Etiket: Araçlarla

  • Bodrum sanayisi sele kapılan araçlarla dolup taştı

    Bodrum’da önceki gün yaşanan sel felaketinde sular altında kalan araçların sayısının 250 bulduğu öğrenildi. Sanayide buluna n bir çok dükkanın önde selde hasar gören araç tamir edilmeye başladı.

    Önceki gün Bodrum’da bir anda bastıran sağanak yağmur nedeniyle birçok ev, işyeri sular altında kalmıştı. Yaklaşık 100 araç ise sele kapılarak hasar görmüştü. Hasar tespit çalışmaları yapılan ilçede sele kapılan araçlar sanayi esnafının yüzünü güldürdü. Merkez ve Konacık sanayisinde bulunan oto servisleri, sel sularına kapılmış araçla doldu. Bazı araçlar kurtarılmaya çalışılırken birçok araç ise kullanılamaz hale geldiği görüldü. Konacık mahallesinde bulunan trafik otoparkında kullanılamaz halde olan 69 araç bulunurken sanayide ise yaklaşık 200 aracın bulunduğu öğrenildi. Selden dolayı hasar gören araç sayısının 250’yi geçtiği öğrenildi. Trafik otoparkında bulunan araçların birçoğu sanayiye çekilerek kurtarılmaya çalışılıyor

    Zorunlu trafik sigorta karşılamıyor

    Araçları kurtarmak için 24 saat mesai yapan sanayi esnafı, araçların pas tutmaması için hummalı bir çalışma yapıyor. Kurtarıla bilecek araçlar hızlı bir şekilde kurutulup, motor ve elektronik aksamı sökülüyor. Selde hasar gören, kaskosu olan araçlar kasko yaptırdıkları şirketler tarafından masraflarını karşılıyor. Zorunlu trafik sigortası olan araçlar sahipleri ise dertli Kaskosu olmayan sürücülerin Bodrum Kaymakamlığına başvurduğu, kaymakamlığın ise hasar gören araçlar için bir çalışma başlattığı öğrenildi.

    Konacık mahallesinde bulunan özel servis hizmeti veren Ergün oto etkilisi İlker İlişik servislerinde 2 aracın olduğunu belirterek, “Bizim servisimizde 2 araç var. Bize geldiğinde tamamen su ile kaplıydı. Hasar tespit çalışması yaptık ve kullanılamaz halde olduğunu gördük. Kasko şirketleri selde kalan araçların hasarlarını karşılıyor ama Zorunlu trafik sigortası karşılamıyor. Çünkü zorunlu trafik sigortaları karşılıklı kazalarda suçlu olan şahısın sigorta yaptırdığı şirketten parasını alıyor. Bu poliçelerin kapsamında sel ve doğal afet maddesi olmadığından dolayı zarar gören aracın hasarı karşılamıyor” dedi.

    Konacık Sanayisinde özel oto servisi bulunan Yaşar Yılmaz ise kendilerinde 6 adet sel sularına kapılmış araç olduğunu söyleyerek, “Bodrum’da yaşanan sel faciasından 6 araç bizim özel servisimize getirildi. 1 tanesini kurtardık, 2 tanesini kurtarmaya çalışıyoruz. Diğerleri ise tamamen su ile kaplandığı için bir şey yapamıyoruz. Kaskosu olan araçların masraflarını kasko şirketleri karşılıyor. Kaskosu olmayanlar ise şu anda mağdur ve kendi ceplerinden ödemek zorundalar araç masraflarını. Biz hızlı bir şeklide araçları kurtarmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Sel kapılan araçların kokmaması ve kurutulması için döşemecilere de götürülen araçlar burada ise kurutularak temizleniyor. Döşemeciler ise sele kapılmış araçların usta ellere teslim edilmesini ve kesinlikle kendi yöntemlerini ile kurutulmaması gerektiğini ifade ettiler

    Selde kalan birçok araç ise çekicilerle çekilerek Trafik oto parkına getirildiği de öğrenildi. Konacık Mahallesinde bulunan trafik otoparkı sahibi Sezgin Kılıç kendilerine 69 aracın geldiğini belirterek, “Birçok araç bizim otoparkımıza çekildi. Araçların burada yapılan hasar tespit çalışmalarının ardından kasko şirketleri ile anlaşmalı olunan oto servislerine götürdük. Kullanılamayan halde buluna birçok araç ise halen otoparkımızda duruyor” şekliden konuştu.

