Etiket: Aradan

  • Van Bahçesaray Yolu 3 Aradan Sonra Ulaşıma Açıldı

    Van’ın Bahçesaray ilçesinde etkili olan kar yağışı ve fırtınadan dolayı 2 günden bu yana kapalı olan yol, Karayolları 11. Van Bölge Müdürlüğü ekiplerin yoğun çalışması sonucu ulaşıma açıldı.

    Kar yağışı ile birlikte etkili olan fırtına, Van-Bahçesaray karayolu üzerinde bulunan Karapet Geçidi’ni kapattı. Karayolları 11. Van Bölge Müdürlüğü ekipleri, bölgeye giderek yoğun çalışmalar sonucu 2 günden buyana kapalı olan yolu ulaşıma açtı. Ekipler, çalışmaları sürdürdüğü sıra Van ve Bayçesaray’dan gelen araçların yolda uzun süre kalmamaları için yolun her iki karla kapattı. Yol açılınca ekipler de yoldan karları kaldırarak trafiğin akışını sağladı

  • Moraıs 12 Gün Aradan Sonra Yeniden Takımın Başında

    Antalyaspor Teknik Direktörü Jose Morais, geçirdiği beyin kanamasının ardından 12 günlük tedavi sonarsı yeniden takımın başında. Morais, “Doktorum 3 ay boyunca sakin olmamı söyledi. Ben çok tutkulu heyecanlı bir insanım. Bazen kendime hakim olamıyorum” dedi.

    Spor Toto Süper Lig takımlarından Antalyaspor, Çaykur Rizespor maçı hazırlıklarına Hasan Subaşı Tesisleri’nde gerçekleştirdiği antrenmanla başladı. Yaklaşık 12 gün önce geçirdiği beyin kanamasının ardından hastaneye kaldırılan ve tedavi olan Portekizli Teknik Direktör Jose Morais, idmanda kırmızı-beyazlıların başında yer aldı. Futbolcularla antrenman öncesinde kısa bir toplantı yapan Morais bugünkü çalışmalar hakkında bilgi verdi. Toplantının ardından Eto’o kasığındaki ödem nedeniyle çalışmalara katılmayarak tesislerden ayrıldı. Kırmızı-beyazlı ekip ise çalışmalarını yenileme ve taktik çalışmalarıyla sürdürdü.

    “FENERBAHÇE’Yİ YENECEĞİMİZİ BİLİYORDUM, ESKİŞEHİR MAÇI KAZA OLDU”

    Sağlık durumu ve takımın genel durumu hakkında bilgiler veren Teknik Direktör Morais, Eto’o’nun cezalı olması nedeniyle Çaykur Rizespor maçında forma giyemeyeceğini ve Eto’nun eksikliğinin hissedileceğini söyledi. Çaykur Rizespor maçından galibiyet beklediklerini belirten Morais, “Fenerbahçe maçını kazanacağımızı biliyordum. Eskişehir maçında da oyuncularıma güveniyordum ama kaza oldu. Bunu düzelteceğiz” diye konuştu.

    “ÇOK TUTKULUYUM, KENDİME HAKİM OLAMIYORUM”

    Sağlık durumuyla ilgili doktorunun 3 ay sakin olması yönünde uyarıda bulunduğu bilgisini veren Morais, çok hareketli olduğu için sakinleşme konusunda zorlanacağını söyledi. Duygularının patlama yaşadığını belirten Morais, şöyle konuştu:

    “Ben çok tutkulu heyecanlı bir insanım. Bazen kendime hakim olamıyorum. Çok hareketliyim böyle olmayacağının sözünü veremem ama doktorum 3 ay boyunca sakin olmamı söyledi. Duvara vurmak ve ani hareket etmek yerine daha sakin olmamı söyledi. Elimden geldiğince sakin olmaya çalışacağım ama benim duygularım birazcık fazla patlama yaşıyor. Tam söz veremeyeceğim ama elimden geldiğince sakin olmaya çalışacağım. Çok tutkulu bir insanım ama kendimi de kontrol edebiliyorum, çok zorlanacağımı düşünmüyorum.”

  • Alima Yeni Malatyaspor 32 Gün Aradan Sonra Taraftarı Önüne Çıkacak

    Son iç saha maçını 20 Aralık’ta Samsunspor’a karşı oynayan Alima Yeni Malatyaspor, uzun bir aradan sonra seyircisi önüne çıkmaya hazırlanıyor.

