Etiket: Annesinin

  • Hayırsever iş adamı, Batman’da annesinin adını taşıyacak anaokulu yaptıracak

    Hayırsever iş adamı, Batman’da annesinin adını taşıyacak anaokulu yaptıracak

    Batman’da hayırsever iş adamı Sadık Okçu, Belde Mahallesinde Batman Valiliğinin tahsis ettiği arsa üzerine hayatını kaybeden annesi Halime Okçu adına 6 derslikli anaokulu yapmak için Vali Hulusi Şahin ile protokol imzaladı.

    Valilik makamında düzenlenen imza törenine Vali Hulusi Şahin, İl Milli Eğitim Müdürü Mahmut Kurtaran, Selman Okçu ve Okçu aile üyeleri katıldı. Törende Sadık Okçu, Vali Şahin ile protokol imzaladı. Okçu ailesi tarafından yapılacak 6 derslik anaokuluna hayatını kaybeden Halime Okçu’nun adının verileceği kaydedildi.

  • Annesinin terk ettiği bebeğe hastane personeli sahip çıktı

    Annesinin terk ettiği bebeğe hastane personeli sahip çıktı

    Erzurum Şehir hastanesinde doğum yapan Afgan asıllı kadın sağlıkla dünyaya getirdiği bebeğe sahip çıkmayınca hastane yenidoğan ünitesi doktor ve hemşireleri bebeğe sahip çıktı.

    Afgan asıllı bir kadın Yaklaşık 20 gün önce Erzurum şehir hastanesi doğum ünitesinde normal doğumla bir kız çocuğu dünyaya getirdi.

    Doğum sonrası bebeğine sahip çıkmayan Afgan uyruklu kadın bebeği hastaneden almayarak gerekli işlemleri yaptırarak hastaneden ayrıldı.

    Hastane yeni doğan ünitesinde tedavi bakıma alınan bebeğin durumunu öğrenen servis hemşire ve doktorları, bebeğe sahip çıkarak daha adın konmamış kız çocuğa Ayçelen bebek adını vererek onun tüm ihtiyaçlarını giderdi.

    Yaklaşık 24 gün hastanede tedavi ve kontrol amaçlı tutulan Ayçelen bebeğe sahip çıkan servis çalışanları bebeğin hastanede kaldığı süreçte anne sütü haricinde her türlü bakm ve ihtiyaçlarını gidererek ona hem anne hem de abla oldular.

    Tedavi ve kontrolleri biten Ayçelen bebek 24 günlük bir bakım sürecinin ardından Erzurum Sosyal Hizmetler birimine teslim edildi.

  • Annesinin ardından doktor da korona virüse yenildi

    Annesinin ardından doktor da korona virüse yenildi

    Denizli’de özel bir klinikte medikal estetik uzmanı olarak görev yapan Dr. Hakan Türkoğlu, korona virüs nedeniyle 20 gün boyunca tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Türkoğlu’nun 2 hafta önce virüs nedeni ile annesini kaybettiği öğrenildi.

    Merkezefendi ilçesi Mehmetçik Mahallesi’nde medikal estetik uzmanı olarak görev yapan 45 yaşındaki 1 çocuk babası Dr. Hakan Türkoğlu korona virüs belirtilerini göstermesi üzerine hastaneye giderek test yaptırdı. Ardından eve geldinde test sonucunun pozitif çıktığını öğrenen Türkoğlu, evde kendisini karantinaya aldı. Durumu gün geçtikten ağırlaşan hekim, özel bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Burada 20 gün boyunca tedavi gören başarılı doktor yoğun bakım ünitesinde entübe edildi. Virüse dayanamayan Türkoğlu’ ndan akşam saatlerine acı haberi geldi.

    Tedavi gördüğü sırada annesi korona virüs nedeniyle hayatını kaybetti

    Özel hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen virüse yenik düşen başarılı hekim, tedavi gördüğü sırada annesi Hanife Türkoğlu’nuda 2 hafta önce virüs nedeniyle kaybetti. Annesinin cenazesine dahi gidemeyen doktorun babasının da tedavi gördüğü öğrenildi. Dr. Türkoğlu’nun yarın Denizli’de toprağa verilmesi beklenirken ölüm haberin duyan doktor arkadaşları yasa boğuldu.

