Etiket: Araştırılıyor

  • Milas’ta İntihar Girişimi Araştırılıyor

    Milas Dr. Mete Ersoy Ortaokulu’nda bir kız öğrencinin intihar girişimi adli ve idari soruşturmaya konu oldu.

    Milas’ta önceki gün eğitim camiasında şok etki yaratan olayda, 14 yaşındaki ortaokul 3’üncü sınıf öğrencisi O.K., okul müdürünün odasında yaşanan bir tartışma nedeniyle pencereden atlayarak, ağır yaralanmıştı.

    Muğla’da özel bir hastanede hayati tehlikeyle tedavisi süren genç kızın ailesi, O.K’nın başka bir öğrenci tarafından rahatsız etmesi sonucu gerçekleştiğini iddia etti.

    Milas Milli Eğitim Müdürlüğünden olayın aydınlatılmasına dönük yapılan açıklamada, konunun adli ve idari yönden incelenerek psikolog desteğiyle, gelişen duruma müdahale edildiği anlatıldı. Olayın gelişimine ilişkin basın kuruluşlarına gönderilen açıklamada, “Dr. Mete Ersoy Ortaokulu’nda 19 Nisan Salı günü 8. sınıf öğrencilerinden aralarında O.K’nın da bulunduğu iki öğrenci tartışma yaşamıştır. Okul idaresince bilgilendirme amaçlı veliler okula davet edilmiştir. Velisinin de bulunduğu konuşma esnasında öğrencimiz Olcay K. kendisinden beklenmeyen bir hareketle 3. kattan kendisini boşluğa bırakmıştır. Konu ile ilgili adli ve idari soruşturma başlatılmış olup, rehber öğretmen ve psikologdan oluşan ilçe kriz müdahale ekibimiz öğrenci, öğretmen ve velilerimizle gerekli çalışmaları sürdürmektedir. Öğrencimize acil şifalar dileriz” ifadelerine yer verildi.

    Konuyla ilgili Milli Eğitim müfettişlerinin de inceleme başlattığı öğrenildi.

  • Batman’da Park Halindeki Ambulans Alev Aldı, Olayın Terör Saldırısı Olup Olmadığı Araştırılıyor

    Batman’da Sağlık Bakanlığı’na ait park halindeki ambulans alev aldı.Kullanılamaz hale gelen ambulansın terör saldırısı olup olmadığı araştırılıyor.

    Alınan bilgilere göre, 19 Mayıs Mahallesinde bulunan Toplum Sağlığı Merkezi önünde park halindeki ambulans bilinmeyen bir nedenle alev aldı. Sağlık merkezi önünde bulunan ambulansın alev aldığını fark eden personel durumu itfaiye ekiplerine bildirdi.

    Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, alev alan ambulansı söndürme çalışması başlattı. Ambulans kullanılmaz hale gelirken olay yerine çok sayıda güvenlik güçleri sevk edildi. Bölgede güvenlik önlemi alan polis, olay yerinde geniş çaplı inceleme yaptı.

    Yanan ambulanstan inceleme yapan polis ekipleri olayın terör saldırısı olup olmadığını araştırıyor. Olayı duyan mahalle sakinleri, patlama üzerine sokağa indiklerini ve bu sırada ambulansın yandığını gördüklerini söylediler.

  • Akçakale Adası’nın 5 Bin Yıllık Tarihi Araştırılıyor

    Ardahan Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Sami Patacı, Akçakale Adası’nın, Ardahan, Doğu Anadolu Bölgesi ve Trans Kafkasya bölgesinin en önemli arkeolojik alanlarından biri olduğunu söyledi.

    Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Sami Patacı, Çıldır Gölü sınırlarında bulunan Akçakale Ada Şehrinin doğal güzelliklerinin yanı sıra 5 bin yıllık tarihin de izlerini taşıdığını söyledi. Patacı, Antik kent olma özelliğine sahip Akçakale Ada Şehri’nde, Neolitik dönemden günümüze pek çok mimari yapının kalıntılarını görmek mümkün diyerek, adanın geçmiş tarihiyle ilgili bilgi verdi.

