Etiket: Antik

  • Tarihçi Yurtsever, Magarsus Antik Kenti’nin kayıp şehir ’Vanir’ olduğunu iddia etti

    Araştırmacı Tarihçi Cezmi Yurtsever, Adana’nın Karataş ilçesindeki Magarsus Antik Kenti’nin kayıp şehir ’Vanir’ olduğunu ileri sürdü.

    Yurtsever, Osmanlı arşivinde Çukurova tarihi ile ilgili belge araştırma çalışmaları esnasında Kanuni Sultan Süleyman Dönemi Adana tapu defterlerinde Yüreğir Ovasında ve deniz kıyısında ’Vanir’ isminde bir mezra ve aynı yerde harabe şehir ile ilgili kısa açıklamaların yer aldığını belirtti. Yurtsever, “1572 tarihli Adana tapu defterinin 49-a. sayfasında ’Yüreğir Nahiyesinde Vanir isminde harabe şehir yakınında Od Kalesi demekle bilinen iskeleye bazı zamanlarda küffar gemileri çıkıp’ bilgilerini elde ettikten sonra bahsi geçen Vanir şehrini arama çalışmalarına başladım” dedi.

    Piri Reis’in 1520’li yıllarda yazdığı ve asıl örneğini Kanuni Sultan Süleyman’a sunduğu dünya coğrafyası ve denizler, limanlar hakkında bilgiler veren Kitab-ı Bahriye’sinde, Akdeniz kıyısında Adana’ya bağlı Çukurova’nın deniz sahilinde Karataş ilçesinin batısında deniz fenerinin bulunduğu şehrin isminin Od Kalesi olduğunu öğrendiğini belirten Yurtsever, “Günümüzde ise adı geçen Od Kalesi veya deniz fenerinin bulunduğu tepelik alandaki antik şehrin ismi ’Magarsus’ olarak biliniyor. Bilimsel tanıtım çalışmalarında da Magarsus ismi ile tanıtılıyor. Arkeoloji kaynaklarında Magarsus olarak bilinen tarihi şehrin gerçekte Vanir olduğu ile ilgili bilgileri tartışmak istediğim tarihçi ve arkeologlar şaşırdılar ve susmayı tercih ettiler” diye konuştu.

    Alman asıllı Kiepert’in Adana haritasında, Karataş yakınlarındaki deniz fenerinin bulunduğu yerdeki tarihi şehrin Magarsus olarak isimlendirildiğini öğrendiğini söyleyen Cezmi Yurtsever, şunları kaydetti:

    “Aslında Alman haritacı Kiepert’in Magarsus tanımlaması Çukurova’yı Küçük Ermenistan olarak görmek isteyenlerin desteklediği bir düşüncenin de hayata geçirilmesi idi. Nitekim Ermeni asıllı Alishan’ın 1890’lı yıllarda yazdığı “Sis ve Kilikya Ermenistan” kitabında Küçük Ermenistan’da Magarsus antik kent planlarının da yayınlandığını gördüm. Osmanlı’nın son döneminde Batılı orientalistlerin ve arkeologların kendi siyasi düşüncelerine göre şekillendirdiği coğrafi yer isimleri, antik kent kimliği çalışmalarının bir parçası olarak gündeme getirilen Magarsus antik kent ismi bilimsel yayınlardan silinmelidir.”

  • Antik tiyatro gün yüzüne çıkıyor

    Bursa’nın değerlerini geleceğe taşıyan Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, İznik’teki 2000 yıllık Roma Tiyatrosu’nun da kazı ve restorasyon çalışmalarının ardından özgün kimliğiyle buluşturulacağını söyledi.

