Etiket: Arada

  • Liderler, Lübnan için bir arada

    Liderler, Lübnan için bir arada

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan için gerçekleştirilen donörler konferansında gerçekleştirildiği açılış konuşmasında, “Lübnan’ın geleceği tehlikede” diyerek, dünya liderlerinden Lübnan halkına destek çağrısı yaptı.

    Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta 4 Ağustos’ta yaşanan feci patlamanın ardından ülkelerden yardım gelmeye devam ediyor. Büyük yıkıma uğrayan kentin eski haline dönüştürülmesi ve yeniden canlanması için Fransa ve Birleşmiş Milletler tarafından bugün online gerçekleştirilmesi planlanan donörler konferansı başladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Perşembe günü gerçekleştirdiği Beyrut ziyaretinde, Lübnan için uluslararası bir yardım organize etmek istediğini ifade etmesinin ardından düzenleniyor. Konferansın açılış konuşması Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafından gerçekleştirildi. Macron, dünya güçlerinin farklılıkları bir kenara koyarak Lübnan halkına destek vermesi gerektiğini ifade etti. “Lübnan’ın geleceği tehlikede. Onların yanında olmalıyız” diyen Macron, uluslararası desteğin Lübnan’da, Birleşmiş Milletler tarafından koordine edilmesi gerektiğini ifade etti.

    Fransız Cumhurbaşkanı, “Görüş ayrılığına rağmen, herkes Lübnan ve Lübnan halkına destek için bir arada olmalı. Bugünkü görevimiz, hızlı ve etkili bir şekilde hareket etmek dedi” dedi.

    Katar’dan Lübnan’a 50 milyon dolarlık yardım

    Toplantıya katılan Katar Emiri Sayın Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, ülkesinin Lübnan’a 50 milyon dolarlık yardımda bulunacağını açıkladı. Katar’ın Beyrut’un yeniden yapılanma programına katkısının önümüzdeki günlerde açıklanacağını söyleyerek, “Lübnan bu krizi tek başına aşamaz” dedi. Katar Emiri, bu konferansın uluslararası toplumun korkunç patlama nedeniyle Lübnan’a yardım etme kararlılığını teyit ettiğini belirtti.

    Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Aoun ise toplantının açılışında yaptığı konuşmada, liman patlamasına karıştığı kanıtlanan herkesin Lübnan yasalarına göre sorumlu tutulacağını söyledi. Aoun, “Beyrut’ta yaşanan felaketin insani, sosyal, sağlık, eğitim ve ekonomik düzeylerde nelere yol açtığını ve her evde ne kadar yara bıraktığını anlatmayacağım. Deprem, ekonomik, mali ve mülteci krizlerin ortasındayken bizi vurdu” dedi. Avn, “Beyrut’un eski haline dönüştürülmesi için büyük ihtiyaçlar var. Bu ihtiyaçları özellikle kış gelmeden önce karşılamalıyız” ifadelerini kullandı.

  • TOGG yönetimi bir arada

    TOGG yönetimi bir arada

    TOGG ortakları yönetim kurulu toplantısı öncesi bir araya geldiler.

    Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) ortakları yönetim kurulu toplantısı öncesinde bir araya geldiler. TOGG’un sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda girişimin ortaklarının yerli otomobilin konsept çiziminden oluşan tablo ile poz verdikleri fotoğraflar yer aldı.

    Fotoğraf karelerinde TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, TOGG Yönetim Kurulu üyeleri Ahmet Nazif Zorlu, İnan Kıraç, Tuncay Özilhan, Ahmet Akça ve Talip Öztürk görülüyor.

  • Büyükşehir’de yaz ve kış mesaisi bir arada

    Büyükşehir’de yaz ve kış mesaisi bir arada

    Yılın her döneminde birbirinden farklı iklimsel özelliklerin ön plana çıktığı Erzurum’da, Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları da farklılık gösteriyor. Büyükşehir’e bağlı kimi ekipler şehir merkezi ve güney ilçelerde karla mücadele ederken, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’na bağlı birimler ise, kuzey ilçelerde gölet, sulama kanalı ve yol yapım çalışmaları yürütüyor.

    Yılın tamamının çeşitli yatırım ve hizmetlerle değerlendirildiği Büyükşehir Belediyesi’nde, yaz ve kış mesaisi adeta bir arada yapılıyor. Büyükşehir Belediyesi, Yakutiye, Palandöken, Aziziye, Tekman, Karayazı, Karaçoban ve Hınıs başta olmak üzere şehrin doğu ve güneyindeki birçok ilçede karla mücadele ederken, Oltu, Olur ve Şenkaya gibi ilçelere de aynı anda yeni göletler, yollar ve sulama kanalları kazandırıyor. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, hizmet ve yatırım planlamasına vurgu yaparak, “Bizim değil bir mevsim, Erzurum için kaybedecek bir günümüz bile yok” ifadesini kullandı.