    32 gün sonra, Gaziantep Büyükşehir Belediyespor ile oynayacağı maçla iç saha defterini yeniden açacak olan sarı-kırmızılılar, fazlaca puan dağıttığı ilk yarıdaki kötü iç saha istatistiğini değiştirmek istiyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçının hazırlıklarını tamamlayarak kendi tesislerinde kampa giren sarı-kırmızılılarda sakat ya da eksik oyuncu bulunmuyor. Devre arasında kadrosunu etkili oyuncularla güçlendiren Alima Yeni Malatyaspor, bu oyuncuların birçoğundan Gaziantep Büyükşehir karşısında yararlanamayacak. Iza Azuka, Serhat Ayvaz, Uğurtan Kızılyar ve Yiğitcan Erdoğan’ın henüz lisanları çıkmazken, Malatya’ya dün gece gelen Erkan Sekman ise hazır olmadığı için forma giyemeyecek. Bunların dışında Sandro Gotal, Umut Nayir ve Sedat Ağçay’dan yararlanmasına kesin gözüyle bakılan Teknik Direktör İrfan Buz’un hafta boyunca eleştirilen savunma kurgusunda ise herhangi bir değişikliğe gitmeyeceği öğrenildi. Alt adalesinden sakat olduğu için kamp boyunca sadece bir kez takımla çalışabilen stoper Kamil’in tam olarak hazır olmaması, Godoy’un on birde oynama ihtimalini güçlendirirken, beklerden ise Ramazan ve Kemal’in forma giymesi bekleniyor.

    Cuma akşamı İnönü Stadı’nda saat 19.00’da başlayacak 19. haftanın açılış maçını Ankara bölgesinin tecrübeli üst klasman hakemlerinden Özgüç Türkalp yönetecek.

  • Yarasa Opereti, 30 Yıl Aradan Sonra İzdob’da

    İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), Johan Strauss II tarafından bestelenen Yarasa operetinin prömiyerini gerçekleştirecek. Dünyada birçok opera kuruluşunun yılbaşı klasiği olarak her yıl repertuvarına aldığı eser, 30 yıl aradan sonra 24 Aralık Perşembe günü saat 20.00’de İzmir Elhamra Opera Sahnesinde sanatseverlerle buluşacak.

    Johan Strauss II tarafından bestelenen Yarasa operetinin prömiyeri, 30 yıl aradan sonra 24 Aralık Perşembe günü saat 20.00’de İzmir Elhamra Opera Sahnesinde sanatseverlerle buluşacak. İkinci temsil ise, 26 Aralık Cumartesi saat 20.00’de yine Elhamra Opera Sahnesinde gerçekleşecek. Orkestra şefliğini İbrahim Yazıcı üstlenirken, reji Haldun Özörten, dekor tasarımı Kaan Güreşçi ve kostüm tasarımı Gülay Korkut’a ait. Eserin koro yönetmeni Nicoletta Olivieri, ışık kreatörü Müfit Özbek olurken, koreografi Nilgün Demireller tarafından gerçekleştirildi. Eserde Eisenstein; Hakan Aysev ve Levent Gündüz, Rosalinde; Ayşe Tek, Aytül Büyüksaraç ve Eylem D. Duru, Adele; Evren Işık, Şeniz Çimen, Elif İpek, Ida Seza Agun, Sevinç Demirağ, Sevil Yarar ve Melisa Yenal, Alfred; Murat Direk ve Ziya Elmacı, Dr. Falke; Nejad Beğde ve Eray Kocatürk, Dr. Blind; Tankut Eşber ve Kaner Sümer, Frank; Murat Duyan ve Cihan Özmen, Prens Orlofsky; Nazlı Alptekin, Zafer Rengim Baykal ve Evrim K. Özülgen ve Frosh; Hasan Alptekin tarafından sahneleniyor.

    “BENİM PRÖMİYERİM GİBİ OLACAK”

    Yarasa operetinin dünya çapında çok önemli bir operet olduğunu belirten Hakan Aysev, “15 yıl önce İzmir Devlet Opera ve Bale’nin müdürlüğünü yapmıştım. Ondan beri İzmir’de sahneye çıkmıyordum. Yarasa benim de prömiyerim gibi olacak. İzmir operasını ve İzmir insanını çok özlemişim” dedi.

