Etiket: araştırma

  • Alüminyum Test Eğitim Ve Araştırma Merkezi Projesi Başlıyor

    İSTKA’dan destek alan Alüminyum Test Eğitim ve Araştırma Merkezinin imzaları atıldı.

    Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Alüminyum Test Eğitim ve Araştırma Merkezi (ALUTEAM) tarafından hazırlanan, İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) ile Girişimci Alüminyum ve Sanayici İş Adamları Derneği (GALSİAD) ortaklığında sunulan Alüminyum Test Eğitim ve Araştırma Merkezi Güdümlü Proje, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA)’dan destek almaya hak kazandı.

    FSMVÜ-ALUTEAM, İDDMİB ve GALSİAD tarafından birlikte yürütülecek olan Alüminyum Test Eğitim ve Araştırma Merkezi Güdümlü Projesi’nin protokol imzaları İstanbul Valisi ve İstanbul Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Vasip Şahin, FSMVÜ Mütevelli Heyeti Başkanı İsmail Gerçek, FSMVÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Duman, İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Mertöz ve GALSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kırboz’un yanı sıra alüminyum sektörünün ileri gelenlerinin katılımıyla İstanbul Valiliğinde atıldı. 6.5 milyon TL’nin üzerinde bir yatırımla hayata geçirilecek olan projeyi İSTKA yüzde 75 oranında finanse edecek. İstanbul Kalkınma Ajansı olarak destek verilen projelerin özelliklerine değinen İstanbul Valisi Vasip Şahin, “Güdümlü projenin üniversitemize, sanayimize ve İstanbul’a hayırlı olmasını temenni ediyorum. Burada aranan en önemli özelliklerden biri inovatif olmasıdır. İkincisi yenilikçi ve mümkün olduğunca ihracata yönelik olması veya yönelik değilse en azından ithalatı önleyici yatırımlar olmasına dikkat ediyoruz” dedi.

    “TÜRKİYE’DE ALÜMİNYUM, DEMİR-ÇELİKTEN SONRA EN FAZLA İTHAL EDİLEN HAMMADDE”

    Alüminyumun Türkiye’de demir-çelikten sonra en fazla ithal edilen hammadde olduğunu vurgulayan Şahin, “Biz bugün imzaladığımız bu protokolle alüminyum sektörünün test ve eğitim noktasındaki altyapısına destek vermeyi amaçladık. Türkiye ancak bunu sağladığı takdirde yoluna devam edebilecektir. İnşallah bereketli, faydalı sektöre ve üniversitemize ciddi katkılarda bulunacak bir proje olmasını temenni ediyorum. Bundan sonra artık iş, sektöre ve üniversiteye düşüyor” diye konuştu.

    Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesini girişimlerinden dolayı tebrik eden Şahin, açıklamalarına şöyle devam etti: “Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesini ayrıca tebrik ediyorum. Ciddi ve desteğe değer projeler getiriyor. Biliyorsunuz destek bizim değerlendirmemizle belli aşamalardan ve objektif safhalardan geçerek sonuçlanıyor. İnşallah bundan sonra da aynı tür projelere devam edeceğiz. Hayırlı uğurlu olsun.”

    “2023 HEDEFLERİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN REKABETİN İÇİNDE YER ALMALIYIZ”

    Gerçek, bu projeyle esas hedeflenen amacın alüminyum sektörünün katma değeri yüksek yeni ürünler üretmesi olduğunu belirterek “Çünkü sektör şu an bu tür Ar-Ge faaliyetlerine ve üretim geliştirme faaliyetlerine yeteri kadar insan kaynağı ve maddi kaynak ayıramıyor. Çünkü bunlar maliyetli şeyler” diye konuştu.

    Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı İsmail Gerçek, Kalkınma Ajansı’nın desteği ve üniversitenin de ev sahipliği yapmasıyla finansal kaynağın büyük oranda çözüldüğünü ifade etti.