    Başkan Sekmen: “Yılın tamamında çalışıyoruz”

    Erzurum’un, sahip olduğu iklim koşulları sebebiyle kış aylarının yerel hizmetler açısından durağan geçirildiği bir kent olduğuna işaret eden Başkan Sekmen, “Kış denilince tabi akıllara ilk gelen karla mücadele oluyor. Biz bu manada şehrimizin ihtiyaç duyduğu çalışmaları elbette yapıyoruz. Ancak Erzurum’un kış mevsiminin ortasında bile birbirinden farklı iklim özelliklerine sahip olduğunu da gözden kaçırmıyoruz. Yani şehrin bir tarafında karla mücadele ederken, diğer tarafında da alt ve üstyapı çalışmalarını rahatlıkla yürütebiliyoruz” diye konuştu.

    Başkan Sekmen, önceki gün yağan yoğun karla birlikte Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı karla mücadele ekiplerinin anında teyakkuza geçtiğini dile getirerek, “Ekiplerimiz gerek merkezde ve gerekse ilçelerimizde çok yoğun bir karla mücadele çalışması yürüttü” dedi. Büyükşehir’in bir yanda bu çalışmaları yürütürken, diğer yanda da Oltu, Olur ve Şenkaya’da da mesai yaptığının altını çizen Sekmen, “Kış mevsiminde olmamıza rağmen ekiplerimiz şu anda Oltu ilçemize bağlı Ünlükaya’da gölet inşa ediyor. Yine kırsal hizmet birimlerimiz Şenkaya Paşalı’da sulama kanalı çalışması yürütmekle beraber, bir başka ekibimiz de Olur ilçemize bağlı Şalpazarı bölgesinde yeni yollar yapıyor. Yani bizim hizmet anlayışımızda zaman ve mevsim mefhumu yok; ekiplerimiz yaz ve kış mesaisini aynı anda yapıyor” şeklinde konuştu.

  • TOKİ kurasında sevinç ve gözyaşı bir arada

    TOKİ kurasında sevinç ve gözyaşı bir arada

    Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından Erzurum’da alt gelir grubuna yönelik yapılan konutlar için kura çekilişi yapıldı. Kurada hak sahiplerinin mutluluğu ve gözyaşları bir arada yaşandı.

    TOKİ tarafından gelirli aileler için yaptırılan konutlara yoğun başvuru yapıldı. Kuraya girecek bin konut için yaklaşık 3 bin kişi başvuru yaptı. Erzurum Kazım Karabekir Kapalı Spor Salonu’nda noter huzurunda düzenlenen kura çekimiyle dairelerin sahipleri belirlendi.

    TOKİ kura çekiminde, 2+1 konutlar 3+1 konutlar için hak sahibi çekilişle belirlendi. İlk önce şehit ailelerine ardından engelliler ve emekliler için kura çekildi. Son bölümde ise diğer vatandaşlara kura çekildi. Kura çekiminde ev sahibi olmaya hak kazananlar büyük mutluluk yaşayarak gözyaşı döktü.

  • Üç kutsal mescit bir arada

    Üç kutsal mescit bir arada

    Tarihi ve özgün eserler maket sanatçısı Doğan Hattatoğlu, üç kutsal mescidin birebir ölçeklerle küçülterek hazırladığı maketini Erzurum Ulu Cami’de sergiliyor.

    İnsanların içerisinde kıvılcım uyandırabilmeyi amaçlayan ve bu sebeple manevi değerler üzerinden maket çalışmalarını sürdüren maket sanatçısı Doğan Hattatoğlu, üç kutsal mekan olan Kabe-i Muazzama, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa’nın maketlerini birebir ölçeklerle hazırladı. Hattatoğlu, maketleri gerçek topraklarıyla Erzurum Ulu Cami’de ziyaretçiler için sergiliyor.

    Erzurum’u yansıtan 40’a yakın eseri Büyükşehir Belediye binasında sergileyen Doğan Hattatoğlu, “Sigara kullanan bir insanın harcamış olduğu parayı kumbaramda biriktiririm kendime malzemeler alırım” diyerek yola çıktığını anlattı. “Diğer insanlar dumanlarını havaya üflediğinde ben yeteneğimi sanata üfledim” diyen Hattatoğlu, sanatçının sadece sanatıyla değil, ilettiği mesajlarla da değerli olacağını ifade etti. Soyadlarından da belli olduğu üzere yeteneklerinin genetik olduğunu dile getiren Hattatoğlu, şehit olan dedelerinin hattat oluşundan bu soyadı aldıklarını belirtti. Doğan Hattatoğlu, Erzurum’da İbrahim Paşa Camii’nin kapısındaki yazıların hattat dedesi tarafından yazıldığını ve tüm kardeşlerinin sanatın bir dalıyla mutlaka iç içe olduğunu söyledi. Daha önce Karayolları Genel Müdürlüğünde teknik ressam olarak çalışmasından dolayı minyatürde zorlanmadığını dile getiren Hattatoğlu, “Becerinin yanında bu işin matematiğini de tekniğini de iyi bilmek gerekiyor. Bu iş sabır işi, öğrenciler kafelerde vakit geçirmek yerine üretici olup, topluma faydalı olmalı. Sizden sonra gelecek nesillere birer katkınız olmalı” dedi.