    60 KİLO VERDİKTEN SONRA İLK KEZ OPERA SAHNESİ

    Geçen süre içerisinde 60 kilo verdiğini hatırlatan Aysev, sözlerini şöyle sürdürdü: “60 kilo verdikten sonra ilk defa opera sahnesine çıkıyorum. Bütün kostümler şimdi daha çok yakışıyor gibi. Biz bu esere çok iyi hazırlandık. İzmirli sanatseverleri çok iyi tanıyorum. Onlara layık bir eser olacak diye düşünüyorum. İzmir seyircisi iyiyi seçer. İyi prodüksiyonu her zaman doldurur. Operet oynamak her zaman zordur. Dans var, şarkı var, bir de tiyatro var. Bütün bunları birleştirip iyi bir performans sağlamak ve o karakteri iyi yansıtmak epey zor ama bütün arkadaşlarım bu konuda başarılı oldu ve iyi bir eser çıkarttık. Herkesi bekliyoruz.”

    BİLETLER TÜKENİYOR

    Operetin rejisörü Haldun Özörten ise operet ile ilgili şu ifadeleri kullandı: “30 yıl aradan sonra tekrar bu güzel eseri sahnelemeye başlıyoruz. Solist ve koro ile çalışmam 1,5 aylık bir süre aldı. Bunun öncesinde 6-7 aylık bir stüdyo çalışması vardı. Bu operet bütün dünyada gişesi çok iyi olan bir operettir. Dünya operalarında oynanan çok zevkli, eğlenceli, insanların hoşça vakit geçirdiği bir yapım. Operet diyoruz ama büyük operalarla yarışacak kadar zor.”

    İzmir seyircisinin gereken ilgiyi göstereceğine inandığını anlatan Özörten, şunları söyledi: “Bilet satışından belli oluyor. İlk dört temsilin biletleri bitti, beşinci yeni satışa çıkmasına rağmen hemen hemen bitti. Biletlerimiz satışa çıktığı gün salonumuzun yüzde 50’si doluyor. Operette 200 kişiye yakın solist, korist ve orkestra ile ’sahne arkası’ dediğimiz görevliler var. Çok yoğun bir çalışma. İzmir seyircisi uzun zamandır dönem kostümleri ile bir eser seyretmiyordu. Bu da uzun bir aradan sonra ilk oldu. Seyircinin güzel vakit geçireceği, görsel bir şölen olacağına inandığımız bir operet çıkarttık. İzmir seyircisini bekliyoruz ve çok eğleneceklerini garanti ediyoruz.”

    “BU DAĞIN GÖRÜNEN KISMI”

    Yarasa operetinde yer alan Mersin Devlet Opera ve Balesi eski Müdürü Hasan Alptekin ise 2,5 saat süren opereti buz dağının sadece görünen yüzü olduğunu belirtti. Eserlerin tıpkı bir yapboz gibi olduğunu kaydeden Alptekin, “Hazırlık aşamasında bütün birimler ayrı hazırlanır, bütün birimler tam hazırlandıktan sonra sahne provalarıyla yapboz masaya yatar ve temsil bu şekilde oluşturulur. Çok fazla kişinin emeği söz konusu. O çok büyük yapbozda bir köşede eksik olması, onu çok rahat fark etmenize neden olur. Temsillerde emeği veren yüzlerce kişinin tek mutluluğu ise seyircinin alkışıdır. Biz, İzmir seyircisini çok seviyoruz” diye konuştu.

    “OPERA GİBİ OPERET”

    Yarasa operetinde zengin ev sahibinin hizmetçisi rolünde olan Evren Işık, kapalı gişe oynayacaklarını düşündüğünü belirtti.

    Operette sahne alacak olan solist soprano Ayşe Tek de, şunları söyledi: “Her zaman olduğu gibi biz kendimize, yakınlarımıza yer bulamadık. İlk önce özel çalışmaları yaptık, daha sonra sahne çalışmaları ve orkestra çalışmalarımız başladı. Bu uzun ve büyük bir eser. Bazı operetler daha hafiftir ama bu ‘opera gibi operet’ diye geçer. Tiyatral tekstlerin olması ayrı bir zorluk getiriyor.”