    Kurulacak merkezin niteliklerine değinen Gerçek, açıklamalarına şöyle devam etti: “Özel sektörle kamu sektörü ve eğitim kurumu arasındaki işbirliği ile bir taraftan burada bir test merkezi kuracağız ve bu yolla daha kaliteli, katma değeri daha yüksek alüminyum üretilmesi sağlanacak, öte yandan üretilen alüminyumların testi yapılmak suretiyle uluslararası rekabette üstünlük sağlamayı hedefliyoruz. Çünkü artık dünyada rekabet çok arttı. Artık firmalar sadece kendi ülkelerinde satış yapmıyor. 2023 hedeflerine baktığımızda, Türkiye’nin alüminyum sektöründen 8 milyar dolarlık bir ihracat bekleniyor. Bu ihracatı sağlayabilmek için mutlaka rekabetin içerisinde bir yer bulmamız gerekiyor. Artık kalitesi düşük alüminyum, dünya alüminyum sektöründeki satışlarda pazar payı bulamıyor. Pazar payını bulabilmemiz için kaliteyi artırmamız gerekiyor. İnşallah bu üçlü sacayağı, Kalkınma Ajansı’nın desteği ve özel sektörümüzle birlikte bunu sağlamayı hedefliyoruz.”

    “ALÜMİNYUM SEKTÖRÜNÜN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYACAK BİR PROJE”

    Projenin amaçlarını anlatan FSMVÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Duman, bu projenin alüminyum sanayicilerimizin çok önemli ihtiyaçları olan, onların üretiminde bir katma değer sağlayacak olan araştırma geliştirme ve üretim alanlarıyla ilgili test ve araştırma merkezini içeren önemli, güdümlü bir proje olduğunu söyledi. Proje çalışmalarının iki yıl süreceğini anlatan

    Duman, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ülkemizin 8 milyar dolar hedeflediği ihracat kaleminin kalitesini, katma değerini, üretim niteliklerini artıracak ve bunu sağlayacak bir proje olarak tasarlandı. Haliyle yeni Türkiye’mizin hedefleri arasında yer alan 2023 sanayi-ihracat hedeflerimizin gerçekleştirilmesinde de önemli katkı sağlayacak.”

    “AKADEMİSYEN AÇIĞININ KARŞILANMASI ÖNÜMÜZÜ AÇACAK”

    Projenin ihtiyaçlarına değinen GALSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kırboz da, “Öncelikle bizim akademisyen açığımız var. Akademisyenler konusunda üniversiteden destek alacağız. Bu çok önümüzü açacak bir pozisyon. Sonra laboratuvar anlamında yapılacak şeyler var orada da önümüz açılacak. Bir de bu projenin içinde direk metalden çalışan metal prototipleme merkezimiz olacak. Bu da bizim için kalıpsız imalatta ve örnek malzeme üretiminde son derece olumlu bir durum. Başlangıçta taleplerin karşılanacağı ümidindeyiz, sonrasında geliştirmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.

  • Kbüde Cengiz Aytmatov Türk Dünyası Uygulama Ve Araştırma Merkezi Açıldı

    Karabük Üniversitesi (KBÜ) Cengiz Aytmatov Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (ATAM) açılışı Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programı ile yapıldı.

    Programa Kırgızistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İbragim Dzhunusov, Garnizon Komutanı Jandarma Albay Cihan Ulukaya, Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Mahmut Kaşgari-Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alaz Ibraev, Karabük Vali Yardımcısı Abdullah Acar, İl Emniyet Müdürü Dr. Serhat Tezsever, Kırgızistan Cumhuriyeti Eski Dışişleri Bakanı Ünlü Kırgız Yazar Cengiz Aytmatov’un oğlu Askar Aytmatov, Kırgız Film Stüdyoları Müdürü Prof. Dr. Bakıt Karagulov, KBÜ kurucu Rektör Prof. Dr. Burhanettin Uysal, Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri katıldı.