    Patacı, “Akçakale Adası Trans Kafkasya bölgesinin en önemli arkeolojik alanlarından birisi. Akçakale Adası’nın tarihi en erken orta tunç çağına kadar gitmektedir. Bölgede 1940’lı yıllardan bu yanı çeşitli araştırmacılar tarafından kısa soluklu araştırmalar yapıldı. İlk kez 1940’lı yıllarda İsmail Kılıç Kökden tarafından araştırma yapıldı. Daha sonra Bakiye Yükmen, Hamza Gündoğdu, Kemalettin Köroğlu ve son olarak Alparslan Ceylan tarafından araştırmalarda bulunuldu. Fakat günümüze kadar herhangi bir arkeolojik kazı gerçekleştirilmedi. Orta Tunç çağına ait kültür varlıkları adada kuzey bölümünde kurgan ve kromnik dediğimiz mezar yapıları var. Kurgan yapıları üzerinde taşlı dam olarak adlandırılan bir kurgan yapısı 2004-2005 yılında çalışıldı ve Kars Müzesi Müdürlüğü tarafından ufak çaplı bir restorasyon yapıldı. Bu yapılar Orta Tunç çağına yani günümüzden ortalama 4 bin yıl evveline ait yapılar ve dolayısıyla önemli yapılar. Bu kurganlara benzer kültür varlıkları yine Çıldır ilçesinin Kurtkale yerleşim alanında bulunmakta. Onun dışında Gürcistan’da Triyalite ve Meşeti dediğimiz bölgede de bu Orta Tunç çağı kurganlarına benzer kurganlar var. Bunların dışında adada üzerinde durduğumuz alanda bir kale bulunmakta. Kalenin herhangi bir arkeolojik kazı yapılmadığı ve küçük buluntu tespit edemediğimiz için kalenin ilk yapım tarihini bilmiyoruz. Ancak Urartu krallığı dönemine ait olmalı diye tahmin ediyoruz. üçgen formlu bir kale, kuru duvar tekniğinde inşa edilmiş. Adanın merkezinde yerleşim alanlarına ait kalıntılar var. Bu kalıntılar’da Urartu dönemine ait olmalı, fakat yine kazı yapılmadığı için tarihini bilemiyoruz. Dikdörtgen planlı, kare planlı yapılara ait kalıntılar bunlar. Adanın Orta Çağ’da da kullanımda olduğunu biliyoruz. Orta Çağ kalıntılarına ilişkin içinde bulunduğumuz bir Gürcü şapeli var. Bu şapel 10 ila 12’nci yüzyıllar arasına ait olmalı. Tipik bir Gürcü Şapeli ve Ardahan’da 100’den fazla bu tarz şapel bulunmakta. Ardahan’ın Orta Çağ dini yapıları ilk olarak 1980’li yıllarda Mine Kadiroğlu, daha sonra da onu takiben Prof. Dr. Fahriye Bayram tarafından araştırıldı. Bu yapılar dolgu duvar tekniğinde inşa ediliyor ve düzgün kesme taşlarla dış cepheleri kaplanıyor. Adada bir de kuleye benzer bir yapı daha var. Fakat işlevini henüz bilemiyoruz. Bu yapı da akitlopik taşlarla inşa edilmiş olduğu için tahminen erken demir çağından itibaren kullanım görmüş olması lazım. Üzerinde gördüğümüz haç kalıntıları sebebiyle orta çağda da kullanıldığını tahmin ediyoruz. Bu şekilde adanın genel yapısını özetleyebilirim” dedi.

