceğiz. Bizim insanımız burada inanılmaz misafirperver, inanılmaz fedakar. Şırnaklı hemşerilerimizi, kardeşlerimizi seviyoruz. Geldik iyi diyaloglar kurduk istişarelerde bulunduk. Sivil toplum kuruluşları, muhtarlar ve kanaat liderleri, onların değerlendirmelerini tespitlerini sorunlarını tekrardan birinci ağızdan dinleyeceğiz. Politikalarımızı değerlendirirken onlardan faydalanacağız. Allah’ın izni ile Türkiye’nin birliği beraberliği daha da güçlenecek ve geçmişte yaşanan sıkıntılar geride kalacak. Hep birlikte daha iyi bir dönemin arifesindeyiz.”

    “Bizler yol yapıyoruz, terör örgütü yollardaki araçları yakıyor”

    Şırnak Valiliği ziyareti sonrasında bir otelde sivil toplum kuruluşları, köy ve mahalle muhtarları ile bir araya gelen Başbakan Yardımcısı Şimşek, “Bizler yol yapıyoruz terör örgütü yollardaki araçları yakıyor. Şırnak Cizre yolunda 28 aracı yaktılar. Van yolunda aynı şekilde. Van yolunda güvenlik sağlayan kardeşlerimizi şehit ettiler. Terör örgütü 6 askerimizi şehit etti. Ne için? Yol yapılmasın diye. Halbuki yol medeniyettir. Yol ticarettir, yol kalkınmadır, gelişmedir. Yol güvenliği sağlayan 6 kardeşimizi askerimizi şehit edeceksiniz ondan sonra Kürtlükten söz edeceksiniz. Bundan daha büyük bir çelişki bundan daha büyük saçma sapan bir şey söz konusu olamaz. Teröre rağmen, terör örgütüne rağmen bunların hepsini yapacağız. Bu bölgeyi ihya edeceğiz. Bu bölgeyi kalkındıracağız. Şimdi hem kırsalda hem şehirlerde kamu otoritesi en güçlü bir şekilde tesis edilmiştir. Muhtarlarımız, köy korucularımızın özlük haklarında iyileştirmeler yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Öncelikle sosyal güvenlik noktasında ne gerekiyorsa yapacağız. Muhtarlarımız şimdi sosyal güvenlik primlerini kendileri yatırıyorlar. Maaşlarını 97 TL’den asgari ücrete çıkardık, şuan sosyal güvenlikleri noktasında da çalışmalar yapılıyor” ifadelerini kullandı.

    Kamudan ihraç edilenler

    Kamudan ihraç edilen ve görevden alınanlar ile ilgili de konuşan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir şekilde, terör örgütlerine müsamaha yok. Şiddete müsamaha yok. İngiltere demokrasinin beşiği sayılır. İngiltere’de gençler sadece DEAŞ’ın web sitelerini ziyaret ettikleri için veya onun propagandasına alet oldukları için 9 yıla kadar hapis cezası alıyor. Yani dünyanın hiçbir demokrasisinde şiddete, geçit verilmiyor. Türkiye de vermiyor. Çünkü terörün amacı demokrasiyi yok etmektir. Hak ve özgürlüklerin yaşanmasını engellemektir. Bugün Türkiye’de olağanüstü hal varsa hain bir darbe girişimi ve terör nedeniyle vardır. Olağanüstü hali biz asla istemeyiz. Ama işte terör, ihanet şebekeleri maalesef OHAL’i bir zorunluluk haline getirdiği için Türkiye mecbur kaldı. Bakın Fransa’da 2 tane terör olayı oldu. Fransa’da OHAL ilan edildi. Belçika’da Amerika’da kısa bir süreliğine de olsa olağanüstü hal ilan edilebiliyor. Yani şunu anlatmaya çalışıyorum yapılan yanlışlıklar varsa düzeltilir. Zaten sonraki KHK’larda yapılan yanlışlar düzeltildikçe geri işe iadeler söz konusu oldu. Başbakanlıkta bir komisyon var. Bu komisyon bütün iddiaları değerlendiriyor. Son çıkan bir KHK ile yargı yolu açıldı” dedi.

