Etiket: Araştırmaları

  • 3.Uluslararası Beyin Araştırmaları Okulu tamamlandı

    Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Nörolojik Bilimler Uygulama ve Araştırma Merkezi (NÖROBAM) ile Hücresel Sinir Bilimleri ve Oksidatif Stres Derneği tarafından düzenlenen ‘3. Uluslararası Beyin Araştırmaları Okulu’ tamamlandı.

    3. Uluslararası Beyin Araştırma Okulu, SDÜ ev sahipliğinde 15 yerli, Fransa, İsviçre ve Avusturalya’dan çok sayıda bilim adamının katılımıyla gerçekleştirildi. SDÜ Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış töreninde konuşan NÖROBAM Müdürü Prof. Dr. Mustafa Nazıroğlu, tıp alanında farklı branşlardan öğretim üyeleri ve araştırmacılardan oluşan 15 yerli katılımcı ile Fransa, İsviçre ve Avustralya’dan birçok yabancı kurs eğitmeninin 3. Uluslararası Beyin Araştırmaları Okulu’nda yer aldığını söyledi.

    Beyin araştırmalarına ışık tutacak yeni yaklaşımların bu kurslar aracılığıyla katılımcılarla paylaşılacağını belirten Nazıroğlu, ileri düzeyde moleküler çalışmaların yapıldığı tekniklerin de yine bu kursta kullanılacağını ifade etti. Türkiye’de bu teknikleri verimli kullanan nadir laboratuvarlardan birine sahip olduklarını vurgulayan Prof. Nazıroğlu, özellikle beyin araştırmalarında bu yöntemleri bilen genç araştırmacıların yurtdışında talep edildiğini de belirtti.

    Uluslararası kursların ve kongrelerin sayısının artırılması gerektiğinin altını çizen Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alim Koşar da benzer toplantıların üniversite genelinde yapılmasının çok faydalı olacağını söyledi. Fransa Grenoble Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünden katılan Dr. Öğretim Üyesi Denis Rousseau, bu organizasyona büyük bir istek ile üçüncü kez katıldığını, bu okulda öğretilen Patch-clamp elektrofizyoloji ve konfokal mikroskopu gibi bazı araştırma tekniklerinin kendi üniversitelerinde dahi olmadığını belirtti.

    İsviçre Freiburg Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Bölümünden katılan Dr. Lszl Pecze ise bu beyin okulunun Avrupa ülkelerinde yapılan sayılı toplantılardan olduğunu; içerik ve öğretilenler ile Avrupa’daki birçok beyin okulu ve organizasyondan çok üstün olduğunu vurguladı.

    Okulda, beyin, hafıza, periferal ağrı ve bunların fizyolojik-patofizyolojik-etiyolojik etkilerinin araştırılmasında kullanılan teknikler ve temel sinir bilim bilgileri araştırmacılara aktarıldı. Katılımcılara uluslararası ve ulusal öğretim üyelerince, iyonlar, iyon kanalları ve sinir fizyolojisi gibi temel ve klinik dersler verildi; deney hayvanlarında ve hücre kültürü ortamlarında Epilepsi, Alzheimer ve Diyabetik Nöropatik Ağrı hastalık modelleri oluşturma teknikleri de anlatıldı.

  • Türkiye’nin ilk sivil Roman hakları araştırmaları merkezi Mersin’de açıldı

    Roman vatandaşlar tarafından hayata geçirilen Türkiye’nin ilk, dünyanın ise sayılı sivil Roman hakları araştırmaları merkezi Mersin’de açıldı. Akdeniz Roman Dernekleri Federasyonunun hazırladığı proje çerçevesinde AB Türkiye Delegasyonu tarafından verilen hibe ile açılan Ian F. Hancock Roman Hakları, Araştırmaları Arşiv ve Kültür Merkezi’nde Romanların tarihi, kültürleri ve dillerini anlatan materyaller ve kitaplar yer alıyor.

    Merkezi Mersin’de bulunan Akdeniz Roman Dernekleri Federasyonunun ‘Türkiye Roman Hakları ve Araştırmaları Merkezi’ adlı projesi çerçevesinde Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu tarafından verilen 300 bin euro hibe ve Mersin Büyükşehir Belediyesinin 50 bin TL kira desteğiyle Romanların bin yıllık geçmişlerini, kültürlerini ve dillerini anlatan materyallerin bulunduğu bir merkez açıldı. Devlet tarafından açılan iki enstitü dışında bu alanda Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan, Roman tarihi ve kültürü alanında dünya çapında çalışmalar yapmış, halen Teksas’ta öğretim üyeliği yapan Prof. Dr. Ian F. Hancock’un isminin verildiği merkez, dünyadaki tüm Romanlar için büyük önem taşıyor.

