Etiket: AR-GE

  • Ar-Ge Merkezi sayısı hızla artıyor

    Türkiye’nin 455’inci Ar-Ge merkezi belgesi, güç elektroniği ve enerji konularında yatırımlarına devam eden Test A.Ş.’ye verildi.

    Ar-Ge ve inovasyonun rekabetin vazgeçilmez unsurlarından biri olması, firmaların Ar-Ge yatırımlarını ve Ar-Ge merkezi sayısını hızla artıyor. Uluslararası rekabet açısından yüksek katma değerli üretime ağır vermede Ar-Ge ve inovasyon yatırımları büyük önem taşıyor. Özel sektör firmaları, rekabet koşullarına ayak uydurmak, yeni ürün ve teknolojiler geliştirmek için Ar-Ge yatırımlarını artırıyor. Devlet tarafından Ar-Ge faaliyetlerine bazı destek ve teşvikler verilmesi, Ar-Ge merkezi sayısının hızla artmasında önemli rol oynuyor. Ar-Ge merkezleri için indirim, gelir vergisi stopajı teşviki, sigorta primi desteği, damga vergisi istisnası gibi teşvikler bulunuyor.

    Türkiye’nin 455’inci Ar-Ge Merkezi Belgesi, kesintisiz güç kaynakları, GSM, telekomünikasyon, IT sektörü gibi çeşitli alanlarda kullanılan sistemlerin ve ürünlerin üretim ve satış sonrası hizmetleri konusunda faaliyet gösteren Test A.Ş.’ye verildi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge merkezi belgesi verilmesinden ötürü gururlu olduklarını ifade eden Test A.Ş. CEO’su Moşe Saltiel, ’’Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda 455’inci Ar-Ge merkezi belgesini alarak Ar-Ge merkezi olan kurumlar arasında olmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Tescom Ar-Ge Merkezi’nde katma değer oluşturan yeni ürünler, teknolojiler ve projeler üretmek için çalışmalarımızı kesintisiz sürdüreceğiz’’ dedi.

    Arge merkezi sayısı 497’ye ulaştı

    Bu yıl Nisan ayı sonunda 453 olan Ar-Ge merkezi sayısı Mayıs ayında verilen belgelerle birlikte 497’ye ulaştı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü Nisan 2017 verilerine göre, Ar-Ge merkezlerinin il bazında dağılımında 33 il arasında İstanbul 157 merkezle önde. İstanbul’u 52 merkezle Ankara ve Bursa, 48 merkezle Kocaeli ve 40 merkezle İzmir izliyor. Ar-Ge merkezi olan 33 il arasında en az Ar-Ge merkezine sahip iller Adıyaman, Bolu, Çanakkale, Çorum, Kahramanmaraş, Malatya, Niğde, Samsun, Sivas ve Zonguldak. Bu illerde birer tane Ar-Ge merkezi bulunuyor. Ar-Ge merkezlerinin sektörel dağılımında ise 66 merkezle otomotiv yan sanayi, 55 merkezle makine ve teçhizat imalatı, 38 merkezle yazılım, 31 merkezle bilişim, bilgi ve iletişim teknolojileri öne çıkıyor. Deri teknolojileri, madencilik, perakendecilik, inşaat, ambalaj ve lastik-plastik sektörleri birer Ar-Ge merkezi ile en az Ar-Ge merkezine sahip sektörler olarak göze çarpıyor.Ar-Ge merkezlerinde 34 binin üzerinde personel çalışıyor.

  • İSTKA, Rude Goldberg Makinesi ile Ar-Ge İşbirlikleri Zirvesi ve Fuarı’na yerini aldı

    İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA), Ar-Ge İşbirlikleri Zirvesi ve Fuarındaki standına kurduğu 16 aşamalı Rude Goldberg Makinesi ile desteklediği projeleri tanıttı. Makine, kullanıcılara kendi fikirlerinin de desteklenebileceği ve zorlu mücadeleler sonucu başarı kazanılacağı mesajı veriyor.

