Etiket: araştırma

  • Türkiye’nin ilk Dijital Dönüşüm Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi ADÜ’de kuruldu

    Türkiye’nin “Dijital Dönüşüm” alanındaki ilk “Dijital Dönüşüm Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi” 22 Kasım 2018 tarihli ve 30603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan kararla Adnan Menderes Üniversitesi’nde (ADÜ) kuruldu.

    Merkezin temel amacı, ekonomik kalkınma, sosyal gelişme ve millî güvenlik hedefleri doğrultusunda insan kaynağı ve diğer tüm kaynakların geliştirilmesine yönelik eğitimler gerçekleştirmek ve araştırma destek programları için yönlendirici hizmetlerde bulunmak olarak belirlendi.

    “Merkez inovasyon ruhunun kazandırılması ve paydaşların aktif edilmesini hedefliyor”

    Dijital Dönüşüm Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezinde Aydın şehrinin ve ADÜ’nün bölgesel, ulusal ve küresel rekabette mukayeseli üstünlük kazandıracak alanlarını tespit edip dijital dönüşüm için gerekli olan tüm paydaşları organize etmek amaçlanıyor. Ayrıca Merkezde, araştırmalar, bilimsel yayınlar ve projeler ışığında sadece stratejik tavsiyeler değil Ar-Ge çalışmalarını özendirmek, teşvik etmek ve sonuçlarının ürünleştirilmesi için bilimsel etkinlikler, yarışmalar ve girişim etkinlikleri düzenlenmesi hedefleniyor. Bu amaçla merkeze bağlı izci ekip kurarak şehir ve bölgede gerçekleşen yarışmalarda veya medya gösterimlerinde yetenekli proje sahiplerine ulaşarak ADÜ Teknokent deneyimiyle girişimcilerle buluşturan özel bir menajerlik sistemi planlanıyor.

    İş Güvenliği ve Sıfır Atık Üzerine Çalışmalar Yürütülecek

    Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Dijital Dönüşüm Ofislerinin kuruluş amaçlarında da belirtildiği üzere öncelikli ve acil temel problem Sıfır Atık Yönetimi alanı olarak belirlendi. Bu nedenle, ADÜ bünyesinde kurulan bu merkez, “E-Devletten Dijital Devlete” sloganı ışığında kağıt belgelerin kaldırılıp tamamen dijital belgelerin getirilmesi başta olmak üzere kamuda ve sosyal hayattaki atık yönetimiyle ilgili projeler üretecek. Özellikle sıfır atık yönetimiyle ilgili pilot birimler belirlenerek “Akıllı İleri Dönüşüm Sistemi” adında uygulamalar hizmete sokulacak.

    Merkezin inovasyon alanı İş Sağlığı ve Güvenliği alanı olarak belirlenirken, ADÜ İş Sağlığı ve Güvenlik Birimi ile iş birliği çerçevesinde, sanal gerçeklik eğitimlerinden, Kinect tabanlı uygulama eğitimlerine, RFID veya BLE destekli takip veya izleme sistemlerinden akıllı saat uygulamalarına kadar birçok yenilik ile iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili yenilikçi bir dijital dönüşüm atılımı yapılması planlanıyor. İş Sağlığı ve Güvenliği İzleme Sistemi (İSGİS) Projesiyle bütünleşik olarak hayata geçirilecek bu dijital dönüşüm hareketiyle ADÜ’nün iş sağlığı ve güvenliği alanında bir Ar-Ge üssü olma hedefi hedefleniyor.

  • Adana’ya “Bio Teknik Araştırma ve Uygulama Merkezi” kurulacak

    Adana’da Akdeniz meyve sineğine ve tarım zararlarıyla mücadele amacıyla “Bio Teknik Araştırma ve Uygulama Merkezi” kurulacak.

    Toplu mücadele konusunda gerçekleştirilen çalışmalarla planlanan projeler, Adana Valisi Mahmut Demirtaş başkanlığında düzenlenen toplantıda masaya yatırıldı.