  • Araçlarla kente dağıtılıp, duyguları suistimal ediyorlar

    Batman’da bazı dilenciler, her gün kentin çeşitli noktalarına araçla bırakıldıktan bir süre sonra yine araçla toplanıyor. Kentte dilenmeyi meslek haline getirdiği ve çete olabileceği düşünülen şahısların peşine düşen İhlas Haber Ajansı (İHA), dilenen bazı şahısların araçla alınmalarını anbean görüntüledi. Özellikle trafik ışıklarında her durduklarında karşılarına çıkan dilencilerden bıktıklarını belirten vatandaşlar, yetkilileri göreve çağırdı.

    Batman’da dilenen şahısların sayısının her geçen arttığı gözlenirken, kente adeta dadanan dilencilerden bazılarının, çeşitli noktalara araçlarla bırakılıp, belli bir süre dilendikten sonra, yine araçlarla alınmaları dikkat çekti. Söz konusu durum akıllara şahısların dilenciliği meslek edindiği ve çete oldukları düşüncelerini getirdi. Dilencilerin peşine düşen İHA, şahısların getirildikleri trafik ışıklarında, vatandaşların duygularını suistimal edip dilendikten sonra kendilerini almaya gelen araca binerek bölgeden uzaklaşmalarını anbean görüntüledi. Görüntülerde, şahısların profesyonel tavırları da dikkatlerden kaçmadı. Vatandaşlar, kendilerini bıktıran dilencilere yönelik çalışma yapılması için yetkililere seslendi. İlahiyatçı ve hukukçular da dilenmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “Vatandaşları rahatsız ediyorlar”

    Vatandaş Mahsun Kartal, dilencilerin haksız kazanç elde ettiklerini belirterek, yetkililerin gerekeni yapmasını istedi. Dilencilerin tüm vatandaşları rahatsız ettiğini anlatan Kartal, yardım etmeyi seven bir millet olduklarını ancak bunun kullanılarak haksız kazanç elde edilmesini istemediklerini vurguladı.

    “Kimin ihtiyacının olduğunu bilmiyoruz”

    Songül Algan adlı vatandaş, dilencilerden çok rahatsız olduğunu belirterek, her durduğu trafik ışığında önlerinin kesildiğini, kendilerinden para istendiğini ve vermediklerinde kötü sözlere maruz kaldıklarını dile getirdi. Şahısların dilenmeyi meslek haline getirdiğini ifade eden Algan, kimin ihtiyacının olup olmadığını artık bilmediklerini vurguladı.

    “Artık dilencilere para vermekten bıktım”

    Dilencilerden bezdiğini anlatan Yusuf Bulut, evden çarşıya gidene kadar günde 10 dilenciyle karşılaştığını, artık para vermekten bıktığını aktardı.

    “Gerçek ihtiyaç sahipleri dilenmezler”

    Dilenciliğin İslam dinindeki durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan BTÜ İslami İlimler Anabilim Dalı Başkanı Dr. Davut Okçu ise, bu durumun İslam’da yasaklanan bir fiil olduğuna işaret etti. Kur’an-ı Kerim’de ve Hadis-i Şerifler’in Müslümanlara sosyal hayatla ilgili pek çok fiil önerdiğine dikkat çeken Okçu, “Kurban kesin, oruç tutun, sadaka verin, zekat verin deniyor. Bütün bunlar sosyal hayatı düzenlemeye yönelik ibadetler ve eylemlerdir. Buna rağmen toplumda ihtiyacı olan insanlar çıkabiliyor. Kur’an-ı Kerim bunlara da işaret ediyor. ‘Gerçek ihtiyaç sahipleri istemezler, dilenmezler. Siz Müslümanlar olarak onları bulup onların ihtiyacını gidermek durumundasınız’ diye bir ayet vardır. Peygamber Efendimiz dilenciliğe hiç sıcak bakmamıştır. Kendisine, ‘Ben açım’ diyen delikanlıya bir ip veriyor, ‘Git dağdan odun topla, pazar da sat geçimini öyle temin et’ demiştir” dedi.