    Ar-Ge İşbirlikleri Zirvesi ve Fuarına katılan İSTKA, standında katılımcıları sürdürdüğü Ar-Ge ve Yenilik çalışmaları hakkında bilgilendirdi. İSTKA, stantta kurulan ve ’Prof. Zihni Sinir Proceleri’ çizimlerinin gerçekleşmiş hali kabul edilen Rude Goldberg Makinesi ile de 2010 yılından bu yana Ar-Ge ve Yenilik çalışmalarını kapsayan 13 Mali Destek Programıyla desteklediği 285 projeden bir seçkiyi katılımcılara sundu. Topla çalışan makinede 16 aşama bulunuyor. Her aşamada İSTKA’nın desteklediği bir Ar-Ge projesi hakkında 4-5 saniyelik bilgi paylaşılıyor.

    İSTKA kurulduğu 2009 yılından bu yana İstanbul’un küresel ekonomide söz sahibi olabilmesi için ekonomik ve sosyal kalkınmaya yönelik projeler gerçekleştirdiğini bilgisini veren İSTKA Genel Sekreteri Özgül Özkan Yavuz, ’’Şimdiye kadar 710 tane projeyi fonlamış durumdayız. Ar-Ge Fuarı’nda İSTKA olarak bulunuyoruz. Ar-Ge ve yenilik küresel ekonomide söz sahibi olabilmek için İstanbul’un dolayısıyla ülkemizin atması gereken adımlar’’ dedi.

    ’’Geliştirdiğimiz 13 program kapsamında 285 tane Ar-Ge ve yenilik projesini fonlamış durumdayız’’

    Ar-Ge ve yenilik konularına özel önem veriyoruz ve 6 yıldır bu konuda özel programlar geliştiriyoruz diyen Yavuz, ’’Geliştirdiğimiz 13 program kapsamında 285 tane Ar-Ge ve yenilik projesini fonlamış durumdayız. Fuarda ’Zihni Sinir Makinesi’ni burada kurmak istedik. Aslında Ar-Ge’nin içersindeki bir felsefeyi anlatmak için bu makineyi kullanıyoruz. Çünkü bir şeyi icat etmek kolay bir süreç değil. İnişli- çıkışlı zorlukların olduğu, denemelerin bazen başarısızlıkla sonuçlandığı uzun ve meşakkatli bir süreç. Dolayısıyla bu makinenin bu fikri iyi yansıtacağını düşündük. Seçtiğimiz bir takım projeleri bu makine üzerinde tanıtıyoruz. Bunun içinde gen teknolojisine ilişkin fonladığımız proje var, siber güvenlikle ilgili proje var, meme kanseri taramasıyla ilgili proje var, biyomedikal teknolojilerin geliştirilmesi, ilaç alanında yeni buluşların yapılması gibi farklı projeler yer alıyor. Teknoloji transfer ofisleri kurulması anlamında İstanbul’daki pek çok teknoloji transfer ofisini destekledik. Bütün bunları bu fuarda yer alarak ziyaretçilere anlatmak istiyoruz’’ şeklinde konuştu.

    Ar-Ge meşakkatli bir süreç ama mutlaka yapılması gereken bir süreç ifade eden Yavuz, üst gelir grubunda bir ülke olması için karma değerli ürün üretimine geçilmesi gerektiğini belirtti. Yavuz, katma değerli bir ürün üretebilmek için mutlaka Ar-Ge, tasarım, pazarlama ve markalaşma gerektiğini söyledi.

    Ar-Ge İşbirlikleri Zirvesi ve Fuarı 5 Mayıs tarihine kadar İstanbul’da Pullman İstanbul Airport Otel’de devam edecek.

