Etiket: AR-GE

  • AR-GE Reform Paketi Tanıtım Toplantısı Yapıldı

    Adana’da, Ar-Ge Reform Paketi Tanıtım ve Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi.

    Adana Vali Yardımcısı Azmi Yeşil başkanlığında yapılan toplantıda konuşan Kamu- Üniversite- Sanayi İşbirliği (KÜSİ) İl Temsilcisi Prof. Dr. Selahattin Serin, ülkemizin geleceğinde Ar-Ge, tasarım ve yenilikçi üretimin önemine dikkat çekti. Serin, “Ülkemizin geleceği, insana ve insanla varolan bilim ve teknolojiye yatırım yapan, bunların ticarileşmesine ortam hazırlayan, bilgi tabanlı bir ekonomi üzerine inşa edilecektir. Kalkınma stratejimizin özünü; daha donanımlı, daha yenilikçi ve girişimci, bilgi üreten ve bunu yüksek katma değere dönüştüren insanımız ve işletmelerimiz oluşturacaktır. Önümüzdeki dönemde; imalat sanayinde yenilikçi ve yüksek teknolojili sektörlere dayalı dönüşümü gerçekleştirmek, girişimcilik kapasitemizi güçlendirmek ve nitelikli istihdam altyapımızı oluşturmak önceliğimiz olacaktır” dedi.

    Adana Vali Yardımcısı Azmi Yeşil ise kamuya yönelik bu toplantıdan sonra 5 Nisan 2016 tarihinde Adana Sanayi Odası’nda, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürü Doç. Dr. İlker Murat Ar’ın katılımıyla da AR-GE faaliyetlerine yapılacak bakanlık desteklerinin anlatılacağı toplantıya katılımcıları davet etti.

    Yeşil, 22 Nisan 2016 tarihinde Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesinde Sanayicilere yönelik, 5 Mayıs 2016 tarihinde de üniversitede Ar-Ge Reform Paketinin öneminin anlatılacağı bir toplantının yapılacağını kaydetti.

    Valilik salonundaki toplantıya, İl Bilim, Sanayi ve Teknoloji Müdürü Remzi Özdoğan, Şube Müdür Vekili Ahmet Umut, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Temsilcisi Doç. Dr. Mustafa Güneş, Lütfi Sarıbulut, MÜSİAD Adana Şube Başkanı Suat Yahşi, Kültür ve Turizm İl Müdürü Sabri Tari, Valilik Dernekler İl Müdürü Recep Kurdoğlu, KOSGEB Müdür Vekili Aysun Dördü, TSE Temsilcisi Arif Karaboğa, Çukurova Kalkınma Ajansı Temsilcisi Ertan Zibel, Kredi Garanti Fonu Temsilcisi Suna Samancı, Valilik Yatırım İzleme Koordinasyon Kurulu Başkanlığı Temsilcisi Sedat Kasap, Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölge Temsilcisi Ayhan Uçak da katıldı.

  • Finans Teknopark’a AR-GE İçin ‘Kalkınma’ Desteği

    Borsa İstanbul ve Boğaziçi Üniversitesi ortaklığı ile kurulan Finans Teknopark A.Ş. ile İstanbul Kalkınma Ajansı arasında yapılan mali destek sözleşmesi, düzenlenen tören ile imzalandı. Desteğin başlamasını temsilen gerçekleştirilen gong töreninde, taraflar ile birlikte Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de açılış gongunu çaldı.

    Türkiye’nin 2023 vizyonunun önemli bileşenlerinden biri olan İstanbul’un uluslararası bir finans merkezi haline gelmesi hedefi çerçevesinde Borsa İstanbul ve Boğaziçi Üniversitesi tarafından başlatılan Finans Teknopark projesi için kısa bir süre önce kamuoyuna duyurulan İstanbul Kalkınma Ajansı’nın mali desteği için Borsa İstanbul’da imza ve gong töreni düzenlendi. Finans Teknopark A.Ş. ile İstanbul Kalkınma Ajansı arasında düzenlenen sözleşme ile sermaye piyasaları ve bankacılık başta olmak üzere finans sektöründe Ar-Ge altyapısının geliştirilmesi, Ar-Ge odaklı bir ekosistem oluşturulması, Türkiye’nin bu alandaki teknolojik dışa bağımlılığının en aza indirgenmesi ve İstanbul’a ve ülke ekonomisine katkıda bulunması amaçlandığı bildirildi.

