Etiket: Arasındaki

  • Türkiye ile İtalya arasındaki dış ticaret hacmi 20 milyar dolara dayandı

    Türkiye ile İtalya arasındaki dış ticaret hacmi 20 milyar dolara dayandı

    Türkiye ile İtalya arasında dış ticaret hacmi 20 milyar dolara koşuyor. Türkiye, 2018 yılında İtalya’ya 9 milyar 467 milyon dolar ihracat yaparken, İtalya’dan yaptığı ithalat 10 milyar 154 milyon dolar oldu.

    Türkiye ile İtalya arasındaki dış ticaretin dengeli bir şekilde seyrettiğini belirten Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, iki ülke arasında tarihi bağları güçlü, sağlıklı gelişen bir ticaret olduğunu dile getirdi.

    İzmir’e yeni atanan İzmir Konsolosu Valerio Giorgio’nun Ege İhracatçı Birlikleri’ni ziyaretinde konuşan Eskinazi, “İki ülkenin birbirini tamamlayan özellikleri var. İhracatımız ve ithalatımız karşılıklı olarak dengeli gidiyor. Şu anda yüzde 93’e ulaşan bir dış ticaret dengesi söz konusu. İtalya ile Türkiye’nin benzerlikleri fazla, İtalyanların başarılı kümelenme modelleri var, biz de aynı yolda ilerliyoruz. İki ülke arasında ticaretin gelişimi için iş insanlarımızın vize işlemlerinde karşılıklı işbirliğiniz geliştirilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Türkiye ile İtalya’nın partner olmasını istediklerini dile getiren İtalya’nın İzmir Konsolosu Valerio Giorgio ise iki ülke ekonomisinin karşılıklı yatırımlarla gelişmesini ve büyümesini istediklerini vurguladı. İtalya ile Türkiye arasındaki dış ticaretin dengeli gitmesinden mutluluk duyduklarını anlatan Giorgio, “Beraber büyüyen iki olgun pazardan söz ediyoruz. Bir evlilikteki birliktelik gibi iki ülke arasında dengeli bir ticaret söz konusu” dedi.

    İtalya’da küçük ve orta ölçekli (KOBİ) işletmelerin yoğun olarak faaliyet gösterdiği başarılı sanayi bölgeleri olduğuna dikkati çeken Giorgio, “Bu örnekleri anlatan bir etkinliği birlikte yapabiliriz. Bu modelle sağlanan başarıyı, bu alandaki tecrübeleri Türk iş dünyasına aktarabiliriz” şeklinde konuştu.

    Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, İtalya’da Türk su ürünlerin pazar payını arttırmak istediklerini, İtalyan turistlerin İzmir ve Bodrum’u daha fazla ziyaret etmeleri için ortak projeler geliştirilmesi önerisinde bulundu.

    Zandar: “İtalya’ya ayakkabı ve çanta satıyoruz”

    Deri sektörünün İtalya’dan makine, ayakkabı malzemeleri ve yazılım ithal ettiği bilgisini veren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar da, “Bunun karşılığında İtalya’ya bitmiş ürün olarak ayakkabı ve çanta ihraç ediyoruz. İtalya’da lüks markalar bizden çok alım yapıyorlar üretim yönümüzü biliyorlar, tasarım yönümüzü bilmiyorlar. Tasarım konusunda ortaklıklara hazırız. İtalya’da Garda Fuarı’nın Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu gerçekleştiriyoruz. İtalyan Fuar Organizatörleri ile daha iyi iletişim kurmak için destek bekliyoruz” diye aktardı.

    İtalya’ya kağıt ve orman ürünleri ihraç ettikleri bilgisini veren Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cahit Doğan Yağcı da, 2019 yılı mart ayında Ege Bölgesi’nden İtalya’ya yapılan orman ürünleri ihracatında yüzde 125’lik artış yakaladıklarını, mobilya sektöründe ise iki ülkenin üçüncü ülkelere mobilya ihracatı için ortaklıklar kurabileceğini, Ege mobilya üreticilerinin önümüzdeki yıllarda kaliteli yeni tasarımlarla İtalyan mobilyası ile rekabet edecek konuma geleceğine inandıklarını ifade etti.

    Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, Ege Bölgesi’nden yapılan konfeksiyon ihracatında İtalya’nın çok önemli bir Pazar olduğunun altını çizdi. Sertbaş, şöyle devam etti:

    “Birliğimizden İtalya’ya 2018 yılında 60 milyon dolarlık konfeksiyon ürünleri ihraç ettik. Bölgemizde faaliyet gösteren her firmamızın en az bir İtalyan müşterisi var. Ünlü İtalyan markalarına üretim yapıyoruz.”

    Zeytinyağı sektöründe İtalya’nın dünya çapında çok güçlü olduğuna vurgu yapan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, özellikle zeytin ve zeytinyağı üretiminde kullandıkları makine ve ekipmanın çoğunun İtalyan orijinli olduğunu söyledi.

    İtalyanların Türkiye’de Türklerle zeytin ve zeytinyağı sektörüne yatırım yapmaları çağrısında bulunan Er, “Dünya genelinde zeytin ve zeytinyağını ambalajlı olarak en fazla ihraç eden İtalyanlar. Türkler ve İtalyanlar ortak yatırımlar yaparak üçüncü ülkelere sofralık zeytin ve zeytinyağı ihracatı yapabiliriz. Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü olarak İtalyanlarla ortaklığa açığız” dedi.

    Uçak: “İtalya’ya kestane dışında ürünler de satmak istiyoruz”

    Ege Bölgesi’nden İtalya’ya yoğun bir kestane ihracatı olduğu bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak ise şöyle konuştu:

    “Tek dileğimiz İtalya ile ticareti arttırmak kestane dışında da çok ürünümüz var. Kiraz, çilek, domates, bunları da İtalya’ya satmak istiyoruz. Makine ve ambalaj malzemelerini İtalya’dan alıyoruz. İtalyan makinelerinden ve ambalaj malzemelerinden son derece memnunuz.”

    Ziyarete Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz da katıldı.

  • Adana’da AB ile Türkiye arasındaki gelişmelerin ekonomiye yansımaları ele alındı

    Adana’da AB ile Türkiye arasındaki gelişmelerin ekonomiye yansımaları ele alındı

    Adana’da düzenlenen toplantıda AB ile Türkiye arasındaki son gelişmelerin ekonomiye yansımaları ele alındı. Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, “Ülkemiz, 1963 tarihli Ankara Anlaşması’ndan bu yana AB topluluğunun etkin bir parçası olmak adına önemli girişimlerde bulunmuştur. Gerçekleştirdiği reformlar ve ekonomik performansla, Gümrük Birliği anlaşmasıyla tam üyeliği fazlasıyla hak etmiştir” dedi.

    Adana Sanayi Odasında “Avrupa Birliği ile Türkiye Arasındaki Son Gelişmeler ve Bunun Türk Ekonomisine Yansımaları” konulu toplantı düzenlendi. Toplantıya Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger ile Almanya Büyükelçisi Martin Erdmann da katıldı. Toplantıda konuşan ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye olarak toplumun tüm kesimleriyle Avrupa Birliğine tam üye olmak istediklerini belirterek, “Adana Sanayi Odası, Adana ve Türk iş dünyası olarak Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecini destekliyoruz. AB üyelik sürecinin tekrar canlandırılmasını talep ediyoruz. Maalesef Türkiye-AB müzakereleri, 2016’dan beri istenen seviyede ilerlememektedir. Bu anlamda son dönemde gerçekleştirilen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomi Diyaloğu ve uzun bir aradan sonra gerçekleştirilebilen Türkiye-AB Ortaklık Konseyi toplantılarını oldukça olumlu buluyoruz. İş dünyası temsilcilerinden biri olarak net bir şekilde belirtmek isterim ki Türk ve AB iş dünyası arasında en ufak bir sorun bulunmamaktadır. AB ve Türk ekonomisi açık şekilde ifade etmek gerekirse birbirinden ayrılamayacak kadar içi içe girmiştir” diye konuştu.

    “Türkiye ekonomik boyutuyla tam bir AB ülkesidir”

    Türkiye’nin AB’nin 5. büyük, AB’nin ise ülkemizin en büyük ticaret ortağı olduğunu belirten Kıvanç, ”2018 yılı itibariyle ülkemiz ihracatının yüzde 50’si, yani yaklaşık 84 milyar doları, ülkemiz ithalatının da yüzde 36’sı, yani 80 milyar dolarlık kısmı AB ile gerçekleşmektedir. Doğrudan yabancı yatırımların yüzde 70’i AB kökenlidir. Türkiye özellikle ekonomik boyutuyla tam bir AB ülkesidir. Ülkemiz, 1963 tarihli Ankara Anlaşması’ndan bu yana AB topluluğunun etkin bir parçası olmak adına önemli girişimlerde bulunmuştur. Gerçekleştirdiği reformlar ve ekonomik performansla Gümrük Birliği anlaşmasıyla tam üyeliği fazlasıyla hak etmiştir” ifadelerini kullandı.

