Etiket: Antalya’nın

  • Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik kazası: 2 yaralı

    Antalya’nın Manavgat ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 2 kişi yaralandı.

    Edinilen bilgiye göre, kaza, Aydınevler Mahallesi Hasan Ali Yücel Caddesi üzerindeki bir kontrolsüz kavşakta, İsmail A.’nın kullandığı 07 LNH 25 plakalı hafif ticari araç ile Fatih T. idaresindeki 07 ABP 739 plakalı otomobil çarpıştı. Kazada, yolculardan Tülay T. ve Baran T. yaralandı. Ambulansla hastaneye kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı bildirildi.

  • Deprem Antalya’nın ilçeleri ve çevre illerde de hissedildi

    Antalya’nın Akseki ilçesinde meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki deprem ilçelerde ve çevre illerde de hissedildi. Alanya’da yaşayan birçok vatandaş, sarsıntı ile paniğe kapıldı.

    Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından (AFAD) edinilen bilgiye göre Antalya’nın Akseki ilçesinde saat 20.14’de meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki deprem, Manavgat, Alanya, Gündoğmuş, İbradı ilçeleri ile Konya’nın Seydişehir ve Isparta’nın bazı ilçelerinde de hissedildi. Alanya’da birçok vatandaş sarsıntı ile paniğe kapılarak kendini sokağa attı. İlçede herhangi bir can ve mal kaybı yaşanmadığı öğrenildi.

    Alanya’da kafe işleten Cihat Doğan, “Kafenin 2’inci katında otururken birden sarsıldık. Ben ilk başta araba falan geçti zannettim. Yaklaşık 30 saniye sonra eşim aradı. Çocuklar yataktan fırlayarak uyanmış ve eşim hüngür hüngür ağlıyor. Ne olduğunu araştırmaya başladım ancak hiçbir haberde bulamadım. Daha sonra Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünün sitesine girdim. Akseki bölgesi üzerinde deprem olduğunu gördüm. Allah beterinden korusun. Eğer bu depremde hasar görmüş kardeşimiz ve arkadaşlarımız varsa Allah’tan acil şifalar diliyorum” dedi.

    Kafede vakit geçiren Ali Oktay ise, depremden çok korktuklarını söyleyerek, ”O an kafede oturuyorduk. Gerçekten ne yapacağımızı şaşırdık. Burası deprem bölgesi olmadığı için ilk defa böyle bir şey yaşadık. Daha önceki rast geldiğimiz çok hafif şekildeydi ama şimdi bu kadar büyük bir şekilde hissettik. Çok korktum ve ne yapacağımı şaşırdım” diye konuştu.

    Saat 20.14’de meydana gelen depremin ardından saat 20.55’te yine merkez üssü Akseki ilçesi olan 4.4 büyüklüğünde bir deprem daha meydana gelirken, artçı sarsıntılar sürüyor.

  • GYODER, Antalya’nın, “Yatırım Alanları Vizyon” Raporunu yayınladı

    Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Antalya’nın, “Yatırım Alanları Vizyon” Raporunu yayınladı. Raporda, mega projelerle altyapısı güçlenen Antalya’da, turizm sektörünün yanı sıra, inşaat, sanayi, tarım, ihracat ve yatçılığın, yatırım yapılabilecek sektörler arasında yer alacağı, Rusya krizi nedeniyle azalan turist sayısının yeniden artacağı belirtildi.

    GYODER’in, gelişen kentlerin yatırım fırsatlarını sektör temsilcileri ile buluşturmak amacıyla hayata geçirdiği ‘Gelişen Kentler Zirvesi’nin 9’uncusu Antalya Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Zirveye İstanbul ve bölgede faaliyet gösteren iş dünyası ve gayrimenkul sektörünün temsilcileri, yatırımcılar ve uzmanlar katıldı. Zirve kapsamındaki oturumlarda Antalya’nın sunduğu fırsatlar, Rusya krizinin etkileri, potansiyel yatırım olanakları, kruvaziyer turizmin gelişmesine yönelik yatırımlar değerlendirildi.

    Zirvede; ayrıca kente ışık tutacak güncel bilgiler içeren ‘Antalya İli Yatırım Alanları Vizyon Raporu’ katılımcılarla paylaşıldı.

