Etiket: Arada

  • Yeni Malatyaspor milli arada sıkı çalışıyor

    Süper Lig’in 3. haftasında sahasında Antalyaspor ile 1-1 berabere kalan Evkur Yeni Malatyaspor milli takım arasında çalışmalarını sürdürüyor.

    Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam yönteminde yapılan antrenman 2 saat sürdü. Sarı-siyahlı takımda Sadio Diallo ve Khalid Boutaib ülkelerinin milli takımlarında bulundukları için antrenmana katılmadı. Antrenmanda izinli olan defans oyuncusu Arturo Mina da yer almadı.

    Sahanın tüm bölümlerini istasyon çubukları ve hunilerle işaretleyen yardımcı antrenörler, hafif tempolu koşulardan sonra çıkış, dayanıklılık ve koordinasyon ağırlıklı bir idman programı uyguladı. Antrenmanın son bölümünde ise çift kale maç yapıldı.

    İdman esnasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Evkur Yeni Malatyaspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam Antalya maçıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Maçın başından sonuna kadar, maçı bırakmayan, mağlubiyeti kesinlikle kabul etmeyen, skoru değiştirme adına üst düzey mücadele ortaya koyan oyuncu grubu vardı. Adımıza daha da güzel geçebilecek bir maçtan en azından 1 puanı alabilecek mücadeleyi sonuna kadar verdiğimizi düşünüyorum. Sonrasında biraz daha dikkatli olabilseydik 3 puanı alabileceğimiz bir karşılaşmaydı. Dolayısıyla bizim açımızdan çok güzel maç oldu” dedi.

    “Biz antrenmanlarımıza ara vermedik”

    Önlerinde milli maç arası olduğunu ve bu arayı iyi değerlendirmeye çalıştıklarını belirten tecrübeli teknik adam Sağlam, “Çoğu takımdan farklı şekilde biz antrenmanlarımıza ara vermedik. Perşembe günü sabah yapacağımız antrenmandan sonra takıma 3 gün izin vereceğiz. Pazartesi günü tekrar toplanıp Kasımpaşa maçı için hazırlıklarımıza devam edeceğiz. Allah’a şükür bizi mutlu eden olay takımımızın fiziksel açıdan her geçen gün daha üst seviyelere çıkmasıdır. Bunu yaparken sevindirici olanda sakatlık yaşamamız. Bunu iki şeye bağlamak gerekir. Birincisi antrenman temposu ve yüklenme dinlenme iyi ayarlamamız diğeri de tabii oyuncuların almış olduğu sorumluluk. Her hangi bir sakatlık yaşamadan inşallah böyle de devam eder ligi tamamlarız. Transfer çalışmaları da devam ediyor. Özellikle orta saha ve forvet oyuncusu arayışımız çok hızlı şekilde devam ediyor. İnşallah transfer sezonu bitmeden takıma direk katkı sağlayabilecek oyuncuları kadromuza katmayı düşünüyoruz“ ifadelerine yer verdi.

    “Bunlar ihtiyaçtan ziyade zorunlu ihtiyaç”

