Etiket: Antik

  • 2700 yıllık Limnai antik kenti keşfedildi

    Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tarih Bölümü Eski Çağ Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Reyhan Körpe başkanlığındaki ekip, 3 yıl süren araştırmaları neticesinde, geçmişi M.Ö. 7. yüzyıla dayanan Limnai antik kentini ortaya çıkardı.

    Antik kaynaklarda varlığı bilinen ama daha önce yeri tespit edilemeyen Limnai antik kentini bulmak için birkaç yıldır Tuz Gölü ovasında çalışmalar yapan ekip, 2700 yıllık antik kentin Beşyol Ovası’nda olduğunu tespit etti.

    Geçmişi milattan önce 7. yüzyıla dayanan ve İonia’dan gelen göçmenler tarafından kurulan Limnai antik kentinin Roma dönemine kadar varlığını devam ettirdiğini ifade eden Doç. Dr. Reyhan Körpe, buranın o tarihte Gelibolu Yarımadası’nın en zengin kentlerinden biri olduğunu söyledi.

    2002’den bu yana ÇOMÜ Tarih Bölümü’nde görev yapan, 1990 yılından bu yana ise Çanakkale’de arkeolog olarak çalışan Körpe, 30 yıllık arkeoloji hayatında birçok kazıya katıldı. Troia kazısının başkan yardımcılığını görevine devam eden tecrübeli arkeolog, Limnai’nin bugüne dek sadece Gelibolu Yarımadası’nda keşfettiği 5. antik kent olduğunu kaydetti.

    Gelibolu Yarımadasının arkeolojik anlamda büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Körpe, şimdiye kadarki çalışmalarında Çanakkale Boğazı kıyısında Aigospotamoi kentini, Ece Gölü yakınlarında Drabos antik kentini ve Küçükkemikli Burnunda Alopekonnesos’u, Kilye koyuna ve ovasına ismini veren çok önemli bir Roma dönemi yerleşimi ve bölgenin başkenti olan Koela antik kentini tespit ettiklerini ayrıca dört adet prehistorik höyük bulduklarını dile getirdi.

    Limnai’nin Yunanca’da “küçük göller” ya da “bataklık alan” anlamına geldiğini ve Limnai antik kentinin tespit edilmesi esnasında bölgede sadece bu döneme ait değil, farklı dönemlere ait kalıntıları da bulduklarını belirten Doç. Dr. Körpe “Şehre ait mimari kalıntılar tamamen toprak altında olduğu için yüzeyde sadece çanak çömlek ve kiremit parçaları görülebiliyor. Fakat bu parçalar da bize antik şehrin kapladığı alan ile ne zaman kurulduğu ve ne zaman terk edildiği hakkında bilgi veriyor. Gelibolu Yarımadası’ndaki araştırmalarımız gelecek yıllarda da devam edecek. Bölgede tespit edilmeyi bekleyen daha çok sayıda antik yerleşim var. Ne yazık ki böyle pek çok antik yerleşim tespit edilemeden çeşitli nedenlerle yok olmakta. Bunların öncelikle bulunması ve bilim dünyasına tanıtılması gerekiyor” dedi.

  • Berger ve beraberindeki heyet Laodikeia Antik Kenti’ni gezdi

    Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger öncülüğündeki heyet Denizli’nin Pamukkale ilçesindeki Laodikeia Antik Kenti’ni gezdi.

    AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger, Ankara’daki AB ülkelerinin büyükelçileri ve eşleri ile diplomatik temaslarda bulunmak üzere dün geldiği Denizli’de programına bugün de devam etti. Berger ve beraberindeki heyet önce teleferikle Bağbaşı Yaylası’na çıktı ardından Laodikeia Antik Kenti’ni ziyaret etti. Heyete burada kazı ekibi eşlik ederek rehberlik yaptı.

    Berger ve beraberindeki heyet Hıristiyanlar’ın kutsal kitabı İncil’de de adı geçen 7 kutsal kiliseden birisi olan Laodikeia Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan kiliseye ise adeta hayran kaldı. Ziyaretin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Berger, kilisenin renovasyonunu özellikle yerinde görmek istediklerinden dolayı bu ziyareti gerçekleştirdiklerini ifade etti. Berger, “Burayı ve kiliseyi özellikle görmek istedik çünkü burası aslında kültürel mirasın nasıl korunacağı, daha sonrasında halk nasıl açılıp ve turizm açısından bir cazibe noktası haline getirilebileceğine iyi bir örnek. Biliyorsunuz inanç turizmi var ve bu kilise İncil’de de bahsi geçen bir kilise olduğu için turizm açısında cazibe merkezi olacağını ve çok fazla turist çekeceğini düşünüyorum. Yani bir kilise nasıl renove edilir? Sonrasında halka açılır ve turist çeker bunu göstermesi açısından önemli bir örnek. Aynı zamanda hem kazı ekibine, belediye başkanına hem de valiye bugün burayı gezmemizi mümkün kıldıkları için teşekkür etmek isterim” diye konuştu.