  • Annesinin kırmızı ruju ve işitme engellilerden ilham aldı, şeffaf maskeler üretti

    Annesinin kırmızı ruju ve işitme engellilerden ilham aldı, şeffaf maskeler üretti

    Ünlü balerin ve film oyuncusu Alev Baymur, korona virüs salgını nedeniyle dünyada her bireyin kullanmasının zorunlu hale geldiği maskelere şeffaf bir boyut kazandırdı.

    Dudak okuyarak iletişim kuran milyonlarca işitme engellinin maske kullanımı nedeniyle zorluklar yaşamaya başlamasından ilham alan Alev Baymur, öte yandan da kırmızı ruj kullanmayı çok seven annesinin kağıt maskeler yüzünden ruj kullanamadığını söylemesiyle harekete geçerek birbirinden şık tasarımlardan oluşan çok amaçlı şeffaf maskeler üretti. Kendisine ait Baymur TV ile Hülyaca Tasarımlar isimlerini taşıyan ortak girişimle Bagmur ID markasını ortaya çıkaran Baymur, ürettiği birbirinden şık tasarımlı maskelerle Amerika’dan ödül de kazandı. Amerika’da sahne ve sinema yönetmenliği yapan ve Türkiye’ye dönerek yeniden film sektöründe yerini almaya hazırlanan ünlü yıldız, internet üzerinden pazarlanan şeffaf maskeler hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

    Devlet Opera ve Balesi’nin eski baş balerinlerinden olan Baymur yaptığı açıklamada, “Covid 19 pandemisi sürecinde olduğumuz bu zamanda görsellik bizim işimiz olması ve annemin de kırmızı ruju kullanmayı çok sevmesi üzerine bu konuda kafamda bir şeyler şekillenmeye başlamıştı. Sonrasında işitme engelli bireylerin pandemi nedeniyle zorunlu olarak takılan kağıt maskeler nedeniyle diğer insanlarla iletişim kuramadıklarını fark ettim. ‘Nasıl olurda sosyal iletişime devam edebiliriz?’ diye düşünürken şunu anladık ki, işitme engellilerin ihtiyacı olduğu kadar biz sağlıklı bireylerin de birbirini görmeye, dudak ve mimik okumaya ihtiyacımız varmış. Benim için bu maskeler işte bu yüzden büyük bir tecrübeydi” dedi.

    Uluslararası patente sahip bir ürün

    Estetik kaygıları ve sosyal iletişim adına bir ihtiyaç olduğunu düşündüğü maske üzerine yoğunlaşan Alev Baymur, kendisine ait Baymur TV ve bir arkadaşına ait Hülyaca Tasarımlar isimlerini taşıyan ortak girişimle Bagmur ID markasını ortaya çıkardıklarını anlatarak, “Bu patentli bir üründür. Maske çantası, maske formunda yüz koruyucu bir maske kabı olarak düşündük. Ama sonrasında şunu anladık ki, maskenizi kullanmadığınız anlarda bile o maske her zaman yanınızda. Her zaman boynunuzda taşıyorsunuz. Koruyuculuğu konusunda da son derece güvenli ve uluslararası patente sahip bir ürün” ifadelerini kullandı.

    Toplum olarak birçok alanda her bireyin olmazsa olmazlarının bulunduğunu belirten Baymur, “Mesela bizim tasarımımız olan maskelerle bir haber sunan spiker bu ürünü kullandığı zaman hem kendisini ifade edebilecek, hem de aynı zamanda da işini yaparken kendini virüsten korumuş olacak. Birçok güzellik programları yayınlanıyor televizyonlarda. Onlar bu programlarda siperlik kullanıyorlar ama zamanla siperliklerin yeterince virüsten korumadığı gözlemleniyor. İşte bu noktada bizim ürün maske yerine de geçebiliyor. Bu ürün aynı zamanda da okulların açıldığı bu günlerde öğrenciler için de büyük bir kolaylıktır. Mesela maske çantası haline gelebiliyor. Çocuklar maskelerini çıkardıktan sonra maskelerini oraya buraya koymadan direkt boynunda saklayabiliyor. Bu sayede artık maskesi kolunda, dirseğinde ya da kolunda bulunmamış oluyor” dedi.

