Etiket: Araplar’ın

  • Bursa’nın kestane şekeri Arapların gözdesi oldu

    Bursa’nın yerel lezzeti kestane şekerini tüm dünyaya ulaştıran İlka Şekerleme, Kardelen Markası ile hizmete sunduğu Suudi Arabistan’daki Cidde, Mekke ve Riyad mağazalarının ardından şimdi de Medine mağazasını açıyor.

    İlka Şekerleme Genel Müdürü Mümin Akgün, önümüzdeki günlerde Medine’de hizmete girecek olan yeni mağaza için hazırlıkların son aşamaya geldiğini söyledi. Akgün, “Suudi Arabistan’da mağazalar zincirimize yeni bir halKa daha ekleyerek Ortadoğu pazarındaki pazar payımızı arttırmaya amaçlıyoruz” dedi.

    Mümin Akgün, Bursa’ya özgü bir ürün olan kestane şekerini hijyenik bir ortamda üreterek tüm dünyaya sattıklarını, üretimin bütün aşamalarında kaliteye önem verdiklerini anlattı. Akgün, İlka Şekerleme tesislerinde 30 dolayında farklı ürünü, kendilerine ait 3 marka ve talep eden firmalar için değişik markalar adı altında hazırladıklarını da söyledi.

    Kestane şekerinin Bursa ile özdeşleşen bir ürün olduğuna vurgu yapan Mümin Akgün, kaliteli üretimlerini görsel açıdan dikkat çeken ambalajlarda piyasaya sunduklarını belirterek, Bursa’nın kestane şekerini sadece Türkiye’de değil, dünya çapında da tanıtma çabası içinde olduklarını söyledi. Bu amaçla tüm dünyadaki en önemli gıda fuarlarına katıldıklarını ve ürünlerini tanıttıklarını vurgulayan Mümin Akgün, “Türkiye’de aynı konsepte hizmet veren 21 mağazamız var. Aynı konsepte 3 mağazamızı da Suudi Arabistan bayimiz ile birlikte açtık ve bu ülkedeki 4. mağazamız da çok yakında Medine’de hizmette olacak. Bunun dışında gerek yurt içinde gerekse yurt dışında çok sayıda da bayilikler verdik. Şimdiki hedefimiz, yurt içi ve dışındaki bayiliklerimizde de oluşturduğumuz mağaza konseptini uygulamak. Bu yöndeki çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

    Pazarda kalıcı olmak istiyoruz

    İlka Şekerleme Ticaret Müdürü Deniz Utku Özdemir de, Avrupa ve Amerika pazarına Cardelion, Ortadoğu ve Türkiye pazarına da Kardelen markası ile kestane şekeri sattıklarını, Türkiye’de ayrıca Yaylacık markası ile de pazara ürün sunduklarını söyledi. Markalarının lezzet bakımından birbirinden farklı olmadığının altın çizen Özdemir, “Ortadoğu’da Türk firmaları yeterince etkin değil. Pazarın hâkimi Avrupalı firmalar. Biz bu pazarın değerlendirebilecek potansiyeli olduğunu düşünüyoruz. Ortadoğu’daki diğer ülkelerde de mağaza açarak pazar payımızı daha da büyütmek istiyoruz” dedi.

  • Amasra, Arapların dizi-film üssü oldu

    Kuveyt’in sevilen dizisi ’Kırılmış Kalpler’in bazı bölümleri Bartın’ın Amasra ilçesinde çekiliyor. Arap yapımcılar son günlerde film ve dizi çekimleri için bölgeyi tercih ediyor.

    Bartın Valiliği, Bartın Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ile Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı eş güdümünde 2012 yılında başlatılan Bartın’ın turizm değerlerinin Arap-Körfez ülkelerinde etkin tanıtımı faaliyetleri her geçen yıl daha çok meyve veriyor. Bartın her geçen gün Arap-Körfez coğrafyasında daha çok tanınırken, bu durum Arap turistlerin ve Arap dizi film yapımcılarının ilgisinin Bartın’a yönlenmesine sebep oldu. Başta Bartın Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ile Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı Bartın Yatırım Destek Ofisi olmak üzere ilgili bütün kurumların etkili tanıtım, yatırım çekmek ve destek faaliyetleri neticesinde Bartın’a gelmeyi kabul eden Kuveyt Hb Artfor Technical Production And Adwertising şirketi, ’Kırılmış Kalpler’ isimli dizinin büyük kısmını Bartın’da çekiliyor.

