Etiket: Aratmayan

  • Burdur’da gerçeği aratmayan yangın tatbikatı

    Burdur’da İtfaiyecilik Haftası dolayısıyla arama-kurtarma ve yangın tatbikatı düzenlendi. Gerçeği aratmayan tatbikatta öğrencilerin çığlıkları heyecan kattı.

    Burdur’da İtfaiyecilik Haftası nedeniyle Cumhuriyet Meydanında arama-kurtarma ve yangın tatbikatı düzenlendi. Senaryo gereği Cumhuriyet Meydanında yaşanan bir trafik kazasında, otomobil içinde sıkışan sürücünün kurtarılması ve araçta bulunan yakıt kaçağından dolayı alev alan otomobilin söndürme ve soğutma çalışmaları gerçekleştirildi. Burdur İtfaiye ekipleri, İtfaiye Çavuşu Mehmet Ali Ballak’ın koordinesiyle ilk olarak, otomobil içinde sıkışan yaralıyı kurtarmak amacıyla, kurtarma makineleri ile otomobili kesti. Sürücünün otomobilden çıkarılmasının ardından, yaralı 112 sağlık ekiplerine teslim edilerek, ambulansla hastaneye sevk edildi. Yaralı sürücünün kurtarılmasının ardından yakıt kaçağı nedeniyle otomobil alev aldı. Burdur İtfaiyesi, arazözle olay yerine gelerek, köpükle otomobili söndürdü. Söndürme sonrası soğutma işlemi gerçekleştirilerek tatbikat sona erdi.

    Çocukların çığlıkları, tatbikata heyecan kattı

    Tatbikatı Burdur Belediye Başkan Yardımcıları Ali Say, Hasan Duygulu ve Serdar Başgül, Belediye Birim Müdürleri, MAKÜ Afet Yönetimi Bölümü öğrencileri ile İlkokul öğrencileri izledi. İlkokul öğrencileri, otomobilin alev almasıyla heyecanlanarak çığlık attı. Öğrenciler tatbikat sonrası alkışlayarak, itfaiye ekiplerini yüceltti.

  • Çanakkale’de film sahnelerini aratmayan kovalamaca

    Çanakkale’de, polisin dur ihtarına uymayan alkollü sürücü R.Ş., filmleri aratmayan kovalamacanın ardından yakalandı.

    Çanakkale’de Troya Caddesi üzerinde geçtiğimiz gün sabaha karşı meydana gelen olayda, diğer araç sürücüler, 155 Polis ihbar hattına 17 GG 100 plakalı otomobili kullanan 31 yaşındaki R.Ş’nin alkollü olduğu yönünde ihbarda bulundu. Bunun üzerine trafik polisleri Troya Caddesi üzerinde aracı takibe aldı. Polislerin, dur ihtarına uymayan otomobil sürücüsü R.Ş. kaçmaya başladı. Yaşanan kovalamacanın ardından Anadolu Hastanesi önünde alkollü sürücü R.Ş. aracıyla birlikte alındı. Polisler tarafından otomobilden indirilen R.Ş., yapılan alkol kontrolünde140 promil alkollü çıktı.

    Bundan önceki dönemlerde 3 kez ehliyetsiz araç kullanmaktan idari yaptırım uygulanan R.Ş’ye 4’ncü kez ehliyetsiz araç kullanması nedeniyle 2028 tarihine kadar ehliyetine el konuldu. R.Ş’ye polislerin dur ikazına uymamasından 1763 TL, sürücü belgesi olmadan araç kullanmaktan 1763 TL, 4’ncü kez ehliyetsiz araç kullanmaktan 1098 TL ile 206 TL olmak üzere toplamda 4 bin 830 TL idari para cezası kesildi.

    Emniyetteki tamamlanan işlemlerinin ardından R.Ş. serbest bırakıldı.

  • Adıyaman’da filmleri aratmayan hırsızlık

    Adıyaman’da bir kırtasiyede gerçekleşen hırsızlık olayında filmleri aratmayan anlar yaşandı.