    Maskeye ABD’den ödül

    İlginç maske tasarımına Amerika’dan bir de ödülün geldiğini anlatan Alev Baymur, “Aslında bu ödül ABD’de yaşayan bir Türk kızı sayesinde geldi. Bu ürünün üretiminden 6 ay sonra tesadüfen Türkiye’de de yapıldı. Yani Türkler dünyanın neresinde olursa olsun süper fikirlerle buluşuyor. Bizim tasarımlarımızın bazıları da Küçük Prens temalı ürünlerden oluşuyor” diye konuştu.

    Ünlü yıldızın annesi memnun

    Emekli öğretmen olan Alev Baymur’un annesi Ziynet Varol a kızının tasarlayıp ürettiği maskelerden son derece memnun olduğunu söyledi. Varol yaptığı açıklamada, “Benim evden çıkarken yanımda bulundurduğum üç şey var. Gözlüğüm, maskem ve telefonum. Bu maskeyi ilk kez denedim. Daha önce normal maskeler kullanıyordum ama pek memnun değildim. Bu maske bana çok rahat ve kullanışlı geldi. Mesela boynuma asıyorum çanta oluyor, yüzüme takıyorum maske oluyor. Temizlemesi çok kolay. Islak mendil veya sabun ile çok basit bir şekilde temizlenebiliyor. Her şeyden önce devamlı kullanılabiliyor. Diğer maskeler gibi iki kez kullanıldıktan sonra atılmıyor. Korona virüse karşı daha sağlıklı koruyor. Bana güven veriyor. Rahat nefes alabiliyorum. Konuşurken yüzüm, mimiklerim ve gülümsemem görünüyor. Bunlar önemli benim için. Bu yüzden de mutluyum. Maskemi yıkıyorum, takıyorum ve çıkıyorum” ifadelerini kullandı.

    “Güler yüzler ortaya çıkıyor”

    Ayvalık Sarımsaklı’da turizm işletmeciliği dalında faaliyet gösteren İsmail Varol ise ilginç maskelerle kuzeni Alev Baymur sayesinde tanıştığını kaydederek, “Turizm sektöründe bu tip bir maskenin son derece önemli olduğunu, bu maskeyi kullandıktan sonra anladım. Bizim sektörde gelen misafirlerimiz için önemli olan güler yüzdür. Bu yüzden de benimle birlikte personelimin de bu maskeyi kullanmasından son derece memnunum. Tabii bunun dışında turizm sektöründe faaliyet göstermek yoğun bir tempo içerisinde çalışmayı da beraberinde getiriyor. Bu yoğun tempo esnasında ise sıradan maskeleri kullanırken, nefes alabilmek oldukça güçleşebiliyor. Ama bu maskede öyle bir sıkıntı yaşanmıyor. Ayrıca normal maske ile birlikte güneş gözlüğü de kullandığımızda, insanların birbirlerini tanıyabilme şansı neredeyse hiç yok. Ama bu maskeyle herkes birbirini tanıyor ve ismiyle hitap edebilme şansı olabiliyor. Üstelik asla terletmiyor. Gözlük kullanınca da buğu yapmıyor. Tüm bunların dışında bu maskenin psikolojik olarak da insanları rahatlattığını düşünüyorum. Çünkü normal hayatta maskeyi genelde hasta olan insanlar kullanırdı. Pandemi nedeniyle şimdi herkes kullanıyor. Ama bu maskenin psikolojik olarak da hasta görünümü gibi bir olumsuzluğu da ortadan kaldırdığına inanıyorum” diye konuştu.

  • Annesinin ikazı birincilik getirdi

    Annesinin ikazı birincilik getirdi

    Annesiyle beraber gittikleri hastanede, annesinin etrafa dokunmaması konusunda uyardığı Manisa Bilim Sanat Merkezi 4. sınıf öğrencisi, başta hastaneler olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında vatandaşların hiçbir şekilde temas etmeden sıra alabilecekleri makine geliştirdi. Özellikle hastanelere kurulacak makineyle vatandaşlar kimlikteki barkotlarını okutarak cihaza temas etmeden sıra numarası alabilecek ve böylece başta korona virüs olmak üzere pek çok bulaşıcı hastalığın da önüne geçilebilecek.