    Sağlam, bazı olumsuzluklarla sezona başladıklarını belirterek, “Sık sık bunu tekrar etmek istemiyorum. Çünkü biz bunu hem yönetimle hem de futbolcularla konuştuk. Malatya’ya geldik tesislere yerleşemedik ama orada hızlı şekilde çalışmalar devam ediyor. Bunları yapmak elbette kolay şeyler değil. Samimiyetle söylemek gerekirse yıllardır olmayan, bitmeyen bir işi 1-2 içinde bitirmek kolay değil. Bir tesisten bahsediyoruz. Şu anki tesis 40 senelik bir tesis, dolayısıyla uzun süredir beklenilen bir tesis var ortada. Çalışan insanlar büyük bir sorumluluk aldılar. Eylül’ün 15’inde biteceği ile alakalı çalışmalar devam ediyor. Bu kadar kısa zamanda bu işin olması da Malatya adına güzel bir gelişmedir. Onun yanında yeni takım oluşturmakta kolay değil. 15-16 tane oyuncu almak çok basit bir iş gibi görünmesin. Bu oyuncuların üst düzey oyuncular olması gerekir ve Süper Lig’de sizi taşıyabilecek oyuncular olmalı. Onun yanında stat konusu 50 yıl sonra yeni stada kavuşuluyor. Bundan tekrar 50 yıl sonra kullanılabilecek bir stattan bahsediyoruz. Onu tamamlamak da kolay değil. Ama sonuç itibariyle bunlar ihtiyaçtan ziyade zorunlu ihtiyaç. Artık Süper Lig’de çok ciddi rakiplerle çok ciddi bir ortamda ciddi grubun içerisinde mücadele ediyoruz. Dolayısıyla başarılı olmakta istiyorsak bunların bazı koşulları var. Bu koşulları yerine getirmek zorundayız. Kurumsal bir yapı, sağlam bir ekonomi, tesisleri, stadın, güçlü bir kadro bunları yönetebilecek bir teknik kadro, şehir takımıysanız, şehrin ileri gelenlerinin takımı sahiplenmesi, taraftarın iyi günde kötü günde ortaya koyacağı tavırlar gibi baktığınızda bizim başarımızı etkilen bir çok unsur var. Biz bunların tamamını bir araya getirebilirsek şehir genelinde bu paydaşlarımızla bir bütün oluşturabilirseniz buraya başarı gelir ama bunu yapamazsanız bir yerde tıkanır kalırız. Sonrasında geldiğiniz yere gidersiniz” şeklinde konuştu.

    “Müslümanlara yapılan zulme dünya kayıtsız”

    Tüm ülkenin güzel bir bayram geçirmesini istediğini ve umduğunu ifadelerine ekleyen Sağlam sözlerini şöyle noktaladı:

    “Tüm Müslüman ve İslam aleminin bayramını kutluyorum. Bu bağlamda bir insan olarak özellikle Arakan’da Müslümanlara yapılan zulme dünyanın kayıtsız kalmasını şiddetle kınıyorum. Bu zulmün de biran evvel bitmesini yüce Allah’tan diliyorum.”

  • Şampiyonluk ve evlilik sevinci bir arada

    Antalya Süper Amatör Ligi’ni şampiyon olarak tamamlayan Manavgat Belediyespor’un, şampiyonluk kutlamalarında kaleci Uğurcan Kadir Mutlu’nun sürpriz evlilik teklifi yaptı. Neye uğradığını şaşıran gelin adayı Arife Buse Koç’un teklife evet demesi ise coşkuyu ikiye katladı.

    26 hafta süren Antalya Süper Amatör Ligi’ni şampiyon olarak tamamlayan Manavgat Belediyespor’da kutlamalar coşkuyla yapıldı. Bölgesel Amatör Lig’e (BAL) Finike Belediyespor’u 6-0 lık skorla yenerek adını şampiyonluğa yazdıran Manavgat Belediyesor, şampiyonluğunu evlilikle taçlandırdı.

    Coşku ‘evet’ ile ikiye katlandı

    Atatürk Kültür Merkezi önünde yapılan şampiyonluk kutlamaları esnasında futbolcular ve taraftarlar çember yaparak kaleci Uğurcan Kadir Mutlu ve kız arkadaşı Arife Buse Koç’u aralarına aldılar. Evlilik teklifi sırasında kısa bir süre şaşkınlık yaşayan Arife Buse Koç, diz çökerek evlenme teklifinden bulunan şampiyon kalecinin teklifine evet dedi. Alkışlar arasında yüzüğü takan Kadir Mutlu, uzun süre takım arkadaşlarıyla ve taraftarlarla oyun havası oynadı. Hem şampiyonluğu kutlayan hem de evliliğe ilk adımı atan genç çift, hayatlarının en mutlu günlerinden birini yaşadığını ifade etti.

    “Kız arkadaşıma güzel bir sürpriz yapmak istedim”

    Manavgat Belediyespor’lu Kaleci Mutlu, “ Manavgat Belediyespor’umuzu şampiyonluğa taşıdıktan sonra taraftarlarımız ve takım arkadaşlarımızla birlikte kız arkadaşıma güzel bir sürpriz yapmak istedim. Böylesine güzel bir günde bu güzel kararı almanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

  • (Özel Haber) Zeynep Casalini ve Tahsin Berk yeniden bir arada

    Bodrum’da yaşayan ünlü sanatçı Zeynep Casalini, geçtiğimiz yıl ayrıldığı eski eşi Tahsin Berk ile yeniden bir araya geldi.