    Programın açılışında konuşan Cengiz Aytmatov Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Cıldız İsmailova, “Türkistan coğrafyasında var olan Türklerin, tarihin akışı içinde bir kısmı Anadolu topraklarına göç etmiş, bir kısmı batıya göç etmiş, büyük kısmı Orta Asya’da kalmıştır. Ancak son yüzyıl içerisinde Türkistan coğrafyasındaki Türkler Rus emperyalizmine maruz kalmışlardır. Buna rağmen milli kimlik ve inançlarına tutunarak özgürlüklerine kavuşmayı başarmışlardır. Çeyrek yüzyıldır özgür ve bağımsız olarak yaşayan Türkistan coğrafyasındaki Türkler yönünü Türkiye Cumhuriyeti’ne çevirmişler ve Türkiye’yi kendilerine model kabul etmişlerdir. Genç Türkistan Cumhuriyetlerinin, Türkiye Devleti ile münasebetlerinde kardeşlik hukuku içinde, Türkiye’nin deneyimlerinden ve demokratik olgunluğundan yararlanması yönündeki çabalarına destek olunması son derece yararlı olacaktır. Türk dünyasının birlikteliği yaşaması ve ortak düşüncede buluşması için her kesimden insanın çaba göstermesi geleceğimiz için oldukça önemlidir. Türk Dünyasının birlikteliği bizim aşkımız ve ülkümüzdür. Birliktelik aşkına olan hasretimiz yaklaşık çeyrek yüzyıl önce bitmiştir. Türkistan coğrafyasında artık güneş doğmuş ve inşallah bir daha batmayacaktır. Artık önümüzdeki yeni yüzyılların planlamasını beraberce yapmamız lazımdır. Çünkü Türk Dünyası ancak birlik ve beraberlik içerisinde yücelip, yükselebilir. Bu birliktelik öylesine önemli ki; gelişmiş ve kudretli bir Türk Dünyası, müreffeh, huzurlu bir İslam Dünyası’na da öncülük edebilir. Kimlik ve inanç birliği içinde gelişmiş, Türk Dünyası tüm dünya içinde bir huzur kaynağı olacaktır. Bilindiği üzere bütün birlik ve beraberlikler önce kardeşler arasında başlar ve dalga dalga diğer insanlara yayılır. Parça parça düşünmemize sebep olan bütün engelleri kaldırmalıyız. Artık net, müşahhas planlar ve projeleri beraberce geliştirmenin zamanı gelmiştir ve hatta geç bile kalınmıştır” dedi.

    Kırgızistan Cumhuriyeti Eski Dışişleri Bakanı ünlü Kırgız Yazar Cengiz Aytmatov’un oğlu Askar Aytmatov ise, “Her işin bir hayrı vardır. Bugün burada bulunmaktan çok heyecanlı ve mutluyum. 1976’lı yıllarda Moskova Türk büyük Elçiliğinde düzenlenen resepsiyonda Babam ‘Ben Cengiz Aytmatov Kırgız Türkü’yüm’ diyerek kendini tanıtmıştır. Babamın prensibi tavrı idi, öz kimliğinin ifadesiydi. Kendisini her zaman Kırgız Türk’ü olarak görüyordu. Onun için bu merkezin adına Cengiz Aytmatov adı verildi. Bu Türk birliğini, soy birliği bana göre bir araştırma merkezine layıktır. Türkiye’ye her gelişimde Türklerin Cengiz Aytmatov’u okuduklarını onun eserlerine hayran kaldıklarını görüyorum. Türk Kardeşlerimizin kendi yazarlarını okudukları, onu unutmadıkları ve ona saygı gösterdikleri için teşekkür ediyorum. Çok yerinde, zamanında aktüel bir girişim oldu böyle bir merkezin açılması inşallah Türk dünyası işbirliği ve ortaklığının hızlandırılmasına yönelik süreçlere yardımcı olacaktır. Merkezin biran önce ayağa kalkıp işlerini yürütebilmesi için elimden geleni yapmaya hazırım.” dedi.

    Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Cengiz Aytmatov isminin kendileri için önemli olduğunu söyleyerek, “Türk Dünyası Araştırmaları Merkezinin ismini başkada verilebilirdik ama bu ismi Türkiye’de yaşayan insanlar olarak hepimiz çok yakından tanıyoruz aslında, al yazmalım filmiyle büyüdük biz, bu filmi yazan Cengiz Aytmatov’dur. Çocukluğumuzdan beri belki defalarca seyrettik bu filmi hala seyredişimizde ilk kez seyrediyor gibi sonuna kadar izleriz. Cengiz Aytmatov o yüzden bize hiç yabancı değildir. Cengiz Aytmatov okuyanlar bilir romanlarını hikâyelerini okuyanlar derki bu nasıl bir adam nasıl bir aşk adamı her şeyi aşkla dolu. Bunu Cemile romanıyla ilgili olarak Fransız şair Louis Aragon derki ‘Dünyanın en güzel yazılmış en güzel aşk romanıdır’ İnşallah bizde bu aşkla bu aşk insanıyla Türk dünyasına en güzel şekilde açılmış oluyoruz. Kırgızistan’la olan iş birlikteliğimizi her daim her zeminde devam ettireceğiz” dedi.

    Kırgızistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İbragim Dzhunusov, Kırgızistan’la Türkiye’nin birbirlerinin yakın olması akraba olmasının delilleri vardır diyerek, “Sadece kültürüne ve yapılan işlerine baktığımız zaman bu iki ülkenin çok bağlılığının olduğunu ispat etmektedir. Kırgızistan’ın bağımsızlığını ilk defa tanıyan ülke Türkiye’dir. Kırgızistan’da ilk elçilik Türk elçiliğidir. Baktığımızda Tanrımız birdir dilimiz, dinimiz, tarihimiz ve maneviyatımız birdir bugünümüz birdir yarınımız birdir. Ben bir elçi olarak Türk’ün Allah’ın kavuşturduğu bir akraba olduğunun delilleri; Kırgız Bayrağı da Türk Bayrağı da kırmızıdır. Türk bayrağında Ay ile Yıldız Kırgız Bayrağında güneş vardır. Ay ile yıldız 12 saat Güneş’te 12 saattir. Toplamda 24 saat ve ikisi birleştiği zaman bir gün olur. Bundan dolayı bizi kavuşturan Allah’tır diyorum. Biz iki devlet bir milletiz. Kırgızlara Aladağlılar denir Türklere ise Anadolulular denir. Ben dilerim ki Aladağ’ın evlatları ile Anadolu’nun evlatları hep birlikte olsun. ” dedi.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Yesevi Sanat Topluluğunun gösterisinin ardından protokol tarafından Cengiz Aytmatov Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi açılış kurdelesi kesildi.

  • MHP’den sert ‘bayrak’ tepkisi!

    MHP’den sert ‘bayrak’ tepkisi!

    Milliyetçi Hareket Partisi, Başbakan Erdoğan’ın konuşması sırasında açılan MHP bayrakları ile ilgili inceleme başlattı.

     

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Adalet ve Kalkınma Partisi‘nin ‘Milli İradeye Saygı Mitingi’nde partisine ait sembol ve amblemlerin kullanılmasını sert bir dille eleştirdi. Bahçeli, ‘PKK’ya teslim olmuş, İmralı canisiyle pazarlıklara batmış, milliyetçiliği ayaklar altına layık görmüş Başbakan ve zihniyetinin, Üç Hilali istismara yeltenmesi, Milliyetçi Hareket’in kutlu mücadele ve muhalefetini anlamsızlığa sürükleme provokasyonu siyasi tarihimize kara bir leke olarak geçmekten kurtulamayacaktır. Öncelikle Üç Hilalli bayrağımızı ve bozkurt simgemizi AKP’nin açık hava toplantısında kullanılmasına ve açılmasına kimlerin çanak tuttuğu, kimlerin buna cüret ettiği, bu şerefsiz tertibin içinde kimlerin bulunduğu muhakkak ki açığa çıkarılmalıdır’ dedi.
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın katıldığı ‘Milli İradeye Saygı Mitingi’nde MHP’ye ait üç hilal ve bozkurt simgeli pankart açıklamasının ardından, MHP lideri Devlet Bahçeli yazılı açıklama yaptı. Bahçeli’nin açıklaması şöyle: ‘AKP mitinginde Üç Hilalli bayrakların ve bozkurt simgesinin şeref ve namus yoksunları tarafından taşınması son zamanların en ciddi mütecaviz hareketlerinden ve en pis tezgâhlarından birisi olarak ortaya çıkmıştır.

