Etiket: Annesinin

  • Gaziantepli şehidin annesinin feryadı yürekleri dağladı

    Siirt’in Eruh ilçesinde terör örgütü PKK’ya yönelik düzenlenen operasyonda şehit düşen Piyade Uzman Onbaşı Ferhat Gözen’in cenazesi son yolculuğuna gözyaşlarıyla uğurlandı. Oğlunun tabutu başında göz yaşlarını tutamayan şehit annesi Asiye Gözen, “Damatlık giyecektin kefen giydin. Ev alacaktık, mezar aldık” diye feryat etti.

    Siirt’in Eruh ilçesinde PKK’lı teröristlere yönelik yapılan operasyonda çıkan çatışmada şehit olan Piyade Uzman Onbaşı Ferhat Gözen’in naaşı Siirt’te düzenlenen törenin ardından askeri uçakla Gaziantep Havalimanına getirildi. Son kez baba ocağına getirilen şehidin ayyıldızlı bayrağa sarılı tabutu, cenaze töreni için Yeşilknet Mezarlığı’nda bulunan Kaplanlar Cami avlusuna getirildi. Kaplanlar camiinde yapılan cenaze törene Gaziantep Valisi Yerlikaya, Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanı Ali Ekiyor, Emniyet Müdürü Erhat Gülveren, şehidin yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Şehidin cenazesi ikindi namazının ardından il Müftüsü Ahmet Çelik tarafından kılınan cenaze namazını takiben Yeşilkent Mezarlığı’nadki şehitliğe defin edildi. Oğlunun bayrağa sarılı tabutu başında göz yaşlarını tutamayan şehit annesi Asiye Gözen, “Kınalı kuzum beni bırakıp nereye gittin, damatlık giyecektin, kefen giydin, ev alacaktık mezar aldık” dedi. Oğlunu son yolculuğuna uğurlarken dik duruşunu bozmayan baba fabrika işçisi Ramazan Mehmet Gözen’i ise 5.zırhlı Tugay Komutanı Ali Ekiyor teselli etmeye çalıştı. Şehidin kız kardeşleri Zehra, İpek ve Zeynep Gözen de ağabeylerinin albayrağa sarılı tabutu başında göz yaşlarını tutamadı. Ferhat Gözen’in amcası Zekeriya Gözen, ise Ferhat’ın askerliği çok sevdiğini belirterek, “İzine geldiğinde kız arkadaşı vardı, onu isteyeceklerdi. Her zaman asker olmak isterdi” dedi.

  • 1 saat boyunca annesinin cesedinin yanında babasını bekledi

    Antalya’nın Kemer ilçesinde 2 çocuk annesi bir kadın av tüfeğiyle kendini vurarak intihar etti. Kadının 8 yaşındaki kızı, şok içinde 1 saat boyunca annesinin cenazesinin yanında evde babasını bekledi.

    Edinilen bilgiye göre, bir otelde çalışan 2 çocuk annesi Ebru Erkal G. (37), mesaisi bitince Yeni Mahalle’deki evine geldi. 1 saat sonra da kadının 8 yaşındaki kızı H.G., okuldan gelerek odasına gitti. Maddi sıkıntı nedeniyle zor günler yaşadığı öne sürülen genç kadın, saat 16.30 sıralarında evde bulunan av tüfeğini kafasına dayayarak intihar etti. Annesi intihar ettiği sırada evde bulunan kızı H.G. ise şok içerisinde babası İbrahim G. gelene kadar annesinin cesediyle evde kaldı. Saat 17.30 sıralarında eve gelen İbrahim G., kızının, “Baba anneme baksana, yatak odasında” diye bağırması üzerine odaya koşunca eşini kanlar içinde buldu.

    Haber verilmesi üzerine olay yerine gelen 112 ekipleri kadının hayatını kaybettiğini belirlerken, cenaze nöbetçi Cumhuriyet Savcısının yaptığı incelemenin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Kadının ölüm haberini alan yakınları olay yerinde gözyaşı dökerken, İbrahim G. ise yakınları ve komşuları tarafından sakinleştirilmeye çalışıldı.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Annesinin hayali için okudu, kendi hayali için fırın açtı

    Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Zigana köyünde yaşayan genç, annesinin hayalini gerçekleştirmek için üniversite okuduktan sonra kendi hayalinin peşinden koşarak 60 yıllık fırını yeniden faaliyete geçirdi. Şahin, şimdi bölge illerine, taş fırında pişirdiği ekşi mayalı köy ekmeği, yurt dışına da kuru ekmek satıyor.