    “İncil’de bahsi geçen 7 kiliseden bir tanesi”

    Berger, bir gazetecinin “Resmi bir açılış yok ama gelen insanlar (Hristiyanlar) ibadetlerini yapıyor. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?” sorusunu da yanıtlayarak şunları söyledi:

    “Daha önce de söylediğim gibi bu İncil’de bahsi geçen 7 kiliseden bir tanesi. Dolayısı ile oldukça güçlü bir cazibe noktası diye düşünüyorum. Çünkü ilk kiliselerden bir tanesi. Özellikle inanç turizmi için gelenlere önemli bir yer olduğunu düşünüyorum. Ama bunun yanı sıra da özellikle çok önemli bir kültürel miras alanı. Yanı nasıl yapıldığı? Kilisenin motifine ve mozaiklere bakacak olursanız hem inanç turizmine gelenler hem de kültürel miras olarak önemli bir yer.”

  • Klasik arabalar Stratonikeia Antik Kenti’nde buluştu

    Muğla’nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia Antik Kenti, Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen 160 klasik araç sahibinin buluşma noktası oldu.

    Yatağan Belediyesi, Turkish Classic Car Murat 124, Uluslararası Engelliler Yaşlılar Kimsesizler Federasyonu ve Stratonikeia Antik Kenti Kazı Başkanlığı işbirliğinde Stratonikeia Antik Kenti’nde düzenlenen “Tarihte Gezmeye Engel Yok” etkinliği düzenlendi.

    Etkinliğe, İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Antalya, Ankara ve Muğla’nın ilçelerinde yaklaşık 160 klasik araç destek verirken araçların antik kente girişi renkli görüntülerin oluşmasına neden oldu.

    Engelli bireylerin antik kenti tanıması için düzenlenen etkinlikte antik tiyatroda konserler verildi.

    Stratonikeia Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, yaptığı açıklamada, kentte farklı dönemlere ati eserlerde çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirterek, “Bunun dışında bir takım etkinliklere de ev sahipliği yapıyoruz. Biz bu tür etkinlikleri çok önemsiyoruz. Bu etkinlik sayesinde engelli vatandaşların kenti görmelerini istedik. Bu sayede burayı neden kazdığımızı, koruduğumuzu ve yaşatmak istediğimizi görmüş olurlar. İnsanların buraya gelip eğlenmesinden dolayı çok mutluyum” diye konuştu.

    Uluslararası Engelliler Yaşlılar Kimsesizler Federasyonu Genel Başkanı Esma Ezenel de, “Festivalimizin amacı farkındalığı 365 gün fark ettirmektir. Gerçekten ses getirmek istiyoruz. Engellilerin yaşam şartları o kadar zor ki artık sesimizi olabildiğince duyurmak istiyoruz. Eğlenerek güzel bir gün geçirmek istiyoruz. Engelli yerine engellenenler diyorum, lütfen engel çıkarmayalım” dedi.

    Turkish Classic Car Murat 124 Grubunun Kurucusu İbrahim Çelik ise, “Tarihte Gezmeye Engel Yok adı altında bir etkinlik düzenledik. Etkinlik için Yatağan Belediyesi büyük destek verdi. Etkinliğe katılacak engelli çocuklarımızın güzel günler geçirmesini, eski klasik arabalarla birer anıları olmasını diliyoruz. Etkinlik çerçevesinde konserler olacak” diye konuştu.

  • Antik Roma Tiyatrosu’na büyükşehir koruması

    Ankara Büyükşehir Belediyesi, “Ulus Tarihi Kent Merkezi Yenileme Alanı Projesi” çalışmaları kapsamında ortaya çıkardığı Antik Roma Tiyatrosu’nu koruma altına aldı.

