Etiket: Antibiyotiği

  • Antibiyotiği az yazan doktorlara teşekkür belgesi

    İSTANBUL (İHA) – İstanbul Sultangazi’de antibiyotik kullanım oranının düşürülmesini sağlamak amacıyla reçetelerinde antibiyotik ilaçlara daha az yer veren doktorlara teşekkür belgesi takdim edildi.

    Sağlık Bakanlığının dikkat çektiği Türkiye’de yoğun antibiyotik kullanımın düşürülmesine yönelik çalışmalara bir örnek de Sultangazi’den geldi. Sultangazi Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ortak çalışmasıyla Akılcı İlaç Kullanımı Uygulaması kapsamında E-reçete sistemi üzerinden hastalarına ilçedeki diğer doktorlara oranla daha az antibiyotik yazan 6 doktor belirlendi.

    Doktorlar için diğer hekimleri de teşvik etmek ve bilinçsiz ilaç kullanımının önüne geçilmesini sağlamak amacıyla Sultangazi Hükümet Konağında tören düzenlendi. Törene Sultangazi Kaymakamı Ali Uslanmaz, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Emrah Eray ve reçetelerinde antibiyotiğe az yer veren 6 doktor katıldı. Törende doktorlara teşekkür belgeleri takdim edilirken az antibiyotik yazmaya devam etmelerini hatırlatması amacıyla kalem hediye edildi.

    “Türkiye ortalamasının altında antibiyotik yazan arkadaşları teşvik edelim”

    Fazla antibiyotik kullanımının önüne geçilmesini sağlamak amacıyla hekimler için böyle bir uygulama yaptıklarını ifade eden Sultangazi Kaymakamı Ali Uslanmaz, “Akılcı ilaç kullanımıyla ilgili bütün Türkiye’de uygulanan bir proje var. Türkiye’de antibiyotik kullanım oranları çok yüksek Avrupa standartlarının aşağı yukarı iki katı bizde ilçemizde bununla ilgili bir çalışma yaptık. Dedik ki Türkiye ortalamasının altında antibiyotik yazan arkadaşları teşvik edelim ki diğerlerine öncü olsun. Antibiyotikler akılcı kullanılmayınca hem insanların iyileşmesini engelliyor hem de ülke ekonomisine büyük bir zarar oluyor. Türkiye’de bir alışkanlık var, hasta daha muayene olmadan kendisi antibiyotik istiyor. Klasik uygulamaları bırakalım, doktor muayene etsin ondan sonra ihtiyacı varsa kullansın” dedi.

    “Gelecek nesillerin sağlığı için düşünerek yazıyorum”

    Antibiyotik ilaçlarını ilçe genelinin altında yazdığı için teşekkür belgesi almaya hak kazanan doktor Aysun Çevik, “Ben hekim olarak kullandığımız ilaçların toplum sağlığı çok ilgilendirdiğine inandığım için ilaç yazarken gerekli olan ilacı düşünerek yazıyorum. Gelecek nesillerin sağlığı için düşünerek yazıyorum. Bu çalışma bizim farkında olmadığımız antibiyotikle ilgili Kaymakamlığın yürüttüğü bir çalışma. Oonların takdiri sonucu bizi ödüllendirilmesiyle ilgili. Yoksa bizim inancımız zaten toplum sağlığıyla ilgili gerekli olan ilacı yazmak gereksiz hiçbir kimyasalı kullanmamak” diye konuştu.

    “Gerek olmadıkça antibiyotik yazmamaya çalıştım”

    Türkiye’de antibiyotiklerin gelişigüzel yazımının önüne geçilmesinin sağlanması gerektiğine vurgu yapan doktor Sinan Korkmaz ise, “Hastalarla aramda güven ilişkisi var. İlk başta biraz zor oldu ama açıklayarak gerekçesini sunduğumuz zaman aslında hasta da ikna olabiliyor. Gerek olmadıkça antibiyotik ve diğer başka ilaçlar ama özellikle antibiyotik yazmamaya çalıştım. Yazmama gerekçemi de açıkladım hastaya zamanla geri dönüşler de güzel oldu” ifadelerini kaydetti.

