Etiket: araştırma

  • Erzurum Bölge Eğitim Ve Araştırma Hastanesinde 8 Yaşındaki Kevser Damlaya Yeniden Doğuş Pastası

    Ev yapımı konserveden zehirlenen Gümüştepe ailesinin kızları Kevser Damla (8) ve Tuba Gümüştepe (18) Erzurum BEAH’ ta tedavi altına alındı. Diyabet hastası olan Tuba Gümüştepe’nin yoğun bakımda tedavisi sürerken Kevser Damla, bir hafta sonra gözlerini açtı. Yeniden hayata merhaba diyen Kevser Damla için servis çalışanları pastalı kutlama yaptı.

    Erzincan’da oturan Gümüştepe ailesinin 4 ferdi evde hazırlanmış konserveden zehirlendi. Rahatsızlanan Nebahat ve Ayhan Gümüştepe çiftine hastanede gıda zehirlenmesi teşhisi kondu. Aynı yemekten yedikleri belirlenen çocukları Kevser Damla (8) ile Tuba Gümüştepe’nin (18) Erzincan Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Yapılan tahliller sonucu zehirlendikleri belirlenen anne ve baba ile çocuklar Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Erzurum’a getirilen anne ve baba ayakta tedavi edilirken abla ve kardeşi yoğun bakıma kaldırıldı. Burada bir hafta süren tedavide küçük kız Kevser Damla gözlerini açarak hayata yeniden merhaba dedi. Küçük kız tedavisini yakından takip eden çocuk doktoru Doç. Dr. Hasan Kahveci’ye parmakları ile kulak işareti yaptı.8 yaşındaki kızın gözlerini açması yoğun bakım servisi çalışanlarını büyük bir sevince boğdu. Küçük kızın yaşama merhaba dediği günü doğum günü olarak kabul eden servis çalışanları hayata yeniden merhaba ‘pastası’ kesti. Pastanın üstündeki mumları üfleyen minik Kevser, yaptığı esprilerle çalışanların neşe kaynağı oldu.

    Küçük kızlarının gözlerini yeniden hayata açmasıyla büyük bir sevinç yaşayan Gümüştepe ailesinin büyük kızlarıyla ilgili endişesi devam ediyor. Anne ve baba diyabet hastası olduğu için yoğun bakımdaki tedavisi süren Tuba için dua ediyor.

    Ailenin evde yapılan konserveden zehirlendiklerini ve bu vakalara ‘botilsimus’ adını verdiklerini belirten yenidoğan ünitesi sorumlusu Doç. Dr. Hasan Kahveci, Gümüştepe ailesinde zehirlenme belirtilerinin 3 gün sonra ortaya çıktığı bilgisini verdi. 8 yaşındaki Kevser Damla’nın hastalarda zehirlenmenin bütün bulgularının ortaya çıktığı bilgisini veren Doç. Dr. Hasan Kahveci, “Hastaya hemen anti toksin uygulandı. Hastamızda yoğun bakımda yattığı sırada hastalığın doğası gereği pinomoni (zatürre) ve yutak borusu mantar enfeksiyonu gelişti. Hastada verilen yoğun tedaviler sonunda 1 hafta içinde hızlı bir iyileşme görüldü. 1. haftanın sonunda hasta yemek yemeye başladı, hastada ki enfeksiyonlar geriledi botulismus zehirlenme bulguları azaldı. Çocuk servisine çıkarılan hasta hayati tehlikeyi atlattı” dedi.

    Doç. Dr. Hasan Kahveci Vatandaşları Evde Yapım Konserveler Konusunda Uyardı.

    Zehirlenme vakalarıyla ilgili vatandaşları uyaran Doç. Dr. Hasan Kahveci, “Konserve yeme sonrası ani gelişen göz, yutma ve solunum problemi olanlar da botulismus zehirlenmesi düşünülmeli. Tanı erken konulmalı, tedaviye erken başlanmalı. Halk konserve yapımı, saklanması ve kullanılması konusundan bilgilendirilmelidir. Kapağı bombeleşmiş yani içinde gaz birikmiş konserveler bozulmuş kabul edilmeli hemen imha edilmelidir” diye konuştu.

    Botulismus zehirlenmesi nedir

    Botulismus zehirlenmesi daha çok ev yapımı sebze, et, balık, peynir gibi gıdalardan hazırlanan konservelerin yenilmesi sonucu oluşur. Zehirlenme Bu konserve ürünlerinde bulunan Clostridyum botilinum(bakteri) isimli bakterini ürettiği botulismus toksin(zehir)in bu konservelerin yenilmesi sonucu alınmasından sonra ortaya çıkar.