    ” Ret ve inkar siyasetine bizim hükümetimiz son vermiştir”

    Hak ve özgürlükler konusunda attıkları her adımın istismar edildiğini belirten Başbakan Yardımcısı Şimşek, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Aslında daha çok demokrasi, daha çok hak ve özgürlük, hukuk devleti, kardeşlik hukuku içerisinde çözmek için çok büyük çabalar sarf ettik. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hükümet tarafından çok büyük cesaretle getirilen, çok büyük adımlar atıldı. Ama gelin görün ki bizim attığımız her adım istismar edildi. Bugün Türkiye büyük bir samimiyet içerisinde, bütün vatandaşları ile etnik ayrım yapmadan, mezhep ayrımı yapmadan, eşit vatandaşlık, birinci sınıf vatandaşlık çerçevesinde, bütün hak ve özgürlüklerin yaşanması için, yaşatılması için bir zemin hazırlamıştır. Bizim hükümetimiz geçmişte yapılan hataları düzeltmekle kalmamış, yapılan hataların ortaya çıkardığı zararları da tanzim etmiştir. Ret ve inkar siyasetine bizim hükümetimiz son vermiştir. Bugün dünyanın en gelişmiş ülkelerinde Amerika’da da vatandaşlar hangi haklara sahipse Türkiye’de de vatandaşlar aynı hak ve özgürlüklere sahiptirler. Bugün vatandaşlar kendi anadillerinde seçmeli ders almak istiyorlarsa alıyorlar. Devlet okullarında seçmeli ders imkanı var. Bugün herhangi biriniz bir kolej kursanız. Orada Kürtçe eğitim vermek isterseniz bunun önünde herhangi bir engel yok. Bugün üniversitelerimizde, Hakkari Üniversitesinde, Mardin Üniversitesinde Kürtçe anabilim dalları, enstitüler var. Kürtçe siyasetin önünde engel var mı? Kürt kardeşlerimizin bütün dini, kültürü, gelenekleri başımızın üstüne. Zerre kadar tereddüt yok. Çünkü biz kardeşiz ve kardeşlik hukuku bunu gerektirir. Sizler burada kanaat önderisiniz, sivil toplum kuruluşlarısınız terörle aranıza mesafe koymak zorundasınız. Bu bir lütuf değil bu bir onurluluktur. Çünkü terör demek şiddet demek. Hiçbir dava hiçbir hak arayışı terörü meşru etmez. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey söz konusu değildir. Terör bir hak, hukuk davası olsaydı bizim hükümetlerimiz döneminde ret inkar siyaseti bitmiş, yasaklarla mücadele edilmiş, yasaklar kaldırılmış. Ne beklersiniz şiddetin, terörün azalmasını beklersiniz. Silahların gömülmesini beklersiniz değil mi? Kalkınmışlık ve refah beklersiniz. Kimliğin, dinin, inancın, kültürün en güçlü bir şekilde yaşanmasıysa ne beklersiniz. Türkiye’de refah ve yaşanmışlık standartlarının yükseltilmesi, hukuk devleti anlamında en büyük mesafeyi bu hükümetler döneminde yaşadı. Peki, terörün en fazla şiddetlendiği dönem yine bu dönem. Biz bin yıldır bu topraklarda birlikteyiz. Ve hiçbir terör örgütü aramıza giremez. İstanbul’u nasıl ayıracaksınız? Dünyada en büyük Kürt nüfusunun yaşadığı şehir İstanbul’dur. Bunu nasıl ayıracaksınız. Ayıramazsınız. Şırnaklı kardeşlerimize ben teşekkür ediyorum. Şırnaklı kardeşlerimiz hemşerilerimiz, çukur siyasetine, çamur siyasetine hendek siyasetine, terör örgütüne karşı durdular. Biz bunun farkındayız ve takdir ediyoruz. Bunun bir hak arayışı olmadığını kardeşlerimiz çok iyi biliyorlar. 15 Temmuz’da da o gece ve sonraki günlerde de Şırnaklı kardeşlerimiz çok asil bir duruş sergilediler” diye konuştu.