Etiket: Aort

  • Çanakkale’de Kapalı Yöntemle Aort Ameliyatı Yapıldı

    Çanakkale Devlet Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Kliniği’nde bir hastaya kapalı yöntemle aort anevrizması ameliyatı yapıldı.

    Çanakkale Devlet Hastanesi Kalp-Damar Cerrahi’nde aort anevrizma hastası olan 86 yaşındaki kadın hastaya Kalp Damar Cerrahı Op. Dr. Süreyya Talay tarafından EVAR olarak adlandırılan yöntemle ameliyat yapıldı. Talay, “86 yaşındaki kadın hastaya karın atardamarında baloncuk oluşması olarak bilinen abdominal aort anevrizması teşhisi konuldu. Kapalı ameliyat tekniği uygulanan hastanın sağ kasığından kateter yardımıyla girilerek karın içerisinde bulunan ve ani yırtılma riski olan aort damarındaki baloncuğa endovasküler anevrizma onarımı (EVAR) isimli yöntem ile stent yerleştirildi. Aort damarında ortaya çıkan bu genişlemelerin ve balonlaşmaların yakından takip edilmesi gerekir. Belli çaplara ulaştıklarında da gecikmeden EVAR tekniği ile tedavi edilmeleri lazım” dedi.

  • “Aort Yırtılması Ani Ölüm Nedeni”

    Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Kara, 40 yaş üstü kişilerde aort damarındaki balonlaşmanın yırtılmasının ani ölümlere yol açabileceğini söyledi.

    Doç. Dr. Kara, sigara kullanımı, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, aşırı kilo ve obezite, damar sertliği ve genetik nedenlerden dolayı 40 yaş üstü kişilerde kalpten mideye inen aort damarında yırtılma riskinin yüksek olduğunu dile getirdi. Aort damarında yırtılma olanların büyük bir kısmının hastaneye ulaşana kadar hayatlarını kaybettiğine dikkat çeken Doç. Dr. Kara, “Karın içerisindeki kalpten çıkan Aort dediğimiz bu ana damarda genişleme oluyor. Bu durum hastalar için hayati risk taşıyor. Aort damarında anevrizma (balonlaşma) olması durumunda damar duvarı sağlamlık ve mukavemetini kaybeder ve yırtılma ihtimali başlar. Damar ne kadar genişlerse, damar duvarındaki gerilimi o kadar artırarak, inceltir ve sonuçta yırtılma ihtimalini yükseltir. Aort damarında yırtılma olan hastaların üçte ikisi hastaneye ulaşana kadar hayatını kaybediyor. Hastaneye ulaşabilen hastalarda ise başarı şansı düşük oluyor. Hastaneye ulaşabilen kişilere acil şartlarda kasıktan girip oraya suni damar yerleştiriyoruz ama hayati riski çok yüksek oluyor. Ayda bu tip 6 veya 7 tane ameliyat yapıyoruz” dedi.

    Damar anevrizmasının sinsi bir şekilde geliştiğini de kaydeden Doç. Dr. Kara, “Damar anevrizması yani balonlaşmalarının çoğu yıllar içinde sinsice büyür ve patlayıncaya kadar hiçbir şikayete yol açmazlar. Eğer şikayet oluşturursa bu genelde, karın ve sırtta derin ve batıcı ağrı ya da karın bölgesinde saatler veya günlerce devam eden yanma tarzında ağrılardır. Fakat oluşan bu şikayetler birçok sebebten dolayı olabileceğinden kolaylıkla gözden kaçabilir” diye konuştu.

    Doç. Dr. İbrahim Kara, 40 yaş üstü erkeklerde riskin daha yüksek olduğunu belirterek, “40 yaşını geçmiş kişilerde ultrasonla karın bölgesindeki bu damarın 10-15 dakikalık bir işlemle, hasta açısından değerlendirilmesi gerekir. Bu tespit edilirse hastaneye aort damarı yırtılmadan gelir ve hayati riski daha düşük olur” ifadelerini kullandı.