    Bursa’nın değerlerini geleceğe taşırken tarihi ve kültürel miras yatırımlarını ilçelere de taşıyan Büyükşehir Belediyesi, Romalıların sahne anlamında Marmara Bölgesi’ndeki tek eseri olan ve İznik’te bulunan 2000 yıllık amfi tiyatroyu ayağa kaldırmak için de çalışmalarına hız verdi. İznik’teki antik tiyatronun kazı çalışmalarında inceleme yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ye İznik Belediye Başkanı Osman Sargın ile Büyükşehir Belediyesi bürokratları da eşlik etti. Altepe, “İznik’te 2000 yıllık Roma döneminin amfi tiyatrosunda kazı çalışmaları devam ediyor. Tarih boyunca büyük tahribatlara uğrayan Roma tiyatrosu, harabe hale gelmişti. Uzun yıllardır gündeme gelen tiyatrodaki kazı çalışmaları Büyükşehir Belediyesi ile hız kazandı. Bütünşehir uygulamasının ardından başlatılan çalışmalara 1 yılı aşkın süredir devam ediyoruz” dedi.

    Daha evvel senede 1,5 – 2 ay olan çalışmaların artık sürekli olarak yapıldığını belirten Başkan Altepe, “Şu anda da İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nin değerli hocalarının katkılarıyla amfi tiyatronun özgün kimliğiyle ilk günkü orijinal haline dönüştürülmesi için çalışılıyor. Kazılarda orijinal zeminin bulunması ve dökülen yıkıntı taşların kaldırılmasına devam ediliyor. Tiyatroda ilk günkü haliyle restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmaları yapılacak ve yapı, 2000 yıl sonra orijinal işleviyle hizmet verecek” diye konuştu.

    Başkan Altepe, tiyatronun özellikli bir yapı olduğunu anlatarak, “Parmakla sayılacak kadar az örneği olan bir tiyatro projesi bu ve yalnızca Side’de benzer proje var. Burası orijinal haliyle İznik bölgesine de değer katacak. Tüm medeniyetlere ait izler taşıyan ve herkesin ilgisini çeken çalışmalar, İznik’e değer katacak. Çünkü 2000 yıllık bu tiyatroda etkinlikler yapılabilecek. Bursa ve İznik’in zenginliklerini kısa zamanda ortaya çıkarmak için yoğun bir çalışma var” şeklinde konuştu.

    Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Aygün Ekin Meriç de tiyatronun restorasyonu ve kazısının tamamlanmasına çalıştıklarını belirterek, öncelikle tiyatroda orkestranın zeminini bulacaklarını, girişte görülmesi gereken tiyatro yapısını ortaya çıkaracaklarını ve ardından da restorasyonların yapılabileceğini kaydetti.

  • Hadrianapolis antik kentinde, paha biçilmeyen eserlerin bulunduğu alanın kapısında anahtar unutulmuş

    Karabük’ün Eskipazar ilçesinde yer alan, “Batı Karadeniz’in Zeugma’sı” olarak adlandırılan Hadrianapolis Antik Kenti yılardır turizme açılmayı beklerken, üzeri kapatılan alanın kapısında anahtarı unutuldu.

    Hadrianaupolis’teki kazılarda, M.Ö. 1. yüzyılda kurulduğu ve M.S. 8. yüzyıla kadar yerleşim amacıyla kullanıldığı tahmin edilen Anadolu’da örnekleri hiç görülmeyen bazı zemin mozaiklerin yer aldığı Eskipazar ilçesinde gün güzüne çıkarılan alanın kapalı çatı kısmının bulunduğu alan turizme açılmayı bekliyor. Geçtiğimiz Ramazan Bayramı’nda bir ziyaret için Eskipazar ilçesine giden Eski Karabük Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Karaarslan, cep telefonu ile yaptığı çekimlerde, kapıda anahtar unutulduğunu ortaya koydu.

    Kültür ve Turizm İl Müdürü İbrahim Şahin, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, kazı alanında ve gün yüzüne çıkarılan alanda güvenlik görevlilerin yerlerini terk edip gitmesi ile ilgili gerekli soruşturmanın yapılacağını söyledi.

    Şahin, “Tarihi alanın bulunduğu ve kapalı olan alanda kapanın üzerinde anahtar unutulup gidilmesi kabul edilmeyecek bir durum olup, orada görevli olan güvenlik ekibinin de yerini terk etmesi de kabul edilemez. Bu konuda İlçe Kaymakamlığı tarafından tahsis edilen güvenlik görevlileri hakkında gerekli soruşturma açılacaktır. Diğer yandan, üstü kapatılan alanın da bu yıl turizme açılması için Bakanlıkla görüşmeler devam ediyor ve belli bir kısmın bu yıl içinde turizme açılmasını arzuluyoruz” dedi.