  • Arıların Doğal Antibiyotiği Propolis

    AksuVital Kimya Yüksek Mühendisi Fatma Ebru Koç, propolisin eskiden beri yaraların iyileştirilmesinde, dokuların yenilenmesinde faydalı olduğu, yanıkların tedavisinde, kullanıldığı söyledi. Koç, arıların propolisi kovanlarının çatlak ve hasarlarının tamirinde, çevreden izole edilmesinde, kovanın içine giren mikroorganizmaların ve böceklerin mumyalanarak etkisiz hale getirilmesinde kullandıklarını belirtti.

    Propolisin, çeşitli bitkilerin yaprak, gövde ve tomurcuklarından işçi arılar tarafından toplanan kovanda biriktirilen, keskin kokulu, suda çözünmeyen, acımsı tatta, balmumu ve bitki öz suyundan oluşan bir madde olduğunu belirten AksuVital Kimya Yüksek Mühendisi Fatma Ebru Koç, “Yunanca pro (müdafaa) ve polis (şehir) kelimelerinden türetilmiştir. Bunun bal arısı için anlamı ise, kovanın muhafazası demektir. Arılar propolisi kovanlarının çatlak ve hasarlarının tamirinde, çevreden izole edilmesinde, kovan giriş deliklerinin daraltılmasında, kovanın içine giren mikroorganizmaların ve böceklerin mumyalanarak etkisiz hale getirilmesinde kullanırlar” dedi.

    Propolisin, bağışıklık sistemi uyararak hastalıklara karşı vücudun doğal direncinin artmasına ve vücudun kuvvetlenmesine destek sağladığını bildiren Fatma Ebru Koç, “Başlıca faydaları arasında antiseptik (mikroptan arındırıcı), antimikotik (mantarlara karşı), bakteriyostatik (bakteri üremesini durdurucu), astringent (lokal olarak damarları daraltan faktör), spazmolitik (kas gevşetici), antienflamatuar (iltihap giderici), anestetik (sinir hassasiyetini azaltıcı) ve antioksidant (oksitlenmeyi veya moleküllerdeki bozulmayı engelleyici) özellikleri sayılabilir. Propolisin eskiden beri yaraların iyileştirilmesinde, dokuların yenilenmesinde faydalı olduğu, yanıkların tedavisinde, kullanıldığı bilinmektedir. Ağız ve diş etlerinin tedavisinde de kullanıldığına dair kayıtlar mevcuttur. Tarihsel olarak M.Ö. 300 yıllarından beri kullanıldığı; Mısırlılar’ın ölülerini mumyalamak için, Yunanlılar’ın ve Romalılar’ın yara tedavisi için; Anadolu da ise daha çok ayak yaralarında ve çıban tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir.Avrupa’da 12. yy’da ağız ve diş sağlığı için kullanıldığına dair kayıtlara rastlanmaktadır.Son yıllarda ise özellikle göz hastalıklarının tedavisinde kullanımına yönelik yoğun çalışmalar mevcuttur” ifadelerini kullandı.

    Kimya Yüksek Mühendisi Fatma Ebru Koç, oldukça karmaşık bir kimyasal yapıya sahip olan propolisin en çok etanolik ekstraktı kullanıldığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Zira, reçinemsi yapışkan bir yapıya sahip olan propolisin saf olarak kullanımı zordur. Etanolik ekstraktı yüzde 50’den fazla oranda fenolik bileşikler (flavonoidler: flavonlar, flavononlar ve flavonoller) içermektedir. Propolis yapısında ayrıca, glukoz, fruktoz, sukroz gibi şekerleri, aminoasitleri, B1, B2, C ve E vitamini ile bakır, çinko, demir, magnezyum, kalsiyum gibi elementleri de bulundurur. Bu kadar faydasını sıraladığımız propolis, bir çok hastalığın tedavisi için yeni ufuklar açılabilecek bir potansiyele sahiptir”.