    Bartın Valiliği ve Kültür Müdürlüğü seferber oldu

    Dizi çekimleri sebebiyle Amasra ilçesine gelen film ekibi için Bartın Valiliği, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansını ve İl Kültür Müdürlüğü adeta seferber oldu. Amasra merkezde gerçekleşen çekimler esnasında Bartın Valiliği görevlileri ve İl Kültür Müdürü Fuat Dursun, ekip ile yakından ilgilendi. Geçtiğimiz yıl başka bir dizinin çekildiğini ifade eden Fuat Dursun, “Bu yıl da Amasra ilçemize Kuveytli bir yapım şirketi geldi. İlçemizin doğal güzelliklerini içine alacak şekilde bir dizi çekiyorlar. Bundan son derece memnunuz. Bu çekimlerin ardından ilimize ve ilçemize daha çok Arap turist çekmek için gayret sarf ediyoruz. Kısa sürede Arap turistlerin ilgi odağı olacağımızı umut ediyoruz. Bu vesile ile ilçemizde misafir olan yapım şirketine her türlü ilgi ve alakayı gösteren Amasra halkımıza teşekkür ediyoruz” dedi.

    Dizinin yapımcısı Ahmet Habip ise filmin senaryosundan bahsetti. Dizinin, annesi Türk, babası Arap olan bir kızın, babasının ölümünden sonra Türkiye’ye gelmesini konu aldığını ve mirasın peşinden koştuğunu ifade eden Habip, “Türk ve Arap dünyasının arasındaki bağları gün yüzüne çıkartacak güzel bir yapım. Bu dizinin Türkiye ayağının çekimleri için Amasra’da bulunuyoruz. Amasra çok güzel bir yer ama asıl güzel olan Amasra’nın insanları. İnsanları çok sıcak. Onların bu yaklaşımı sayesinde hiç yabancılık çekmedik. İnşallah gelecekte daha güzel projelerle burada olacağız. Ayrıca Bartın Valiliğine, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansına ve Bartın İl Kültür Müdürlüğüne teşekkür ediyoruz. Bu filmin çekilmesinde onların desteği bir hayli fazla” şeklinde konuştu.

    Dizi filmin çekiminde Amasralıların yanı sıra polis memurları ve Amasra’da faaliyet gösteren tanıtım ajansları da destek veriyor.

  • Araplar’ın Sosyal Medya Fenomenleri Doğu Karadeniz Bölgesi’ni Geziyor

    Bölgeyi gezmek, görmek, turizm potansiyelini araştırmak, Arap turistleri bölgeye yönlendirmek amacıyla Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) ve Türk Hava Yolları (THY) işbirliğinde düzenlenen program çerçevesinde Arap tur operatörleri ve sosyal medya fenomenleri Doğu Karadeniz Bölgesi’ni gezdi.

    Bir haftalık program kapsamında Ordu’dan Artvin’e kadar bölgenin tarihi ve turistik yerlerini gezen heyet, sosyal medya sayfalarından Doğu Karadeniz’in tanıtımını çektikleri birbirinden farklı fotoğraflar ile yaptı.

    Önemli bir nüfusa ve yüksek harcama yapabilme potansiyeline sahip Arap ülkeleri turizminden Türkiye’nin sadece yüzde 5 pay alabildiğini belirten DOKA Genel Sekreteri Oktay Çetin Kaldırım, bu pazara yönelik tanıtım çalışmalarını arttırarak bu payı yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi. Kaldırım, “Doğu Karadeniz Bölgemizi alternatif turizm merkezi haline getirmek için çok çaba sarf ettik ve el birliğiyle önemli bir mesafe aldık. Ancak biz Bölgemizin, Körfez turizm pazarındaki şu anki konumunu sadece bir başlangıç olarak görüyoruz ve gidilecek daha çok yolumuz olduğunu düşünüyoruz. Özellikle hedef pazarımız olan Körfez ülkelerinde tanıtımlara ve onların burada daha rahat tatil yapmalarına yönelik stratejik yaklaşımlarımızı sürdürüyoruz” dedi.

    Körfez ülkelerinden sadece turist değil aynı zamanda değişik sektörlerden de ciddi yatırımcı ilgisi olduğunu dile getiren Kaldırım, “Bu yatırımların da hayata geçmesi bölgemize önemli bir katma değer katacaktır. Son 5 yılda yapılan turizm yatırımlarına baktığımızda sadece konaklama alanında yapılan 146 yatırım ile bile yaklaşık 950 milyon değerinde turizm yatırımı hayata geçti. Biz, turizm sektörüne sadece ekonomik girdi olarak bakmıyoruz, turizmi aynı zamanda bölgeyi sosyal ve kültürel yönden geliştiren bir kalkınma modeli olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.

    Gezi boyunca bol bol fotoğraf çekip paylaşan sosyal medya fenomenleri, bölgeye hayran kaldıklarını ifade ettiler. Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz’e inanılmaz talep olduğunu belirten turizmciler ise, önümüzdeki süreçte gelir düzeyi yüksek turistleri Doğu Karadeniz Bölgesi’ne getirmeyi planladıklarını söylediler.