  • UÜ, savunma sanayiine Ar-Ge personeli yetiştiriyor

    Uludağ Üniversitesi, savunma sanayii için araştırma ve geliştirme personeli yetiştirecek.

    HAVELSAN, TAİ, TEİ, ROKETSAN, ASELSAN, ERMAKSAN, FİGES, FNSS ile yaklaşık bir yıl önce imzalanan SAYP protokolü kapsamında Uludağ Üniversitesi öğrencilerine verilecek dersler başladı. UÜ’de eğitim gören son sınıf öğrencileri ile tez aşamasına gelmemiş yükseklisans öğrencilerine eğitim verecek. Toplam 200 saat sürecek derslerin sonunda öğrencilerin savunma sanayisinde çalışacak Ar-Ge uzmanları olması hedefleniyor.

    Programda savunma sanayiinde çalışmak isteyen lisans ve yükseklisans öğrencilerine özel eğitim imkânı sağlayarak bu alanda daha çok ve etkili projeler yapılması hedefleniyor. Ayrıca sertifika programına katılan öğrenciler için savunma sanayiinde çalışma imkânı da oluşturulabilecek. Protokol imzalanan 8 farklı firmadan gelen konularında uzman araştırmacılar tarafından verilecek. Ayrıca protokol imzalayan firmalara yapılacak ziyaretlerle çalışmaların yerinde görülmesi sağlanacak. Program sonunda öğrencilerin yapacağı araştırma ve tez konularının belirlenmesinde firmaların önerileri de alınarak ortak çalışmalar yapılacak.

    Program öncelikle Uludağ Üniversitesi öğrencilerine açık olarak yapıldı. Fakat Bursa’da bulunan diğer sektör ve Ar-Ge merkezlerinin talebi sebebiyle sınırlı sayıda araştırmacının da bu programa ders bazında belirli bir bedel karşılığı iştiraki sağlanabilecek. Programa ilgi duyan araştırmacıların sengonul@uludag.edu.tr adresine mail ile başvurmaları gerekiyor.

    İlk ders savunma sanayii müsteşarlığı uzmanlarından

    Protokol kapsamında ilk ders İnşaat Mühendisliği Bölümü Konferans Salonu’nda verildi. Savunma Sanayii Müsteşarlığı’ndan Uzman Murat İşen ve Uzman Can Atuk tarafından verilen ilk derste Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Hockenberger, öğretim üyeleri ve öğrenciler hazır bulundu.

    Rektör Yusuf Ulcay, bu sistemin içerisinde yer almayı çok arzu ettiklerini söyledi. Savunma Sanayii’nin günümüzde büyük önem taşıdığına işaret eden Rektör Ulcay, “Savunma Sanayii için hayata geçirilen buluş ve projelerin gelecekte insanlığın hizmetine sunulduğunu görüyoruz. Elbette önceliğimiz savunma olmalı. Kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. 18 Mart haftasındayız. O Gün Çanakkale geçilmez dedik. 102 yıl önce vatanımızın nasıl bir saldırı altında kaldığını biliyoruz. Eğer biz her anlamda güçlenmek istiyorsak, bize kimsenin saldırmayacağına emin olmak istiyorsak, daha da güçlü olmak zorundayız. Ülkemizin bekası için askeri anlamda da güçlenmeliyiz. Bunun yolu da savunma sanayiini güçlendirmekten geçiyor. Bugünün hatta yarının teknolojilerini düşünerek bir takım çalışmaları yapmaya ihtiyacımız var. Bu derslere 120 öğrenci arkadaşımız başvurmuş. Ancak bunlar arasından not ortalaması en yüksek ve sektöre ilgi duyan öğrencilerden toplam 40 öğrenci seçtik. Bugün de ilk dersimiz başlıyor. İlk derste de Savunma Sanayii Müsteşarlığı’ndan gelen uzmanlarımız bizlerle birlikte olacak” şeklinde konuştu.