    Antalya’nın mega projelerle altyapısı güçleniyor

    Kente yatırım yapmak isteyen ulusal ve uluslararası yatırımcılara kılavuzluk etmesi amacıyla hazırlanan Antalya İli Yatırım Alanları Vizyon Raporu’nda, öne çıkan başlıkları GYODER Başkanı Feyzullah Yetgin aktardı.

    19 ilçesinde doğal sit alanı bulunan Antalya’nın 2 milyon 328 bini aşan nüfusuyla Türkiye’nin en kalabalık 5’inci şehri olduğunu kaydeden Yetgin, “Bugün Türkiye’nin her bölgesinden insanların tercih ettiği Antalya, 2015-2016 yılı arasındaki yıllık nüfus artış hızı yüzde 17.4 ile yüzde 13.5 oranı olan Türkiye nüfus artış hızının üzerinde yer alıyor. Türkiye dışından da büyük ilgi gören kentte bugün 54 bin 755 yabancı yaşıyor. 2016 yılında Antalya’nın aldığı göç sayısı 79 bin 203, verdiği göç sayısı ise 73 bin 119. Antalya’da genç nüfusun ağırlığı ise dikkat çekici, 2016 yılında nüfusun yüzde 28,97’sini 25 yaş altı oluşturuyor. Antalya’da yaşayanların yaş ortalaması ise 31,66. 25-65 yaş arası nüfusun yüzde 63,37’sini, 65 yaş üstü ise yüzde 7,66’sını oluşturuyor” dedi.

    “Okuma yazma oranı yüzde 97.44”

    Bölgelere göre 6 yaş ve üzeri okuma yazma oranları incelendiğinde, Antalya, Isparta ve Burdur’un yüzde 97,44 oranıyla Türkiye genelinde ikinci sırada yer aldığını kaydeden Yetgin, “77 binin üzerinde lisans öğrencisi bulunan Antalya, üniversite eğitiminde de tercih edilen bir kent konumunda. Antalya’da ekonomik hayat büyük oranda ticaret, tarım ve turizme dayalı. Antalya’daki ticaret sektörü toplam gelirlerin yüzde 34’ünü oluşturan önemli bir ağırlığa sahip. 2016 yıl sonu itibarıyla Türkiye genelindeki 3 bin 641 adet turizm işletmesi belgeli konaklama tesisinin yüzde 20,74’ü Antalya’da bulunuyor. Antalya’da 2016 yılında tesis doluluk oranı yüzde 47,6 seviyelerinde ölçüldü” diye konuştu.

    “Yabancılara satılan konutta Antalya ikinci sırada”

    Antalya’da ihracatın yüzde 67’si ve ithalatın yüzde 60’ının AB ülkeleri ile gerçekleştiğini açıklayan Yetgin, “2016 yıl sonu itibarıyla Antalya’nın toplam ihracat rakamı 886 milyon dolar. En çok ihracat yapılan ülkeler Almanya, Çin ve İran oldu. Türkiye’ye giriş yapan 25,3 milyon turistin yüzde 23’ü Antalya’da konaklıyor. İstanbul’dan sonra en çok turistin ziyaret ettiği Antalya’ya bu yıl 9,4 milyon turist giriş yaptı. Antalya’ya, bugün en yoğun talep, Rusya, Almanya ve Ukrayna’dan geliyor. Antalya, Türkiye genelindeki konut satışlarında yüzde 4,3 paya sahip. 2017 yılı ekim ayı itibarıyla Türkiye genelinde yapılan konut satışlarının 17 bin 918 adedi yabancılara yapılan satışlardan oluşuyor. Yabancılara yapılan konut satışlarında İstanbul’dan sonra, 3 bin 838 adet ile Antalya ikinci sırada yer alıyor” dedi.