    “BİLİMSEL ÇALIŞMA VE ARKEOLOJİK KAZI ÇALIŞMASI YAPILMALI”

    Adada yeterince bilimsel çalışma yapılmadığını söyleyen Patacı, gelecekte mutlaka arkeolojik kazı çalışması yapılmasının gerekli olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu: “Gelecekte mutlaka arkeolojik kazı çalışması yapılmalı ve bu çok önemli. Sadece bilim adamlarının akademik açıdan değerlendirmesi yeterli değil. Ardahan’ın turizmi açısından da bu tarz yerlerin hem ülkemize hem dünyaya tanıtılması gerekiyor. Çünkü hakikaten Akçakale adası gibi kültür varlıkların benzerlerini bulmak çok zor. Bu gördüğümüz şapelin ya da yukarıdaki Akçakale’nin yapısının kazısının yapıldıktan sonra aynı zamanda restorasyonu, konservasyonu yapılmalı ki bizim gelecek nesillere bu yapıları olduğu gibi bozulmadan aktarabilmemiz sağlansın. Çünkü günden güne Ardahan’daki bu arkeolojik yapıların bozulduğuna, yıprandıklarına, yok olduklarına şahit oluyoruz. Aynı zamanda Ardahan ve çevresinde maalesef defineciler tarafından yapılan kaçak kazılar var ve bu kazıların önlenmesi lazım. Ardahan’ın sadece Akçakale Adası değil merkez ilçenin de arkeolojik açıdan önemli olduğunu biliyoruz. Pek çok Tunç Çağı yerleşimleri var. Yani Ardahan sınırları içerisine tarihte ilk yerleşimler erken Tunç Çağı’nda yapıldı desek kabaca, Kalkolitik dönem izleri de olmasına rağmen Ardahan’ın 5 bin yıllık bir tarihi var.”

    “KÜLTÜR VARLIKLARININ KORUNMAYA İHTİYACI VAR”

    Patacı, bu kültür varlıklarının korunmaya ihtiyacı olduğunu söyleyerek, “Hem kazısının yapılması, hem korunması, hem arkeolojik sit alanı olarak ilan edilmesi gerekiyor. Şu ana kadar yaptığımız çalışmalar yeterli değil. Bizim bir yüzey araştırmamız var. 2013 yılından itibaren düzenlediğimiz Ankara’daki Kültür Varlıkları Genel Müdürlüğü izni ile düzenlediğimiz bir yüzey araştırması. Bunlar yeterli değil, bizim kültür varlıklarımıza daha çok sahip çıkmamız gerekiyor. Aynı zamanda Ardahanlıların, Ardahan çevresinin, Karslıların kendi kültür varlıklarını, arkeolojik değerlerine daha çok sahip çıkması gerekiyor ki bu mirası gelecek nesillere taşıyabilelim” ifadelerine yer verdi.

    Akçakale Ada Şehri, Ardahan’a 70, Kars’a ise 86 kilometre uzaklıkta, doğal güzelliklerinin yanı sıra 5 bin yıllık tarihin de izlerini taşıyor. Karayla bağlantısı bulunmayan Ada Şehri’nde, sonradan eklenen köprü ile giriş çıkışlar sağlanmakta.

  • Muğla’nın Kırsal Potansiyeli Araştırılıyor

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Muammer Tuna’nın yürütücülüğünde 8 ilçede üç ay sürecek ‘Muğla’nın Kırsal Kalkınma Potansiyelinin Belirlenmesi’ projesinin saha çalışmaları devam ediyor. Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) desteğinde 3 ay sürecek projenin paydaşları arasında Muğla Büyükşehir Belediyesi, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Muğla Orman Bölge Müdürlüğü bulunurken, projenin yürütücülüğünü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi adına Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Muammer Tuna yapıyor.

    Proje kapsamında Milas, Yatağan, Kavaklıdere ve Menteşe ilçelerindeki pilot mahallelerde halkın da katılımı ile toplantılar yapıldı. Menteşe ilçesinde Göktepe ve Kozağaç mahallerinde proje vatandaşlara anlatılırken, Kozağaç mahallesindeki toplantıya Menteşe Kaymakamı Zeki Arslan, Menteşe Belediye Başkan Yardımcısı Murat Gökalp, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Nazif Ekici de katıldı. Proje ile 2014-2020 Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisinde belirlenen ihtiyaçlar arasında yer alan, aynı il içerisindeki gelişmişlik düzeyi farkının ortadan kaldırılmasına yönelik olarak kırsal kalkınma planının ortaya konması hedefleniyor.