    Dünyanın sayılı merkezleri arasında yer aldı

    Bu alanda dünyanın sayılı merkezleri arasına giren Ian F. Hancock Roman Hakları, Araştırmaları Arşiv ve Kültür Merkezi ile Romanların kendi haklarını, kültürlerini, tarihlerini, dillerini araştırıp, bütün dünyadaki yazılı, görsel, işitsel materyalleri de içinde arşivleyebileceği ve tüm dünyaya referans olabilecek bir merkez kurmak amaçlandı. Bugün törenle açılışı yapılan ve şu anda Avrupa, Amerika ve Türkiye’den materyalleri içinde barındıran merkez, Hindistan, Mısır, İran, Irak, Afganistan ve Amerika’ya kadar olan tüm göç yolları üzerinde Romanlarla ilgili birçok bilginin zaman içinde yer alacağı geniş kapsamlı bir proje. Şubat 2017’de başlayan ve 18 ay sürecek projeyle merkezin tam teşekküllü hale getirilmesi hedefleniyor. Merkezin devamlılığı daha sonra kendi olanaklarıyla sağlanacak.

    Merkez Akdeniz ilçesi Zeytinlibahçe Caddesi üzerindeki eski Mersin evini arşiv merkezine dönüştüren Romanlar, merkezin açılışını da müzik ve kokteylle yaptılar. Açılışa Uluslararası Roman Birliği kurucularından gazeteci, radyocu ve Roman dili araştırmacısı Orhan Galjus Hollanda’dan, Almanya Berlin Üniversitesinde öğretim üyesi olan, Roman tarihi ve dili konusunda çalışmaları bulunan Bulgar Romanı Prof. Dr. Hristo Kyuchukov, Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Gökbel ve Akdeniz Roman Dernekleri Federasyonu Onursal Başkanı Bedrettin Gündeş’in yanı sıra Türkiye’nin dört bir yanından Roman vatandaşlar katıldı.

    “Romanların binlerce yıllık çok önemli bir tarihi, kültürü ve dili vardır”

    Akdeniz Roman Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Daylam, açılışta yaptığı konuşmada, bugünün Romanlar için tarihi bir gün olduğunu söyledi. AB Delegasyonu ve Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla açtıkları Ian F. Hancock Roman Hakları, Araştırmaları Arşiv ve Kültür Merkezi’nde tarihi çalışmalara da tanık olacaklarını belirten Daylam, “Roman tarihi çok fazla bilinmiyor. Romanların çok önemli bir tarihi, kültürü ve dili vardır. Binlerce yıllık bir kültürden bahsediyoruz. Avrupa’nın sanayileşme sürecinde Romanların çok önemli katkıları vardır. Öte yandan gerek Selçuklu İmparatorluğu’nda, gerek Osmanlı İmparatorluğu’nda Romanların o çok büyük katkıları var ki, bu dokümantasyon merkezinde de onları göreceğiz ve çalışmalarımızla bunu pekiştireceğiz” dedi.

    “Türkiye’deki Romanlar, kökleri Selçuklulara kadar dayanan Roman atalarımızın soyundan geliyor”

    Uluslararası Roman Birliği kurucularından Orhan Galjus da açılışa katılamayan Hancock’un gönderdiği mektubu okuduktan sonra merkezin önemine değindi. Bu günün hem Türkiye’nin hem de Romanların tarihi açısından çok önemli bir gün olduğunu vurgulayan Galjus, “Bugün Türkiye’deki 5-6 milyon civarındaki, Avrupa’daki 10 milyon civarındaki ve dünyadaki 30 milyon civarındaki Roman, Türkiye’ye çok sıcak duygular besliyor. Bu sadece Mersin’deki merkezin açılmasıyla ilgili değil. Burada bulunan Romanlar, aslında kökleri Selçuklulara kadar dayanan Roman atalarımızın soyundan geliyorsunuz. Bu yüzden biz Romanlar kim olduğumuzu çok iyi biliyoruz” diye konuştu.