    “Sanayi, yatçılık, tarım ve inşaat yatırım sektörleri”

    Antalya’da ofislerin genellikle kent merkezinde, eski konut dokusunun ofis alanı olarak kullanıldığı bölgede yoğunlaştığını belirten Feyzullah Yetgin, “2016 yılına bakıldığında, şehir merkezindeki 8 AVM’de toplam kiralanabilir alan 246 bin 500 metrekare, il genelinde ise toplam 14 AVM’de 329 bin 202 metrekarelik alan bulunuyor. 2016 yıl sonu itibarıyla Akdeniz Bölgesi’nde ihtisas dışı kredilerden sonra en fazla rağbet gören kredi türü tarım kredisi olup, yaklaşık 10 milyar TL’lik kredi kullanıldı. Bu talepte, Antalya’da yer alan iyi tarım uygulamaları etkili oldu. Mega projelerle altyapısı güçlenen Antalya’da, turizm sektörünün yanı sıra, inşaat, sanayi, tarım, ihracat ve yatçılığın, yatırım yapılabilecek sektörler arasında yer alacağı, Rusya krizi nedeniyle azalan turist sayısının yeniden artacağı öngörülüyor. Tarımsal potansiyel ve ekonomik uygunluk açısından Türkiye tarımında önemli bir yere sahip olan Antalya’nın, iyi tarım uygulaması ile tarımda sürdürülebilirlik ile gıda güvenliğini sağlaması bekleniyor” ifadelerine yer verdi.

    Antalya’nın mega projeleri:

    Boğaçay Projesi, marina, Kruvaziyer ve Yat Limanı Projesi, Film Platosu ve Doğal Yaşam Alanı, Taşkın Önleme ve Özel Proje Alanı, Konyaaltı Sahil Projesi, Tünektepe ve Teleferik Projesi, Antalya Cami ve Türk İslam Medeniyetleri Müzesi, III. Etap Raylı Sistem Projesi, Kepezaltı Kentsel Dönüşüm, Balbey Kentsel Yenileme Projesi, Doğu Garajı Kültür ve Ticaret Merkezi Projesi, Güneş Enerji Santrali Projesi, Kızıllı Entegre Katı Atık Tesisi.

  • Antalya’nın turizmde çılgın planı: Turistler Antalya’ya denizin altından yürüyereke girecek

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, çoğunluğu dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili kısmına yapılacak olan önemli projelerin detaylarını paylaştı. Türel, “Öyle bir kruvaziyer limanı yapıyoruz ki sadece gemiyle gelip limanda inip, gideceği yere gitmesi için bir liman olmayacak. O kruvaziyer limanı görmek için bile turistlerin geleceği bir liman olacak. Turist gemiden asansörle denizin içine inecek, denizin içerisinde akvaryum, cam fanus içerisinde ilerleyip karaya çıkacak. Dünyada örneği yok” dedi.

    Antalya Sivil Düşünce Platformu Derneği’nin My Meeting’de düzenlediği kahvaltıda sivil toplum kuruluş derneği temsilcileri ve iş adamlarıyla bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya’ya yapılacak olan projelerin detaylarını paylaştı. Yapılan yatırımların büyüklüğüne işaret eden Türel, projelerin hayata geçirilmesiyle birlikte Antalya’nın turizmde daha büyük yol kat edeceğini, esnaf ve vatandaşların da bu projelerden olumlu yönde etkileneceğini kaydetti. Büyük projelerin özellikle dünyaca ünlü Konyaaltı sahilini de içinde barındıran Konyaaltı ilçesine yapıldığına işaret eden Türel, kruvaziyer liman projesiyle dünyada bir ilki yapmak istediklerini söyledi. Türel, projeleri eleştirenlere karşı da, “Vizyon fukaraları’ tabirini kullandı.

    Antalya’nın bir turizm şehri olduğunu belirten Türel, kente 100’ün üstünde ülkeden milyonlarca turist geldiğini belirterek, Bu turistlerin itibar gösterdiği bir şehrin dünya şehri tanımını hak etmesi kadar doğal bir şey olamaz”dedi. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı döneminde kendine ait olan ‘Antalya’da oteller 5 yıldız, çevresi 1 yıldız’ sözünün turizmciler tarafından ‘3 yıldızlı çevrede, 5 yıldızlı oteller olarak kalmak istemiyoruz’ şeklinde güncellenerek söylenmesinin, dünden bu güne gelindiği noktayı gösterdiğini belirten Türel, “O günden bu güne 3 yıldıza geldiğimizi turizmciler bir şekilde teyit etmiş oldu ama Artık Antalya 5 yıldızlı çevre, 5 yıldızlı tesisler noktasına gerçekten geliyor. Turizmci arkadaşlarımız da dünyayı gören, gezen arkadaşların bugün 1 yıldızdan 3 yıldıza çıktığımızı görüyorlarsa, en azından iyiye doğru bir gidişat var demektir ” dedi.