    Önceki gün sabaha karşı saat 03.40’da meydana gelen hırsızlık olayı akıllara durgunluk verdi. Gölbaşı Caddesi üzerinde bulunan kırtasiyenin yan tarafında bulunan otoparktan 6 katlı eski dershane binasının yangın merdivenini kullanarak çatıya çıkan hırsızlar, daha sonra kırtasiyenin bulunduğu çatıya atladı. Çatıdan merdiven boşluğuna inen hırsızların bu aşamadan sonra yaptıkları, iş yeri sahibi kadar polisi de şaşırttı.

    Hırsızlar merdiven boşluğundan delici alet ile yaklaşık 30×60 santimetre genişliğinde bir delik açtı. Rafın boş kısmına denk getirilen delikten giren yüzleri maskeli hırsızlar, güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Yüzlerinde maske olduğu için güvenlik kamerasına aldırış etmeyen hırsızlar, sensörü fark ettikleri için akrobatik hareketler ile sensöre yakalanmadan çelik kasanın bulunduğu yere ulaştı. Ellerinde levye, çekiç gibi kesici ve delici aletlerle çelik kasayı patlatan hırsızlar, 5 dakika gibi kısa sürede çelik kasayı açtı. Çelik kasanın içerisinde değerli bir şey bulamayan hırsızlar, kasada bulunan bir miktar parayı alarak girdikleri delikten yeniden çıktı.

    Sabah iş yerine gelen işletme sahibi hırsızlığı fark edince durumu polise bildirdi. Polis ekipleri olay yerinde yaptıkları inceleme sonrasında hırsızların yakalanması için çalışma başlattı.

    İşletme sahibi Murat Tatar, “Arka tarafta otoparkımız var. Otoparkın oradan dershanenin yangın merdivenine, oradan çatıya çıkıyor. Dershanenin çatısından bizim binanın çatısına geçiyor. Oradan bizim merdiven boşluğuna girip, bu gördüğünüz kısmı kesiyor. Çok ince bir hesap yaparak kutucuğun içerisini kesiyor. Bunu nasıl denk getirmiş biz anlamış değiliz. İnşallah polis arkadaşlar bulacak. Rafın arkasından girip kasadaki çelik kasayı 5 dakikada patlatıyorlar. Çelik kasada biz değerli emanet bulundurmuyoruz. Çelik kasayı açtıktan sonra geldikleri gibi gidiyorlar” dedi.

  • (Özel Haber) İlk Osmanlıca daktilonun filmleri aratmayan öyküsü

    Girit mübadillerinden Tütüncüzade Fazıl Bey’in, 1900’lü yılların başında Girit’te yaşarken Amerika’daki firmaya mektup yazarak sipariş ettiği ilk Osmanlıca klavyeli daktilo, mübadeleyle yerleştiği Mersin’de tam 10 yıl sonra kendisine teslim edildi. Bugün Torun Fazıl Tütüner’in Mersin’deki evinde gururla muhafaza ettiği daktilonun öyküsü filmleri aratmıyor.

    İlk Osmanlıca klavyeli daktilo Mersin’de

    İlk Osmanlıca klavyeli daktilo, Girit mübadili Tütüner Ailesine ait ve Mersin’deki evlerinde özenle muhafaza ediliyor. Mersin’in tanınmış isimlerinden, aynı zamanda Mersin’in Avusturya Fahri Konsolosu olan Fazıl Tütüner, 100 yaşını aşkın Osmanlıca daktilonun öyküsünü İHA muhabirine anlattı.

    Fazıl Tütüner, ailesi ile birlikte atalarından kalma eski eşyaları; hatıraları ve manevi değerleri olduğu için muhafaza etmiş. Çok eski bir piyano, duvarlarda Osmanlı döneminden ve Cumhuriyetin ilk yıllarından kalma siyah beyaz fotoğraflar, antika sehpalar, cam ve porselen eşyalarla bezeli evi adeta bir müzeyi andırıyor. Bu eşyalar arasında öyle bir tanesi var ki, gerek manevi gerekse tarihi değeri çok büyük. Çünkü o, büyükbabası Tütüncüzade Fazıl Bey’in, Amerikalı firmaya mektup yazarak sipariş ettiği ilk Osmanlıca klavyeli bir daktilo. Daktilonun 1913 yılındaki siparişinden Fazıl Bey’in eline ulaştığı 1924 yılına kadar geçen sürede yaşananlar ise bir romana ya da filme konu olacak kadar maceralarla dolu.