  • Ar-Ge merkezi sayısında patlama

    Uludağ Üniversitesi tarafından her yıl düzenlenen ve “6. Bilgilendirme ve Ar-Ge Günleri” başladı.

    Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde düzenlenen 6. Bilgilendirme ve Ar-Ge Günlerinin açılış töreninde konuşan Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, ekonomik ve sosyal kalkınmanın temel itici gücünün bilimin üretime dönüştürülmesinden geçtiğine işaret etti. Türkiye’nin Ar-Ge harcamalarının milli gelir içerisindeki yerinin 2014 yılında ilk kez yüzde 1’i aştığına işaret eden Rektör Yusuf Ulcay, dünyanın gelişmiş ülkelerinde ise bu rakamların yüzde 2,5 ile 4,5 arasında bulunduğunu belirtti. Türkiye’nin 2023 yılında gayri safi milli hasılanın yüzde 3’ü kadar Ar-Ge harcaması gerçekleştirmeyi hedeflediğinin altını çizen Ulcay, “2023 ve gelecek hedeflerimize ulaşmak, bilgi üretmek ve katma değere dönüştürmekle mümkün olacaktır. 4. sanayi devriminin eşiğine gelen dünyada yenilikçi olmaktan başka seçenek yoktur. Ar-Ge ve inovasyon, iki stratejik değer olarak ekonomik büyümenin en önemli araçları haline gelmiştir. Ar-Ge reform paketi ile getirilen istihdam ve vergi kolaylıkları ciddi bir ivme yakalanmasını sağladı” dedi.

    Son dönemde atılan doğru adımlarla teknopark sayısının 63’e, Ar-Ge merkezi sayısının ise 350’ye yükseldiğini açıklayan Rektör Ulcay; “Bursa’daki Ar-Ge sayısı 50’ye yükseldi. Hedefimiz 2017 yılı içerisinde Ar-Ge ve tasarım merkezi sayımızı Bursa’da 100’e, Türkiye’de ise 1000’e çıkarmaktır. Milli gelirin kişi başı 25 bin Dolara çıkarılması için teknoloji üreten bir ülke haline gelmeliyiz. Uludağ Üniversitesi olarak içerisinde bulunduğumuz değişimi iyi okuyarak, ülkemizin ve kentimizin kalkınmasında daha etkin rol almak üzere kendimizi yeniden tanımladık. 3. Nesil Üniversite vizyonu benimseyen Uludağ Üniversitesi olarak; kamu, üniversite, iş dünyası başta olmak üzere ve toplumun tüm dinamikleri ile sürdürülebilirliği esas alan bir işbirlikleri zemini oluşturuyoruz. Üniversite olarak bir teknoparka ve teknoloji transfer ofisine sahibiz. Üretilen projeleri de kamu ve özel sektörle paylaşarak ekonomiye kazandırmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şükrü Köse de Türkiye’nin dünya ile yarışabilecek adımları atması gerektiğini söyledi. Bu adımların ise kamu ve özel sektör temsilcilerin gayretleriyle atılabileceğini kaydeden Başkan Vekili Şükrü Köse; “Ar-Ge’nin ne denli önemli olduğu hepimizin malumudur. Geleceği yakalayabilmek için Ar-Ge konusunda önemli ve hızlı atımlar atabilmeliyiz. Dünyaya baktığımız zaman Ar-Ge’ye ne kadar yatırım yapıldığı ortadadır. Bizler de bu konuda hedefler ortaya koyabilmeliyiz. Bursa bu konuda çok şanslı bir ilimiz. Türkiye’nin geleceği konusunda da öncülük yapabilecek bir ildir. Türkiye’nin diğer illerinden daha fazla katma değer üretebilen bir ile sahibiz. Ar-Ge günlerinin düzenlenmesine vesile olan ve katkı koyan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Açılış töreninde konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran da Türkiye’nin 2023 yılı için 500 milyar Dolar ihracat hedefine karşılık, Bursa olarak 75 milyar Dolarlık bir ihracat hedefi koyduklarına işaret etti. BTSO yönetimi olarak geride bıraktıkları 3,5 yıl içerisinde yoğun bir çalışma programı ortaya koyduklarını vurgulayan İlker Duran, “Özellikle sanayicimizin ileri teknoloji ile çalışması ve bu dönüşümü gerçekleştirebilmesi noktasında önemli projeleri hayata geçirdik. Üniversite ve sanayi projelerinin önemli bir yer tuttuğunu iyi biliyoruz. Rektörümüzün de sanayinin içerisinden gelmesi bizlerin projelerine ciddi destekler sağladı. İhracat hedeflerinin yakalanabilmesi adına Ar-Ge çalışmaları büyük bir yer tutuyor. Bugün burada yapılacak olan etkinliğin de hedeflerimize yol göstermesi adına önemli bir getiriler sağlayacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