    “Köprüler” isimli şarkısıyla iyi bir ivme yakalayan ünlü sanatçı Zeynep Casalini eski eşi Tahsin Berk ile ortak oldu. Casalini ortak olduğu işletmede hem garsonluk yapıyor, hem şarkı söylüyor. Geçtiğimiz yıl şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandığı eşi Tahsin Berk ile birlikte Gravilya Kahve ve Yemek Evini ortaklaşa işleten Casalini, İHA muhabirine samimi açıklamalarda bulundu. Bir yandan kızı Dafne’ye bakarken bir yandan müzik hayatına devam eden Casalini, eski eşi ile beraber ortak işlettikleri mekanda ise garsonluk ve aşçılık yapıyor. 8 yıl önce Bodrum’a yerleşen ve sakin bir hayat yaşayan Casalini, hayatında en çok yapmak istediği şeyin motosiklet ile dünya turuna çıkmak olduğunu açıkladı. Aşık olmayı istediğini de söyleyen ünlü sanatçı, eski eşinden zaman zaman iş gereği fırça yediğini de anlattı. Vejetaryen olan Casalini şimdilerde ise vegan olduğunu söyledi.

    Tahsin Berk annesini kaybetti

    Eski eşi Tahsin Berk’in annesini kaybettiğini söyleyen Casalini, “Tahsin kötü günler geçirdi, annesini kaybetti ve memleketine gitmek zorunda kaldı. Ben 1 buçuk ay boyunca burada 2 arkadaşımla beraber çalıştık ciddi bir şekilde. Bazen bu tempoyu yakaladığının farkına varamıyorsun. Bir bakıyorsun mekanda 25 kişi aynı anda var. Bir yandan içecek veriyorsun, bulaşık yıkıyorsun, ekmek kesiyorsun, sipariş alıyorsun o arada asistanım arıyor ’Zeynep hanım konser var’ diyor. Çok çılgın bir şey ama boş durup düşünmektense bu kadar yoğun olup bir şeye zaman ayıramamak sadece yaptığın şeye konsantre olmak çok daha iyi bir şey” diye konuştu.

    Kızıyla çok güzel zaman geçirdiğini anlatan Casalini, “Annelik çok güzel gidiyor. Dafne tam bir bal kabağı. Dafne okuldan geldikten sonra hep beraberiz. Gece eve döndüğümüzde de hep koyun koyuna yatıyoruz. Kızım ile sabah ve gece görüşebiliyoruz en çok. Okuldan döndükten sonra mekanımıza geliyor. Babası da burada ben de buradayım, şanslı bir çocuk olarak büyüyor kızım” ifadelerini kullandı.

    Eski eşiyle ortak oldular

    Eski eşi Tahsin Berk ile beraber Gravilya Kahve ve Yemek Evini işlettiklerini belirten Casalini, “Bizim bir çocuğumuz var. Beraber yürütebileceğimiz bir işimiz var Tahsin’le. Mekanımızı beraberce işletmeye karar verdik. Bu şekilde daha iyi ve daha huzurlu bir ortam oluyor. Ben gittim mi o burada duruyor. O gitti mi ben burada duruyorum kızımla ilgileniyorum. Aileden olmayan birine bir şeyi emanet etmek hem daha zor hem de başka birini meşgul edemezsin çok fazla. Çok iyi iki ortak gibi, onun çok iyi bildiği şeyler var. Benim de iyi olduğum şeyler var mutfak gibi. Ben daha iyi insanlarla ilgilenebiliyorum çok alışkın olduğum için. O kahve yapıp emretmeyi seviyor. Burada 2 ortak geçinip gidiyoruz” şeklinde konuştu.