    Öğrenci yetişmediğinden yakınan Hattatoğlu, “Maket çalışmasının uzun vadeye ve sabra dayanır. Mutlaka ve mutlaka insanın kendisini branşına adaması gerekli. Yalnızca üniversite diploması almak kafi değil, keşke öğrenciler gelse beni dahi geçse. Bu sanatı devam ettiren insanlar olsun çok isterim. Güzel Sanatlar Fakültesinden bu işi merak edip gelen öğrenciler günümüzün uğraşı telefonla çok vakit harcadıkları için konsantre olmayıp gelmemeye başladılar. Öğrencilerden biri çok kabiliyetli olmasına rağmen arkadaş birliği ve para önceliği nedeniyle sanatı daha yolun başındayken bıraktı. Bu güne kadar kimsenin yetişmemesinden dolayı üzgünüm. Hanımların el işindeki inceliği ve dikkati nedeniyle sanata olan ilgileri, becerileri daha fazla. Hat sanatı ve tezhip üzerine özveriyle çalışıyorlar ama maket sanatında da olmalarını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Hattatoğlu, “Necmettin Nursaçan hoca Erzurum’a geldiğinde maket çalışmamızı gördüğünde bana ‘Şuanda Mescid-i Nebevi’de yürüyorum’ demesi üzerine demek ki bir şeyleri başarabilmişim o istediğim etkiyi oluşturabilmişim. Maketlerin bittikten sonraki mutluluğu çok önemli, yapım aşamasındayken maketin bitişini hayal ederseniz, ortaya çıkan eser daha mükemmel olur” diye konuştu.

    Yapmış olduğu maketlerin önemini anlatan Hattatoğlu, “Kudüs ilk kıblemiz, miraca çıkılan yer. Ruhlar alemindeki tüm peygamberlerin saf tutup namaz kıldığı bir mekan. Dünyanın kuruluşunun başladığı ve tatlı suların çıktığı ilk mekan burası. Üç mescit işaret edilmiş, Kabe-i Muazzama, Mescidi Nebevi ve Mescid-i Aksa. Dünyada bir ilke tanıklık eden Erzurum Ulu Cami’de üç kutsal mescit bir arada bulunuyor. 5 senelik emek sonucu ortaya çıktı. Mescid-i Aksa bir buçuk sene, Kabe bir buçuk sene, Mescidi Nebevi ise 2 sene sürdü. 2 bin 540 tane penceresi tek tek oyularak yapıldığı için Mescid-i Nebevi biraz daha uzun sürdü. Mecidi Nebevi; Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) kabristanının bulunduğu ve kendi evinin bulunduğu bir yer. Kabristanın bulunduğu yer ise ’Benim cennet bahçem’ diye nitelediği bir alan. Bilal Habeşi’nin ilk ezan okuduğu kubbe de burada mevcut. Günümüzde kubbelerde bulunan ray sistemi sayesinde açık havada namaz kılıyormuş hissine sahip oluyorsunuz. Osmanlı bu alanlara çok önem vermiş, hatta Kabe’nin üzerinde bulunan altın oluğun yönü bize doğru dönüktür. Bizim secdemizin yönündedir” diye konuştu.

    Sahabelerin olduğu Beyt-ül Baki mezarlığının maketinde gösteren ve beraber umre için gittiklerinde kaybettiği kayınpederinin mezarını belirtmek için maketinde beyaz bir taş kullandığını anlatan Hattatoğlu, kendi maneviyatını da eserine işleyerek, eserlerini hem kendi maneviyatı hem ziyaretçilerin maneviyatıyla yoğuruyor. Şuanda Erzurum’un eski görünümünü günümüze taşımak için maketler hazırlayan Doğan Hattatoğlu, “Hiç boş durmam, akıl akıldan üstündür, ne kadar çok öğrenirsem o kadar iyidir. Yaptığım bütün çalışmalarda ölçüyü almadan çalışmayı yapmıyorum. Gittiğim yerden dokümanlarla geliyorum, kaç bölü ölçek ile yapacağımı belirliyorum, eğer ölçek kaçarsa işin hiçbir estetiği kalmaz. Osmanlı dönemi Erzurum’unun maketini kurduğum atölyemde belkide yaklaşık 3 sene sürecek bir eser bırakacağım ardımda, eskiyi günümüze taşıyacağım” dedi.

    Ulu Cami’ye gelen ziyaretçiler, maketlerin birebir küçültülerek yapıldığını ve kullanılan toprakların gerçek mescitlerin toprakları olduğunu öğrendiklerinde gözleri dolarak, Hattatoğlu’na “Kudüs’ü ayağımıza kadar getirmiş” diyerek teşekkür ediyorlar.