    “Artık, Ian Hancock adında bir arşiv merkezimizin olması bizim için bir hayal değil” diyen Galjus, Ali Daylam ile Mersin’de şalgam içerken Türkiye’deki bütün materyallerin içerisinde olduğu bir merkezin hayalini kurarken, bu merkezi oluşturmak için Avrupa’yı dolaşarak, buraya yaklaşık 250 kilogram civarında kitap getirdiklerini anlattı. Galjus, bilim insanı arkadaşlarının da merkeze bavullarla materyal getirdiklerini belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti.

    “Bu merkezin Romanlar için çok büyük değeri var”

    Ian Hancock ile Romanlar üzerine 25 yıl boyunca çalışmalar da yapmış olan Prof. Dr. Hristo Kyuchukov ise merkezin açıldığı bu günün Romanlar için çok önemli bir gün olduğunun altını çizdi. Bir ay sonra 75 yaşına girecek olan Hancock’un son 45 yıldır Amerika’da çalıştığını belirten ve konuşmasını Türkçe yapan Kyuchukov, Hancock’un tüm dünyada Romanlar üzerine araştırmalar yapıp, kitaplar yazan 4-5 kişiden biri olduğunu anlattı. Bu merkezin Romanlar için çok büyük bir değeri olduğunu dile getiren Kyuchukov, “Çünkü dünya üzerinde böyle merkezler çok az. Roman akademisyenler çok az. Bu merkezde bundan sonra akademisyenlerin yeni araştırmalar yapmalarını diliyorum. Bu, Türkiye’de yaşayan gençler ve üniversite öğrencileri için çok önemli olacak” ifadelerini kullandı.

    Hasan Gökbel de bu araştırma merkezinin Mersin için önemli bir değer olduğunu söyledi. Mersin’in kültürel açıdan çok zengin bir il olduğunu vurgulayan Gökbel, Roman vatandaşların da bu zenginliğin bir parçası olduklarını söyledi. Gökbel, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak birlik ve beraberliğe yönelik, ilin gelişmesine katkı sağlayacak her türlü sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmeler ve yatırımların destekçisiyiz. Araştırma merkezi ile ilgili de Büyükşehir Meclisimizin kararıyla bu projede yer almaktan son derece mutluyuz. Temel amacımız, bu merkezin amacına uygun faaliyetler yürüterek Mersinimizin Roman kültürü anlamında hem il dışına hem de yurt dışına iyi bir şekilde tanıtımını yapmaktır. Merkezimiz hayırlı uğurlu olsun” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından kurdele kesilerek merkezin açılışı yapılırken, konuklar da merkezi gezerek bilgi aldılar.

  • Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi Türk Araştırmaları Merkezi’ne Donanım Desteği

    Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi bünyesinde 2007 yılında kurulan, Türk edebiyatı ve tarihi konularında akademik çalışmalar yürüten Türk Araştırmaları Merkezi’ne Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından donanım desteği sağlandı.

    Azerbaycan Devlet Pedogoji Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Türk Araştırmaları Merkezi’nde, başta Türkiye Türk edebiyatı olmak üzere, Kazak, Kırgız, Türkmen, Özbek ve Tatar edebiyatı hakkında araştırmalar yapılıyor ve kitaplar yayınlanıyor.Bugüne kadar 400’ye yakın makale, 12 eser yayınlanan Merkezde yüksek lisans eğitimini tamamlamış 10 araştırmacı Türk Halkları Edebiyatı sahasında çalışmalarını sürdürüyor.

    Azerbaycan Üniversitelerinde verilen Türk Edebiyatı derslerinin geliştirilmesi için çalışmalar yapılıyor. Üniversitelerde ders kitabı olarak okutulan Türk Edebiyatı ders kitabı olan “Türk Halkları Edebiyatı” bu merkezin çalışmaları arasında yer alıyor. TİKA’nın katkılarının ardından, Türkiye Cumhuriyeti Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, Pedagoji Üniversitesi Rektörü Cefer Ceferov, Eğitim Müşaviri Abdulgafur Büyükfırat, TİKA Bakü Program Koordinatörlüğü yetkilileri tarafından Türk Araştırmaları Merkezi Ziyaret edildi.