    Açılış gongunu taraflarla birlikte çalan Başbakan Yardımcısı Şimşek, iş birliğinin katkıda bulunan tüm taraflar için hayırlı olmasını diledi. Törene, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in yanı sıra kurumları temsilen İstanbul Valisi Vasip Şahin, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Talat Ulussever, Finans Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı ve Borsa İstanbul Genel Müdürü /CEO Tuncay Dinç ve Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu katıldı. İmza töreninde konuşan Finans Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı ve Borsa İstanbul Genel Müdürü/CEO Tuncay Dinç İSTKA’nın destek sağladığı Türkiye’nin ilk finans temalı teknoparkının, Türkiye’nin 2023 yılı ekonomik hedefleri için de çok şey ifade ettiğini ve teknoloji ithal eden değil, katma değerli ürün ve hizmet üreten ve teknoloji ihraç eden bir ekonomi için de önemli olduğunu vurguladı.

    Bugün dünyada artık nesnelerin interneti, yapay zeka, robot teknolojisi, sürücüsüz araçlar ve benzeri kavramların şekillendirdiği 4’üncü sanayi devrimini yaşandığını belirten Dinç, Türkiye’nin maalesef sürece geç dahil olduğunu ve gerekli adımların en hızlı ve güçlü bir şekilde atılması gerektiğini ifade etti.

    Borsa İstanbul Genel Müdürü / CEO Tuncay Dinç konuşmasına şöyle devam etti: “Finans sektörü de hiç kuşkusuz bu dönüşümden payını alıyor. Bugün, teknolojisini çağa uyduramayan borsalar rekabet güçlerini kaybediyor. Nasdaq ortaklığımız ile gerçekleşen teknoloji transferi, Finans Teknopark, İTÜ ile finans teknolojisi yazılımı geliştirilmesi için kurduğumuz şirket; bu büyük dönüşümü yakalamak için hayata geçirdiğimiz projeler. Finans Teknopark ile finansal piyasalara yönelik olarak yeni yazılım ve donanım üretecek ve bilişim altyapısını destekleyecek bir yapıyı oluşturuyoruz. Finans sektörünün yazılım konusundaki dışa bağımlılığını ve sektördeki maliyetleri azaltmayı hedefliyoruz”.

    Konuşmasında, yaklaşık 10 bin metrekare büyüklüğündeki kiralanabilir ofis alanın bin metrekaresini kuluçka merkezi olarak girişimci şirketlere bedelsiz olarak tahsis edeceklerini belirten Dinç, Finans Teknopark’ın Hükümet ve sermaye piyasası paydaşlarının oluşturduğu ve el ele çalıştığı İstanbul Finans Merkezi Projesi’nde de çok önemli bir kilometre taşı olduğunu vurguladı.

    Finans Teknopark Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu “Hepinizin bildiği üzere Vizyon 2023’ün en önemli hedeflerinden birisi de İstanbul’u uluslararası bir finans merkezi yapmak. Bu önemli vizyonun teknoloji ayağının eksik olması elbette düşünülemezdi. Biz Boğaziçi Üniversitesi ve Borsa İstanbul olarak bir araya geldik ve bu vizyon doğrultusunda neler yapabiliriz, nasıl katkı sağlayabiliriz diye düşündük. Finans ve bankacılık sektörüne odaklanmış, bu sektördeki büyük oyuncuları, onlara mal ve hizmet üreten şirketleri ve bu alanda ortaya çıkacak yeni girişimcileri bir araya toplayan, sadece yurtiçi değil aynı zamanda yurtdışı teknoloji şirketleri için de bir cazibe merkezi olacak bir teknoparkın sayısız yarar sağlayacağını gördük. Amacımız tematik teknoparklar kurulması konusunda öncülük etmek. Finans Teknopark eminiz ki faaliyete geçtiği andan itibaren tam kapasite çalışacak, yurtiçi ve yurtdışı firmaların yer almak için yarıştığı bir teknoloji üssü olacaktır. Şu anda bize gelen talepler de bu öngörümüzü doğrulamaktadır” dedi.

