Etiket: Antik

  • MASKİ’den Aigai Antik Kentine içme suyu

    MASKİ Genel Müdürlüğü, Yunusemre ilçesinde yer alan Aigai Antik Kentinde gerçekleştirdiği çalışmayla antik kentin ziyaretçilerine içme ve kullanma suyu temin etti.

    Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, il genelinde hayata geçirdiği önemli yatırımların yanı sıra, sosyal belediyecilik anlayışıyla hizmet etmeye devam ediyor. Bu kapsamda MASKİ, Yunusemre ilçesine bağlı Köseler Mahallesinde yer alan Aigai Antik Kentinde de çalışma gerçekleştirdi. İçme Suyu Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından bölgede bir buçuk kilometre uzunluğunda içme suyu terfi hattı döşendi. Sit alanı içerisinde bulunması dolayısıyla Manisa Müze Müdürlüğü kurulunca alınan karar sonrası Aigai kazı ekibinin gözetiminde özenli bir çalışma gerçekleştirildi. Tarihi bir bölge olması nedeniyle farklı kurumlarca uzun yıllardır ertelenen çalışma, gerekli izinlerin alınmasıyla birlikte MASKİ tarafından başarıyla tamamlandı. Sondajdan depoya ulaşan yeni hat sayesinde, bugüne kadar içme suyu bulunmayan antik kentteki çalışanlara ve tarihi kalıntıları ziyarete gelen turistlere su temin edildi.

  • Çarpanak Adası’na antik yoldan su altı yürüyüşü

    Van Gölü’ndeki dört büyük adadan biri olan Çarpanak Adası’na antik yoldan su altı yürüyüşü yapıldı.

    Van merkez Tuşba Belediyesi, Van Gölü Aktivistleri Derneği ve Van Su Altı Arama ve Kurtarma Derneği işbirliği ile tarihi Çarpanak Adası’nın güzelliklerine şahitlik etmek ve turizmin ilgisini adaya çekmek amacıyla antik yoldan su altı yürüyüşü yapıldı. Sabah saatlerinde tekneyle Çarpanak Yarım Adası’na gelen dalgıç ve yüzücü ekipler, bir kilometrelik antik yol üzerinden Çarpanak Adası’na geçti. Geçiş sırasında ekiplere bir tekne de eşlik etti.

    Geçiş sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Tuşba Belediye Başkanı Doç. Dr. Fevzi Özgökçe, Van Gölü ve çevresinin çok önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Çarpanak Adası’nı tanıtmak amacıyla bir etkinlik düzenlediklerini ifade eden Başkan Özgökçe, “İnsanlarımızın sağlıklı bir şekilde hayatlarını devam etmeleri için başta yürüme yollarını, koşu yollarını ve bisiklet yollarını oluşturarak halkımıza bir hizmet olarak sunma gayreti içinde olduk. Bugün de Van Gölü Aktivistleri ile Van Su Altı Arama ve Kurtarma Derneğimizle birlikte tarihi antik yolda Çarpanak Adası’na yürüyüş gerçekleştirdik. Yaklaşık bir kilometrelik alanda Çarpanak Yarım Adası’ndan, Çarpanak Adası’na yüzme gerçekleştirildi. Van denizi dünyanın en önemli ekosisteminden bir tanesin oluşturuyor. Van Gölü ve çevresi çok önemli turizm potansiyeline sahiptir. Bugünde Çarpanak Adasını bütün dünyaya tanıtmak için buraya geldik. Ben bu faaliyete katılanlara teşekkür ederim” dedi.

    Çarpanak Adası’na antik yoldan yürüyüş etkinliğini geleneksel hale getireceklerini dile getiren Özgökçe, “Yerel yönetimler olarak insanlarımızı daha mutlu, huzurlu bir yaşam sürdürmelerini amaçlıyoruz. Yürümeyi teşvik etmek amacıyla Tuşba Belediyesi olarak İl Sağlık Müdürlüğü ile birlikte ‘Her gün 10 Bin Adım’ sloganıyla bir etkinlik yapmıştık. Bu vesileyle bütün insanlarımızı harekete devam ediyoruz. Bugünde Çarpanak Adası’nın güzelliklerini halka tanıtmak için buradayız. Biz bu etkinlikleri her yıl devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.