    “Artık devletler değil, şehirler yarışıyor”

    Turizm ve marka şehri olmanın sözle olmaması gerektiğini vurgulayan Türel, “Bu sözle olsaydı hepimiz kürsülere çıkar konuşurduk, mesele biterdi. Bir dünya şehri projeyle olur. Rakiplerinizle yarışmak suretiyle onlardan daha iyisini ortaya koyarak olur. Bunu artık dünyada eskiden devletler yarışırdı şimdi şehirler yarışıyor. Şehirlerin yarıştığı noktada millet aya gidiyorken biz yaya kalamayız. Biz onlar gibi koşacağız, onlardan daha hızlı koşacağız çünkü bizim bir açık kapatmak gibi bir mecburiyetimiz var”diye konuştu.

    “O şehirleri yakaladık”

    İlk siyasete girdiğinde Antalya için Londra, Paris, Barcelona, Miami, Newyork, Havai, ve Dubai gibi şehirleri geçme gibi bir hedef belirlediğini belirten Türel, “Onları kendimize örnek almak için değil, şehirler yarışında onları geçmek için kendimize bir hedefi ortaya koymuştuk. Tabi o gün medya mensubu arkadaşlar vardı, saydığımız şehirlerden en parlağı olarak Duabi’yi seçip ‘Menderes Antalya’yı Dubai’ye çevirecek’ dediler. Bugün artık 2004’te söylediğimiz o şehirleri yakaladık. Oraları gördüğümüzde, Antalya’mızın onların seviyesinde bir şehir olduğunu, bir çok hususta onlardan geri kalmadığını gördük”dedi.

    “İlk talimatım: ‘Kaldırımı, kaldırın’ oldu”

    Bir şehrin vizyon şehir olması için önce alt yapısının bitirilmesi gerektiğini belirten Türel, şunları söyledi:

    “Sizin alt yapıyı bitirmediğiniz müddet içerisinde yapacaklarınız tamamen göz boyamaktan ibarettir. Ben ilk belediye başkanı seçildiğim 2004 yılında önüme bir sürü kaldırım projesi geldi. Dedim ki arkadaşlara, ‘Bu kaldırımı yapacağız zaten, bunun altında kanalizasyon var mı? Yok. Yağmur suyu kanalı var mı? Yok. Drenaj var mı? Yok.’ Bu kaldırımı niye yapıyoruz o zaman. İlk talimatım, ‘kaldırımı, kaldırın’ oldu. Önce alt yapıyı yapalım, ondan sonra kaldırımı yapalım. Tribüne oynayacaksak, biz göz boyamaya niyetli bir siyasetçi olacaksak, ‘o bizim defterimizde yazmaz, dolayısıyla mümkün değil’ dedik ve ilk dönemde 800 kilometreye yakın kanalizasyon hattı Antalya’ya kazandırdık, 82 kilometreye yakın drenaj kanalı gerçekleştirdik”

    “Denize 1 milimetre küp su arıtılmadan gitmiyor”

    Arıtma tesisleriyle şehrin doğusunu ve batısını çevre felaketinden koruduklarını kaydeden Türel, bu gibi projelere bir kısım çevrecinin eleştiride bulunmasının son derece yanlış olduğunu söyledi. Çevrenin korunması için gerçekleştirilen yatırımlara işaret eden Türel, “Antalya’nın bütün çevre felaketin korunması için yapılmış yatırımların altında imzası olan bir kişinin, herhalde çevreci olmamakla suçlanması kadar abes bir şey olamaz. Daha 3 sene önce göreve geldiğimde Side ve Belek’te denize pislik gidiyordu. Arıtmalar kapasitesini doldurmuş, gecenin 1,5’unda Menderes bu sorunu çözüyor musun? Diye beni arayan o dönemde Başbakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuyla bizzat ilgilenebilecek bir hassasiyetle, konuyu takip ediyordu. Sorun gerçekten önemli bir sorundu. Şimdi oralarda yaklaşık 4 tane 200 milyona yakın arıtma tesisini 6 ayda bitirdik, 1 senede bitirdik. Bunlar devreye girdi ve oralarda en ufak bir çevre kirliliği söz konusu değil. Deniz bizim en büyük sermayemiz diyorsak biz o denizi koruyamadığımız takdirde bindiğimiz dalı keseriz. 640 kilometre sahil bandı Antalya’da 1 milimetre küp su artık arıtılmadan denize gitmiyor” dedi.