  • Kyme antik kent yakınlarındaki ormanlık alanda bir hafta arayla ikinci kez yangın çıktı

    İzmir’in Aliağa ilçesindeki Kyme Antik kent civarında bir hafta arayla ikinci kez yangın çıktı.

    Alınan bilgiye göre Yangın, Ilıcalar Mevkisi’ndeki Nemrut Sanayi Bölgesi’ndeki Kyme Antik kent civarında bulunan ormanlık alanda saat 23.30 sıralarında çıktı. Rüzgarın etkisiyle, yangın hızla yayılmaya başladı.Çevredeki vatandaşların itfaiyeye haber vermesiyle birlikte İzmir Büyükşehir Belediyesine ait 2 itfaiye ekib ive Menemen Orman İşletme Müdürülüğü’ne ait 3 Arazöz 10 yer ekibi yangına müdahale etti. Korkutan yangın, yaklaşık bir saatlik bir çalışmayla güçlükle kontrol altına alındı.Yangın sonrasında 10 zeytin ağacı ile 5 dönümlük fundalık ve otluk alanın zarar gördüğü öğrenildi.

    Aynı yerde bir hafta arayla ikinci kez çıkan yangının nedeni ise itfaiye ekiplerinin yapacağı çalışmalar sonucu netlik kazanacak.

  • Antik Çağ Kıyafetleri Görücüye Çıktı

    Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencilerinin hazırladığı etkinlikte, antik dönemde giyilen kıyafetler öğrenciler tarafından özel olarak tasarlandı. Tasarlanan birbirinden ilginç kıyafetleri giyen öğrenciler kendilerini izlemeye gelenlerden büyük alkış aldı.

    Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Arkeoloji Bölümü öğrencileri, kampüs içinde Antik Çağ Dönemi Defilesi düzenledi. PAÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Özer’in başkanlığında haftalar boyu defile için hazırlanan öğrenciler, Antik Çağ dönemi kıyafetlerini hazırladı. Kimi öğrenciler Buldan ilçesinden hazır kıyafetler alırken, kimileri de çarşaftan yaptıkları kıyafetlerle antik dönem kıyafetlerini tasarladı. Yaklaşık bin öğrencinin izlediği defilede, öğrenciler dönem kıyafetleriyle sahneye çıktı. Sahneye çıktıktan sonra kıyafetini ve döneminde kimin giydiğini anlatan öğrencilere, arkadaşları da alkışlarıyla destek verdi. Antik dönem kıyafetleriyle sahnede dans eden öğrencilere Arkeoloji Bölümü öğretmenleri de puan verdi.

    Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Özer, “PAÜ’de antik çağ dönemi sergisi yapmak istedik. Aslında 2007 yılından itibaren kendi içimizde yaparken bu yıl tüm okula yaymak istedik. Laodikya, Hierapolis gibi antik kentlerin olduğu bir şehirde insanlarda biraz daha farkındalık yaratmak istedik. Bu organizasyonda antik çağ dokusunu işledik”dedi.

    “PAÜ’DE ANTİK BİR RÜZGAR ESTİRDİK”

    Öğrencilerin kendi kıyafetlerini tasarladıklarını kaydeden Özer, şunları söyledi:

    “Öğrencilerimizi gruplara ayırdık. Her birisi mitolojiden tarihi isimleri aldılar. Hades gibi, Afrodit gibi isimleri aldılar. Burada kendilerini ve kıyafetlerini tanıtacaklar. Bölümden hocalarımız bu öğrencilerime puan vererek ilk 3’ü seçecek. Ödülleri not olarak kendilerine geri dönecek. Öğrencilerimiz antik Yunan dönemindeki kıyafetlere büyük ilgi gösterdi. Bu dönemden kıyafetleri tanıtacaklar. Zaten tüm kıyafetler öğrencilerimizin kendi tasarımlarıdır. Bazıları çarşaftan bir şeyler yaptı. Önemli olanın grup çalışması olduğunu gösterdiler. PAÜ’de antik bir rüzgar estirmek için buradayız.”