    Daktilonun siparişi 1913’ün son günlerinde veriliyor

    Büyükbabası Tütüncüzade Fazıl Bey’in mübadeleden önce ailesi birlikte Girit’te yaşayan bir Osmanlı, bir Girit Türk’ü olduğunu belirten Fazıl Tütüner, “Büyükbabam, 1900’lerin başında okuduğu bir gazetede bir makinenin yapıldığını, bu makinenin daktilo olarak adlandırıldığını öğreniyor. Daktiloyu üreten firmayı araştırıp buluyor ve New York’ta bulunan Hammond Typewriter firmasına mektup yazıyor. Mektupta, ‘Biz de böyle bir makineyi kullanmak isteriz. Acaba Osmanlıca klavyesini de yaptınız mı?’ diye soruyor. Firmadan gelen cevapta, henüz öyle bir makine yapılmadığı, ancak talep ederse üzerinde çalışıp, Osmanlıca klavyeli bir daktilo da yapabilecekleri belirtiliyor. ‘Biz sizin adresinizi ve isminizi kaydediyoruz. Böyle bir makine yapıldığı takdirde sizi haberdar edeceğiz’ diyorlar. Bu yazışmanın üzerinden kaç sene geçtiğini bilmiyoruz ama 5 Aralık 1913’te Amerika’dan kendisine bir mektup daha geliyor, ‘Böyle bir makineyi yaptık. Osmanlıca klavyeli makine elimizde mevcut. İstiyorsanız size gönderebiliriz. Bedeli de 125 dolar’ yazan mektup üzerine büyükbabam 125 doları gönderiyor, ‘Bu makineye sahip olmak istiyorum. Bana gönderin’ diye mektup yazarak daktiloyu talep ediyor” dedi.

    “Daktiloyu Girit’e getiren gemi batıyor”

    Tütüner, birçok dil bilen, birçok ülke gezen, sözü geçen, Girit’in önde gelen kişilerinden biri olan Tütüncüzade Fazıl Bey’in, Girit Yunanistan’a geçtikten sonra Rum komitalar tarafından Türklere uygulanan saldırıların azaltılması için Yunan kralına temsilci olarak giden iki kişiden biri olduğunu söyledi. Henüz bu olaylar başlamadan önce büyükbabasının Osmanlıca daktilonun siparişini verdiğini söyleyen Tütüner, “Amerikan firması daktiloyu bir gemiye yüklüyor ve Girit’e gönderiyor. Fakat aile büyüklerimizin anlattığına göre, o gemi batıyor ve daktilo Fazıl Bey’e ulaşamıyor” diye konuştu.

    “Zorlu geçen mübadele yıllarının ardından 10 yıl sonra daktilo Mersin’de büyükbabama teslim ediliyor”

    Bu arada zorlu yılların başladığını, Tütüncüzade Fazıl Bey’in, Türklerin haklarını savunmak için öne atılan kişilerden biri olduğu için saldırılara uğradığını ve çok zor dönemler geçirdiğini ifade eden Tütüner, “Hatta büyükbabam saldırılardan korunmak için evinde saklandığı halde, ‘Girit’i terk etti, İtalya’da yaşıyor’ denmiş. Bu arada zorunlu nüfus göçü gerçekleşiyor, büyükbabam ve ailesi mübadele ile 1924’te Girit’ten Mersin’e yerleştiriliyor. Bir müddet sonra kendisine yeni bir mektup geliyor. ‘Biz size daktiloyu gönderdik ama daktilo Girit’e ulaşamadı, çünkü gemi battı ama biz parasını da ödediğiniz için size borçluyuz. Daktiloyu bulunduğunuz yere göndereceğiz’ deniyor. Firma Tütüncüzade Fazıl Bey’i Girit’te bulamadığı için araştırıyor, mübadeleyle Mersin’e yerleştiğini buluyor ve daktiloyu Mersin’e gönderiyorlar. Büyükbabam da o zaman kendisine Girit’teki mallarının bir kısmının karşılığı olarak verilen Bereket Fabrikası’ndaki ofisine koyuyor. Ne kadar kullandı, ne derece kullandı bilmiyoruz, çünkü harf devrimi oldu” şeklinde konuştu.

