Etiket: Arasına

  • 29. Cadde İle Koyunbaba Mevkisi Arasına 3. Alternatif Yol

    Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kayseri Organize Sanayi Bölgesine, İnecik Mevkisi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı ile Osman Kavuncu Bulvarı’ndan ayrı olarak 3. alternatif yol çalışmaların devam ettiğini söyledi.

    Organize Sanayi Bölgesinde 1366 üretim tesisi bulunduğunu yaklaşık 50 bin kişinin istihdam edildiğini hatırlatan Başkan Memduh Büyükkılıç, bu denli büyük bir iş ve işlem kapasitesi olan alanda ulaşımı kolaylaştırmak ve güvenli hale getirmek için 3. alternatif yolun ihtiyaç olduğunu bunun için bu yola önem verdiklerini belirtti.

    Organize Sanayi Bölgesi 29. Cadde ile Sakarya Mahallesi Doğanyurt Caddesi Koyunbaba mevkisini birbirine bağlayan 3 km uzunluğunda ve 25 metre genişliğinde yol açma çalışmasında kot farkının giderildiğini ifade eden Memduh Büyükkılıç, Organize Sanayi bölgesine 3. alternatif yol ile ilgili olarak şunları söyledi: “Melikgazi Belediyesi planlı gelişmenin en önemli unsurunun yollar olduğunu bilmektedir. Özellikle alternatifli şehir içi yollar ulaşımı güvenli ve seri hale getirmektedir. Ulaşıma verdiğimiz önemin bir ifadesi olarak Ulaşım Müdürlüğü tahsis ettik. Kayseri Organize Sanayi bölgesinde 1366 üretim tesisi bulunmaktadır. Ayrıca Kayseri Serbest Bölgesi de bu yol güzergahındadır. Kayseri Organize Sanayi Bölgesine bir İstanbul yolu olarak binen Osman Kavuncu Caddesinden bir de Mezarlık önünden geçen ve İnecik Mevkisinde yar alan FSM Bulvarından ulaşım sağlanmaktadır. Ancak Melikgazi Belediyesi olarak Organize Sanayi Bölgesi 29. Cadde ile Sakarya Mahallesi Doğanyurt Caddesi Koyunbaba mevkisini birbirine bağlayan 3 km uzunluğunda ve 25 metre genişliğinde yeni bir yol açıyoruz. İki bölge arasındaki 18 metrelik yol kot farkı da giderildi. Daha da önemlisi bu yola Sultan Abdülhamit Han İsmini vererek tarihi bir misyonumuzu da yerine getirmiş olduk. Hayırlı olsun”

    Başkan Memduh Büyükkılıç, Organize Sanayi Bölgesine yapılan yolun bir bakıma Kayseri Ekonomisine yapılan bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

  • (Özel Haber) Kazaya Karışan Araç Yayaların Arasına Daldı: 2 Yaralı

    Silivri Adliyesi önünde meydana gelen kazada iki otomobil çarpıştı. Kazada savrulan otomobillerden biri, kaldırımda yürüyen 2 yayaya çarparak yaralanmasına neden oldu.

    Kaza, akşam saatlerinde Silivri Adliyesi önünde meydana geldi. Osman K. ve Mehmet Y. yönetimindeki iki otomobil Adliye kavşağında dikkatsizlik sebebiyle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan araçlardan biri önce trafik levhasına, sonra da kaldırımda yürüyen Zeki Albas ve Harun Şenyer isimli yayalara çarptı. Kanlar içerisinde yere savrulan Zeki Albas ambulansla Özel Kolan Hastanesi’ne, Harun Şenyer ise Özel Medical Park Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Kazayla ilgili işlem başlatıldı.

  • Yerebatan Sarnıcı, Türkiye’nin UNESCO’daki En İyi On Eseri Arasına Girdi

    542 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından yaptırılan Yerebatan Sarnıcı, seyahat yazarı, rehber, televizyon programcısı, öğretim üyesi ve gazetecilerden oluşan jüri tarafından Türkiye’nin UNESCO’daki en iyi on eserinden biri seçildi.

    Aralarında seyahat yazarı, rehber, televizyon programcısı, öğretim üyesi ve gazetecilerden oluşan büyük jüri, UNESCO’daki en iyi on eseri seçti. Büyük jürinin seçtiği eserler arasında Tarihi Yarımada’nın gözbebeği Yerebatan Sarnıcı da bulunuyor.

    Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi ve Dünya Mirası Geçici Listesi’nde toplam 75 eseri bulunuyor.

    Türkiye’de mutlaka görülmesi gereken on eser arasında Topkapı Saray, Ayasofya Müzesi, Süleymaniye Camii ve Yerebatan Sarnıcı’nın bulunduğu Tarihi Yarımada listenin başını çekiyor. Listede yer alan diğer eserler arasında Adıyaman’da bulunan Nemrut Dağı Kalıntıları, Göreme Milli Parkı ve Kapadokya, Hattuşa Antik Kenti, İzmir Efes Antik Kenti, Safranbolu Evleri ve Trabzon’da bulunan Sümela Manastırı bulunuyor.

    YEREBATAN SARNICI

    Tarihi Yarımada’nın ortasında bulunan Yerebatan Sarnıcı, 542 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından Büyük Saray’ın su ihtiyacını karşılamak üzere yaptırılmıştır. Suyun içinden yükselen mermer sütunlar arasındaki ihtişamından dolayı halk tarafından “Yerebatan Sarayı” olarak da anılıyor. Sarnıçta efsanevi Medusa heykel başı da bulunuyor.