    Mavi Bayrak eleştirisi

    Antalya’nın mavi bayrak sayısında dünya 2’ncisi olduğuna dikkat çeken Türel, 2009 yılı belediye başkanlığı sonrasında Konyaaltı sahili için 8 tane bayrak bıraktığını ve dönemin belediye başkanını bu bayraklara sahip çıkamadığını söyledi. Türel, 2014’te geldim baktım, mavi bayrağın yerinde bile yeller esiyor. Lafa gelince Konyaaltı’nı koruyacağız. Eldeki mavi bayrağı koruyamamışınız ya, neyini koruyacaksınız. Geldik geçen sene ve 8 bayrağı yeniden Konyaaltı sahilimize kazandırdık. Mesele ilgi meselesi, öyle lafla olmuyor bu işler. Mavi Bayrağı, kimse sandığından çıkarıp vermiyor. Dünyanın en önemli uluslar arası kuruluşu geliyor, inceliyor, kriterler uygun mu değil mi, ondan sonra veriyor. Dolayısıyla bugün Türkiye’de en çok mavi bayrağı olan, dünyada 2’nci mavi bayrağı olan bir şehir bile olmak, Antalya’nın alt yapısıyla ilgili birçok sorununu çözdüğünün teyidi” diye konuştu.

    Metro ve raylı sistem müjdesi

    3. etap raylı sistemde ihale sürecinin bu ay içerisinde çözüme kavuşacağını kaydeden Türel, 1 sene içerisinde de vatandaşın hizmetine sunulacağını müjdeledi. Antalya’nın toplu ulaşımdaki gündeminin artık Metro olduğunu aktaran Türel, “Ulaştırma bakanlığından ön izinlerini aldığımız hattın 2019 sonrasında Antalya’da Konyaaltı’nda büyük limandan, Lara Kundu’ya ve Andızlı Mezarlığı’nın oradan bir ’Y’ çizerek, Varsak tarafına giden, tamamen yer altından geçen bir Metro hattını Antalya’ya ya toplu ulaşımda kazandırılması şu andaki planlarımızın içerisindedir. Bugünden gelecek için çalışıyoruz. Ulaşım master planımızda bu güzergah ortaya çıkmıştır, duraklarına kadar neredeyse belli ve 2019’dan sonra da proje ve ihale çalışmaları da tamamlanarak Antalya’ya inşallah metro kazandırılması gündemimizde” diye konuştu.

    Süleyman Demirel örneği

    Muhalefetin projelere hayal gözüyle baktığını belirterek, “Bizim yapmaya çalıştığımız projeleri vizyon fukaraların anlaması mümkün değil” diyen Türel, Süleyman Demirel örneğini vererek, “Bunların her bir tanesi şehrin zenginleşmesi demektir. Bir şehrin zenginleşmesi o şehirde yaşayanların zenginleşmesi demektir. Rahmetli Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in İslamköy’deki külliyesini geziyorum, 1970’li senelerden bir karikatür, o zaman Türkiye’de televizyon yok. Süleyman Bey, o zaman Başbakan ve ‘televizyon getireceğiz’ diyor. Muhalefetten de sesler geliyor, ‘Bize televizyon değil, ekmek lazım’ Süleyman Bey’in cevabı ‘ekmek televizyonun içinde.’Size bu bir şeyi hatırlatmıştı, Ben golf sahaları yapacağım zaman birileri bilboardlara ekmek koydu, ‘bize golf değil, ekmek lazım’ diye. Ben de o zaman ‘golfün içinde ekmek’ demiştim ama inanın bunu bilerek söylememiştim. Yani devir değişiyor, dekor değişiyor, oyuncular değişiyor ama siyasette sahne hep aynı. Hep bir şey yapmaya çalışanlarla, o bir şeyler yapmaya isteyenleri, itibarsızlaştırmaya çalışanlar, önemsizleştirmeye çalışanlar arasında bir siyasi çekişme Türkiye’nin bugünkü meselesi. Türkiye bundan kurtulduğu zaman bu hızlı koşusunu depara dönüştürecektir. İnşallah bir gün muhalefet, iktidarın doğru yaptıklarını alkışlayan, eksik yaptıklarını tamamlaması için eleştiren bir şekle dönüşür” dedi.