    İstanbul Kalkınma Ajansı adına imza törenine katılan İstanbul Valisi Vasip Şahin İstanbul Kalkınma Ajansı’nın İstanbul’un kalkınma sürecinde ekonomik refahın artırılmasını, sosyal sorunların çözülmesini ve çevrenin korunmasını bütüncül bir şekilde ele aldığını vurgularken, 2014-2023 İstanbul Bölge Planında ortaya konan 3 gelişme ekseninden birinin İstanbul’u küresel ekonomide söz sahibi, yüksek katma değer üreten, yenilikçi ve yaratıcı bir ekonomi halinde getirmek olduğunu belirtti.

    Vali Şahin konuşmasında ayrıca, “İstanbul Kalkınma Ajansının da desteği ile bir güdümlü projeye dönüşen Finans Teknopark Projesi, örnek bir Kamu-Özel Sektör-Üniversite işbirliği modeli haline gelmiştir. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıldönümünü kutlayacağımız 2023 yılında dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında yer alma hedefine ulaşmak için, bugün kurulan işbirliklerinin önemini bir kere daha hatırlatmak isterim. Elbirliğiyle kuracağımız Finans Teknopark’ın bu hedefe bizi bir adım daha yaklaştıracağını ümit ediyorum” dedi.

    İstanbul Kalkınma Ajansı, imzalanan sözleşme ile Güdümlü Proje Desteği kapsamında Finans Teknopark projesine finansman desteği verecek. Her iki proje ortağı Borsa İstanbul ve Boğaziçi Üniversitesi’nin stratejik planlarında Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin kurulması ve geliştirilmesi hedefi yer alıyor. İstanbul Kalkınma Ajansı’nın 2014-2023 İstanbul Bölge Planı’nda da “Yatırımcılara cazip yatırım alanları, serbest bölgeler, teknoparklar ve ihtisas bölgelerinin sağlanması” hedefi yer alıyor. Örtüşen bu hedefler çerçevesinde önemli bir sinerjinin oluşması ve başarılı bir projenin ortaya çıkması amaçlanıyor.

  • “V. Bilgilendirme Ve AR-GE Günleri”nde Poster Ödülleri Sahiplerini Buldu

    Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, V. Bilgilendirme ve Ar-Ge Günleri’nde dereceye giren poster sahiplerine ödüllerini verdi.

    Rektör Prof. Dr. Ulcay, 15 adet “sektöre ait poster”, 48 adet “akademi-sektör işbirliği posteri”, 22 adet “disiplinlerarası akademik poster” ve 38 adet “akademik poster” olmak üzere toplam 123 posterin sunulduğunu, bunların iki gün boyunca jüri tarafından tek tek incelenerek değerlendirildiğini söyledi.

    Jüride görev yapanlara teşekkür eden Ulcay, birincilik ödülünün, Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde çalışan bir öğretim üyesinin ULUTEK’te faaliyet gösteren Harpsan firmasında yürüttüğü bir çalışmasına, ikincilik ödülünün Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü ile Akdeniz Üniversitesi Teknokent’te faaliyet gösteren NanoTech ArGe arasında yürütülen üniversitelerarası bir çalışmaya, üçüncülük ödülünün ise yine Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü ile TOFAŞ AŞ. arasında yürütülen bir çalışmaya verildiğini açıkladı.

    Ulcay, bu sonuçların, Uludağ Üniversitesi’nin 3. nesil üniversite olma hedefine yürüdüğünün delili olduğunu ifade etti.

  • Bakan Fikri Işık: “2023’Te Hedefimiz Olan Yüzde 15’i Yakalamak İçin Bugünden AR-GE Yatırımı Yapmalıyız”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, 4. sanayi devrimi ne ürettiğinizden ziyade nasıl ürettiğinizi etkileyecek bir süreç olduğunu belirterek, “2023’de hedefimiz olan yüzde 15’i yakalamak için bugünden Ar-Ge’ye yatırım yapmak durumundayız” dedi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Sanayi 4.0 Raporu Tanıtım Konferansı’na katıldı. Konferans Bakan Işık’ın yanı sıra TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansel Başaran-Symes, sanayiciler ve iş adamları katıldı. Konferansta bir konuşma yapan Bakan Işık, “Sadece terörle mücadelede değil her konuda birlikte hareket etmemizin, uyum içerisinde olmamızın çok önemli olduğuna inanıyorum. Bu açıdan bakanlık olarak akıllı üretim sistemlerine dijital teknolojilere yoğunlaştığımız bu dönemde, sanayicilerimizin, ekonomi çevrelerimizin ve STK’larımızın da bu konulara yoğunlaşmalarının çok değerli olduğunu düşünüyorum. Kamu politikalarıyla özel sektörlerin hedefleri birbirleriyle çakışınca, kamu ve özel sektör birlikte hareket ettiğinde ortaya çok güzel sonuçlar çıkıyor. 2002’den bu yana ortaya koyduğumuz başarılı performans bunun en açık örneğidir. Gerçekten de özel sektörümüzle birlikte hareket ederek ülkemize büyük başarılar yaşattık. Son dönemde ekonomiyle ilgili birçok olumlu gelişmeye şahit olduk. Bu yılın ilk 2 ayında bütçemiz, her türlü olumsuz şartlara rağmen 6.6 milyar Türk lirası fazla verdi” dedi.