    “Dilencilik psikolojik bir hastalıktır”

    Sağlıklı insanların dilenme hakkına sahip olmadığını vurgulayan Okçu, “Dilencilik bir yönüyle psikolojik bir hastalıktır. Çünkü dilenen insanların gözü sürekli dışarda olur, çalışmaya yeltenmez ve sürekli bedavadan geçinmeye alışmışlardır. Çocuk yaşlarda dilenciliği öğretmeleri çocuğun geleceğini karartır. İslam dini dilenmeyi hiç hoş karşılamamıştır. Buna rağmen dileniyorsa bunlara sert bir tepki vermekte doğru değildir. Kur’an-ı Kerim’de, ‘Dilencileri azarlamayın’ diye bir ayeti kerime vardır. Biri karşımıza geçip, ‘Allah rızası için bana bir şeyler ver’ derse onu azarlamak gibi bir hakkımız da yoktur. Sözle güzel bir şekilde baştan salma hakkına sahip olabiliriz” diye konuştu.

    “Dilenmek değil, dilendirmek suç”

    Avukat Nesrin Bilge ise, TCK’nın 229’uncu maddesinde, çocukların, fiziksel veya zihinsel engellilerin dilencilikte araç olarak kullanılmasının, suç olarak tanımlandığını anlatarak, şunları kaydetti:

    “Araç olarak kullanan kişilerin, kan kısmı olan kişilerden üçüncü dereceye kadar olan kişilerin daha fazla cezalandırılma durumu söz konusudur. Örgütsel çapta yaptırılması cezası biraz daha arttırılmaktadır. Dilencilik, TCK‘da bu şekilde değerlendirilmiş olmakla beraber, kişinin kendisinin bizzat gidip sokakta dileniyor olması bir suç değildir. Ancak birilerinin kullanarak dilendiriciliğe zorlaması bir suç ifade etmektedir.”

    “Kabahatler Kanununda para cezası var”

    Dilenciliğin Kabahatler Kanunu 33’üncü maddesinde de para cezasına çarptırılma şeklinde değerlendirildiğini vurgulayan Bilge, şu ifadelerde bulundu:

    “Ceza yıldan yıla değişiyor. 2017’de 109 lira olan para cezası, 2018 yılında 124 lira. Dilenen kişinin bizzat gidip başka bir şahıstan para istemesi suç değildir. Ancak Kabahatler Kanunu çerçevesinde değerlendirildiğini de bir para cezasına mahkumiyeti söz konusudur. Niye suç değildir. Çünkü fiilin ve kastın aynı anda bir şeye yönelmesi şeklinde değerlendirilmiştir. Sokakta bir dilencinin herhangi bir kişiden para istiyor olması, karşıdaki kişinin de kabulüne bağlı olduğu için bir suç teşkil etmiyor. Özgür iradeyle para verilme söz konusudur.”

  • Naci Bostancı: “Finansal araçlarla Türkiye gibi ülkeleri terbiye etmek mümkün değildir”

    AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı, “Finansal araçlarla Türkiye gibi ülkeleri terbiye etmek, terbiye etme aracı olarak bir rezerv parayı belli bir noktada tutmak mümkün değildir” dedi.

    Partisinin 17. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla AK Parti Amasya İl Başkanlığının düzenlediği yemekte konuşan Naci Bostancı, “Finansal araçlarla Türkiye gibi ülkeleri terbiye etmek, terbiye etme aracı olarak bir rezerv parayı belli bir noktada tutmak mümkün değildir. Ekonomik paritelere bakarsak, Türkiye’nin ekonomik gerçekliğine bakarsak doların bugünkü TL olarak karşılığı 3.8, 3.9 liradır en fazla. Yani bir ülkenin ticari hacmini, bir ülkenin gayri safi milli hasılasını, bir ülkenin dünyayla kurmuş olduğu bağlantıları ve bu çerçevede yürüttüğü iktisadi üretim kapasitesini hesaba kattığınızda onun dış ödemelerde bir araç olarak kullandığı bu rezerv paranın TL cinsindeki karşılığı 3.8, 3.9’dur. En fazla 4 liradır” diye konuştu.