    Meyve ve sebze üretiminde önemli bir sorun olan Akdeniz meyve sineği mücadelesinde biyoteknik mücadele esaslı, çevreci ve sürdürülebilir yöntemlerin geliştirilmesi amacıyla Çukurova Kalkınma Ajansı güdümlü proje desteğine başvurusu yapılarak ön mütabakatı imzalanan “Bio Teknik Araştırma ve Uygulama Merkezinin Kurulması” projesinin eş finansman çalışmaları değerlendirildi.

    Toplantı, Akdeniz meyve sineği ve tarım zararlılarıyla mücadele kapsamında gerçekleştirilmesi planlanan proje ve çalışmalar, ilaçlama tarihleri, biyoteknik tuzak asımı ve mücadelede gelinen aşamanın değerlendirilmesinin ardından, konu hakkında fikir alış verişinde bulunulmasıyla son buldu.

    Toplantıya Vali Yardımcısı Murat Süzen, Adana Ticaret Odası Başkanı Atila Menevşe, Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, İl Tarım ve Orman Müdürü Muhammet Ali Tekin’de katıldı.

  • Araştırma görevlisi evinde ölü bulundu

    Bingöl’de epilepsi rahatsızlığı olan ve 2 gündür haber alınamayan araştırma görevlisi Mehmet Güzel evinde ölü bulundu.

    Olay, merkeze bağlı Recep Tayyip Erdoğan Mahallesi Uydukent bölgesindeki bir evde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre,Bingöl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışan 36 yaşındaki Mehmet Güzel’in, 2 gün işe gitmedi. Bunun üzerine mesai arkadaşları eve gittiğinden kapının açılmaması üzerine durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi.Eve gelen ekipler kapıyı açmasının ardından Güzel’in cansız bedeni ile karşılaştı.

    Güzel’in epilepsi rahatsızlığı olduğu, buna bağlı geçirdiği nöbet sonucu yaşamını yitirdiği belirlendi.Bingöl Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi morguna kaldırılan Güzel’in cenazesi otopsi sonrası memleketi Kahramanmaraş’a gönderildi.

  • İşte Erzurum’un ilk engelli araştırma raporu

    Proje, etkinlik ve sosyal farkındalıkları ile göz dolduran ve adından sıkça söz ettiren Erzurum Kent Konseyi Engelliler Meclisi, 6 ay süren yoğun çalışmasının ardından Erzurum tarihinde bir ilke imza attı.

    Engelliler Meclisi Erzurum’da ki engellileri sosyal ve bilimsel gerçeklere uygun şekilde araştırıp elde ettiği verileri rapor haline getirip “Erzurum’un İlk Engelli Araştırma Raporu” adlı kitapta topladı. “Erzurum’un İlk Engelli Araştırma Raporu” adlı kitap Erzurum Kent Konseyi Engelliler Meclisi koordinatörü Abdullah Keleşoğlu tarafından tanıtıldı.Meclis Koordinatörü Abdullah Keleşoğlu’nun göreve gelişinden sonra büyük bir ivme kazanan Kent Konseyi Engelliler Meclisi her hafta önemli bir çalışmaya imza atmaya devam ediyor.

    Erzurum tarihinde bir ilk olan “Erzurum’un İlk Engelli Araştırma Raporu” kitabı hakkında bilgi veren Erzurum Kent Konseyi Engelliler Meclisi Koordinatörü Abdullah Keleşoğlu, “Uzun uğraşlar sonucu ortaya çıkardığız kitap Engelliler Meclisimizin en önemli çalışmalarından biri olmuştur.Bilimsel ve sosyal kriterlere uygun olan araştırma raporumuz şehirde engellilere hizmet edecek yetkililer için bir klavuz niteliğindedir.Araştırma raporumuzla şehrimizde yaşayan engelli sorunlarını, çözüm önerilerini, engelli istatistiklerini ve engelli sayılarını gün yüzüne çıkardık ve Erzurum’daki somut engelli gerçeğine ulaşmış olduk”