    Kozağaç Mahallesi kahvesinde gerçekleştirilen proje toplantısına mahalle sakinleri büyük ilgi gösterirken, projenin amacı hakkında proje yürütücüsü Prof. Dr. Muammer Tuna bilgi verdi. Tuna, “Muğla’nın Bodrum, Marmaris, Dalaman, Ortaca, Fethiye ve Datça gibi ilçelerinde turizm var. Bu ilçelerimiz sosyo ekonomik anlamda kalkınmış ilçelerimiz. Proje merkezi Menteşe olmak üzere Seydikemer, Milas, Köyceğiz, Yatağan, Kavaklıdere ve Ula ilçeleri içeride yer alan ve turizmden yararlanamayan ilçelerimiz. Biz bu ilçelerimizin sosyo ekonomik olarak kalkınmasını nasıl sağlayabiliriz diyerek bir proje hazırladık. Bizim hareket noktamız, kalkınmamış bölgelerimizin ekonomik olarak daha kalkınmış bir seviyeye getirmek için bu çalışmayı başlattık. Belirlediğimiz ilçelerimizden en az iki pilot mahalle belirledik. Belirlenen bu pilot mahallelerde toplantılar yapıyoruz. Milas, Yatağan ve Kavaklıdere’de bu toplantılar yapıldı. Menteşe ilçesinde de Göktepe ve Kozağaç mahalleleri pilot mahalle olarak belirlendi. Bu toplantılarda kısal mahallelerde neler yapabiliriz, neler yapılması gerekiyor bunları konuşacağız. Kırsal kalkınma konusunda Ankara Nallıhan’da yapılmış bir çalışma var. Nallıhan’da yapılan çalışma nedir, nasıl yapılmış bu konuda Nallıhan projesinde grev alan Mustafa Bektaş projenin nasıl başarıya ulaştığını açıklayacak. Bu proje nedir, ne getirecek, kırsal kalkınmayı nasıl yapacağız, hedefimiz ne olacak bunları konuşacağız” dedi.

    ‘Muğla’nın Kırsal Kalkınma Potansiyelinin Belirlenmesi’ projesi kapsamında belirlenen ilçelerdeki pilot mahallelerde nitel ve nicel araştırmanın (anket çalışması, görüşme ve gözlem yöntemi) kullanıldığı sosyolojik bir araştırma yapılması hedefleniyor. Turizm faaliyetleri ile refah düzeyi artan kıyı şeridinin iç bölgelerde de kırsal turizm payını alması ve kırsal turizm aracılığı ile kırsal kalkınmanın sağlanması ana alternatif yol olarak belirlenirken, araştırma kapsamında özellikle bu bölgelerin kırsal kalkınma faaliyetleri altında yer alan kırsal turizm faaliyetlerine nasıl dahil olabilecekleri ortaya konulacak.

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Muammer Tuna yürütücülüğünde gerçekleştirilecek olan kapsamlı araştırmadan elde edilen veriler analiz edilerek ‘Muğla İlinin Kırsal Kalkınma Potansiyeli Raporu’ düzenlenecek. Rapor, belirlenen ilçelerde uygulanabilecek kırsal kalkınma uygulamaları, öne çıkabilecek sektörleri ortaya koyarak Türkiye’de özellikle AB uyum süreci ile artan kırsal kalkınma uygulamalarında devlet kurumlarına ve özellikle özel teşebbüslere rehber niteliğinde olması hedefleniyor.