    “Boğaçayı 10 bin kişiye ekmek kapısı olacak”

    Antalya’ya yapılacak projelerle ilgili detayları da paylaşan Türel, “Tek başına bir Boğaçayı projesi 1 katrilyon Türk Lirası’ndan az değil. Bu ne demek? Bu yatırım Antalyalı esnafın, Antalyalı tüccarın, Antalyalı gecekondu mahallesindeki bakkalın cebine girecek. Çünkü, 10 bin vatandaşımız sadece Boğaçayı Projesi’nde ekmek sahibi olacak. Orada ekmek sahip olan vatandaşımız, gecekondu mahallesindeki bakkaldan alışveriş yapıp, o projeden nasiplenmiş olacak ama dediğim gibi vizyon fukaraları diyorlar ki, ‘Bunun Antalya’ya ne faydası olacak.’El insaf ya. Önce bak işte yapamıyordu, hayaldi, konuştu konuştu gitti, planlarını ortaya koyuyorlardı, şimdi biz yapmaya başlayınca farklı söylemlerle işi itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Ben bunu hep yaşadığım için artık kanıksadım. Antalyalıların artık bu zihniyeti çok iyi idrak ettiğini düşünüyorum, çünkü Antalya’nın geleceği büyük projelerde”ifadelerini kaydetti.

    “Yeni Konyaaltı sahili uluslararası bir ödül alacak”

    Konyaaltı Sahili ve Tünektepe projelerinin detaylarıyla konuşmasını sürdüren Türel, “İnşaat başladı ve hızlı bir şekilde devam ediyor. Haziran ayına kadar inşallah hizmete sunmanın gayreti içerisindeyiz. Çok eminim ve iddia ile söylüyorum, uluslar arası bir ödül alacaktır. Bittiğinde 5 bin ağaç içerisine dikeceğimiz, tamamen çevreci, halka açık, örnek bir sahil projesi çıkacak ortaya. Biz5 bin ağaç dikeceğiz diyorken, birileri de Konyaaltı sahilinde çevre katliamı yapıyor diyorlar. Ağaç dikerek çevre katliamı nasıl yapılıyor, ben bunu anlamakta zorlanıyorum. Konyaaltı sahili Antalya’nın yeni bir marka değeri olacak, halkın yeni bir buluşma noktası olacak” dedi.

    “Denizin içinden ilerleyip karaya gelecekler”

    Tünektepe’ye yapılacak olan 7 yıldızlı otel ve teleferikle birlikte, artık Antalya’nın kartpostalları süsleyecek, muhteşem bir görsel eserin ortaya çıkacağını belirten Türel, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hepimiz Dubai dediğimiz de yelken otel deriz, kart postallarda o vardır, Antalya ondan iyisini yapıyor. Konyaaltı sahilinde bunları yapıyorken, Lara’da Kruvaziyer limanı yapacağız. Bir taraftan Boğaçayı’nın hemen köşesinde büyük limanın 470 yat kapasiteli bir yat limanı, bir tarafta da Lara’da bir kruvaziyer liman ve içerisinde 420 yat kapasiteli bir başka yat limanı yapacağım ki, bugün gelir düzeyi yüksek zengin turist dediğimiz turist, yat turizmiyle ve kruvaziyer turizm dediğimiz gemi turizmi dediğimiz turizmle şehirleri dolaşıyor. Bütün derdimiz de onları buraya getirmek değil mi? Biz onları buraya getirecek yat limanlarını sunamazsak, paraşütle atlayıp buraya gelecek değiller. Biz bunları yapacağımız dediğimiz de, ‘Antalya’nın sahillerini kapatıyor. Yat limanını dağın başına mı yapacağım? Kruvaziyer limanını Korkuteli yaylasına mı yapacağım ben? ‘Antalya’nın dışına yapsın’ Bu nasıl bir mantık Allah aşkına.. Gidin Barcelona’yı görün, Miamı’yi görün, dünyanın her yerinde bunlar kent merkezlerine, havaalanlarına en yakın yerde. Öyle bir kruvaziyer limanı yapıyoruz ki sadece gemiyle gelip limanda inip, gideceği yere gitmesi için bir liman olmayacak. O kruvaziyer limanı görmek için bile turistlerin geleceği bir kruvaziyer liman olacak. Turist gemiden asansörle denizin içine inecek, denizin içerisinde akvaryum, cam fanus içerisinde ilerleyip karaya çıkacak. Dünyada örneği yok. Bu iddialar Antalya’yı marka yapacak”