    Risk altındaki kişilerin rutin taramalarının mutlak yapması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Kara, sözlerinin devamında, “Düzensiz şeker hastalığı, kalp hastalığı için bir risk faktörüdür. Bunun için de rutin tarama yapılması ve ilaçlarını kullanıp şekerini kontrol altına alınması gerekir. Kişiler günlük hayatta hafif eforlu aktiviteler yapmalı ve kilosuna dikkat etmelidir. Bir diğer faktör de sigara kullanımı. Bunlar önlenebilir risk faktörleridir. Aşırı kilo hem şeker hastalığı hem de koroner kalp hastalığı için çok önemli bir risk faktörüdür. Biz bazı hastaları aşırı kilonun getirdiği yüksek risklerden dolayı ameliyat etmekten çekiniyor ya da edemiyoruz. Çünkü ameliyat ettiğimizde sağlanılan fayda çok az derecededir. Bu nedenle obezite çok önemlidir. Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kalp Damar Cerrahisi yoğun bakım ünitesinde 24 saat hizmet veriyoruz. Koroner kalp hastalığı, damar tıkanıklığı, kalp kapağı ile ilgili rahatsızlıklar, doğuştan olan kalp delikleri ile ilgili ameliyatlar, bacak damarındaki tıkanıklık, damar genişlemeleri, koltukaltından yapılan açık kalp ameliyatlarını yapabiliyoruz” dedi.

  • Aort Anevrizmasına Dikkat Uyarısı

    Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Binali Mavitaş, kan akışını sağlayan vücudun en büyük damarı aortta oluşan kesecik ve genişlemelerin sessizce ilerlediğini belirterek, ortaya çıkması halinde yaşamı tehdit eden sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.

    Memorial Dicle Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü doktorlarından Prof. Dr. Binali Mavitaş, aort anevrizması ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Aort damarının, kalpten çıktıktan sonra kanı vücuda dağıttığını anlatan Mavitaş, “Bu damarın çapı, kalpten çıktığı bölümde yaklaşık 2,5 cm genişliğindedir. Vücutta bu kadar geniş çapa sahip başka bir damar bulunmamaktadır. Vücudun en büyük damarı üzerinde hiç belirti vermeden oluşan kesecikler ve damar genişlemesi nedeniyle anevrizma riski artmaktadır. Aortun bir bölümünde oluşabilecek ve anevrizma olarak tanımlanan, çatlama ve yırtılmalar dakikalar içinde kanın vücuttan boşalmasına yol açar ve yaşamı tehdit edebilir” dedi.

    “GÖĞÜSTE AĞRI, KARINDA YUMRU HİSSİ VEREBİLİR”

    Anevrizmanın belirtilerinin genellikle kalp krizi ile karıştırıldığına dikkat çeken Mavitaş, “Teşhis, ileri tanı yöntemleri ile konulur. Bazen farklı bir sorun için yapılan tetkiklerle belirlenebilir. Bazı hastalar karnında bir yumru olduğu şikayetiyle sağlık kurumlarına başvurabilir bu özellikle düşük kilolu kişiler için geçerlidir ve fiziki muayene sonucu görülebilir. Muayenede fark edilmese de genellikle hastada sırt, göğüs ve karın ağrısı gibi çeşitli şikayetler ortaya çıkmaktadır” diye konuştu.

    “HASTANIN DURUMUNA GÖRE AMELİYAT GEREKEBİLİR”

    Tedavi yöntemlerinin anevrizmaların türüne ve bulunduğu yere göre değişebileceğini vurgulayan Mavitaş, şunları kaydetti:

    “Oluşmuş bir anevrizmanın tedavi edilmesi ya da genişlemiş, balonlaşmış anevrizmanın geri çevrilmesi mümkün değildir. Bazı ilaçla yırtılma riski azaltılabilir. Örneğin; tansiyon kontrol altında tutularak damar çapı ciddi bir genişliğe ulaşmamış kişilerin durumu takip edilebilir. Örneğin 5 cm olarak saptanan damar çapının durumu altı aylık kontrollerde BT ile ölçülebilmektedir. Bu sürede beklenenden daha hızlı bir genişleme olması halinde hedeflenen çap beklenmeden ameliyatla müdahale etmek gerekir.”

    “SİGARA VE KOLESTEROL ANEVRİZMAYA NEDEN OLUYOR”

    Anevrizmanın, normal kalp hastalıklarının risk faktörlerinden ayrı düşünülmemesi gerektiğine işaret eden Mavitaş, şu ifadelerde bulundu:

    “İleri yaşta, sigara ve kolesterol yüksekliği gibi nedenler anevrizmanın gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Özellikle sigara kullanımı, yüksek tansiyon ve obezite gibi risk faktörleri anevrizmaların erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ancak bu istisnalara karşın, temel olarak bakıldığında aort anevrizmaları ileri yaş hastalığıdır. Aort anevrizmasına daha çok 50 yaşından sonra rastlanmaktadır. Yüksek tansiyon hastaları, marfan sendromlu kişiler ile damar sertliği bulunan ileri yaştaki hastalar risk altındadır. Anevrizma açısından hipertansiyon hastalarının tansiyon seviyeleri kontrol altında tutulmalıdır. Marfan sendromlu veya damar sertliği gelişen hastalar belirli periyotlarda kontrolden geçirilmelidir.”