    Dünya finans sisteminde sermayenin kimsenin tekelinde olmadığını vurgulayan Bostancı, “Yeryüzünde çok miktarda sermaye var. Ve bunlar kârlı gördükleri alanlara hele ki gerçeklikten bu kadar kopmuş bir yükseltilmiş doları gördüklerinde onlar yeniden her şeyi asli, ekonomik gerçek değerlerine ulaşmasını sağlayacak tarzda mutlaka hareket ederler. Amerika dahil hiçbir ülke bir tadili mutlak sermaye hareketlerini bütünüyle yönlendirebilme kapasitesine sahip büyük ve güçlü bir ülke değildir. O yüzden bu girişimleri sonuç alınamayacak” şeklinde konuştu.

    Çok sayıda partilinin katıldığı yemekte Amasya Milletvekilleri Mustafa Levent Karahocagil ile Hasan Çilez, Amasya Belediye Başkanı Cafer Özdemir, eski Milletvekili Akif Gülle ve İl Başkanı Mehmet Ünek de konuşma yaptılar.

  • Kiraladıkları araçlarla hayvan hırsızlığı yapan şebeke yakalandı

    Antalya’da kiraladıkları araçla büyükbaş, küçükbaş ve kümes hayvanlarını çalarak kasap ve adaklık satan yerlere satan 9 kişi yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre, Antalya Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, artan hayvan hırsızlıkları ile ilgili yaklaşık iki aylık çalışma sonucu yüzlerce MOBESE ve güvenlik kameralarını inceleyerek 9 kişilik hırsızlık şebekesine ulaştı. Daha önce hırsızlıktan birçok kaydı bulunan şebeke üyelerinin büyükbaş, küçükbaş ve kümes hayvanlarını çalarak ortak çalıştıkları kasap ve adaklık satan yerlere sattıkları tespit edildi. Polis, şebekenin Antalya merkez ve ilçeleri, Burdur ve Isparta illerinde hayvan hırsızlığı gerçekleştirdiğini tespit etti. Hayvan hırsızlıklarını kiraladıkları araçlara koydukları yemlerden faydalanarak yaptıkları belirlenen şüphelilerin yakalanması için eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda F.D., K.K., I.S., M.A., H.C., A.C., Ö.G., M.S. ve A.S. yakalanarak gözaltına alınırken, çalınan hayvanlarla birlikte depo olarak kullanılan ahır ve dükkanlarda ise çok sayıda küçükbaş ve kümes hayvanı ele geçirildi. Emniyetteki sorguları tamamlanan 9 şüpheli adliyeye sevk edilirken, ele geçirilen hayvanlar sahiplerine teslim edildi.

  • 15 Temmuz’da Kırklareli’den zırhlı askeri araçlarla İstanbul’a gitmek için yola çıkan askerler yargılanıyor

    Fetullahçı terör örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde, Kırklareli Lüleburgaz 65. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına bağlı kışladan zırhlı askeri araçlarla İstanbul’a gitmek için yola çıkan, vatandaşlar ve polis tarafından otoban girişinde durdurulan 81 asker hakim karşısına çıkıyor.

    Kırklareli Halk Eğitim Merkezinde oluşturulan duruşma salonunda 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davanın ikinci celsesine eski Tuğgeneral Cemalettin Doğan ve eski Yarbay Latif Çiçek’in de aralarında bulunduğu 38’i tutuklu, 81 sanık katıldı. Sanıklar geniş güvenlik önlemleri altında cezaevi ring araçları ile salona getirilirken, salon çevresinde de geniş güvenlik tedbirleri alındı. Sanık yakınları x-ray cihazlarından geçirilerek salona alındı.

    Sanıklar hakkında “Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya, görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs”, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye, bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs” suçlarından, ayrı ayrı 4 kez ağırlaştırılmış müebbet, “silahlı terör örgütüne üye olmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası isteniyor.