    “Yolda esrarengiz şeylere tanık olduk”

    Van Gölü Aktivistleri Derneği Başkanı Erdoğan Özel ise, Çarpanak Adası’nın aynı Akdamar Adası gibi turizme kazandırılması için bir farkındalık etkinliği düzenlediklerini belirterek, “Van Gölü çok özel bir yer. Tarihi ve doğasıyla bunu kanıtlamaya çalışıyoruz. Burada yaklaşık bir kilometrelik antik bir yol var. Tarihle bağlantılı olan bu yol suların yükselmesiyle su altında kaldı. Bunu dünyaya tanıtmak için bu etkinliği düzenledik. Yolda esrarengiz şeylere tanık olduk. Van için tarihi bir gün yaşıyoruz ” dedi.

    Düzenlenen programa Tuşba Belediye Başkanı Doç. Dr. Fevzi Özgökçe, Van Gölü Aktivistleri Derneği Başkanı Erdoğan Özel, dalgıç ve yüzücü sporcular ile vatandaşlar katıldı. Program sonunda katılımcılara ayran aşı ve balık ikram edildi.

  • 5 bin yıllık antik kentte masalsı gece turistleri büyüledi

    Geçmişi MÖ 3 bin yılına dayanan ve Pamfilya bölgesine bir dönem başkentlik yapan Perge Antik Kenti’nde 60 kişilik dans ekibi ile düzenlenen “Pasha Dance Theater” adlı teatral dans gösterisi, izleyicilere adeta masalsı bir gece yaşattı.

    Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) tarafından 2018 Perge Yılı kapsamında organize edilen “Pasha Dance Theater” teatral dans gösterisi, geçmişi MÖ 3 bin yılına dayanan ve Pamfilya bölgesine bir dönem başkentlik yapan Aksu ilçesindeki Perge Antik Kenti’nde yapıldı. Geceye Antalya Valisi Münir Karaloğlu başta olmak üzere birçok davetli ve yerli ve yabancı misafir katıldı. 60 kişilik dans ekibinin yer aldığı gösteriler izleyicileri adeta büyüledi.

    Ağustos ayında 2 milyon 150 bin 448 turist ile Antalya’nın bütün zamanların rekorunu kırdığını belirten Antalya Valisi Münir Karaloğlu, “Antalya 9 milyon bandını geçti. Şuan itibari ile Antalya’ya 9 milyon 200 bin bir turist girişi var. Bu geçen yıla göre yüzde 30’luk bir artışı gösteriyor. Yıl sonuna kadar bu artışımız devam ettiğinde 14 milyon hedefine ulaşacağız. Ağustos ayında 2 milyon 150 bin 448 turist Antalya’ya geldi. Bu bugüne kadar olan bütün zamanların rekorudur. Bu rakamlar bizi çok mutlu ediyor” dedi.

    1 Eylül Dünya Barış Günü’nde dünyaya bir kadın algısı ile barış mesajı vermek istediklerini kaydeden Pasha Dance Teheater yapımcısı Serpil Sunay ise, “Çok eğlenceli ve çok heyecanlı olan 14 sahneden oluşan bir dans gösterici izledik. Yurt dışından çok iyi bilenen bir gösteri. Antalya’da da bu gece sanatseverler ile buluştu. Perge’de bulunan stadyum ilk defa bu organizasyon için açıldı” dedi.

  • Madde bağımlıları Tralleis Antik Kenti’ni yakıyordu

    Aydın’ın Efeler ilçesinde kuru otlarla kaplı zeytinlik alanda alemcilerin yaktığı piknik ateşi Tralleis Antik Kenti’ne sıçramadan söndürüldü.

