Etiket: Annesinin

  • Şehit annesinin oğlu için istediği çeşme belediye tarafından yapıldı

    Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, köy buluşmaları kapsamında kendisinden şehit oğlu için çeşme yaptırılması talebinde bulunan şehit annesinin isteğini kırmadı.

    Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, şehit annesi Keziban Ünal’dan gelen talebi ivedilikle yerine getirerek, kent merkezindeki Cumhuriyet Caddesi’nde Şehit Jandarma Er Mehmet Ünal ismini taşıyan bir çeşme yaptırdı.

    Belediye Başkanı Günaydın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Köy buluşmalarımız için gittiğimiz Sorkuncak Köyü’nde ziyaret ettiğimiz Şehit Jandarma Er Mehmet Ünal’ın annesi Keziban Ünal, bizden oğlunun adına bir çeşme istemişti. Kezban annemizin isteğini yerine getirdik ve çeşmemiz ITKM önünde (Cumhuriyet Caddesi) yapıldı. Şehidimize tekrar Allah’tan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.

  • Kazada ölen genç kızın annesinin feryatları yürekleri dağladı

    Aydın’da meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 3 gençten biri olan Nurdane Geryüz (21) gözyaşları arasında defnedildi. Cenaze töreninde genç kızın annesinin tabuta vurarak “Nurdane kalk. Evlat acısı bu kadar mı acı olur ya? Çok acıymış ya. Yavrum kara topraklara nasıl girecek?” diye feryat etmesi yürekleri dağladı.

    Aydın’da Karacasu’dan çıkıp Nazilli istikametine gitmekte olan 20 AAZ 682 plakalı Hazar Canbaz yönetimindeki otomobil, kavşak çalışmasının devam ettiği yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı şeride geçip bankette bulunan toprak zemine çarptı. Korkunç kazada araç sürücüsü Hazar Canbaz ve Davut Arısan araçta sıkıştıkları yerde hayatını kaybetti. Nurdane Geryüz ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Araçta bulunan Emre Budak ile üniversite öğrencisi Dilan Şener ise olay yerine çağrılan 112 acil servis ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Nazilli Devlet Hastanesine kaldırıldı.

    Kazada hayatını kaybeden gençlerden Nurdane Geryüz memleketi Denizli’nin Pamukkale ilçesindeki Ulu Cami de gerçekleştirilen cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı.

    “Diplomanı alıp gelemedin”

    Öğle namazını müteakip düzenlenen cenaze töreninde genç kızın annesi Ayşe Geryüz’ün kızının tabutu başında feryat etmesi yürekleri dağladı. Anne Geryüz, kızının tabutuna vurarak, “Nurdane kalk. Evlat acısı bu kadar mı acı olur ya? Çok acıymış ya. Yavrum kara topraklara nasıl girecek? Kalk anam kalk hadi sabah oldu kahvaltı yapacağız. Sana dayanamıyorum kalk. Yavruna dayanamıyorum o benim bir tanemdi ilk göz ağrımdı. Diplomanı alıp gelemedin, cenazesi geldi, böyle bir şey var mı ya? Ah benim güzel kızım kalk hadi kalk” diye ağıtlar yaktı. Anneyi yakınları sarılarak teselli edip sakinleştirmeye çalıştı.

    Aydın Adnan Menderes Üniversitesinde Grafik Tasarım bölümünde okuduğu öğrenilen Nurdane Geryüz öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazı sonrası Çakmak Mezarlığı’ndan toprağa verildi.

  • Annesinin haber alamadığı Afgan çocuk evde uyurken bulundu

    Sivas’ta 12 yaşındaki çocuklarının kapıyı açmaması üzerine polisten yardım isteyen Afgan aile, kapının camını kırarak eve giren polis ekiplerinin çocuklarını uyurken bulması ile rahat bir nefes aldı.