    “2023’DE YÜZDE 15 HEDEFİNİ YAKALAMAK İÇİN BUGÜNDEN AR-GE’YE YATIRIM YAPMALIYIZ”

    “Ar-Ge yapmadan yüksek teknolojili ürün üreterek satmanız mümkün değildir” diye Bakan Işık, “Bazen bedelini ödediğiniz halde bile teknolojiyi satın alamıyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey, kendi Ar-Ge’nizi yapmaktır. Ama bu söylenen kadar kolay bir iş değildir. İşte TÜSİAD ve pek çok STK’nın da katkılarıyla hazırladığımız yeni Ar-Ge reform paketi, inanıyorum ki önümüzdeki süreçte Türkiye’nin bu noktadaki kapasitesini çok çok artıracak ve üretimde ihracatımızdaki yüksek teknolojili ürünleri payını çok daha yukarıya çekecek. Hedefimiz 2023’de yüzde 15’i yakalamaktır. Bunun için bugünden Ar-Ge’ye yatırım yapmak durumundayız” ifadelerini kullandı.

    “MEMUR MANTIĞIYLA AR-GE İLE DÜNYAYLA REKABET EDEMEYİZ”

    TÜBİTAK’ın artık özel sektörle rekabet eden değil, özel sektörün yapabileceği Ar-Ge’yi yapmak için devlete eleman alan bir kurum değil aksine özel sektörün yapabileceği Ar-Ge’yi siparişle yaptıran bir kurum olmasını istediklerini ifade eden Bakan Fikri Işık, “Özel sektörün yapamadığı temel, nitelikli ve öncü ve Ar-Ge’yi yapan bir kurum noktasına dönüştürmek istiyoruz. Geçen akşam yaşadığımız bir olayı kısa sizinle paylaşmak isterim. Bir enstitü müdürümüz geldi ve 1 yaşında Amerika’ya giderek oradaki iyi bir üniversitede doktorasını bitirmiş arkadaşımızın TÜBİTAK’a alınmasıyla ilgili süreci başlattığını söyledi. Dedim ki yanlış yapıyorsun. Bu arkadaşı TÜBİTAK’a almak yerine şirketini kurmasını, yanına kendisi gibi başarılı genç kardeşlerimizi alması ve sizin ona iş paketi vererek, onun kendi şirketinde Ar-Ge yapmasını ve sizin de ondan Ar-Ge hizmetini satın almasını sağlamanız lazım. Yeni anlayışımız bu olmalıdır. Yoksa memur mantığıyla Ar-Ge ile biz dünyayla rekabet edemeyiz. Artık anlayışımızı komple değiştiriyoruz. Bu bir anlayış değişikliğidir. Sadece uygulamadaki bazı değişikler özellikle bizim artık bu konuda almamız gerekenler açısından yeterli olmaz” şeklinde konuştu.

    “YAPAY ZEKA SAYESİNDE BELKİ DE HAKEM TARTIŞMASI BİTECEK”