    Fırıncı babanın 3 oğlundan birisi olan 26 yaşındaki Dinçer Şahin, “Annem benden daha çok okula” geliyordu diyerek özetlediği lise yıllarının ardından annesinin çabası ve hayalini gerçekleştirmek için Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Tarih bölümünü bitirdi. Bu sırada hayalini kurduğu ticarete üniversitenin son sınıfında başlayan ve üst üste 2 ticari girişimde de başarısız olan Şahin, memleketine dönerek dayısının fırınında çalışmaya başladı.

    Hep kendi iş yerini açarak ticaretle uğraşma hayaliyle yaşayan Şahin, tarihi ipek yolu üzerinde yer alan köyü Zigana’da 60 yıl önce açılan fakat son 25 yıldır kapalı durumdaki fırını faaliyete geçirmeye karar verdi.

    Bu kez de finans problemiyle karşılaşan Şahin’e başta anne babası ve kardeşleri ile nişanlısı da destek olunca el birliğiyle fırını faaliyete geçirdi. Hamuru yoğurmasından fırını yakmaya, ekmekleri pişirmeye kadar tüm işlemleri tek başına yapan Şahin, günde 5 ekmek satsa bile pes etmedi. Şahin, 2 yıl sonunda taş fırında yaptığı ekşi mayalı köy ekmeklerini hem ’dünyanın en lezzetli işlenmemiş eti’ sloganıyla bilinen Zigana Dağı zirvesindeki restoranlara satıyor hem de bölge illerinden sırf ekmek almak için Zigana köyüne gelenlere satıyor. Elinde kalan ekmeğini de fırında kurutan Şahin, Almanya ve Japonya başta olmak üzere çeşitli ülkelere gönderiyor.

    “Fırıncılık yapacaktın neden okudun”

    Bazı arkadaşlarının “Fırıncılık yapacaktın neden okudun?” sorularına muhatap kalan Şahin, “Ben okulla arası hiç olmayan bir insanım. Ben liseye giderken annem benden çok okula geliyordu. Lisede benim devamsızlığım annemden çoktu. Annem okula giderdi ben yoktum okulda. Onun o çabasını görünce artık pes ettim. O kadar emek verdi ki boşa çıkarmak istemedim. Üniversiteyi kazanarak okudum. Üniversiteyi okumam yaşam tarzı kazandırdı bana. Annemin hayalini gerçekleştirmiş oldum. Liseyi de üniversiteyi de okurken hayalim hep ticaretti. Şimdi bu fırını açtım ve kendi hayalimin peşinden koşuyorum” dedi.

    Taş fırında odun ateşinde ekşi mayalı köy ekmeği yaptığını, hamurun dinlenme ve yoğurma süreci de dahil olmak üzere toplam 7 saati bulduğunu kaydeden Şahin, “Köyün nüfusu azaldığı için Zigana Dağı’ndaki restoranlara ve dışarıdan gelen müşterilere satış yapıyoruz. Başta biraz sıkıntı yaşadık ama ekmeğimizin tadını alan, duyan arttıkça satışlar artıyor. Trabzon, Erzurum, Ordu, Giresun’dan ekmek almaya gelen müşterilerim var” diye konuştu.

    “130 TL sermayem vardı”

    Trabzon-Erzurum karayolunun işlek olduğu dönemden kalma 60 yıllık ve 2 yıl öncesine kadar kapalı fırını açmak istediğini söyleyince ailesinin çok sıcak bakmadığını anlatan Şahin, şunları söyledi:

    “Dayımdan kalma, babadan geçme bir meslek bu. Baba fırıncılıktan emekli oldu. Ondan öğrendim birçok şeyi. Annem de kamuda çalışıyor. Ben köye geldiğimde fırın 25 yıldır kapalıydı. Geldiğimde de 130 TL sermayem vardı. Fırının tadilat ve işçilik masrafları vardı. Sermaye olmadığı için bunu abim, babam ve kardeşimin destekleriyle aştık. Ne kadar yapabiliyorsam günde o kadar pişiriyorum. Ekmek bayatladığı zaman kalan ekmeğimi kurutarak Türkiye sınırları dışında Almanya ve Japonya’ya bile gönderiyorum.”

