Etiket: Araştırıyor

  • Kayseri Şeker, coğrafi şartlara uygun buğday ve arpa çeşitlerini araştırıyor

    Kayseri Şeker, bölge coğrafi şartlarına uygun, verim oranı yüksek arpa, makarnalık buğday, ekmeklik buğday konusunda bölge çiftçisini kaliteli ve verimli tohum ile buluşturma çalışmalarını başlattı.

    Kayseri Şeker yöneticileri Ankara Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü (Tagem) ile görüşerek, arpa, makarnalık ve ekmeklik buğday tohumlukları kapsamında; Bozlak(Anka-04), Zeynel Ağa, Akar, Burakbey, Çetin-2000, Tosun Paşa, Avcı-2002, Aydan Hanım arpa çeşitleri, Kışla(Ank-25),Kenan Bey, Eser, Şanlı, Bayraktar 2000,Tosun Bey ekmeklik buğday çeşitleri ile İmren, Mirza Bey 2000, Emin Bey, Kızıltan-91, Ç-1252 makarnalık buğday olmak üzere toplam 19 çeşit buğday ve arpa çeşidinin denemeye alındığını belirttiler.

  • Kutuplarda Türk bayrağını dalgalandıran kadın şimdi de iklimleri araştırıyor

    Kutuplarda Türk bayrağını dalgalandıran Gaziantepli bilim insanı Doç. dr. Burcu Özsoy, şimdi iklim projesi kapsamında Antartika’da bilimsel araştırma ve çalışmalarını sürdürüyor.

    1987 yılında GKV Özel Okullarından mezun olun Gaziantepli bilim insanı Doç. Dr. Burcu Özsoy üstlendiği uluslararası görevlerle kentin gururu olmayı sürdürüyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Kutup Araştırmaları UYG-AR Merkezi Müdürü Doç. Dr. Burcu Özsoy, Dünya İklim Araştırma Programı’nın (WCRP) 20 yıldır devam eden İklim ve Okyanus: Değişkenlik, Öngörülebilirlik ve Değişim Projesi’nin (CLIVAR) Türkiye Temsilcisi seçildi. Geçtiğimiz yıllarda Antartikada ay yıldız bayrağı dalgalandıran ekibin liderliğini yürüterek kutuplara Türk bayrağı diken ilk kadın unvanını kazanan Burcu Özsoy, şimdi ise Dünya İklim Araştırma Programının (WCRP) 20 yıldır devam eden İklim ve Okyanus: Değişkenlik, Öngörülebilirlik ve Değişim Projesi’nin (CLIVAR) Türkiye Temsilcisi seçildi. Proje kapsamında çalışmalarını sürdüren Özsoy’un yeni görevnii de başarıyla yerine getirerek, bilim dünyası için çalışmalarını sürdüreceği öğrenildi.

    Öte yandan yürüttüğü çalışmalarla hem ülkenin hem de kadınların gururu haline gelen Özsoy’un bilim dünyası için önemli ve hayli zorlu olan çalışmalarla ilgili de görev alması bekleniyor.

  • Avustralya polisi, uçak düşürme iddiasını araştırıyor

    Avustralya’da polis, uçak düşürme eylemi hazırlığında olduğundan şüphelenilen 4 terör zanlısının gözaltına alınmasının ardından, soruşturma kapsamında 5 evi inceledi.

    Avustralya’nın Sidney kentinde uçak düşürme iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 5 evde arama gerçekleştirildi. Polis tarafından yapılan açıklamada, patlayıcı bir cihaz yapmak için kullanılabilecek materyaller ele geçirildiği belirtildi.

  • Katil eşler, hangi durumlarda cezalarında indirim olacağını Google’dan araştırıyor

    İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Toplumsal Farkındalık ve Sanat Kulübü ‘Kadına Şiddette Ceza İndirimi ve Kadınların Özsavunması’ başlıklı bir etkinlik düzenledi. Fatma Altınbaş Konferans Salonunda yapılan etkinliğe Avukat Feyza Altun konuşmacı olarak katıldı.