     
    AKP’nin ‘Milli İradeye Saygı’ konulu açık hava toplantısı bilakis milli irade hazımsızlığının, siyaset hırsızlığının ve partimize hakaretin ilanından başka bir anlama gelmemiştir. PKK’ya teslim olmuş, İmralı canisiyle pazarlıklara batmış, milliyetçiliği ayaklar altına layık görmüş Başbakan ve zihniyetinin, Üç Hilali istismara yeltenmesi, Milliyetçi Hareket’in kutlu mücadele ve muhalefetini anlamsızlığa sürükleme provokasyonu siyasi tarihimize kara bir leke olarak geçmekten kurtulamayacaktır.
    Öncelikle Üç Hilalli bayrağımızı ve bozkurt simgemizi AKP’nin açık hava toplantısında kullanılmasına ve açılmasına kimlerin çanak tuttuğu, kimlerin buna cüret ettiği, bu şerefsiz tertibin içinde kimlerin bulunduğu muhakkak ki açığa çıkarılmalıdır. Başbakan Erdoğan bu edepsizliğin ve siyasi namus konusunda telafisi olmayan aşınmanın hesabını mutlaka vermelidir. Konu çok önemli ve hayati olup, Milliyetçi Hareket Partisi’ne yönelmiş açık, kesif ve çok boyutlu bir saldırı ve suikastın tezahürüdür. Üç Hilal Türk milliyetçilerinin itibarının, iddiasının ve iftiharının maddi ve manevi bir sembolü olup, hayasızların ve hainlerin elinde oyuncak olamayacak, siyaset operasyonlarına kesinlikle alet edilemeyecektir.
    Milliyetçi Hareket Partisi; Başbakan Erdoğan’ı, yanında saf tutarak MHP’nin içini karıştırmakla meşgul olan, anılarımıza ve simgelerimize el uzatma izansızlığına teşebbüs eden insan artıklarını ve fitne yuvalarını tam bir kararlılıkla uyarmakta, girdikleri karanlık yoldan dönmelerini beklemektedir. Başbakan’ın Taksim Gezi Parkı’nı alttan alta kaşıyarak siyasetini tahkim etme gayretine Üç Hilali de ortak etme girişimi, niyeti ve hedefi affı mümkün olmayan rezillik olarak bu zihniyetin alnına kazınacaktır.

     
    Milliyetçi Hareket Partisi, Başbakan Erdoğan’dan mezkur konu hakkında acilen cevap ve müdahale beklemektedir. Bu kapsamda, hükmü şahsiyetimizin ayrılmaz ve bölünmez değerlerine yönelik her tecavüzü şiddetle kınıyor, böylesi eylemlerin hukuki anlamda karşılıksız bırakılmayacağını herkesin bilmesinde fayda görüyorum. Nitekim siyasi kapkaççılara, kervan yağmacılarına, siyaset eşkıyalarına sabrımız ve tahammülümüz kesinlikle yoktur. Milliyetçi Hareket Partisi bu çerçevedeki tüm gelişmeleri dikkat ve titizlikle izleyecek ve şartlara göre aziz dava arkadaşlarımızı ve büyük Türk milletini anında bilgilendirecektir.’

     

     

     

    İNCELEME BAŞLATILDI
    Milliyetçi Hareket Partisi, Başbakan Erdoğan’ın konuşması sırasında açılan MHP bayrakları ile ilgili inceleme başlattı.
    Parti Genel Merkezi’nden bir heyetin, MHP bayrağının kimler tarafından açıldığını öğrenmek için MHP Sincan ve Etimesgut İlçe Başkanlığı’na gittiği öğrenildi.

