Etiket: Aranıyor

  • Batan Teknedeki 3 Göçmen Aranıyor

    Sahil Güvenlik Komutanlığı, sabah saatlerinde Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçmek isterken batan kaçak göçmen teknesindeki kayıp 3 kişinin arandığını açıkladı.

    Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, “11 Ocak 2016 tarihinde saat 07.40’da Çanakkale ili Ayvacık İğdeli mevkii Yol Deresi önlerinde bir fiber tekne içerisinde düzensiz göçmenlerin olduğu ve yardıma ihtiyaç duyduklarının bildirilmesi üzerine görevlendirilen Sahil Güvenlik botları tarafından yarı batık şekilde bir fiber tekne tespit edilmiş ve 10 düzensiz göçmen denizden sağ olarak kurtarılmıştır. Kurtarılan göçmenlerin ifadelerinden 19 kişi olduklarının öğrenilmesi üzerine devam edilen arama kurtarma çalışmaları neticesinde yarı batık tekne içerisinden 3 düzensiz göçmenin cansız bedeni (2 kadın, 1 kız çocuk) alınmıştır. Jandarma tarafından sahilden 3 göçmenin sağ olarak kurtarıldığı bilgisine ulaşılmıştır. Kayıp olduğu değerlendirilen 3 düzensiz göçmenin (2 erkek, 1 erkek çocuk) aranmasına halen devam edilmektedir” denildi.

  • Umutcan’a Umut Aranıyor

    Henüz 16 aylıkken geçirdiği suçiçeği hastalığı sonucu ne yürüyebilen ne de konuşabilen Umutcan Ünlü, 4 ay önce geçirdiği mide kanaması nedeniyle bundan sonraki hayatını bir makineye bağlı olarak sürdürebilecek. Ailesi, 3 bin TL değerindeki makinenin alınması için hayırseverlerin yardımını bekliyor.

    13 yaşındaki Umutcan, henüz 16 aylıkken geçirdiği su çiçeği nedeniyle ne konuşabiliyor ne de yürüyebiliyor. Ayrıca, 4 ay önce geçirdiği mide kanaması nedeniyle hayatının bundan sonraki kısmını makineye bağlı geçirmek zorunda. 3 bin lira değerinde makineyi ise hayattaki tek yakını olan annesinin alacak durumu yok. Umutcan kendisine umut olacak hayırseverleri bekliyor.

    Ankara Dışkapı Çocuk Sağlığı ve Hematoloji Hastanesi’nde makineye bağlı bir şekilde mideden beslenen Umutcan için hayat mücadelesi devam ediyor. Zonguldak Ereğli’de yaşayan anne Fatma Gübay ise oğlunun elini bir an olsun bırakmıyor.

    3 BİN TL DEĞERİNDEKİ MAKİNEYİ ALACAK GÜÇLERİ YOK

    Bir süre önce eşinden ayrılan Fatma hanım çalışmıyor. Umutcan’a bağlanan bakım ücreti olan 830 lirayla hem kızını okutuyor hem de oğluna bakıyor. Annenin, oğlunu hayata bağlayan yaklaşık 3 bin lira değerindeki makineleri satın alacak gücü yok.

    Fatma Gübay, Umutcan’ın mama makinesi ile beslendiğini belirterek “Makine satrosyonu ölçüyor. Alarm verdiği zaman Umutcan’ın satrasyonunun düştüğünü bildiriyor ayrıca mama parası var günlük torbalar değiştiriliyor, o da aylık 500 lira” dedi. Gübay, hayırseverlerden yardım beklediklerini ifade ederek, “Bana destek vermelerini istiyorum. Umutcan’ın makinelerinin karşılanmasını istiyorum. Başka bir şey istemiyorum” ifadesini kullandı.

    Umutcan’ın taburcu edileceği, ailesinin yaşadığı Zonguldak’a ambulansla gönderileceği kaydedildi. Bir ay sonra bir kez daha ameliyat olacağına dikkat çeken anne Fatma Gübay, bu zaman zarfında oğlunun makineye bağlı olmadan nasıl hayatta kalacağı konusunda şüpheleri olduğuna dikkat çekerek, “Umut ameliyattan yeni çıktığından enfeksiyona çok açık. Biz de eve çıkmak zorundayız” diye konuştu.

  • Büyükyapalak Göleti’ndeki Su Sızıntısına Çare Aranıyor

    Elbistan Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Bulut, Büyükyapalak Göleti’nin gövdesinin 3 ayrı noktasındaki su sızıntılarının önlenmesi için DSİ Kahramanmaraş 20. Bölge Müdürlüğü tarafından 2016 yılında çalışma yapılacağını söyledi.

    Şuanda gölette tutulan suyun yarısının bu çatlaklardan boşa aktığını kaydeden Başkan Bulut, “Bu sızıntı önlenir ve yeni kanaletler yapılırsa Büyükyapalak’ta 17 bin dönüm arazi sulayabilir” diye konuştu.

    Elbistan Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Bulut, Büyükyapalak Göleti’ndeki su sızıntılarının giderilmesi noktasında başlatılan çalışmalarda gelinen son noktaya ilişkin olarak değerlendirmelerde bulundu.