    “’Gitsin, nasılsa yapamaz, belirli bir süre sonra geri gelir’ diye düşündüler”

    Fırını açacağını söyleyince annesinin çok istemediğin, bitirdiği okulla ilgili meslek yapmasını istediğini, babasının da fırıncılığın ağır şartlarını bilmesinden dolayı karşı çıktığını ifade eden Şahin, “’Gitsin, nasılsa yapamaz, belirli bir süre sonra geri gelir’ diye düşünüyordu herhalde. Ben de o azimle 2 yıldır hiç yılmadım. 5 ekmek bile sattığım gün kapatıp gideceğim demedim. Şuan hem maddi hem manevi olarak iyi durumdayım. Annem ekmeği ilk önce iş yerine götürmüyordu ‘acaba beğenirler mi’ diye. Sonra arkadaşlarının talebi üzerine istedi ve ondan sonra her hafta geliyorlar ve giderken arabayı ekmek doldurup gidiyor” ifadelerini kullandı.

  • İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş annesinin cenazesini kendisi kıldırdı

    İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın annesi Meryem Aktaş, gözyaşları içinde toprağa verildi. Çok sayıda vatandaşın katıldığı cenaze namazını Başkan Aktaş kıldırdı.

    İnegöl Devlet Hastanesi Palyatif Yoğun Bakım ünitesinde tedavi gören 4 çocuk annesi 86 yaşındaki Meryem Aktaş, dün hayatını kaybetti. Meryem Aktaş, Altınbaş Camii’nde öğle namazını müteakip, Başkan Alinur Aktaş’ın kıldırdığı cenaze namazının ardından Mahmudiye Mezarlığında toprağa verildi. Cenazeye İnegöl Kaymakamı Ali Akça, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, İlçe Belediye Başkanları, AK Parti Bursa milletvekilleri, İl Başkanı Cemalettin Torun, bazı oda ve dernek başkanları, siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

  • Kaan bebeğin annesinin ölümüne sebep olan sürücünün 15 yıl hapsi isteniyor

    Bursa’da kaldırımda bekleyen 8 aylık hamile kadının ölümüne sebebiyet veren otobüs sürücüsü hakkında 15 yıl hapis talebiyle dava açıldı.

    Geçen ekim ayında meydana gelen kazada, 35 yaşındaki Tuğba Dilmeç, Namazgah Mahallesi’ndeki evinden tatlı almak için çıktı. Yeşil Caddesi üzerinde yolun karşı tarafındaki tatlıcıya geçmek için yaya kaldırımında bekleyen genç kadına Süleyman K. (64) idaresindeki 16 YT 157 plakalı otobüs çarptı. Kanlar içerisinde yere yığılan Dilmeç, vatandaşların olay yerine çağırdığı 112 ambulansıyla Şevket yılmaz Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumu ağır olan anne Tuğba Dilmeç kurtarılamazken, 8 aylık bebek sezaryenle annesinin karnından alındı. Dilmeç’in organları ise 6 kişiye umut oldu.

    15 yıl hapsi isteniyor

    Soruşturmayı yürüten savcı, sürücü hakkında iddianameyi hazırladı. Taksirle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermek suçundan 15 yıl hapis cezası talebiyle hakkında dava açılan sürücü, önümüzdeki nisan ayında Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.

    Konuyla alakalı İHA’ya konuşan Dilmeç’in ablası Ebru Dalkır, “Kaan bebek nisanın 10’unda 6 aylık olacak. Solunumsuz kaldığı için beyin felci testi konuldu. Bebeğin nöroloji tedavisi devam ediyor. Ben 35 yaşında 8 aylık hamile kardeşimi kaybettim. Arkasında anne kokusunu koklayamayan bir bebek kaldı. Kardeşim aynı zamanda organ bağışı yaptı ve 6 insana umut oldu. Adaletin peşindeyim” dedi.