    Menteşe Kozağaç Mahallesinde gerçekleştirilen ‘Muğla İlinin Kırsal Kalkınma Potansiyeli’ toplantısında Ankara Nallıhan’da gerçekleştirilen kırsal kalkınma modeli hakkında projede yer alan Mustafa Bektaş, yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

  • Öğretmenin Ölümüne Yol Açan Kalorifer Kazanının Patlama Sebebi Araştırılıyor

    Sivas Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile AFAD ekipleri, kalorifer kazanı patlayan binada incelemelerde bulundu.

    Gemerek Gazi Osman Paşa Mahallesi’nde Cuma günü meydana gelen olayda üç binanın ısınmasını sağlayan kalorifer kazanı patlamıştı. Patlama neticesinde binanın ikinci katında oturan öğretmen Resul Tuncer (27) hayatını kaybetmiş, Keriman Tuncer ve Keziban Kurt yaralanmıştı. Bugün Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ve AFAD’dan gelen ekip kalorifer kazanı patlayan binada incelemelerde bulunuldu. Binada yapılan incelemeye Gemerek Kaymakamı Cuma Kılınç ve Belediye Başkanı Mustafa Demir’in de eşlik etti. Yapılan incelemenin ardından kalorifer kazanının neden patladığının tespit edileceği belirtildi.

    Gemerek Kaymakamı Cuma Kılınç tarafından yapılan yazılı açıklamada, “1 Ocak 2016 itibariyle Gemerek’te üzücü bir olay yaşadık. Saat 08.00 civarında Gazi Osmanpaşa Mahallesi’nde bulunan bir binanın kalorifer kazanının patlaması sonucu bir öğretmenimiz hayatını kaybetti iki vatandaşımız da yaralandı. Aldığımız bilgilere göre yaralı vatandaşlarımızın durumu şu anda iyi. Olay sonrasında Gemerek Cumhuriyet Başsavcılığı ve emniyet ekipleri tarafından olay yerinde gerekli incelemeler yapılmış ve sebebinin ortaya çıkarılması için savcılık tarafında gerekli soruşturma devam etmektedir. Patlama sonrasında binada bulunan 10 dairemiz tahliye edilmiş ve binanın oturulabilirliği ile ilgili gerekli teknik çalımalar AFAD ve Çevre Şehircilik Müdürlüğü tarafından başlatılmıştır. Bu çalışmalar sonuçlanıncaya kadar binada ikamete izin verilmeyecektir. Binada yaşayan vatandaşlarımız için ihtiyaç dahilinde konaklama ihtiyaçları giderilecektir” denildi.

    Gemerek Belediye Başkanı Mustafa Demir ise yaptığı açıklamada, “1 Ocak 2016 tarihinde ilçemizde çok üzücü bir kalorifer kazanı patlaması yaşadık. Bir öğretmenimiz hayatını kaybetti iki de yaralımız vardı. İlçemiz adına böyle üzücü olayların ne ilçemizde ne de ülkemizde hiçbir tarafta olmamasını temenni ediyoruz. Ama teknik konuları bilmediğimizden dolayı böyle bir süreç yaşadık. Tabi biz tedbir amaçlı belediye olarak binayı boşalttırdık ve mühürlettirdik. Bundan sonraki süreçte Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne biz bina için performans analizleri falan isteyeceğiz. Tabi binanın teknik konularını bundan sonraki süreçte Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen raporlar doğrultusunda binada oturulacak veya oturulmayacak ona teknik konulara onlar karar verecek. Buradaki aileler çeşitli yerlere yakınlarına akrabalarına yerleştirildi. Oturan kimse yok bina tamamen belediyemiz teknik ekipleri, belediyemiz nezaretinde mühürlenmiştir. Ailelerin her zaman yanlarında olduğumuzu bilmelerini isteriz. Bu konuda bizim üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız” diye konuştu.

    Binanın Gemerek Belediyesi’nce mühürlenmesine rağmen kalorifer kazanının bulunduğu yerin duvarlarının örüldüğü ve binada tadilat yapıldığı ise gözlerden kaçmadı.