    Bu zehir insanın sinir sistemine yerleşir. Zehir’in alınmasından ortalama 18-36 saat sonra ilk belirtileri bulanık görme ve çift görme şeklinde ortaya çıkar. Belirtiler yukarıdan aşağıya şeklinde ilerleyen felç sonucu oluşur. Bu hastalığın belirtileri; halsizlik, solunum yetmezliği, yutma güçlüğü, konuşmanın bozulması, göz kapaklarını açamama, göz hareketlerinde azalma, ağzınıkapatamama, tükürük oluşumunun kaybolması, ağız kuruluğu, bulanık görme, göz bebeğinin büyümesi, kan basıncı ve kalp hızında azalma, ciltte benekleşme, terleme bozukluğu, idrar yapamama, karın ağrısı, bulantı, kabızlık, dilde büyüme ve ağırlaşma hissi, gözlerde kayma şeklinde belirtiler ortaya çıkar. Botulismus mikrobu 2-3 saat kaynatma ile bile bozulmaz. Ancak bu mikrobun ürettiği botulismus mikrobu 10 dakika kaynatma ile etkisi kaybolur. Zehir alınmasından 2 saat ile 8 gün arasında belirtiler ortaya çıkar.

  • Erzurum Bölge Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine Hızır Laboratuvar Kuruldu

    Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi içine hastaların tahlil işlemlerinin kısa sürede sonuçlanması için ’ hızır acil laboratuvar’ bölümü kuruldu.

    Hastane Başhekim ve Yöneticisi Prof.Dr.Bilgehan Erkut, bu laboratuar açılmadan önce acil hastaların tahlil verme işlemlerinin hastanede merkez laboratuvarda ortak olarak gerçekleştiğini, bunun da hasta ve hekim açısından zaman kaybı oluşturduğunu söyledi.

    Mevsimsel hastalıklar sebebiyle acil polikliniğe gelen hasta sayılarında artış olduğunu dile getiren Prof.Dr.Bilgehan Erkut “Özellikle göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetiyle acil servise gelen hastaların hayati tehlikesi söz konusu olabileceğinden kan alma işlemlerinin hızlı bir şekilde olması gerekiyor. Bu nedenle acil servisimize Hızır acil laboratuarı adını verdiğimiz birimin kurulması çok faydalı oldu” ifadelerini kullandı.

    Amaçlarının hastaların tahlil verme ve sonuç alma sürelerinin minimum seviyeye düşürmek olduğunu ifade eden Prof.Dr. Erkut, “Acil servis içerisinde kurulan ’Acil Laboratuvar Servisi’ birçok hastanede yok. Bu servis acil içinde ve kendine özgü olduğu için zamandan’da tasarruf edilerek daha hızlı sonuca gittiklerini söyledi.

  • Şeker Hastalığında Ezber Bozan Araştırma

    Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik, diyabet hastalarında, cerrahi tedavinin erken bir dönemde yapılmasının ciddi kilo problemi olmaması durumunda şekeri düzeltebildiğini söyledi.

    Doç. Dr. Alper Çelik, çalışmanın sonuçlarının; 1 Aralık 2015 tarihinde gerçekleşen Dünya Diyabet Kongresinde Dr. Geltrude Mingrone tarafından sunulduğunu, raporun ayrıca Diabetes Care isimli tıp dergisinde de yayımlandığını ifade ederek, “Yayımlanan raporda; (Swedish Obese Subjects) başlığı altında yapılan çalışma ile birlikte, diğer iki klinik araştırmada yer alan toplam 727 hastaya ait veri incelendi. Uzmanlar; diyabet süresinin kısa olmasının, cerrahi öncesinde açlık kan şekerinin düşük olmasının ve ince bağırsakları da içeren cerrahi işlemlerin; birbirlerinden bağımsız olarak diyabetteki düzelme oranlarını belirlediğini belirtti” dedi.

    AMELİYAT ÖNCESİ KİLO FAZLALIĞI ŞEKERİN DÜZELME ORANINI BELİRLEMİYOR

    Yapılan üç araştırmada da; ameliyatın ilaç tedavilerinden daha iyi sonuç verdiği vurgulandı ve ciddi kilo problemi olmayan hastaların, obez hastalara benzer şekilde, ameliyattan fayda gördükleri belirtildi. Dr. Mingrone, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Tip 2 diyabeti olan kişilerden ameliyat için uygun olan hastaları seçmek için kullanılan kriter yeniden tanımlanmalıdır. Çünkü, kilo fazlalığı, kan şekeri kontrolünün sağlanması ile ilgili bir fikir vermemektedir.”