    Kadın cinayetlerinde ‘İyi hal indirimi’ ve ‘Haksız tahrik indirimi’ uygulanmasına karşı olduğunu söyleyen Avukat Altun, dava süreçlerinde yapılan indirimlerin tepki topladığını ve kamuoyundan gelen bu tepkilerin işe yaradığını belirtti.

    “Google’dan hangi hallerde indirim alacağına bakıyordu”

    “Eşine onu kızdıracak söz söylediği için kadın öldürülürse indirim uygulanmamalı” diyen Altun, “Toplumsal dönüşüm gerektirse de davalarda indirimlerin uygulanmaması kadın cinayetlerinde caydırıcı olacaktır. Örneğin bir davada karısını öldüren kocanın hangi hallerde indirim alırım diye Google’dan araştırma yaptığını gördük. Artık bu indirimler kanun maddesi olmaktan çıkıp kötü niyetle kullanılmaya başlandı. Eşlerini, sevgililerini, nişanlılarını veya kendilerini reddeden kadınları öldüren erkekler tarafından cezasızlık hali olarak alınıyor” dedi.

    Yasaların erkekler tarafından hazırlandığını o yüzden eril olduğunu ifade eden Altun, “Bu durumda yasalar daha çok erkeği koruyan, erkek bakış açısıyla yapılmış oluyor. Düşünün ki yakın zaman kadar ‘adam öldürme’ suçu vardı bu daha sonradan ‘insan öldürmeye’ döndü. Bu sebep kanunları ve kararları kadın hâkimler uygulasa dahi yasalar erkek egemen olunca dava sonuçları erkekler lehine çıkıyor. Bunun için biz mücadele etmeliyiz, tepki çok önemli ve yerini de buluyor” diye konuştu.

    “Kadınlar erkeklerin mülkiyeti değildir”

    “Siyasilerin söylemleri çok önemli çünkü halkımızın örnek aldığı ve çok sevdiği siyasetçiler var” diyen Altun sözlerine şöyle devam etti;

    “Yasaların indirim uygulanmadan bilfiil uygulanması ayrıca caydırıcı olacaktır. Ayrıca daha küçük yaştan itibaren anasınıfında, ilkokulda kadın erkek eşitliği ve cinsel eğitimlerin verilmesi gerekiyor ki kadın ve erkek hem kendi bedenini bilsin hem de karşısındakiyle daha bedeni bir ilişki kurabilsin. Bunların yanında kadınların erkeklerin mülkiyeti olma halinden vazgeçildiği zaman şiddet tabii ki de azalacaktır.”

    Konuya ilişkin açıklama yapan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Kavaklı Birdal, “Kadına yönelik şiddetin, erkeklerin kıskançlık sebebiyle ya da cinnet getirip yaptığı münferit olaylar değil; toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan sistematik bir sorun olduğunu söyledi.

    “Medya kadına şiddet haberlerinde daha duyarlı olmalı”

    Toplumsal bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu belirten Birdal, “Kadına şiddetle toplumsal bir şekilde mücadele etmek gerekiyor. Basında bu haberlerin verilişiyle ilgili kullanılan dilden tutun da, mahkemelerde bunlarla ilgili verilen kararlara, toplumsal reddin ne şekilde uygulandığına kadar çok geniş bir alanda değerlendirilmesi gereken bir durum alsında. Kadına şiddet hiç kapanmayan ve gittikçe derinleşen bir yaradır” dedi.

    Kadına şiddet haberlerin medyada yer almasının farkındalık açısından olumlu olabileceğini fakat kullanılan dilin yanlış olduğunu dile getiren Birdal, “Görünür olma farkındalık olması açısından olumlu olarak değerlendirilebilir ama kullanılan dilde ciddi sorunlar görüyoruz. Yargılayıcı ve sanki kadının mutlaka bir sorumluluğu varmış gibi bir yaklaşım toplumsal algıyı olumsuz etkileyen şeyler. Örneğin haberde erkek şiddetine uğramış bir kadının açık adresi verilebiliyor, medeni hali eğer boşanmışsa bu altı çizilerek belirtiliyor. Kadının bedeni, yaralanmış, örselenmiş hali, pervasızca mahremiyet ihlal edilerek paylaşılıyor. Son kertede en temel hak olan yaşama hakkı kadınların elinden alınmış oluyor” açıklamalarında bulundu.