    Ziyaret programı çerçevesinde Türk Araştırmaları Merkez’in çalışmaları ve faaliyetleri ile ilgili Merkez’in direktörü Prof. Dr. Elman Guliyev tarafından misafirlere bilgi verildi. Türk Araştırmaları Merkezi’nin faaliyetlerinde gösterdiği desteklerden dolayı Pedagoji Üniversitesi rektörü Cefer Ceferov ve Büyükelçi Erkan Özoral TİKA’ya teşekkürlerini dile getirdiler. Ziyaret kapsamında Pedagoji Üniversitesi’nde okuyan Türk öğrencilerle bir araya gelindi.

  • 5. Sakarya Eğitim Araştırmaları Kongresinde Araştırma Sonucu Açıklandı

    Sakarya’da güncel olaylara ilişkin görüşlerinin incelendiği bir araştırmaya göre katılımcı öğretmenlerin yüzde 97’sinin gündemi yakından izlediği ortaya çıktı. SAÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Doç.Dr. Halil İbrahim Sağlam, sonucun olumlu olduğunu dile getirdi.

    İletişim araçlarının arttığı günümüzde güncel olayların takibi önemli bir hal aldı. Özellikle eğitim sisteminde öğrencilerin problem çözme becerilerini edinebilmeleri açısından öğretmenlerin bu özelliklerinin gelişmiş olması gerekiyor. Konu ile ilgili geçtiğimiz günlerde V. Sakarya Eğitim Araştırmaları Kongresinde önemli bir araştırma sonucu açıklandı. Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Eğitim Bilimleri Enstitüsü tarafından düzenlenen kongrede açıklanan “Öğretmenlerin Güncel Olaylara İlişkin Görüşlerinin İncelenmesi” adlı araştırmada Sakarya’yı sevindiren sonuçlar ortaya çıktı.

    YÜZDE 97 ORAN

    SAÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Halil İbrahim Sağlam ve Sınıf Öğretmenliği Programı Yüksek Lisans Öğrencisi Rabia Eda Bozkan tarafından gerçekleştirilen araştırma sonucunda Sakarya’da öğretmenlerin yüzde 97’sinin güncel olayları takip ettiği sonucuna ulaşıldı. Sakarya’da 30 öğretmenin görüşleri alınarak yapılan araştırmada katılımcıların yüzde 33’ünün internetten, yüzde 14’ünün televizyondan; yüzde 33’ünün internet ve televizyondan yüzde 14’ünün internet, televizyon ve gazeteden yüzde 3’ünün televizyon, gazete ve dergiden yararlanarak güncel olayları takip ettikleri belirtildi. Yine katılımcıların yakından izledikleri konular ise ülkenin ve dünyanın ana gündemleri olurken, bunları eğitim izledi.

    “ÖĞRETMEN REHBERDİR”

    Araştırma sonuçlarını değerlendiren SAÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Doç.Dr. Halil İbrahim Sağlam önemli açıklamalar yaptı. Eğitim-öğretimde en önemli ilkelerden birinin yaşama yakınlık olduğuna vurgu yapan Sağlam, “Günümüzde eğitimin amacı öğrenciye yalnızca bilgiyi yüklemek değildir. Ona öğrenmeyi öğretmektir. Öğrencinin içinde yaşadığı çevrenin ve toplumun sorunlarını bilmesi, çözümler üretmesi sağlamaktır. Küreselleşen dünyayı anlamasıdır. Bunun için en önemli görev öğretmene düşmektedir. Öğretmen rehberdir. Öğretmenin bu rehberliği yapabilmesi için gündemden haberdar olması, ülkede ve dünya da olup-biten hakkında bilgisi olması gerekir. Bunu derslerine yansıtması gerekir” dedi.

    “SONUÇLAR ÖNEMLİ”

    Araştırmada öğretmenlerin yüksek oranda güncel olayları takip ettiğinin ortaya çıkmasının olumlu bir sonuç olduğunu bildiren Sağlam, “Katılımcılar gündemi izliyor. Bu olumlu. Öğretmenlerin güncel olayları ders işlenişinde kullanmasının öğrencilerin farklı bilgiler kazanmalarına, toplumsal ve kültürel hayata adapte olmalarına destek olacak niteliktedir. Bunu başka araştırmalar ortaya koymuştur. Bu açıdan da bu sonuç önemli. Ayrıca öğretmenlerin güncel olayları izlerken farklı iletişim araçlarını kullanmaları da bir başka olumlu sonuçtur. Bu onların olaylara farklı bakış açılarından ve tarafsız bakmaya çalıştığı şeklinde yorumlanabilir. Bu tür araştırmalarımız devam edecek. Enstitümüz bünyesinde yapılan sempozyum ve kongrelerde buna benzer bir çok çalışma ortaya konmaktadır. Bu da bizim açımızdan sevindiricidir. Bu kapsamda araştırmada emeği geçen Sayın Rabia Eda Bozkan ile tüm katılımcılara teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • Sakarya Eğitim Araştırmaları Kongresi Gerçekleşti