    Kepez Santral Kentsel Dönüşüm Projesi

    Kepez Santral Kentsel dönüşüm projesinin Türkiye’nin en büyüğü olduğuna işaret eden Türel, “Bakanımızda inceledi, 3-5 soru sordu projeyle ilgili, biz de cevaplarını verdik. Bakanımız da‘Tamam ben alacağımı aldım, bu Türkiye’ye örnek bir kentsel dönüşüm projesi’ dedi. Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm projesi, Türkiye’nin en sorunsuz kentsel dönüşüm projesi. Şuanda 3 bin 200 hak sahibinin, 2-3 kişi hariç, onlar da yurt dışında veya varis sorunuyla yoklar. Yüzde yüzü neredeyse mütabakatlarını verdiler ve sıfır sorun. Yargıda tamamen haklılığımız danıştaya kadar teyit edildi. Türkiye’de bu kadar sorunsuz bir kentsel dönüşüm projesi bu büyüklükte yok. İnşaat başladı, temeller atılıyor, inşallah önümüzdeki sene oradaki hak sahibi vatandaşlarımıza tapularını dağıtmış olacağız”

    “En az oy aldığım ilçeye en çok yatırımı yapıyorum”

    Son olarak vizyon projelerin büyük bölümünün Konyaaltı’nda olduğuna işaret eden Türel, Cumhurbaşkanlığı sisteminde‘Partili Cumhurbaşkanı tarafsız olur mu?’ iddialarına da kendi belediye başkanlığından örnek verdi. Türel, “Ben partili belediye başkanıyım ama tarafsızım. Partili Cumhurbaşkanı da tarafsız olabilir. Benim tarafsızlığımı neyle anlatacaksınız dersiniz, en az oy aldığım ilçeye en çok yatırımı yapıyorum. Al sana tarafsızı belediye başkanı işte. Biz kimseyi bize oy veriyor, vermiyor diye ayırt etmeyiz. Tarafsızız ama göreve gelmek için siyasi kimliğimiz elbette var” dedi.

    Konuşmaların ardından Sivil Düşünce Platformu Derneği Başkanı Hidayet Gültekin tarafından Başkan Türel’e plaket verildi.

  • Antalya’nın turizmde 2018 hedefi 12 milyon yabancı turist

    Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Erkan Yağcı, Antalya’nın 2017 yılını 10 milyon turistin üzerinde tamamlayacağını öngördüklerini belirterek, 2018 yılı için ise hedefin 12 milyon olduğunu söyledi. Yağcı ayrıca, Çin’e düzenlediği ziyaret sonrası izlenimlerini aktararak, önümüzdeki 5 yıl içerisinde Antalya’ya 1 milyon üzerinde Çinli turistin gelebileceğini söyledi.

    Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği’nin Eylül ayı toplantısı, Kundu bölgesinde bir otelde gerçekleştirildi. 27 Eylül Dünya Turizm Günü’ne denk getirilen yemekli toplantıya Vali Münir Karaloğlu, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, İl Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya, İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Acar ve turizmciler katıldı. Toplantıda, 2017 yılının turizm değerlendirmesi ve 2018 planlamaları gibi konular ele alındı. Kış turizminin de konuşulduğu toplantıda, AKTOB Başkanı Erkan Yağcı, Antalya’nın 2017 yılı sonunda 10 milyon turist sayısını geçeceğini öngörürken, 2018 yılı için ise hedefin 12 milyon olduğunu kaydetti. Antalya Valisi Münir Karaloğlu ise, son 3 yılda gerileyen Avrupa turizminin tekrar eski haline döneceğini, aynı zamanda da Avrupa dışındaki turizm pazarlarının dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