    Günümüze kadar; obezite cerrahisi için hasta seçiminde, tek bir kriter bulunduğunu belirten Dr. Mingrone; “Kontrol edilemeyen diyabet ile ilişkili olarak, ameliyat olabilmek için hastaların kilolu olmaları gerektiği düşünülüyordu. Ancak, araştırma gösteriyor ki, kilo fazlalığınız şekerin düzelme oranı ile ilgili hiç bir fikir vermiyor“ dedi.

    Dr. Mingrone; günümüzde, cerrahi tedavinin, diyabette düzelme ve kan şekeri kontrolünde iyileşme sağlanmasında etkili olduğunu kanıtlayan yeterli sayıda yayın olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Endokrinolog, cerrahi tedavi ile ilgili olarak, görece küçük çalışmalar yerine, geniş gruplarda yapılan, kısa ve uzun sürede ortaya çıkabilecek sorunların yer aldığı bilgilere daha çok ulaşmak isteyecekdir. Bu yöndeki en büyük sorun; bir ilaca yönelik, geniş gruplarda yapılan bir araştırma için ilaç firması ödeme yapabiliyorken; obezite cerrahisi için, yalnızca kamu fonlarından küçük burs sağlanabilmesidir.”

    Diabetes Care dergisinin editörü Dr. William T. Cefalu ise şunları söyledi: “Bu çalışma ile, bir şeker hastası için ameliyat tedavisi düşünülürken, sadece kilo fazlasının değerlendirilmemesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Ameliyat edilen hastaların takipleri kilo değerlerinden bağımsız olarak şekerin düzeldiğine işaret etmekte” dedi.

    Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik ise; bu uygulamanın tıp literatüründe Metabolik Cerrahi olarak adlandırıldığını söyledi.

    Türkiye’de, 2008 yılından bu yana binlerce şeker hastasının bu yöntemle tedavi edildiğini ifade eden Çelik, sözlerini şöyle tamamladı: “Bizim yıllardır savunduğumuz ifadelerin dünyanın önde gelen sağlık otoriteleri tarafından bugün kabul ediliyor olması, ironik bir durum. Bizler ameliyat ettiğimiz hasta sayıları açısından dünyanın en geniş ikinci serisine sahibiz. Türkiye, Metabolik Cerrahi konusunda takip eden değil, takip edilen ülke konumundadır.”

  • CHP’li Basmacı’nın ’Meclis Araştırma Komisyonu’ Kurulması Talebi Reddedildi

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili ve CHP Grubu Yönetim Kurulu üyesi Melike Basmacı’nın, Rusya krizinin Türkiye’ye etkilerinin ortaya çıkarılması için Meclise verdiği “Meclis Araştırma Komisyonu kurulması” teklifi reddedildi.

    Cumhuriyet Halk Partisi Denizli Milletvekili ve CHP Grubu Yönetim Kurulu üyesi Melike Basmacı, Rusya krizinin Türkiye’ye etkilerinin ortaya çıkarılması için Meclise teklif sundu. Ancak teklifi kabul edilmeyen Basmacı daha sonra bir konuşma yaptı. Basmacı, “24 Kasım 2015 tarihinde Rusya’ya ait savaş uçağının düşürülmesi ile Rusya’nın Türk ürünlerine uyguladığı boykot sonrası Türk tekstilcileri çok zarar görmüştür. Özellikle Denizli tekstilcileri zor durumda kalmış, Laleli pazarına ürün gönderemeyecek hale gelmiştir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedik. Tabi ki de Danışma Kurulu’na sunduk. Danışma Kurulu demek, parti temsilcilerinin ve Meclis Başkanı’nın olduğu bir kurul. Danışma Kurulu’nda bir meclis araştırılmasının açılması kararı alınabilir. Ama buraya da yönlendirilebilir. Ama kurulda halk yararı değil, konuları getirenlere bakıldığı için maalesef bu da reddedilmiştir. Yani Türkiye’deki tekstilcilerin zararının araştırılması meclis önergesi, Danışma Kurulu’nda reddedilmiştir. Ama ben ilk defa bu redde sevindim. Çünkü bu sayede, bu genel kurulda sayın vekillerin, işçilerin, yani tekstil işçilerinin ve işadamlarının yanında mı yoksa rozetlerinin gölgesinde mi olacaklarını hep birlikte görme şansımız olacaktır” dedi.