    “Amerikalı firmadan gelen ilk mektup elimizde”

    Amerikalı firmanın büyükbabasına gönderdiği ilk mektubu da gösteren Tütüner, şöyle devam etti: “Büyükbabam siparişi veriyor, gemi batıyor, daktilo kayboluyor, daha sonra mübadele oluyor ve ailem Mersin’e yerleşiyor. Aradan uzun süreler geçiyor. Çünkü Amerikan firmasından gelen ilk mektup elimizde. Mektup 1913 yılında geliyor. Daktilonun teslim edildiği tarih muhtemelen 1924 veya sonrası oluyor. Çünkü mübadele 1924 yılında gerçekleşiyor. Dolayısıyla daktilonun öyküsünde 10 yıldan fazla bir süre var.”

    Daktilo bu kez de konaktan çalınıyor

    Osmanlıca daktilonun, büyükbabasının 1952’deki ölümünün ardından uzun yıllar ailesine ait Tütüner Konağında muhafaza edildiğini dile getiren Tütüner, ancak babasının ölümünden sonra annesi ve ablasının 1990’lı yıllarda apartman dairesine taşınmasının ardından daktilonun da diğer antika eşyalarla birlikte konakta kaldığını kaydetti. Uzun süre boş kalan konağa hırsızların girdiğini ve kalan eşyaları yağmaladıklarını fark ettiklerini anlatan Torun Tütüner, “Silahlar, çok eski bir dikiş makinesi, Osmanlıca klavyeli daktilo gibi birçok antikanın çalınmış olduğunu fark ettik. Antika meraklısı dostum Ali Merzeci’den yardım istedim, o da yardımcı oldu. Daktilonun bir kağıt toplama deposunda olduğunu öğrendik ve oraya gittik. Bunun bir çalıntı mal olduğunu, teslim etmedikleri takdirde yasal yollara başvuracağımızı söyledik. Deponun sahibi, bize daktiloyu teslim etti” ifadelerini kullandı.

    “Meraklıları ziyaret edip fotoğraflarını çekiyor”

    Daktiloyu 7-8 senedir kendi evinde muhafaza ettiklerini söyleyen Tütüner, dedesinin ve Tütüner Ailesinin yaşamını anlatan, “Mersin’de Çocukluğum ve Giritli Tütüncüzade Fazıl Bey” isimli bir kitap yazdığını, kitabın Mart 2017’de basıldığını belirterek, “O kitapta daktilodan bahsettim. Kitap epeyce ilgi gördü. Bu arada bende böyle bir daktilo olduğu da ortaya çıktı. Meraklıları ziyaret ediyorlar, fotoğrafını çekiyorlar. Enteresan bir obje olduğunu biliyordum ama bu kadar enteresan olduğunu da tahmin etmiyorduk. Büyükbabam 1952 yılında vefat etmiş, 1953 yılında ben dünyaya geldim, onu tanıma şansım olmadı. Bunlara baktığım zaman daha çok şey bilmek, öğrenmek, daha fazla şeyi araştırmak istiyorum. Ailemize ait bu daktiloyu evimde gururla muhafaza ediyoruz” dedi.

  • Çanakkale’de film sahnelerini aratmayan kovalamaca

    Çanakkale’de balıkçı tezgahlarına zarar verdiği öne sürülen 2 kişi, yaşanan kovalamacanın ardından polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

    Olay, öğle saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre, Cuma Pazarı’nda balıkçı tezgahlarına zarar verdiği öne sürülen 2 şahsı vatandaşlar polise ihbar etti. Olay yerine gelen polis ekiplerine saldıran şüphelilerden birisi biber gazı ile etkisiz hale getirilirken, diğer şüpheli ise kaçmaya başladı. Pazar yeri ve çevresinde güvenlik önlemleri polis ekipleri, kaçan şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Polis ekipleri motosiklet ve araçla şahsı takip etti. Bir süre devam eden kovalamacanın ardından şüpheli, polis ekiplerince kıskıvrak yakalandı. Yakalanan 2 şüpheli, sağlık kontrolünün ardından Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.