    5 yıl içerisinde 1 milyon Çin turist hedefi

    Öncelik olarak geçtiğimiz haftalarda Çin’e düzenlediği ziyareti değerlendiren AKTOB Başkanı Erkan Yağcı, Çin turizminde son 5 yıl içerisinde büyük bir artış olacağını savundu. Yağcı, “Çin’de yaşayan vatandaşlara Türkiye imajını ve algısını oluşturmak. Burada kültürel değerler çok ön plana çıkıyor. Çünkü, Çinlilerin özellikle merak ettiği kültürel değerler çok önemli. Türkiye’nin bir çok destinasyon noktaları var. Bunları tanıtmamız lazım. Böyle olursa önümüzdeki 5 yıl içerisinde hedefimiz olan 1 milyonluk Çinli turist rakamına ulaşacağımızı tahmin ediyorum” dedi.

    “2018 yılı hedefi 12 milyon”

    Antalya’nın yıl sonu itibariyle 10 milyon turist sayısının üzerine çıkacağını öngören Yağcı, bu sayıda Rusya’nın önemli bir katkısının olduğuna işaret ederek, “Rusya’da toplam turist rakamımız 2015 seviyelerini aşmış durumda. Dolayısıyla iyi bir noktaya gidiyor. Yıl sonunda 10 milyon yabancı turist rakamını aşacağımızı öngörüyoruz. Burada önemli olan 2018 yılı. Biz 2018 yılında esas başarı eşiğimiz 12 milyon yabancı turist. Buna ulaşmamız için de daha önce başarılı olduğumuz olgun pazarları tekrar kazanmamız lazım” diye konuştu.

    “3 milyon Alman vatandaşın Antalya’yı ziyaret etmesini istiyoruz”

    Alman pazarıyla ilgili daha önce hiç yaşanmadığı kadar sıkıntının olduğunu dile getiren Yağcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Dünyada bekli de hiçbir zaman olmadığı kadar politik gelişmelerin turizmi direkt olarak etkilediği bir dönemden geçiyoruz. Tabi bir seçim dönemi vardı. Seçimlerden sonra turizm gerginliğinin ortadan kaldırılması ve bir barış olarak da kullanılabileceğini düşünüyoruz. Dünya Turizm Örgütünün özellikle 2017’de açıkladığı barış ve sürdürülebilirliği sağlamak. Biz de turizmi yumuşak güç olarak kullanıp, oluşan gerginliği ortadan kaldırarak 5 milyon Alman vatandaşın Türkiye’yi ziyaret etmesi, 3 milyon Alman vatandaşının da Antalya’yı ziyaret etmesini istiyoruz. Biz bunu daha önce başardık, 2018 yılında da bu noktaya gelmek istiyoruz.”

    “’Başımıza turizmci kesildi’ dediler”

    Antalya Valisi Münir Karaloğlu ise, 2017 yıl için 10 milyon turist hedefini koyduklarını hatırlatarak, “Bunu söylemek cesaret istiyordu. Bazıları dedi ki, -Bu vali dün Antalya’ya geldi, başımıza turizmci kesildi.- Olsun ama bugün geldiğimiz noktada Allah’a hamd olsun şükrediyoruz. Daha yılın bitmesine epeyce süre olmasına rağmen 10 milyonu çok rahat geçebileceğimizi görüyoruz” dedi.

    “Avrupa hep fokusumuzda kalacak”

    Antalya’nın Avrupa pazarında son 3 yıldır daralma yaşadığını aktaran Karaloğlu, “Bu sene kısmen bazı ülkelerde devam etti. Rakamları görünce ise biraz ümitsizlendik ama hiç önemli değil. Bizim geçmişte var olduğumuz pazarlarda geri dönüşümüz daha kolay. Onun için Avrupa bizim hep fokusumuzda olacak. Ama artık bununla yetinemeyeceğimizi de görmemiz lazım. Almanya’da seçimler geçtikten sonra şöyle olacak, böyle olacak diye hep ümitle bekledik ama Almanya’dan çıkan sonuçları doğru okumazsak, doğru tahlilini yapmazsak, çıkan sonuçların geleceğe yönelik tahlilini iyi okumazsak yine istediğimiz hedeflere varamayız diye endişe duyuyorum” diye konuştu.