    Meclisi Koordinatörü Abdullah Keleşoğlu, Erzurum Kent Konseyi Engelliler Meclisinin düzenlediği 1.Yerel Engelliler Şurası ile Erzurum’daki engelli profilinin kapsamlı olarak araştırıldığını belirterek sözlerine şöyle devam etti; “Araştırma sonuçlarına göre, Erzurum’da 42.975 engelli birey bulunmaktadır. Ülkemizdeki engelli olan nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 12.29’dur. Buna göre ülkemizde 8.431.937 kişi engelli olarak yaşamlarını sürdürmektedir. Bu sayıya engellilerin anne babasını da eklersek 30 milyondan fazla insanımızın bu durumdan etkilendiği söylenebilir. Çünkü engellilik hiç şüphesiz sadece bu problemi yaşayan bireyle sınırlı değil, ailesini ve yakın çevresini başta ekonomik, sosyal ve psikolojik olarak etkileyen çok yönlü bir sorundur. Erzurum Kent Konseyi Engelliler Meclisi tarafından yürütülen “1.Yerel Engelliler Şurası Erzurum’un İlk Engelli Araştırma Raporu Projesi” başarı ile tamamlanmış olup elde edilen bilgi ve bulgular rapor halinde kitapta sunulmuştur.Proje kapsamında, Erzurum merkezinde ikamet eden 229 engelli birey (bedensel engelli, zihinsel engelli, görme engelli, işitme engelli) ve 201 engelli birey ailesi olmak üzere 430 kişiye ulaşılmıştır. Bu engelli birey ve engelli ailelerinin yaşadıkları sosyal, ekonomik, günlük yaşam sorunları araştırılmıştır. Bu kişilerin, temel insani hizmetlerden (eğitim, sağlık, barınma, sosyal güvenlik, istihdam) yararlanma durumları, engelli bireye sahip ailelerin aldıkları sosyal destek belirlenerek, çözüm önerileri sunulmuştur. “Erzurum’un İlk Engelli Araştırma Raporu” projesi ile engelli birey ve ailelerine sunulan hizmetlerde erişebilirliğin, kalitenin arttırılması ve sosyal uyumun sağlanmasına yönelik oluşturulacak olan çözüm stratejilerine, planlara altlık oluşturulmuş ve istatistiki veriler üretilmiştir” diyerek sözlerini tamamladı.

    Öte yandan Engelliler Meclisi Koordinatörü Abdullah Keleşoğlu, projenin tüm süreçlerinde emeği geçen Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’e, Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer’e, Kent Konseyi Genel Sekreteri Köksal Yavuz’a, Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı Burhanettin Yeşilyurt’a ve Engelliler Meclisi Üyelerine teşekkür etti.

  • Saç ekimi için araştırma yaparken nelere dikkat edilmeli

    Medikal Estetik Hekimi Dr. Özgür Koldaş, saç ekiminin steril kliniklerde ve saç ekim uzmanları tarafından yapılmasının sağlık açısından son derece önemli olduğunu belirtti.

    Koldaş Polikliniği sahibi Dr. Özgür Koldaş, saç dökülmesinin günümüzde erkekler ve kadınların sorunlarından biri olduğunu söyledi. Koldaş, saç dökülmesinin sebepleri hakkında, “Yetersiz beslenmeden tutun da genetik yapı, stres veya hormon bozukluklarına kadar birçok sebepten dolayı saç dökülmesi görülmektedir. Ülkemizde erkeklerin yüzde 40’ı, kadınların ise yaklaşık yüzde 10’u bu sorun ile karşı karşıyadır. Tek ve etkin tedavi ise saç ekimidir” dedi.

    Saç dökülmesinin kişilerin psikolojisini de olumsuz etkilediğini belirten Koldaş, “Bu anlamda saç dökülmesi fiziksel bir rahatsızlıktan öte estetik bir kaygıdır. Eğer siz de aynaya baktığınızda kendinizi daha mutlu ve genç hissedecekseniz saç ekimi yaptırmalısınız. Bu aşama saç ekiminde çok önemlidir. Saç ekimi, her şeyden önce sizi mutlu edecekse yapılmalıdır” dedi.