    Olay, saat 19.00 sıralarında Esentepe Mahallesi 2. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 4 kişilik Afgan ailenin en büyük oğlu Yunus annesinin evde olmadığı sırada eve gelerek kapıyı kitledi. Bir süre sonra eve gelen anne kapıyı açamayınca durumu ev sahibi Musa Bulut’a haber verdi. Daha sonra eve 112 sağlık ve polis ekipleri çağrıldı. Çocuğun hayatından endişe eden anne gözyaşlarına boğulurken, olay yerine gelen polis ekipleri kapının camını kırarak eve girdi. Eve giren polis ekipleri, Yunus’u yatakta uyurken buldu. Oğlunun iyi olduğunu gören Afgan anne büyük sevinç yaşadı.

    Ev sahibi Musa Bulut, içerideki çocuktan haber alamadıkları için polise haber verdiklerini söyledi. Evde uyuyakalan Yunus ise, evde 2 saattir uyuduğunu, annesinin kendisinden haber alamadığı için çok korktuğunu ifade etti.

  • Annesinin taburcu olduğu gün hasta olduğunu öğrenen Afra son yolculuğuna duvağıyla uğurlandı

    Aydın’da, meme kanserinden tedavisi gören annesinin taburcu olduğu gün kan kanseri (lösemi) olduğunu öğrenen ve 2 yıldır tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Afra Demirel, son yolculuğuna giyemediği duvağıyla uğurlandı.

    Donör bulunamadığı için geçen yıl kendi kök hücresinde yapılan ilik nakliyle hayata tutunmaya çalışan Afra’nın ölümü sevenlerini üzdü. 24 yaşındaki Afra Rabia Demirel, annesinin taburcu olduğu gün amansız hastalığa yakalandığını öğrendi. 43 yaşındaki annesi Beylühan Demirel ile aynı kaderi paylaşan kızı Afra, kendisi gibi ilik nakli bekleyenler için “Umut ol kan ver” kampanyası başlattı. 5 ay süren kemoterapi tedavisinden olumlu sonuç alınınca Afra’ya ilik nakli yapılmasına karar verildi. Ancak yeteri kadar donör adayı olmadığı için ilik bulunamadı. Afra, kendi kök hücresinden yapılan ilik nakliyle yeniden hayata tutundu. Hayatında yeni bir sayfa açan Afra’nın hastalığı yeniden nüksedince 7 ay önce tekrar hastaneye yattı. Kanserle savaşını kaybeden Afra’nın ölümü ailesini ve Aydın’ı yasa boğdu.

    Hayata genç yaşta veda eden Afra için Efeler Yavuz Sultan Selim Camisi’nde düzenlenen cenaze töreninde gözyaşları sel oldu. Törene polis memuru olan baba Yusuf Ali, anne Beylühan ve kız kardeş İkra Demirel’in yanı sıra Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Erhan Yıldırım, Cumhuriyet Başsavcısı Kasım Tüten, AK Parti İl Başkanı Ömer Özmen, ailenin yakınları, Afra’nın arkadaşları ve çok sayıda emniyet mensubu katıldı.

    Giyemediği duvağı tabutuna örtülen Afra’nın annesi, anneannesi ve kız kardeşi tören boyunca gözyaşlarına hakim olamadı. “Yavrum, ‘Anne beni yoğun bakıma gönderme. Ben oradan dönemem’ dedin. Özür dilerim annem, seni geri getiremedim. Beni bırakıp gitme annem” diyerek gözyaşı döken Beylühan Demirel, törende duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Duvağa sarılı tabutu omuzlarda taşınan ve motosikletli polislerin öncülük ettiği Afra’nın cenazesi, Kemer Mezarlığı’na dualarla son yolculuğuna uğurlandı.

  • (Düzeltme) Serebral Palsi hastası Merve annesinin azmiyle konuşmaya başladı

    Konya’da doğuştan Serebral Palsi hastası olan 13 yaşındaki Merve Hallıoğlu, annesinin azmi sonrası sosyal beceri ve havuz terapisi ile konuşmaya başladı.