    “Köprüler şarkım beğeniliyor”

    Yeni çektiği ’Köprüler’ isimli klibinden de bahseden Casalini, “Köprüler şarkım iyi tuttu. Ben bir yere gittiğim zaman insanlar ’yeni klibin çok güzel, bayıldım’ diyorsa bu çok güzel bir iş yaptığımı gösteriyor. Milyonların beni dinlemesi gibi dertlerim yok zaten” dedi.

    Yemek yapmayı çok sevdiğini de ifade eden Casalini, sözlerine şöyle devam etti:

    “Yaptığım yemekleri insanlara beğendirmeyi de çok seviyorum. Dün enginar ve ıspanak yemeği yaptım. 2 arkadaşım yedi bayıldı. Bu da benim hoşuma gidiyor. Ben kendim gidip alıyorum tüm sebzeleri. Seçiyorum, bakıyorum ve alıyorum. İnsanların yaptığım yemekleri beğenmesi inanılmaz tatmin ediyor beni.”

    Vejetaryenlikten veganlığa

    Bir zamanlar vejetaryen olan Casalini, şimdilerde vegan olduğunu açıklayarak şöyle konuştu:

    “Ben vegan oldum. Vejetaryen olmayı bırakıp vegan oldum. Koşturmaktan zaman bulamıyoruz yemek yemeye. Yediğim şeyler çok iyi şeyler. Veganlar sadece bir tek makarna yiyor zannediyorlar ama öyle değil işte. Biz vegan olarak çok çeşitli şeyler yiyoruz ama iyi şeyler yiyoruz. Yediğimiz hiçbir şey kalıcı bir kilo oluşturmuyor. Vegan pastalar var, içindeki unun iyi niyetli olduğu. Yediğin şeyler sende kilo yapmıyor. Biraz da insan gibi yediğinde kilonu koruyorsun.”

    “Duvar şarkımı bırakın Köprüler’i dinleyin”

    Casalini yeni çıkan sanatçıları tanımadığını söyleyerek, “Yeni çıkan sanatçıları gerçekten ben bilmiyorum. Televizyon yok ve zaten izleyecek zamanım da yok. Yeni bir şeyler yapan ve emin adımlarla giden bir grup var mı, bir şarkıcı var mı inan ki bilmiyorum. Umarım vardır. Şimşek gibi parlayıp sonra yok olma çok rahatsız edici. Bakın halen ’Duvar’ şarkısı diyorlar. Biraz şu ’Köprüler’ şarkımı dinleyin yeni nesil sizlere sesleniyorum. Hep aynı şarkıyla anılmak kadar gıcık bir durum yok yani” dedi.

    Müziğe ara vermediğini açıklayan Casalini, “Bakın bütün kliplerime sırayla ne kadar arası var en fazla. Bir 9 ay kadar bir ara var ben Dafne’ye 3 aylık hamileyken bir klip çekmiştik. Sonra Dafne 3 aylıkken ben yeniden sahneye çıktım. Ben müziğe hiç ara vermedim. Turnem yok ama konserler başlayacak Nisan sonunda. Gümüşlükte bir mekanda sahne alacağım. İstanbul’da bir konser var 13 Mayıs’ta. Bunların dışında özel gecelerde, düğünlerde sahnelerimiz devam ediyor” diye konuştu.

    “Aşka ayıracak zamanım yok”

    Aşık olmak istediğini ama aşka ayıracak zamanının olmadığını söyleyen ünlü sanatçı, “Aşk falan yok hayatımda. Zamanım yok şu anda aşka. Aşık olmak istiyorum. Ben şarkıcı ve müzisyen bir insanım. Ben aşka aşığım. Artık biri gerekmiyor. Ben böyle idare edebiliyorum. Keşke herkesin hayatında bir aşk olsa. Ben şu anda hayata yetişmeye çalışıyorum. Birde bir adam olsa eyvah yani görüşemeyeceğiz” dedi.