    Edinilen bilgiye göre bugün saat 15.00 sıralarında Kemer Mahallesi Tralleis Antik Kenti’ni çevreleyen tel örgülerin bulunduğu alanda yangın çıktı. İddiaya göre bölgede alkol ve uyuşturucu madde alanların uğrak yeri olan bölgede yakılan piknik ateşinden sıçrayan kıvılcım alandaki kuru otları tutuşturdu. Arazideki alevleri gören mahalle sakinleri bir yandan yangını söndürmeye çalışırken hemen itfaiye ve polis ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri yangını Tralleis Antik kentine sıçramadan söndürdü. Yangında bir dönüm alan içerisinde bulunan zeytin ağaçları zarar gördü.

    Mahalle sakinleri yangının çıktığı alanın alemcilerin uğrak yeri haline geldiğini, zaman zaman bu bölgede yangınların yaşandığını, zaten etrafın pisliğinden de burasının alemcilerin mekanı olduğunu ifade ederek, yetkililerden bu konuda yardım talebinde bulundu. Yangın sonrası arazideki boş bira ve şarap şişeleri dikkat çekti.

  • 2 bin yıllık antik baraja Güney Koreli öğrencilerden ilgi

    Türkiye’de Roma Dönemi’ne ait dört antik barajdan birisi olan Örükaya, bilim dünyasının ilgisini çekmeye devam ediyor.

    Ankara Üniversitesi ve Korea Üniversitesi arasında imzalanan protokol kapsamında Resuloğlu, Eskiyapar ve Ortaköy (Şapinuva) arkeolojik kazılarında görev alan Güney Koreli öğrenciler ile Türk bilim adamları 2 bin yıllık Örükaya Antik Barajı’nı ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

    Resuloğlu Kazı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Yıldırım, Doç. Dr. Bülent Arıkan ve Dr. Gonca Dardeniz Arıkan eşliğinde antik barajı gezen Koreli öğrencilere, Müze Müdürü Metin Çakar baraj ve bölgede yürütülen arkeolojik kazı çalışmaları hakkında bilgi verdi.

    Resuloğlu Kazı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Yıldırım, Örükaya Barajı’nın yıllardır Çorum bölgesinde dikkat çeken Roma dönemine ait su tesisi olduğunu belirterek, yeni başlatılan kazılar ve bölgede yapılacak olan restorasyon projelerinin arkeoloji dünyasına ve Çorum turizmine önemli katkı sağlayacağını söyledi.

    Anadolu’daki ilk baraj ve su toplama sistemlerinin Hitit dönemine kadar uzandığını hatırlatan Prof. Dr. Tayfun Yıldırım, “Özellikle M.Ö. 2000 ikinci yarısında Anadolu’da Hitit döneminde Kayseri, Konya, Sivas ve Çorum Bölgesinde gölet ve su toplama tesisleri yapılmıştır. Boğazköy Güney Kale’deki su toplama tesisiyle, Alaca Höyük’teki Gölpınar göleti bu sistemlere Çorum’dan verilebilecek en iyi örneklerdir. Anadolu’da su toplama tesisleri geleneği Roma’da da devam ediyor. Roma döneminde Batı’da İzmir, Kütahya ve Orta Anadolu’da Aksaray’da sınırlı sayıda baraj sistemlerinin olduğunu biliyoruz. Örükaya Barajı 16 metre yüksekliği ile en iyi korunan barajlardan birisidir. Roma’da bütün barajların kullanım amacı çok açık olmamakla birlikte, Romalıların kontrolü altındaki alanlarda tarımsal üretimin devamlılığını sağlamak ve ekonomiyi dengede tutmak amacıyla inşa edilen barajların binlerce dönüm alanda sulu tarım yapmaya imkan verdiği otoritelerce bilinmektedir. Romalılar, gerek içme suyu, gerekse sulama ihtiyacı için baraj ve kemerli su yolları inşa etmişler, belli inşa teknikleri ile barajların ve göletlerin tuttuğu suları sağlıklı bir şekilde halka ulaştırmışlardır. İçme suyu ihtiyacını karşılayan barajlar için kemerli su yollarına ihtiyaç bulunmaktadır. Örükaya’daki sistem daha çok sulama amaçlı gözükmektedir. Ancak yapılacak kazılar daha sağlıklı bir sonuca ulaşmamızı sağlayacaktır. Böylesine görkemli bir barajın kazılması, özellikle restore edilerek gelecek kuşaklara ulaştırılması Çorum için son derece önemlidir. Örükaya Barajı projesinin özellikle bölge turizmine büyük katkı sağlayacağı açıktır. Bu projenin hayata geçirilmesini sağlayan bakanlığımıza, Çorum Müzesi’ne ve bilimsel destek veren Hitit Üniversitesi’ne müteşekkiriz” dedi.