    Merkez Selçuklu ilçesinde oturan Hallıoğlu ailesinin kızları 13 yaşındaki Merve Hallıoğlu’na, 2 yaşlarında yaşadığı davranış problemleri nedeniyle götürüldüğü doktor tarafından Serebral Palsi hastalığı teşhisi konuldu. Doktorların Merve’nin iyi bir rehabilitasyon sürecinden geçmesi gerektiği önerisi üzerine sınıf öğretmeni olan anne Tanser Hallıoğlu, uzun araştırmalar sonunda Selçuklu ilçesinde bulunan bir rehabilitasyon merkezinin yolunu tuttu. Burada fizik tedavinin yanı sıra sosyal beceri ve havuz terapisiyle tedavi sürecine giren Merve Hallıoğlu, tedaviye olumlu cevap vererek kendisini ifade etmeye başladı. Çocuklarındaki hızlı değişimi gören Hallıoğlu ailesi ve öğretmenleri sevince boğuldu.

    “Kızım beni öğretmen olarak kabul etmeyince ben de destek almaya ihtiyacım olduğuna karar verdim”

    Çocuğunun 4 yaşında ayağa kalktığını ve dil geriliği olduğunu fark eden Tanser Hallıoğlu, “Yaşıtlarına göre gelişim dönemine baktığımda çocuğum 10 kelime konuşuyordu. Ben bu duruma çok çabaladım. Çocuk 5 yaşına geldiğinde de farklı sınıfa veriyordum. Bu konuda da ne yapılması gerektiğini biliyordum bir öğretmen olarak. Ama kızım dedi ki bir gün, ’sen öğretmen değilsin’. Kızım beni o gün öğretmen olarak kabul etmedi. Ben de destek almaya ihtiyacım olduğuna karar verdim” dedi.

    “Bazı şeyleri öğrenmek için tehlikeyi göze almak gerekiyor”

    Eğitim sırasında çocuğuna sosyal beceri ve havuz terapisi aldıran, bu sırada ise çocuğunun gelişiminde bazı tehlikeleri göze aldığını söyleyen anne Tanser Hallıoğlu, Merve’nin otobüsle rehabilitasyon merkezine gidip gelmesini sağlayarak ulaşım sorununu da aştıklarını söyledi.

    “Zayıflayıp iyi olması için yüzme şarttı”

    Anne Tanser Hallıoğlu, Merve’nin zayıflaması için suya girip yüzmesinin gerektiğini belirterek, “Boş kaldıkça haftada 3 gün 5 gün hiç fark etmiyor. Suya girmesi lazım bu çocuğun, zayıflaması lazım. Vücut çok çirkin bir şekil aldı. Omuzda kambur, boynunda et yığını çıktı. Ben ortopediye götürdüm omurgada bir sıkıntı mı var diye ama orada da kilonun bunlara sebep olduğunu söylediler. Daha sonra çocuğum kilo verince güzelleşti, boyu uzadı” şeklinde konuştu.

    13 yaşındaki Merve’nin sosyal becerilerinin yaşıt arkadaşlarının seviyesine geldiğini vurgulayan özel eğitim öğretmeni Tuğba Ağar da, “Merve ile dışarıya çıkabiliyoruz. Pastaneden simit alıyoruz. Burada kahvaltı yapıyoruz. Merve bunlarla sınırlı kalmayıp, şeker de getirip götürüyor. Sadece eğitim, akademik beceri değildir. Sosyal beceri olsun, iletişimi biz Merve ile yapıyoruz artık” dedi.

    “Matematikten 100 alıyorum”

    Annesinin azmi sonucu konuşmaya başlayan ve derslerinde başarılı olan Merve Hallıoğlu, duygularını şu şekilde ifade etmeye çalıştı:

    “Derslerden matematikten 100 alıyorum. Teşekkür alıyorum. Babam da beni sinemaya ve yemeğe götürüyor. Annem tramvayı bilemiyor. Ben annem tramvayda uyurken ’anne durak kaçıyor uyan’ diyorum.”