    “Eski eşimden büyük fırçalar yiyorum”

    Şiddetli geçimsizlikten eşi Tahsin Berk’ten ayrıldığını ama ortaklıklarının devam ettiğini vurgulayan Casalini, “Tahsin Bey ile şiddetli geçimsizlikten dolayı ayrıldık. İki insan birbirini çok sevebilir ama bir kadın erkek ilişkisi olduğu zaman farklı farklı şeyler olabiliyor. Aynı konuyu düşünmediği zaman çakışma oluyor. Biz kavga gürültü sevmeyen insanlarız. Birbirimizi çok seviyoruz halen. Her zaman birbirimizin hayatındayız da zaten. Şimdi birde işimizi de ortak götürüyoruz. Hayatıma karışmıyor Tahsin Bey ama işe kesinlikle karışıyor. ’Bunu kaça aldın?’, ’Bunu neden kaydetmedin’ diyerek büyük fırçalar yiyoruz. İş için gerçekten fırçalıyor beni. Çok iyi bir iş adamı, bu işi gerçekten çok iyi biliyor. Ben de çok şey öğreniyorum ondan. Ama tarz olarak sert bir adamdır. Onu tanımıyorsan kırılabilirsin, ben tanıdığım için tamam diyorum” şeklinde konuştu.

  • Ovacık’ta bahar ve kış bir arada

    Tunceli’nin Ovacık ilçesinde bahar nedeniyle açan çiçekler ve karlı dağlar iki mevsimi bir arada yaşatıyor.

    Hava sıcaklıklarının artmaya başlamasıyla Ovacık ilçesinde, hem ilkbahar hem de kış mevsiminin tüm güzellikleri bir arada görülüyor. Şiddetli sağanak yağışların etkisiyle birlikte, ilkbaharın yeşil tonlarının hakim olduğu ilçede, bahar çiçeklerinin oluşturduğu renk cümbüşü ile karlı dağlar görsel bir şölen sunuyor.

    Her mevsim farklı bir güzelliğe bürünen ilçede, ılık ve güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, Munzur Çayı kıyısında, park ve bahçelerde zaman geçirerek ilkbahar mevsiminin tadını çıkarıyor. İlçede, doğu-batı doğrultusunda uzanan 3 bin 370 metre yükseklikteki Munzur ve Mercan Dağları’nda ise ilkbahar mevsimine rağmen kışın etkisi sürüyor. Eteklerinden zirve kısımlarına kadar beyaz kar örtüsüyle kaplı olan dağlar, eşsiz görüntüsüyle görenleri kendine hayran bırakıyor.

    Ovacık ilçesinde bulunan Munzur Gözeleri’ne arkadaşlarıyla birlikte pikniğe geldiğini belirten bilgisayar öğretmeni Muhammed Çalışkan, ilkbahar ve kış mevsimini bir arada yaşamanın çok farklı bir duygu olduğunu ifade etti.

    İlk defa böyle bir duygu yaşandığını aktaran Çalışkan, bir yandan karda yürüyüp, daha sonrasında serin suların içerisine ayaklarını sokmanın farklı bir duyduğu olduğu,yaşamak için mutlaka gelip görmek gerektiğini kaydetti.

    İlkbahar mevsiminin gelmesiyle Ovacık ilçesinin bir başka güzelliğe büründüğünü dile getiren yöre sakinlerinden Barış İmre ise, “Şuanda iki mevsimi bir arada yaşıyoruz. Ovada açan çiçekler, doğa sevenlere müthiş bir renk cümbüşü sunmakta. Munzur Dağları karlarla kaplı. İki mevsimi bir arada yaşamak isteyen yerli ve yabancı insanlarımızı ilçemize bekliyoruz” dedi.

  • Giresun’da kış ve bahar bir arada

    Mart ayının sonlarına gelinmesine rağmen kar yağışı yüksek kesimlerde etkisini sürdürürken, yalancı baharın etkisiyle erik çiçekleri ve menekşelerin açması tam bir tezatlık oluşturdu.

    Giresun’un yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplıyken, alçak kesimlerdeki vadiler ise baharın habercisi menekşeler ise fındık bahçelerini rengarenk süslüyor.

    Cemrenin toprağa düşmesinin ardından yaşanan yalancı bahar sıcaklarının ardından meyveler çiçek açtı. Fındık ağaçları yaprak açıp yeşillenirken, fındık bahçelerindeki menekşelerde rengarenk kendini gösterdi. Meyve çiçekleri ve menekşeler fındık bahçelerini süslerken, yüksek tepelerde ise kar yağışı etkisini sürdürdü.