    FUE saç ekimi yönteminde genetik özelliği sonucu dökülme olmayan ense bölgesindeki saç köklerinin FUE motoru ile tek tek alınarak saçsız bölgeye nakledildiğini belirten Koldaş, “Saç ekimi uygulaması, ekilecek saç köküne bağlı olarak 6-8 saat arasında sürmekte ve işlem lokal anestezi altında yapılmaktadır. FUE yönteminde eski tekniklerdeki gibi cerrahi bir kesi olmadığından iyileşme süreci de daha hızlı ve konforlu bir şekilde işlemektedir” dedi.

    Yeni saçların saç ekiminden yaklaşık 4 ay sonra görülmeye başladığını belirten Dr. Özgür Koldaş, 8-10 ay sonra ise arzulanan saç görünümünün elde edildiğini belirterek, “FUE yöntemiyle ekim sırasında PRP ve saç mezoterapisi uygulamalarının yapılması ile daha sağlıklı saç görünümü elde etmek mümkündür” dedi.

    Saç ekiminin gelişen teknolojiyle daha konforlu ve hızlı hale geldiğini belirten Dr. Koldaş, saç ekiminin detaylı bir analiz ve tecrübe gerektiren bir uygulama olduğunu belirtti. Koldaş, “Saç ekimi, saçın çıkış yönünde yapılmalı ve saç kökleri alındığında zaman kaybetmeden steril şartlarda ekilmeli. Ekim yapılan kişilerin süreç hakkında iyi bilgilendirilmeleri, işlemin kalitesi açısından çok önemlidir” diyerek saç ekiminin uzman kişiler tarafından hijyenik koşullarda yapılmasının önemine dikkat çekti.

    Saç ekimi hakkında internette araştırma yapanların kafasının karıştığını ve tereddüde düşerek güven sorunu yaşadıklarını belirten Dr. Özgür Koldaş, vatandaşların ticari amaçlı olmayan Dünya Saç Örgütünün internet sitesini ziyaret ederek detaylı ve doğru bilgiye ulaşabileceklerini belirtti. Saç ekiminin bir ekip işi olduğunu belirten Dr. Özgür Koldaş, “Saç ekimi için gidilen merkezde ekim yapacak olan ekipte bir doktor ve en az iki yardımcı sağlık personeli olmalıdır. Daha az sayıda oluşan bir ekipte birçok sorun yaşanabilmektedir. Benzer sorunlar aynı anda birden fazla operasyon yapan daha kalabalık ekiplerde de yaşanmaktadır” dedi.

    1000 adet kıl kökü ekilip, 2000-3000 kök ekildiğinin iddia edildiğini belirten Dr. Özgür Koldaş, “Bu tarz durumlarla karşılaşmamak için ekim yapılan kişinin veya bir yakınının operasyon sırasında kıl köklerini sayabilme ihtimali bu durumun çözümü olacaktır. Dokuların kolay bir sayılma şekli vardır ve herkes tarafından yapılabilir” dedi.

    Ekilecek saç kökü sayısının işin temeli olduğunu belirten Koldaş, “Ekilecek saçın sayısı ve yoğunluğu herkes tarafından tahmin edilebilir. Bunun için saç ekilecek alanın kalıbı bir A4 kağıda çıkarılarak kesilmeli, sonra da 0,7 mm kurşun kalem ucuyla delikler açılmalıdır. Kalıp üzerinde açılabilen deliklerin sayısı kadar operasyon sırasında bizler de yaklaşık olarak aynı sayıda kanallar açarak kıl köklerini yerleştirmekteyiz” dedi.

    Dr. Özgür Koldaş, böyle pratik bir uygulama ile abartılı ve sadece müşteriyi ikna etmeye odaklı yaklaşımların da tespit edilebileceğini belirtti. İnternetten incelenen resimlerin dikkate alınmamasını tavsiye eden Koldaş, “Daha önce saç ekimi yaptıran hastalar ile görüşmek veya ekim yaptıran kişilerin resimlerini örnek olarak görmek daha fazla fikir elde edilmesini sağlayacaktır” dedi.