    Göletin Büyükyapalak Mahallesi için hayati önem arz ettiğini belirten Başkan Bulut, “Büyükyapalak’ta yıllar önce YSE Müdürlüğü tarafından yapılan bir göletimiz var. Dolduğu zaman 17 bin dekar araziyi sulama kapasitesine sahip küçük bir baraj olarak nitelendirdiğimiz bir gölet. Şuanda Gölette 3 yerden su sızıntısı var. Şu anda göletimiz Devlet Su İşleri’ne devredildi. Devlet Su İşleri 20. Bölge Müdürlüğü, bu göletin bakım ve onarımı için Genel Müdürlük’ten izin alınması için girişimlerini tamamladı. 10 aydır verdiğimiz mücadelenin sonucunda bakım onarım müsaadesi için gerekli izin alındı. Gölete giren suyun hemen hemen yarısının tabandaki kaçaklardan sızması gerekçesi ile bakım-onarım projesi öne alındı. DSİ 204. Afşin Şube Müdürlüğü, bakım-onarım için gerekli çalışmaların belirlenmesi için bir envanter çıkaracak” ifadelerini kullandı.

    Başkan bulut, şunları söyledi:

    “İnşallah 2016’da buranın bakım-onarımı ve yeni kanaletlerin yapımı için DSİ 20. Bölge Müdürlüğümüz gerekli çalışmaları yapacağını taahhüt etti. Şimdiki Kültür ve Turizm Bakanımız Mahir Ünal Bey’in de bu süreçte büyük katkısını gördük. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyoruz. Bu gölet dolduğu zaman 17 bin dönüm yer sulayacak. Büyükyapalak’ın 250 bin dekar arazisi var. Bu sulamayı her ne kadar devede kulak olarak görsek de Kavaktepe Barajı’nın suyunun Büyükyapalak bölgesine aktarılması yönünde bir proje hazırlanıyor. Kavaktepe’nin suyunun Türkveren üzerinden bir kanal vasıtasıyla Büyükyapalak’a aktarılması ve 30 bin dönüm arazinin sulanması öngörülüyor. Temennimiz arazilerimizin suya kavuşması yönünde.”

    Büyükyapalak Göleti’ndeki sızıntıları önlemek için hangi yöntemin kullanılacağının henüz belli olmadığını hatırlatan Başkan Bulut, “Şuanda sızıntıyı önlemek için nasıl bir yol izleneceğini bilmiyoruz. Kaçakların kapatılmasının çok kolay olduğu biliniyor. Suda donan beton enjekte edilebilir, beton duvar çekilebilir veya göletteki su miktarı azaltılıp öyle müdahale edilebilir. Şuanda kesin bir yöntem belli olmadı. İnşallah 2016 yılında bu soruna kesin bir çözüm üretecek formül bulunur” şeklinde konuştu.

  • Dünyanın En Büyük Göçüne Ortak Akılla Çözüm Aranıyor

    Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan en büyük mülteci krizi olan Suriyeli sığınmacıların göçüne somut çözümler ortaya konuncaya kadar bu meseleyi konuşmaya ve ortak akıl ile bu yaraları sarmak için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Altepe, bu mücadelenin ilk adımı olarak da 25-26 Kasım tarihlerinde Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ile İstanbul’da “Göç Çalıştayı” yapacaklarını bildirdi.

    Marmara Belediyeler Birliği 2015 yılı ikinci olağan meclis toplantısı, üye belediyelerin başkan ve meclis üyelerinin iştirakiyle Crowne Plaza’da yapıldı. Meclis toplantısı öncesinde Türkiye gündemi ve birlik çalışmaları hakkında meclis üyelerini bilgilendiren Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, ülke olarak bir yandan terörle mücadele ederken, bir yandan da Suriye’de iç savaştan kaçan masum insanlara kapıların açıldığını hatırlattı. Suriye’den mülteci akını yaşanırken bütün dünyanın gaflet uykusunda olduğunu ve sahile vuran Aylan bebeğin cansız bedenini gösteren fotoğrafın yayınlanmasıyla bütün insanlığın bir uyanış yaşadığını ifade eden Başkan Altepe, Avrupa ülkelerinin, mülteci krizinin trajik bir sembolü haline gelen bu fotoğraftan sonra kapılarını bir süreliğine de olsa araladığını hatırlattı.