    “Hukuki uygulamalar toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiriyor”

    Hukuki uygulamaların toplumsal eşitsizliği derinleştirdiğini ve kadınların aleyhine uygulandığını söyleyen Birdal sözlerine şöyle devam etti;

    “Sonrasına baktığımızda daha acı bir tablo var aslında çünkü hukuki uygulamaların toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren ve kadınların aleyhine uygulandığını görüyoruz. Kadın katillerine uygulanan ‘Haksız tahrik ve iyi hal indirimi’nin öz savunma hakkını kullanan kadınlara uygulanmadığını görüyoruz. İnsanların hayatı tehlikeye girdiğinde, süregelen bir şiddet, baskı söz konusu olduğunda öz savunma kanunen tanınmış bir haktır. Bu sadece saldırıya uğrayan kişi için değil etrafındakiler için de bir yükümlülüktür aslında. O yüzden otobüste bir kadına şort giydiği için biri saldırdığında insanların duyarsız kalmaması, izlememesi gerekiyor.”

    Son olarak kadına şiddeti önlemenin mümkün olduğunu belirten Birdal, “Kadına şiddeti önlemek mümkün, yapılacak çok şey var. Feminist Hareketin, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun ve benzer sivil toplum kuruluşlarının bunu dillendirmesi, canlı tutması ciddi etki yaratıyor. Ama sistematik bir sorunla karşı karşıyayız, kendisini eğitimden tutun da yargıya kadar yeniden üreten cinsiyetçi yapı söz konusu. Öncelikle zihniyet değişikliğine ihtiyaç var, kadın ve erkekleri eşit vatandaşlar olarak gören bir yaklaşımla ancak ilerleyebiliriz” dedi.

  • Meclis Aile Komisyonu Boşanmaları Araştırıyor

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Aile Komisyonu ve Sosyal İşler Komisyonu, Bursa’nın Gemlik ilçesinde toplantı yaptı. Toplantıda Türkiye genelinde evlenme ve boşanma oranları tartışıldı.

    Paşa Konağı’ndaki BADEM Merkezi’nde yapılan toplantıya Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz ve Kent Konseyi yöneticileri de katıldı. Toplantıda Türkiye genelinde evlenme ve boşanma oranları incelenirken, mahalli idarelerin aile müessesine katkıları değerlendirildi. Komisyon Başkanı AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Kesir, Türkiye genelinde boşanma rakamları son yıllarda yükselmesine rağmen, dünya ortalamasına göre Türkiye’nin iyi durumda olduğunu söyledi. Kesir, “İlk toplantımız 14 Ocak’ta başladı. Geçici bir komisyonuz. Dört aylık süremiz var. Boşanma oranları ve aile meselelerini araştırmak üzere kurulduk. Her birimiz bu meseleyle ilgili insanlarız. Bazı sıkıntılar mahalli özellik arz edebiliyor. Bunun için farklı bölgelerde toplantılar gerçekleştiriyoruz. Daha önce Kilis, Urfa ve Antalya’yı ziyaret ettik. Bursa’yı çok göç alması ve geçiş noktası olmasından dolayı tercih ettik. BADEM’in de yeni açıldığını biliyorduk, yerinde inceleme imkanı bulduk. Belediyelerin de bu konuda çalışma yapması bizleri memnun etti” dedi.

    Türkiye’de boşanmanın başlıca sebebi ekonomik olarak görülse de, maddi meselelerin dördüncü veya beşinci sırada yer aldığına dikkat çeken Kesir, “Boşanmaların başlıca sebebi çiftler arasında iletişim eksikliği. Kadınlarda boşanma sebebinin yüzde 60’ı, evliliklerinin bir bölümünde şiddet görmeleri. Engelli ailelerde de belli bir yüzdede. Bir zaman sonra babanın evi terk ettiğini ve annenin engelli çocukla yalnız kalarak mücadeleyi sürdürdüğünü görüyoruz’’ şeklinde konuştu.

    Heyet Bursa’da incelemelerine devam edecek