    Yerebatan Sarnıcı, müze olarak hizmet vermesinin yanı sıra, ulusal ve uluslararası birçok etkinliğe de ev sahipliği yapıyor. Müze her gün 09.00-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

  • Otomobil, Oyun Oynayan Çocukların Arasına Daldı: 2 Yaralı

    Şanlıurfa’da otomobilin oyun oynayan çocukların arasına dalması sonucu meydana gelen kazada, 2 çocuk ağır yaralandı.

    Edinilen bilgiye göre kaza, Eyyübiye ilçesi Yenice Mahallesi’nde meydana geldi. Sokakta oynayan küçük çocuklara plakası ve sürücüsünün ismi öğrenilemeyen bir otomobil çarptı. Kazada 2 çocuk yaralandı. Yaralılardan 4 yaşındaki Mehmet Ali A. ambulansla Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılırken, diğer yaralı ise Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralıların sağlık durumunun ağır olduğu öğrenilirken, olay yerine giden polisler kazaya karışan sürücüyü yakalamak için çalışma başlattı.

    Kazada ağır yaralanan oğlu Mehmet Ali A. ile birlikte hastaneye giden anne Şemse A. sinir krizleri geçirdi. Yaralı çocuk, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

    Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • SOHRAM-DER Başkanı Mim Yavuz Binbay, Dünyadaki 10 İnsan Hakları Savunucusu Arasına Girdi

    Diyarbakır’da 15 yıl önce kurduğu İşkence ve Şiddet Mağdurları İçin Sosyal Hizmet, Rehabilitasyon ve Adaptasyon Merkezi Derneği (Sohram-Der) ile bölgede göç, işkence ve çatışmalardan etkilenen binlerce kişiye psikolojik ve hukuksal hizmetler veren Mim Yavuz Binbay, Uluslararası İşkenceyle Mücadele Örgütü tarafından dünyadaki 10 insan hakları savunucusu arasına seçildi.

    İnsanlık dışı uygulamaların yaşandığı 1980 askeri darbesi döneminde Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde yıllarca kötü muamele ve işkencelere maruz kalan ve tanıklık eden Yavuz Binbay, 1994 yılında kendisine yönelik düzenlenen ’öldürme’ amaçlı saldırının ardından İsviçre’nin daveti üzerine Cenevre kentine yerleşti. Buradayken Diyarbakır ve bölgede yaşayan insanların sorunlarına kayıtsız kalamayan Binbay, 5 arkadaşıyla birlikte maaşlarının yarısını koyarak, 15 yoksul ve dar gelirli çocuğa eğitim desteği vermek amacıyla Sohram-Der’i kurdu. Binbay ve arkadaşlarının kurduğu dernek, Diyarbakır’da yaşayan yoksul ve dar gelirli aileler ile işkence, şiddet ve göçten etkilenmiş ailelere umut oldu. 15 yıldır Diyarbakır’da faaliyet yürüten SOHRAM sayesinde, eğitimlerini yarıda bırakmış ve bırakma riski olan bin 200 çocuk eğitimi tamamladı. Bazı çocuklar üniversitelerin çeşitli bölümlerini kazanarak, başarıyla hayata atıldı. Dernek bunun yanı sıra, 2 bin 583 kişiye de psikolojik destek vererek, bu alanda Diyarbakır ve bölgede yaşanan boşluğu da giderdi.

    Binbay, gerek Sohram-Der üzerinden gerekse bireysel olarak insan hakları alanında yaptığı çalışmalarla dünyanın en prestijli ödüllerinden birine layık görüldü. Uluslararası İşkenceyle Mücadele Örgütü tarafından dünyadaki 10 insan hakları savunucusu arasına seçilen Binbay, büyük bir başarıya imza attı.

    İHA’ya açıklamalarda bulunan Binbay, insan haklarına gerek Türkiye’de gerekse uluslararası alanda devletten ve siyasetten bağımsız ve somut katkılarda bulunmasından dolayı dünyadaki 10 insan hakları savunucusunun arasına girdiğini belirterek, “Seçici kurul, uluslararası bir komisyondan oluşuyor. Bu komisyonda yer alanlar dünyadaki uluslararası sivil toplum örgütlerinden oluşan bir komisyon tarafından seçiliyor. Bunun en önemli kıstası, o kişinin yaptığı çalışmalarından, siyasetten ve devletten bağımsız olması, yaptığı çalışmaların somut karşılığı olan sadece söylemde değil somut karşılığı olan ve süreklilik arz eden, bu çalışmalarının sonuçlarını, topluma somut katkıları olan çalışmaları baz alarak değerlendiriyor. Benim 40 yıllık insan hakları mücadelesinde yaptığım önemli katkılar, özellikle Türkiye’de fikir özgürlüğünün toplumda yer etmesini ve topluma bir değer olarak, bir ilke olarak yer almasını sağlaması yönünde yaptığım çalışmalar ve katkılar değerlendirildi” dedi.

    Türkiye’nin bir kültürler ve dinler mozaiği olduğuna dikkat çeken Binbay, “Özellikle bu dinler ve kültürler arasındaki diyaloglara yaptığım katkılar, somut olarak yaptığımız çalışmaların, gelenekselleşmesi ve toplumda bir gelenek haline dönüşmesi, işkencenin önlenmesinde, işkence mağdurlarını tedavisi ve rehabilitasyonu ile bu mağdurların topluma yeniden kazandırılması alanında yaptığımız somut çalışmalar bu listeye girmemizde büyük önem arz etti. Bunun yanı sıra siyaset mağduru, savaş mağduru ve zorunlu göç mağdurları için yaptığımız özellikle reformist diyebileceğimiz çok değişik yöntemlerle yaklaştığımız çalışmalarımızın da bu kararda büyük önemi oldu” diye konuştu.

    Binbay, Uluslararası İşkenceyle Mücadele Örgütü tarafından 9 Aralık’ta Lozan’da yapılacak toplantıda onur konuğu olarak konuşacak.