    EN BÜYÜK MÜLTECİ KRİZİ

    Başkan Altepe, Türkiye, insanlığın onurunu, vicdanını tek başına sırtlamaya çalışırken, her seferinde insan haklarından söz edip, mangalda kül bırakmayan Almanya, Fransa, İtalya, Macaristan, Avusturya ve daha birçok Avrupa ülkesinin, sahillere vuran küçücük bedenlerin etkisinden çok çabuk kurtulduğunu belirtti. Suriye’deki çatışmadan komşu ülkelere kaçan mültecilerin sayısının 4 milyonu geçtiğini dile getiren Başkan Altepe, “Bu kriz, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan en büyük mülteci krizi. 4 milyon Suriyelinin 1 milyon 800 bini Türkiye’ye sığınmış durumda. Milli geliri 3.8 trilyon dolar olan Almanya “balkan rotası” üzerinden topraklarına ulaşan 4 bin civarında mülteci nedeniyle dehşete düşüp içeride büyük tartışmalara sürüklendi. Milli geliri 815 milyar dolar olan Türkiye ise, iki milyondan fazla Suriyeli ve Iraklı mültecinin yükü ile yalnız bırakıldı. Buna rağmen Türkiye, bir an olsun, muhacirleri sınır dışı etmeyi düşünmedi. Tam aksine gerçek bir ensar gibi davranıp; umutlarını, geleceklerini Türkiye’ye bağlayan bu insanlara gönül kapılarını ardına kadar açtı. Yurdun birçok noktasında bütün sosyal donatı alanları da düşünülerek planlanmış 22 kamp kurdu. Avrupa Birliği bütçesinden bugüne kadar Türkiye’deki sığınmacılar için toplam 175 milyon avroluk kaynak ayrıldığı, bu rakamın henüz 55 milyon avrosunun kullandırıldığı açıklanmıştı. Fakat Türkiye´nin bugüne kadar yaptığı toplam harcama 6.5 milyar doları buldu. Bu paranın 417 milyon dolarını ise diğer ülkelerden verilen yardımlar oluşturuyor” dedi.

    GÖÇ ÇALIŞTAYI

    Türkiye’nin Suriyelilere sadece kapılarını değil, bunun da ötesinde kalbini açtığını kaydeden Başkan Altepe, “Ama yapacaklarımız, esas bundan sonra başlıyor. Oluşan bu duyarlılık sonrasında, bu konu gündemimizde yer almaya devam etmeli. Türkiye´deki yerel yönetimlere de bu konuda çok büyük sorumluluklar düşüyor. Türkiye insanı ve belediyelerimiz bu trajedinin yaralarını sarmak ve gelenlere en iyi şekilde ev sahipliği yapmak için büyük bir gayret sarf ediyor. Somut çözümler ortaya konuncaya kadar Marmara Belediyeler Birliği, bu meseleyi konuşmayı ve ortak akıl ile bu yaraları sarmak için mücadelesini sürdürecek. Bunun ilk adımı olarak 25-26 Kasım tarihlerinde Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ile İstanbul’da “Göç Çalıştayı” yapacağız” diye konuştu.

    MARMARA DENİZİ SEMPOZYUMU

    Kıyalarına cansız çocuk bedenlerinin vurduğu Marmara Denizi’nin kirlilik gibi başka önemli sorunları da olduğunu ve bu sorunların çözümü için de birlik olarak önemli çalışmalar yaptıklarını dile getiren Başkan Altepe, “Birliğimizin kurulduğu yıl olan 1975’te, Marmara Denizi’nde ve boğazlarda kaç balık türü yaşıyordu, biliyor musunuz? 146 balık türü yaşıyordu. 40 yıl sonra, yani bugün kaç tür balık yaşıyor? sayısı iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar az. Peki, İstanbul Boğazı’ndan bir yılda kaç tane petrol gemisi geçiyor ve kaç milyon ton petrol taşıyor? Boğazda oluşabilecek bir tanker faciasının Marmara’ya etkisi ne olur? Bu ve benzeri soruların yanıtları son derece mühim. Bu sorulara Marmara Denizi Sempozyumu’nda yanıt arayacağız. Marmara Denizi Sempozyumu, gelecek nesillere daha mavi bir Marmara bırakma hayalimizi gerçekleştirmeye bizi bir adım daha yaklaştıracak. 22-23 Aralık tarihlerinde İstanbul’da yapacağımız sempozyuma hepinizi davet ediyorum. Marmara Denizi ile ilgili çalışmalarımız bu sempozyumla kısıtlı kalmayacak. Biliyorsunuz, Marmara Denizi bir iç deniz olmasına rağmen, Karadeniz’den ve Akdeniz’den yoğun bir şekilde etkilenmektedir. Bu nedenle, özellikle 10 ülkeden geçerek Karadeniz’e dökülen Tuna Nehri’nin Marmara Denizi’ni ne ölçüde etkilediğini tartışmak istiyoruz. Bu konuyu tüm paydaşların, yani Tuna Nehri’nin içinden geçtiği ülkelerden uzmanların ve yetkilerin de katılacağı bir çalıştayda masaya yatıracağız” dedi.

    Konuşmasında Marmara Belediyeler Birliği olarak 2015 yılında hayata geçirdikleri çalışmalar ile 2016 yılı projeleri hakkında da bilgiler veren Başkan Altepe, Marmara Belediyeler Birliği’nin özellikle eğitim anlamında referans alınan bir kurum olma özelliğini devam ettireceğini vurguladı.

    Toplantıya katılan Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç.Dr. Murat Erdoğan da “Türkiye’deki Suriyeliler” konulu sunumu ile, Suriye’den Türkiye’ye yaşanan göç ve bu göçün kent yaşamına olan etkileri hakkında bilgiler verdi.