    YARADA OPERETİ

    Strauss, Yarasa operetini yazdığında, Vals Kralı olarak ünü çoktan yayılmıştı. Strauss’un zamanında Avrupa’nın sanat merkezi kabul edilen Viyana’da tüm balolarda Strauss’un valsleri eşliğinde dans ediliyordu. Yarasa operetinin metni besteciye verildiğinde besteci bu eğlenceli, kıskançlık ve değişen kimlikler üzerine kurulu metni bestelemeye karar verdi. Zekice planlanan oyun örgüsü ile entrikaların neden olduğu gülünç olaylar Strauss’un eşsiz müziği ile buluşunca operet büyük bir başarı elde etti. Oyunda her şey Eisenstein’ın bir maskeli balo sonrası yarasa kostümü giymiş arkadaşı Dr. Falke’yi gülünç duruma düşürmesinin ardından Dr. Falke’nin bunun intikamını almak için yaptığı plan ile başlıyor. Eğlenceli, coşkulu ve sofistike müziği ve zekice yazılmış metnin birlikteliği, yarasa operetinin dünyada en popüler operetlerden biri olarak ünlenmesine neden oldu.

  • Iğdır’da 26 Yıl Aradan Sonra İlk Pamuk Hasadı

    Iğdır’da, 26 yıl aradan sonra yetiştirilen pamuğun hasadı yapıldı.

    1989 yılından bu yana yetiştirilemeyen ve 26 yıl aradan sonra denemek amacıyla yetiştirilen pamuğun ilk hasadı yüzleri güldürdü. Uzun süreden beri Iğdır’da pamuğun üretilmediğini, bu nedenle böyle bir girişimde bulunduğunu belirten Murat Karadeniz adlı üretici, pamuk yetiştirmeyi atalarından gördüğünü söyledi. 100 dönümlük bir arazide deneme amaçlı pamuk yetiştirdiğini ifade eden Karadeniz, “1989 yılından beri buralarda pamuk yetiştirilmedi. O zamanın şartlarında pamuk, para etmiyordu. Devletin teşviki yoktu ve çiftçi zarar ediyordu. İnsanlarımız da para kazanamadığı için bu işi bıraktı. Aydın Söke’den Zeki Tekmen ve Özhan Çağlar arkadaşımızla birlikte bir proje düzenledik ve burada yaklaşık 100 dönümlük bir arazide bir ardiye ektik” dedi.

    Pamuğu 2 ay geç ekmelerine rağmen iyi bir ürünün yetiştiğini dile getiren Karadeniz, “Ürünü tahlile gönderdik. Pamukta 43,5 verim oranı olduğunu gördük. Yani iplik oranı çok yüksek. Bu da bizi çok memnun etti” ifadelerini kullandı.

    Iğdır’daki arazilerin büyük bir bölümünün ekilmediğini belirten Karadeniz, “Buradaki çiftçiler genellikle pancar, buğday ve arpa ekiyor. Bundan da çiftçi, para kazanmıyor. Pamuğun ise hem verimi çok yüksek, hem de getirisi çok. Bu nedenle pamuğun Iğdır Ovası’nda yetiştirilmesini bekliyoruz. Bunun öncülüğünü de biz yapıyoruz” diye konuştu.

    Gelecek yıl 2 bin 500 dönümlük bir araziye pamuk ekmeyi düşündüklerini dile getiren Karadeniz, bu kapsamda Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, valilik ve bütün yetkililerden destek beklediklerini söyledi.

    Daha önceleri 180 günde alınan verimi 120 günde aldıklarını vurgulayan Karadeniz, “Ardiye ekim yaptığımız için, geçte olsa iyi verim aldık. Ekimi 2 ay daha erken yapmış olsaydık, daha da fazla verim alırdık. 10 dönümlük tarlada 5 ton ürün topladık. Deneme amaçlı bir ekim olduğundan hiç kar etmemeyi bile düşünüyorduk. Sadece 10 – 20 kilo çıksa bize yeterli gelecekti. Ürünün bitki ve iplik değerlerini görmek için yaptık. Fakat beklentimizin çok üstünde ürün elde ettik. Iğdır Üniversitesi’nden gelen gözlemciler de ürünün verimliliği karşısında şaşırdılar. İnşallah bundan sonra pamuk ekimini bütün Iğdır’a yayacağız. Umuyoruz ki pamuk, yöre halkı için iyi bir gelir kaynağı olur” dedi.

    Pamuk hasadında ilk defa çalışan Bağdagül Koyuncu adlı vatandaş ise, hayatında ilk kez pamuk topladığını belirterek, “Pamuk sayesinde bu mevsimde çalışma fırsatı bulduk. Eskiden Iğdır’da pamuk yetiştiriliyordu. Şimdi yine başlandı. İnşallah daha güzel olur ve bizim de iyi bir iş kapısı olur” şeklinde konuştu.