    Avrupa Birliğinin üçüncü ülkelerle yürüttüğü müzakerelere de değinen Kıvanç, “Bu müzakereler Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkilemektedir. AB ile serbest ticaret anlaşması uygulayan ülkeler maalesef Türkiye ile benzer bir anlaşma yapmaktan imtina etmekte, kaçınmaktadır. Bu durum da Türkiye ekonomisine, makroekonomik çıkarlarına çok büyük zarar vermektedir. AB ülkeleri tarafından yürütülen STA görüşmelerine, Türkiye’nin de dahil olmasını sağlayacak zorunlu bir mekanizma geliştirilmesini çok önemsiyoruz. Bu bağlamda desteklerinizi bekliyoruz” dedi.

    2019 yılının Avrupa Birliği için zorlu bir sınav niteliğinde olduğunu belirten Kıvanç, ”Brexit süreci tüm AB için önemli bir belirsizlik halini almış durumda. 29 Mart itibariyle nasıl bir çözüm bulunacağı henüz netleşmiş değil. Mayıs 2019 ayında AB parlamento seçimleri ve ardından konsey, komisyon başkanı ve komisyon üye seçimleri var. AB’de giderek güçlenen Türkiye ve İslam karşıtı gruplar, artan popülist ve yabancı düşmanı akımlar hepimiz için büyük bir tehdit. AB, dünyanın en büyük barış projesi olarak, kutuplaşmanın değil, birlikteliğin merkezi olmalıdır. AB’nin siyasi, güvenlik ve ekonomik anlamda dünya politikalarında daha etkin ve belirleyici bir rol oynaması gerekmektedir. Türkiye bu açıdan AB’ye güç katacaktır” diye konuştu.

    “Terör örgütlerine karşı geniş bir işbirliği, ortak geleceğimiz açısından büyük önem taşımaktadır”

    Kıvanç, Türkiye’nin bir NATO üyesi olduğunu, Batı dünyası ve AB’nin ekonomik, askeri ve siyasi çıkarlarının korunmasına yönelik birçok görevde bulunduğunu belirterek, ”Bugün gelinen noktada ülkemizde terör örgütü destekçisi olarak aranan kişilerin AB’nin çeşitli Ülkelerinde ve ABD’de rahat bir şekilde ülkemiz aleyhine çalışmalar yapmakta olduklarını görmekteyiz. DEAŞ, PKK, FETÖ/PYD gibi terör örgütlerine karşı geniş bir işbirliği, ortak geleceğimiz açısından büyük önem taşımaktadır. Bizler, Avrupa Birliği’ni barışın, demokrasinin, ekonomik birlikteliğin ve istikrarlı büyümenin odağı olarak görmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger ise, “Türkiye’deki yapılan bu çalışmalar ve ticaret ve sanayi kuruluşlarına baktığımız zaman AB ile Türkiye arasında ekonominin omurgasını oluşturduğunu görüyorum. Bütün bu çözmeye çalıştığımız siyasi sorunlara rağmen gerçekten çok iyi bir iş çıkarıldığını söylemem gerekiyor” dedi.

    Türkiye ve AB arasında 1963 yılında yapılan Ankara Anlaşması’nın hala yürürlükte olduğunu belirten Büyükelçi Berger, “Bununla ilgili birkaç gün önce Brüksel de AB konseyimiz toplandı. Sizlerin de bahsettiğiniz tüm bu sorunlar o konseyde konuşuldu. AB ye katılım süreci faydalarından da bahsetmek gerekirse sizin yapmış olduğunuz ticaretler belirli bir kurallara uyması gerekiyor. Türkiye’yi gezerken şunu çok net bir şekilde gördüm. Türkiye zaten şimdiden birçok kurala uymuş vaziyette. Birçok gittiğim ve yapmış olduğum görüşmelerde, Türkiye ticaretinin ve sanayisinin rekabet gücü sadece Türkiye- AB perspektifinde değil dünya çapında da geliştiğini ve arttığını görüyoruz. AB yönetmeliklerine daha katılım sürecinde hemen ayak uydurmuş olmanız sadece AB ve katılım süreci anlamında değil dünya çapındaki ticaretteki rekabetçiliğiniz anlamında da katkısı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu çok net bir başarı hikayesidir” ifadelerini kullandı.