    2016 yılında da akademik alanda yaptığı çalışmalarla adından söz ettiren Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Eğitim Bilimleri Enstitüsü düzenlediği kongrelerde sunulan birbirinden önemli araştırmalarla geleceğe yön vermeyi sürdürüyor.

    SAÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü kongre ve sempozyumlara tüm hızıyla devam ediyor. Enstitü tarafından son olarak 5’inci Sakarya Eğitim Araştırmaları Kongresi gerçekleştirildi. Kongreye SAÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Halil İbrahim Sağlam, Enstitü Müdür Yardımcıları Yrd. Doç. Dr. Özlem Canan Güngören ve Yrd. Doç. Dr. Eyüp Çelik’in yanı sıra akademisyenler, doktora, yüksek lisans öğrencileri katıldı. Kongre “Türkçe Eğitimi”, “Özel Eğitim”, “Sosyal Bilgiler Eğitimi”, “Rehberlik Ve Psikolojik Danışmanlık”, “Fen Bilimleri Eğitimi”, “Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi”, başlıkları altında SAÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde 2 ayrı salonda 4 oturum halinde yapıldı. Adeta araştırma rüzgarının estiği kongrede eğitimin geleceğine yönelik önemli araştırmalar ortaya kondu ve sunumlar yapıldı. Geleceğe yön verecek ve yöneticilere yol gösterecek bu çalışmalar ayrıca kitap haline getirilecek.

    5. Sakarya Eğitim Araştırmaları Kongresi açılışında konuşan ve tüm katılımcılara teşekkür ederek sözlerine başlayan Doç. Dr. Halil İbrahim Sağlam, Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nde 26’sı yüksek lisans (16’sı tezli, 3’ü İkinci Öğretim tezli, 3’ü tezsiz, 4’ü uzaktan eğitim), 6’sı doktora olmak üzere toplam 32 lisansüstü eğitim programında, yaklaşık, bin 400 öğrencinin öğrenim gördüğünü ifade etti. Sağlam, “Yapılması gereken çok iş olmakla birlikte lisansüstü eğitimde geldiğimiz bu seviye üniversitemiz için gurur vericidir” dedi.

    Araştırma becerisinin önemine vurgu yapan Doç. Dr. Sağlam, “Lisansüstü eğitim öğretim döneminde araştırma becerisini kazanmaya yönelik olarak aldığı Araştırma Yöntemleri, Veri Analizi gibi derslerde öğrendiklerini uygulamalarına fırsat vermek istiyoruz. Başka bilimsel faaliyetlerden farklı olarak V. Sakarya’da Eğitim Araştırmaları Kongresi’ne bu açıdan bakılmasında fayda olduğu kanaatindeyim. Tez aşamasına geçmeden önce öğrencilerimizden bazıları araştırma becerisini geliştirmeye yönelik fırsatlar bulabilirken bazıları çeşitli nedenlerle böyle bir fırsat bulamamaktadırlar. Tam da bu noktada öğrencilerimize “kendine bir şans ver” demiş oluyoruz. İlk kez bildiri sunma deneyimini yaşayan öğrencilerimiz için kendi evlerinde, kendi üniversitelerinde böyle bir şans yakalamak önemli olsa gerek. Bu kongreyi bunun için çok önemsiyoruz” dedi.

    Kongrede ayrıca bir değerlendirme toplantısı yapıldı. Doç. Dr. Halil İbrahim Sağlam, Yrd. Doç. Dr. Özlem Canan Güngören, Yrd. Doç. Dr. Eyüp Çelik, SAÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Üyelerinden Doç Dr. Hüseyin Çalışkan ve Yrd. Doç. Dr. Mehmet Kaya kongrenin başarılı geçtiğini belirterek katılımcıların önerilerini dinledi. Kongre sonunda ise akademisyenler Orman Park’ta bir araya geldi.