     
     Başbakan Erdoğan’ı MHP’liler karşıladı

    ‘Milli İradeye Saygı’ mitingi için Ankara’nın Sincan ilçesine giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konvoyunu MHP’li gençler karşıladı. ‘Dik dur eğilme ülkücüler seninle’ sloganları atan grup Başbakan’ı bozkurt işaretleri ile selamladı.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. konvoyunu durdurarak MHP gençleri selamladı. Gençlere teşekkür eden Başbakan Erdoğan daha sonra konvoyu ile mitingi alanına doğru hareket etti.

    Başbakan’ı bozkurt işarete yaparak uğurlayan MHP’li gençlerin elinde 5’er metre uzunluğunda 3 hilal bayrakları vardı. Ayrıca gençlerin ellerinde ‘Dik dur eğilme ülkücüler seninle’, ‘Sen yanmazsan ben yanmazsam biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa’, ‘Bize Allah’tan korkmayı öğrettiler kuldan değil. Tehditlere boyun eğmedin asla eğme Etimesgutlu bozkurtlar’ yazılı dövizler vardı.

  • Son yerel seçim anketi

    Son yerel seçim anketi

    Çözüm süreciyle siyasi tansiyonun yükseldiği bugünlerde son anket rakamları ne diyor?

     

    ORC’nin Nisan ayının son haftasında yaptığı yerel seçim ve genel seçim anket sonuçlarına göre Ak Parti birinci parti. Genel seçim anketinde yüzde 48.7 oranında oy alan AK Parti yerel seçimde ise yüzde 45.3 oy aldı.

     

     

    CHP YEREL SEÇİMDE YÜZDE 30 BANDINDA

    Genel seçim anketinde yüzde 26.5 oy alan CHP yerel seçimde oy oranını yüzde 29.4’e kadar çıkardı.

     

     

    BAHÇELİ’NİN MORALİNİ BOZACAK RAKAMLAR

    ORC anketinde geçtiğimiz günlerde MHP’nin oy oranının CHP’yi geride bıraktığını açıklayan Devlet Bahçeli’nin moralini bozacak rakamlar var. Buna göre genel seçimde yüzde 15.1 oy alan MHP yerel seçimde yüzde 14.8 oy aldı.

  • Dadaş’ı öldüren neden

    Dadaş’ı öldüren neden

    TÜİK 2012 Ölüm Nedenleri araştırmasından ilginç sonuçlar çıktı. Erzurum’da sigaranın yol açtığı hastalıklar ölüm nedeni sıralamasında üçüncü sırada yer aldı.

     
    ÜÇ YILLIK VERİLER
    Son üç yılda 9 bin 534 kişiyi beka alemine uğurlayan Erzurum’da ölüm sebepleri içinde baş sırayı dolaşım sistemi hastalıkları aldı. Ölüm sebepleri içinde kötü huylu tümörler ikinci sırada genellikle bulunurken, sigaranın yol açtığı solunum sistemi hastalıkları ise ölüm sebepleri içinde üçüncü oldu.

     

     
    ÜÇ YILLIK ÖLÜM NEDENLERİ
    Erzurum’da 2010-2012 yılları arasında 3 bin 481 kişi dolaşım sistemi hastalıkları, 2 bin 145 kişi kötü huylu tümörler, bin 153 kişi solunum sistemi hastalıkları, 467 kişi Endokrin (iç salgı bezi, beslenme ve metabolizmayla ilgili hastalıklar), 245 kişi Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları, 507 kişi Dışsal yaralanma nedenleri ve zehirlenmeler ve bin 536 kişi ise diğer sebeplerle yaşamını yitirdi.

     

     
    2012 VERİLERİ
    İlde 2012 yılında bin216 kişi dolaşım sistemi hastalıkları, 692 kişi kötü huylu tümörler, 339 kişi solunum sistemi hastalıkları, 152 kişi Endokrin (iç salgı bezi, beslenme ve metabolizmayla ilgili hastalıklar), 102 kişi Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları, 154 kişi Dışsal yaralanma nedenleri ve zehirlenmeler ve 540 kişi ise diğer sebeplerle yaşamını yitirdi.