    Toplam 2 gün sürecek etkinliklerde dünyanın farklı üniversite ve kurumlarından konuşmacılar gelerek Ar-Ge ve inovasyon hakkında sunumlar yapacak. Ar-Ge merkezleri stantlar açarak, poster ve sunum afişleri sergilenecek ve randevulu patent görüşmeleri gerçekleştirilecek.

  • Burkay: “Şirketlerimizin öncelikli hedefi Ar-Ge olmalı”

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa ekonomisinin büyümesini klasik üretim modelleriyle sürdüremeyeceğini belirterek, “Şirketlerimizin öncelikli hedefi, Ar-Ge, inovasyon ve markalaşma olmalı” dedi.

    BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay MÜSİAD Bursa Şubesi tarafından tertiplenen “Müstakil Düşünceler Konferansı”na konuk oldu. Burkay, Bursa sanayiinin kilo başı ihracatını 8 dolara çıkarmayı hedeflediklerini dile getirdi. Bursa sanayiinin büyümesinde Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşmanın önemli rol oynadığını belirten İbrahim Burkay, kamulaştırma çalışmalarında sona gelinen TEKNOSAB Projesi’nin bu yöndeki çalışmaların ürünü olarak Bursa’nın ileri teknoloji üretimine güç katacağını vurguladı. Burkay, “Bugün Bursa, Türkiye’nin hayallerini gerçekleştiren bir şehir. Standartlara uyan değil, standartları belirleyen bir Bursa için çalışıyoruz. Bu yıl içerisinde yeni sanayi devriminin sembolü olarak temelini atacağımız TEKNOSAB da sadece Bursa’mızın ve bölgemizin değil, ülkemizin de vizyon projesi olacak” diye konuştu.

    İbrahim Burkay, Türkiye’de yine bir ilki gerçekleştirerek istihdam seferberliği noktasında üyelerine destek veren ilk oda olmaya hazırlandıklarını vurguladı. KGF ve farklı bankalarla imzalanacak protokolle tavanı 1.5 milyon TL olan kredi paketiyle ek istihdam sağlayan her üyenin yanında yer alacaklarını kaydeden Burkay, “Böylelikle BTSO olarak 1 milyar TL’lik bir fonu Bursa iş dünyasının kullanımına sunuyoruz” şeklinde konuştu.

    Bursa iş dünyası olarak Türkiye’nin 2023 ve 2071 hedeflerinden asla vazgeçmeyeceklerini ifade eden Burkay, “Güçlü ekonomi güçlü Türkiye ideali ile hep birlikte omuz omuza çalışmaya, ülkemizin yarınlarını el birliği ile inşa etmeye devam edeceğiz. Zaferin cephanesi üretimdir anlayışıyla Türk iş dünyası olarak inadına üretmeye ve ülkemizi büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Başkan Burkay, Bursa ekonomisine ve kalkınma hedeflerine güç katan MÜSİAD üyelerini de gayretlerinden dolayı kutladı.