    Son zamanlarda ateş yakılarak ve çevresi kirletilerek zarar verilen Antik Tiyatro, genel temizliğinin yanı sıra yabani otlardan temizlenerek, çevresi de tel örgülerle çevrildi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna’nın Başkent’in dev bir meydana kavuşacağını açıkladığı Ulus’ta, alt ve üst yapı çalışmaları sırasında tarihin ve tarihi mekanların korunmasına da azami özen gösteriliyor. Ankara Kalesi ve çevresinde hummalı bir restorasyon ve yenileme çalışması sürdüren Büyükşehir Belediyesi, bölgenin baştan sona tarihle iç içe görüntüsünün sağlanması adına bölgenin birçok noktasında ayrı projeler yürütüyor. Büyükşehir ekipleri, şimdi de tarihi Roma Tiyatrosu’ndaki restorasyon proje çalışmalarında son aşamaya geldi.

    Büyükşehir Belediyesi’nin tarihi mekanları ortaya çıkarma çalışmaları kapsamında sürdürdüğü restorasyon çalışmaları ile 5 bin kişilik tarihi Roma Tiyatrosu, “Ulus Tarihi Kent Merkezi Kentsel Sit Alanı” sınırları içerisinde yer alıyor. Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Koruma, Uygulama ve Demetim Müdürlüğü (KUDEM) yetkilileri, bölgenin ayrıca birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde bulunduğuna dikkat çekerek, Büyükşehir Belediyesi ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü arasında bir protokol imzalandığını ifade ettiler.

    Tarihi tiyatronun korunması noktasında önlemleri artırdıklarını belirten yetkililer, şunları söyledi:

    “Roma Tiyatrosu’nun aslına uygun restorasyonun yapılması için başlanan proje çalışmalarını tamamlamak üzereyiz. Bu çalışmalar sürerken, kimliği belirsiz kişiler tarafından Tiyatro’da ateş yakılması, çevresinin kirletilmesi olaylarını sıklıkla yaşıyoruz. Biz de bu duruma karşı bir takım önlemler almak üzere harekete geçtik.”

    Büyükşehir Belediyesi’nce Roma Tiyatrosu’nun çevresi tel örgüyle çevrilerek koruma önlemleri artırılırken, proje ve restorasyon çalışmaları tamamlanana kadar tarihi alana girişler de kısıtlandı.

  • Santa Antik Kentindeki o görüntü artık yok

    Gümüşhane’nin merkeze bağlı Dumanlı köyü sınırları içerisinde bulunan Santa Antik Kentinde tuğlayla yapılan tartışmalı bina yöre mimarisine uygun taşla kaplandı, çatısı kiremite çevrildi.

    1999 yılında 3.derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı ilan edilen Santa Antik Kentinin 7 mahallesinden birisi olan Piştovlu Mahallesinde sıkı sık haberlere konu olan ev, ev sahipleri tarafından Koruma Kurulundan izin alınarak doğal taşla kaplandı, sac olan çatısı sökülerek kiremite çevrildi ve balkonları yıkıldı.

    Ev sahiplerinden İsmail Göncü, evin 1999 yılındaki deprem sırasında elektrik kaçağından dolayı yandığını hatırlatarak,” Tartışmalara konu ve sık sık haberi yapılan bir evdi. Depremden sonra geldiğimizde burada taş ustası bulamadık. Hayvanlarımızda vardı mağdur olmuştuk. Kendi akrabalarımızla beraber çabuk bir şekilde yaptık çıktık. Ondan sonra burası SİT alanı ilan edildi. Daha sonra bize birkaç kez tebliğ edildi burayı yapın diye. Hatta yıkım kararı da verdiler” dedi.

    Bölgeyi ziyaret eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun geldiğinde zaman evin tarihi dokusuna uygun olarak yapılmasını, yoksa yıkılacağını söylemesinin ardından harekete geçtiklerini kaydeden Göncü, “Bizde bu talimat üzerine Koruma Kurulundaki yetkililerden izin alarak bu şekilde yöremizdeki doğal taşa uygun şekilde kaplama yaptık, balkonları yıktık. Bu şekilde kaplıyoruz. Bugüne kadar haberlere konu olan tartışma sona ermiş oldu. İnşallah başkalarına da örnek olur. Amacımız da o. Buranın tarihine uygun olarak çatıyı da kiremit yaptık” diye konuştu.

    Santa Antik Kenti

    17.yüzyılda Rumlar tarafından iki vadi üzerine kurulan Santa Antik Kenti, günümüze kadar 7 mahalle ve taştan yapılan 300’ü aşkın yapıyla korunarak geldi. Her mahallesinde en az bir kilise ve çeşmenin bulunduğu bölgenin Rum Pontus İmparatorluğu döneminde Rum Çetelerinin sığınak yeri olarak yapıldığı biliniyor. Günümüzde yaylacılar tarafından kullanılan bölge göz alıcı görünümünü koruyor.