    Türkiye ihracatının özellikle de tekstil ihracatçısının Rusya krizinden sonra uğradığı zararın araştırılması için verdiği önergeye Denizli, Bursa ve İstanbul vekillerinin rozetlerinin gölgesine sığınmadan destek vermelerini isteyen CHP Denizli Milletvekili Melike Basmacı, “Bugün gerçekten tekstil ve genel ihracatımızda ciddi sorunlar var. Firmalar iflas erteleme istemekte ve işçi çıkarmaktalar. 2014 ihracatı 157.6 milyar dolarken, 2015 ihracatı 139.7 milyar dolara düşmüştür. Bu ihracat niye düştü biliyor musunuz? Hükümet Irak, İran, Suriye pazarını kaybettiği için düşmüştür. Bu ihracat niye düştü biliyor musunuz? Yanlış kararlar alınıp, Euro’yu artırıp Avrupa Birliği pazarını kaybettirdiği için düşmüştür. Bu ihracat niye düştü biliyor musunuz? Öfke ve ani kararlarla alınıp Rusya pazarını kaybettiğimiz için düştü. Bu ihracat niye düştü biliyor musunuz? İşadamına KDV, Gümrük Vergisi, ÖTV, gelir vergisini katın katın yüklediği için düştü. Ama sonuçta ne oldu biliyor musunuz? Bu ekonomik düşüş halka yansıdı. Nasıl mı yansıdı? İşçi çıkarılmaya başladı. Gıda enflasyonuyla, hamam vergisiyle, bekarlık vergisiyle, tüp bebeğe vergiyle, kesik kolun KDV’siyle yansıdı” diye konuştu.

  • Kayseri Eğitim Ve Araştırma Hastanesinde Algoloji Polikliniği Açıldı

    Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi edilemeyen ağrılar veya tedavi edildiği halde devam eden ağrılar için Algoloji Polikliniği açıldı.

    Algoloji uzmanlarının Türkiye’de çok az hastanede hizmet verdiğini ifade eden Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İbrahim Özcan özellikle kanser hastaları gibi ağrının hasta hayatını çok olumsuz etkilediği hastaların ve kronik ağrısı olanların Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi edilmeye başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

    Doç. Dr. Özcan ayrıca, Algoloji polikliniğinin ihtiyaç duyduğu en son teknoloji ürünü radyofrekans cihazı, tıbbi malzeme ve ameliyathane koşullarının sağlandığını ve hastaların hizmetine sunulduğunu ifade etti.

    Algoloji Uzmanı Dr. Savaş Şencan, algolojinin cevap bulamayan, zor, kronik ve dirençli ağrılarda medikal tedavileri ve girişimsel işlemleri uygulayan geniş kapsamlı bir ağrı bilimi olduğunu bildirdi. Daha öncesinde Anestezi ve Reanimasyon uzmanları tarafından bu hizmetin verildiği söyleyen Uzm. Dr. Savaş Şencan, 2013 yılından itibaren ülkemizde yan dal uzmanlık sınavıyla Anestezi, Fizik Tedavi ve Nöroloji uzman hekimlerinin bu ihtisasa alınmaya başlandığını ve yan dal ihtisası yaparak Algoloji uzmanlığını alan ilk hekimlerden biri olduğunu belirtti.

    Özellikle, ilk etapta kanser hastalarının kronik ağrılarına yoğunlaştıklarını ifade eden Uzm. Dr. Şencan; “Kanser hastalarının tanı konulduğu andan itibaren algoloji (ağrı) uzmanı tarafından değerlendirilerek takip edilmesi gerekiyor. Çünkü bu hastalar değerlendirildiğinde yaklaşık yüzde ellisi ağrılı oluyor ve ağrı şikâyetinin tedavi edilmesi gerekiyor. Algoloji olarak mevcut hastalıklarının tedavisine yönelik bir müdahale yapmıyoruz ama mevcut olan ağrısını kesmek, yaşam kalitesini artırmak, günlük yaşamlarını daha iyi idare ettirebilmeleri için ağrı kesici yöntemlere başvuruyoruz” dedi. Dr. Şencan ayrıca, “Bu tedaviler ilaç tedavisi olabildiği gibi onun haricinde girişimsel işlemler dediğimiz ameliyathane ortamında, steril koşullarda yaptığımız, yeri geldiğinde ağrıya neden olan siniri bloke etmek veya radyofrekans işlemi gibi ileri düzey girişimsel işlemlerde olabiliyor” dedi.

    Uzm. Dr. Savaş Şencan, hastaların doğrudan algoloji polikliniğine gelebileceği gibi diğer bölümlerden de algolojiye yönlendirilebileceklerini sözlerine ekledi.