    AB-Türkiye arasında kapsamlı bir havacılık anlaşması imzalanacağını söyleyen Büyükelçi Berger, ”Havacılıkla yapılan ticaret konusunda da yeni İstanbul Havaalanı’nı düşünecek olursak çok ciddi bir gelişim olacaktır. Şuanda bu anlaşmanın çalışmaları yapılıyor. Bu konuda AB-Türkiye arasında hem ekonomik hem de işbirliği konusunda fayda sağlamaya çalışıyoruz” dedi.

  • Putin ve Xi Jinping arasındaki görüşmenin detayları açıklandı

    Arjantin’in Başkenti Buenos Aires’te düzenlenen G20 Zirvesi kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında gerçekleşen görüşmenin detayları açıklandı. Liderler iki ülke ilişkilerinin gelişiminin güçlü iç dinamizme ve parlak bir beklentiye sahip olduğunu vurguladı.

    Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Rus mevkidaşı Vladimir Putin ile dün, Arjantin’in Başkenti Buenos Aires’te düzenlenen G20 Zirvesi’nin oturum aralarında bir araya geldi. Xi, Çin ile Rusya ilişkilerinin gelişiminin güçlü iç dinamizme ve parlak bir beklentiye sahip olduğunu söyledi.

    Bu yıl çeşitli alanlarda çift yönlü işbirliğinde yeni başarılara yelken açılacağını belirten Çin Devlet Başkanı, Çin ve Rusya’nın önümüzdeki yıl diplomatik ilişkilerinin 70’nci yıldönümlerini kutlayacakları için büyük ve renkli etkinlikler olacağını söyledi. Xi ayrıca iki taraflı pratik işbirliğinde daha görünür sonuçlar elde etmek için çaba göstereceğinin sözünü verdi. Xi, iki ülkenin devlet başkanlarının ikili ilişkileri ilerletmede oynadıkları rolün altını çizerek tarafların yıllık karşılıklı ziyaretleri geleneğinin süreceğini belirtti.

    Çin ve Rusya’nın, Kemer ve Yol İnisiyatifi ile Avrasya Ekonomik Birliği’nin uyumunu güçlendirmek için birlikte çalışması; ticaret, finans, enerji, teknoloji ve diğer sektörlerin yanı sıra ulusal düzeylerde işbirliğinin derinleştirmesi de görüşmenin ana gündem maddelerinden birisi oldu.

    Xİ’den serbest ticaretin kolaylaştırılması için çağrı

    Xi iki ülkeyi G20 ve BRICS gibi çok taraflı organizasyonlarda koordinasyonu hızlandırmaya davet etti. Çin Devlet Başkanı Dünya Ticaret Örgütü’nün temel değerlerini ve temel kurallarını korumak, ticaretin serbestleştirilmesini ve kolaylaştırılmasını desteklemek ve korumacılığa karşı çıkmak için tüm tarafları birleşmeye çağırdı.

    Putin ise iki ülke arasındaki yakın üst düzey değişimleri sürdürmenin büyük önem taşıdığını söyledi. Hızlı büyüyen ticareti, üretim, yüksek teknoloji ve tarım gibi alanlarda istikrarlı ilerlemeyi, büyük ölçekli projelerin düzgün bir şekilde uygulanmasını ve uluslararası ve bölgesel işler üzerinde etkili bir koordinasyon sağlanması gerektiğini söyledi. Putin ayrıca çeşitli alanlarda verimli ikili işbirliğinin devamını istediğinin altını çizdi.

    Putin, Çin ile işbirliği konusunda kararlı

    Rusya Devlet Başkanı, Rusya’nın küresel barış ve güvenliği korumak için açık bir dünya ekonomisi oluşturma konusunda Çin ile işbirliği ve koordinasyonu geliştirmeye kararlı olduğunu söyledi.

    İki devlet başkanı ayrıca bazı uluslararası ve bölgesel meseleler hakkında da görüş alışverişinde bulundu.