    Bilim, Sanayi ve Teknolojisi Bakanı Fikri Işık konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Çin’in sanayi 4.0 adı altında değerlendirilen teknolojilerle ilgili aldığı patent sayısı 2 bin 500’i geçmiştir. Bugün jet motorları için parça üretirken, halihazırda 3 boyutlu yazıcıları kullanıyor. Geçmişte seri üretimle standart yapay medikal organlar üreten ve her bir parçanın hastaya uyumu için birkaç gün harcayan Siemens, bugün geliştirdiği yazılımla 3-4 saat içinde hastanın ihtiyacı olan implantı doğrudan üretebiliyor. Bu örnekler bize de gösteriyor ki, bu teknolojilerle ilgili çalışmalara süratle yoğunlaşmak durumundayız. Önceki 3 sanayi devrimini adeta tribünden izledik. Bu defa sahada oyuncu olabilmek için doğru kararlar almak ve bu kararları etkin ve hızlı bir şekilde uygulamak durumundayız. Mesela bir futbol takımında takımın sahaya nasıl bir kadro ile çıkacağını, sahaya nasıl yayılacağını ilerleyen anlarda hangi futbolcunun oyundan alınacağını ve yerine kimin gireceğini teknik direktörler yerine belki de yapay zeka uygulamaları belirleyecek. Belki de bu teknolojiler nedeniyle teknik direktör maaşlarının bugüne göre çok düştüğünü de göreceğiz. Kritik bir pozisyonda topun çizgiyi geçip geçmediğine hakem yerine üzerindeki sensörlerle topun kendisi karar verecek. Belki bu kadar hakem tartışmasının olmadığı bir dönem de bizi bekliyor diyebiliriz.”

    “4. SANAYİ DEVRİMİ NE ÜRETTİĞİNİZİ DEĞİL NASIL ÜRETTİĞİNİZİ ETKİLEYECEK BİR SÜREÇTİR”

    Bakan Işık, “Genellikle yanlış anlaşıldığını düşündüğüm bir hususa dikkat çekmek istiyorum. 4. sanayi devrimi ne ürettiğinizden ziyade nasıl ürettiğinizi etkileyecek bir süreçtir. Yani bu süreç sensör, robot veya 3 boyutlu yazıcı gibi ürünleri üretmenin ötesinde ne üretirseniz üretin üretiminizde sensör, robot ve 3 boyutlu yazıcıları kullanmayı gerektiriyor. Burada asıl mesele sadece yüksek teknolojili ürünler üretmek değil. Ürettiğiniz yüksek teknolojiyle yeni zihniyetle üretim yapmaktır. Dolayısıyla bu süreç sadece belirli sektörlerdeki sanayicilerimizi değil, hangi sektörde olursa olsun tüm üreticilerimizi ilgilendirmektedir” diye konuştu.

  • Büyükekşi: “AR-GE Reform Paketi Yüksek Katma Değer Oluşturacak”

    TİM başkanı Mehmet Büyükekşi, Ar-Ge Reform Paketi’nin katma değerli üretime büyük katkı sağlayacağını vurguladı.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, 14 Ocak 2016 tarihinde açıklanan ve TBMM’den geçerek 1 Mart 2016 itibariyle yürürlüğe girecek olan ’Ar-Ge Reform Paketi’nin, yüksek katma değer oluşturarak 2023 hedeflerine ulaşmadaki önemini vurguladı.

    Ar-Ge harcamalarının 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 18,8 artarken, milli gelir içindeki payının da yüzde 0,95’den yüzde 1’in üstüne çıktığı belirten Büyükekşi, “Bu oran 2003 yılında yalnızca yüzde 0,48 seviyesinde idi. 2023 hedeflerimizde, Ar-Ge harcamalarının milli gelirden aldığı payın yüzde 3’e ulaşmasını hedefliyoruz. TİM olarak her platformda Ar-Ge hedeflerinin Türkiye için bir ölüm kalım meselesi olduğunu vurguluyoruz. 14 Ocak’ta Sayın Başbakanımız tarafından açıklanan, geçtiğimiz günlerde de Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçerek, 1 Martta yürürlüğe girecek Ar-Ge Reform Paketini büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.

    Büyükekşi, Ar-Ge Reform Paketi’nin 2016 yılının bir dönüşüm ve atılım yılı olmasını sağlayacağını söyleyerek “Ar-Ge yatırımlarının özendirilmesi, nitelikli üretim yapısına geçilmesi, katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesini sağlayacak. Reform paketiyle ayrıca Ar-Ge personelinin niteliğinin ve istihdamının artırılması, Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileştirilmesi, teknoloji şirketlerinin ortaya çıkarılması ve desteklenmesi, üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi, Ar-Ge ve yenilik desteklerinin etkin koordinasyonunu amaçlanıyor. Özellikle, tasarım merkezlerinin kurulacak olması ve Ar-Ge merkezlerinin kurulmasına yönelik kolaylıkların sağlanması, ülkemizin, Ar-Ge ve tasarım üssü olmasına büyük katkılar sunacak” şeklinde konuştu.