    Antik baraj ve çevresinde yürütülen çalışmaların Çorum’da Hititlerin dışında Roma Arkeolojisi’ni tanımak için de iyi bir başlangıç olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yıldırım, “Gelecekte restorasyon çalışmaları tamamlandığında, İspanya’da halen kullanılan M.S. 2 – 4. yüzyıl Roma barajları gibi iyi bir örneğe sahip olacağız. Örükaya Barajı’nın yüksekliği, büyük bir su toplama kapasitesine işaret ediyor. Bu açıdan diğer Anadolu örneklerinden ayrılıyor. Yeterli finansman sağlanarak eğer ciddi bir restorasyon ve arkeopark projesi hayata geçirilebilirse, Örükaya Barajı hem Anadolu Arkeolojisi hem de Çorum turizmi içinde hakkettiği yeri bulabilecektir” ifadelerini kullandı.

    “Koreli öğrencilerin, Türkiye ve Çorum izlenimleri bizler açısından oldukça önemli”

    Tarihi baraja kazı ekibi olarak geldiklerini ve ekipte Korea Üniversitesi arkeoloji bölümü öğrencilerinin bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Yıldırım, “Bu öğrenciler Çorum halkını, örf ve adetlerini tanıyorlar. Aynı zamanda Çorum Ortaköy, Eskiyapar ve Resuloğlu kazılarında Türk öğrencilerimizle birlikte alanlarında bilgi ve deneyimlerini arttırıyorlar. Koreli öğrencilerin Hitit dışında Roma dönemiyle ilgili bilgileri az ancak, Örükaya Barajı onlara Roma’nın Anadolu’da inşa ettiği görkemli su tesisleriyle ilgili bir fikir veriyor. Öğrenciler, böylesine görkemli bir anıtı görmekten de çok büyük mutluluk duyduklarını ifade ediyorlar. Koreli öğrencilerin, Türkiye ve Çorum izlenimleri bizler açısından oldukça önemli. Bağlı oldukları üniversite aracılığı ile ülkemizi ve değerlerimizi yakından tanıyarak, kendi ülkelerinde en iyi şekilde tanıtıyorlar. İleriki yıllarda karşılıklı antlaşmalar çerçevesinde farklı ülkelerin öğrencilerini Çorum’a getirmeyi düşünüyoruz. Bu sayede Çorum’u yurt dışında genç kuşaklara daha iyi tanıtabileceğiz” şeklinde konuştu.

    Çorum’un Alaca ilçesine bağlı Örükaya köyünde bulunan ve kurtarma kazısı yapılan ikinci baraj olan Örükaya Barajı, bölgenin Roma Dönemi iskanına ve su yönetimine ışık tutması açısından önem arz ediyor. Yaklaşık iki bin yıllık bir geçmişe sahip olan antik barajın inşasında Romalı lejyonerlerin (askeri birlik) çalıştığı tahmin ediliyor.