  • İsmail Kartal: “Taraftarlar arasındaki çekişme doğru değil”

    MKE Ankaragücü Teknik Direktörü İsmail Kartal, Çaykur Rizespor maçının ardından yaptığı açıklamada, taraftarlar arasındaki çekişmeye anlam veremediğini söyledi.

    Spor Toto Süper Lig’in 14. haftasında MKE Ankaragücü’nü deplasmanda Çaykur Rizespor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Teknik Direktör İsmail Kartal, karşılaşmaya 1 puan hedefleyerek çıktıklarını belirterek, “Rize’ye bugün 6-7 oyuncumuzdan eksik ve yoksun geldik. Sonuçta bugün buradan en az 1 puan almayı hedefliyorduk. Oyuncularımın hepsi taktiksel olarak verdiğim görevleri yerine getirdiler. Hepsi ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştılar. İki taraftarın birbirleriyle çekişmesiyle ortam gerildi. Rizespor o ara tempo yaptı. Biz de biraz geriye yaslanmak zorunda kaldık. Çok güzel bir gol attılar. Ardından bir penaltı kazandılar. Penaltıyı bugün Türkiye Süper Lig’inde kendisine ilk kez şans verdiğim, çok güvendiğim ve Türk futboluna armağan edeceğimizi düştüğüm Altay kurtararak takıma büyük moral ve güven verdi. Oyun içerisindeki davranışlarıyla da takıma güven verdi. Onu da ayrıca tebrik ediyorum” dedi.

    “Taraftarın yaptığı doğru değil”

    Karşılaşmanın 61. dakikasında Ankaragücü taraftarlarının “Bize her yer Trabzon” ve “Rizespor kümeye” diye bağırmasını doğru bulmadığını dile getiren İsmail Kartal, “Taraftarlar arasında bir gerilim yaşandı. Bunlara gerek yok. Biz futbolun güzelliklerini konuşalım. Futbolcular mücadelelerini versinler. Ankaragücü ile Rizespor birbirlerine çok uzak camialar değil. Taraftarın yaptığı doğru değil. Ankara’ya gidince başkan ile görüşeceğim ve bunun düzeltilmesi gerekiyor. Her iki takım sahada centilmence mücadelemizi yapalım, yenersin yenilirsin. Sonuçta hepimiz Türk futboluna hizmet ediyoruz. Ortamların gerilmesi güzel değil. Rize’nin durumu da şu anda sıkıntılı. Kritik bir durumdan geçiyorlar. Her ne kadar bugün biz 20 puana ulaşsak da, bizim de kendimize göre sıkıntılarımız var. Buna rağmen mücadele ediyoruz, bunlara gerek yok. Taraftarlarımızın adına da Rizespor taraftarına inşallah böyle bir şey olmaz. Güzel birlikteliklerle, kardeş olarak maçları izlesinler” ifadelerini kullandı.

  • Kosova ile Sırbistan arasındaki ekonomik savaş kızışıyor

    Kosova Bakanlar Kurulu, Sırbistan’a uyguladığı yüzde 10’luk gümrük vergisini Sırbistan’ın Kosova’ya düşmanca politikalar yürütmesi sebebi ile yüzde 100’e çıkardı.

    Sırbistan’ın Kosova’ya düşmanca politikalar yürütmesi sebebi ile Kosova Bakanlar Kurulu gerçekleştirdiği toplantıda Sırbistan’a uyguladığı yüzde 10’luk gümrük vergisini yüzde 100’e çıkarma kararı aldı. Sanayi ve Ticaret Bakanı Endrit Shala’nın Sırbistan ve Bosna Hersek’ten ithal edilen malların vergi oranının yüzde 100’e çıkarılma önerisi kabine üyeleri tarafından kabul edildi.

    Bakan Shala, Kosova ve Metohiya yazan tüm ürünlerin piyasadan toplatılmasını istedi. Shala’nın önerilerinin destekleyen Başbakan Ramush Haradinaj ise Kosova ve Sırbistan arasındaki, CEFTA Anlaşması’nın işlevselliğini kaybettiğini söyledi. Haradinaj vergi kararının hemen yürürlüğe gireceğini de belirtti.

    Kosova’nın bu kararının sebepleri arasında ise ülkenin Interpol’e üyelik başvurusunun reddedilmesinde Sırbistan’ı suçlu bulmasının da etkili olduğu kaydedildi.

    Sırbistan ise gümrük vergisi oranının düşürülmemesi halinde iki ülke arasında diyaloga devam edilmeyeceğini açıkladı.