    Manisa Bilim ve Sanat Merkezi öğrencileri hazırladıkları projelerle TEKNOFEST 2020’den dereceyle döndü. Manisa Bilim ve Sanat Merkezi öğrencilerinden Aybüke Demirok, “DOKUN-MA-TİK” adlı projeyle ’İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışması Sağlık ve İlkyardım Kategorisinde’ birincilik ödülünü alırken, Cüneyt Yümer ile İsmail Çeşmeci “Uçaklar için Güvenli İniş Sistemi” isimli projesiyle ’İnsanlık Yararına Teknoloji Afet Kategorisi’nde üçüncülük ödülü aldı. Şehzadeler Kaymakamı Celal Hüsnü Çaykara, Şehzadeler İlçe Milli Eğitim Müdürü Metin Gençay da Manisa Bilim ve Sanat Merkezi’ni ziyaret ederek Gaziantep’te düzenlenen TEKNOFEST 2020’de dereceyle dönen öğrencileri tebrik etti. Öğrencilerin hazırladığı projeleri inceleyen Kaymakam Çaykara, Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Özgür Emeksiz’den bilgi alarak öğrencilere hediye verdi.

    Manisa Bilim ve Sanat Merkezi 4. sınıf öğrencilerinden Aybüke Demirok, annesiyle birlikte gittikleri hastanede annesinin etrafa dokunmaması konusundaki ikazı üzerine proje geliştirdi. Danışmanlığını Sosyal Bilgiler Öğretmeni Melek Geylani Bayram ile birlikte kolları sıvayan Aybüke Demirok, insanların hiçbir şekilde temas etmeden rahatça başta hastaneler olmak üzere kamu kurumlarında sıra alabilecekleri makine geliştirdi. Geliştirilen makine ile vatandaşlar yeni kimliklerde bulunan çipleri okutarak rahatça sıra numarası alabilecek. Cihaza temas etmeden sıra numarası alınarak başta korona virüs gibi bulaşıcı hastalıkların korunmasına da imkan sağlanmış olacak. Projeye destek veren Manisa Celal Bayar Üniversitesi TEKNOKENT, ayrıca projenin patent sponsorluğunu da üstlendi.

    Annesinin ikazından ilham aldığını belirten 4. sınıf öğrencisi Aybüke Demirok, “Ben korona virüs döneminde annemle birlikte hastaneye gitmiştim. Orada annem bana hep kızmıştı, ‘mikrop vardır dokunma elleme’ diye. Ben de dedim ki ‘bana dokunma diyorsun ama sıra alabilmek için dokunmatik sıra alma cihazına dokunmamız gerekiyor anne’ demiştim. İşte buradan yola çıkarak projemi tasarlamaya başladım” dedi.

    Bulaşıcı hastalıkların yayılmasının önüne geçilmesi amacıyla böyle bir proje hazırladığını belirten Demirok, “Bu projeyle bulaşıcı hastalıklarının yayılmasını ve geniş kitlelere ulaşmasının önüne geçebilmek adına hastaneler, vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, bankalar, postaneler gibi çoklu işlem yapılan kuruluşlarda temas gerektiren unsurları ve buralarda geçirilen vakitleri en aza indirmeyi hedefledik. Biz bu işe hastalığın virüsün, mikrobun en fazla olduğu yer olan hastanelerden başladık. Hastanelerde her gün binlerce kişinin muayene sırası alabilmek için sıra cihazlarının dokunmatik ekranlarına veya düğmelerine temas ettiğini düşündüğümüzde bu cihazların mikrop yuvası olduğunu söyleyebiliriz. Biz de bunun önüne geçebilmek adına hastanelerdeki cihazları temas gerektirmeden kişinin hasta kaydını oluşturup, muayene sırasını veren temassız kiosk cihazlarıyla değiştirmeyi düşündük. Hastanelerdeki sıra alma cihazına kimliğinizin arkasındaki Bakanlığın yeni uygulaması olan barkodu okuyacak bir barkod okuyucu bulunacak. Sıra almak isteyen kişi, kimliğinin arkasındaki barkodu okutarak sistemde hasta kaydını oluşturmuş olacak. Bu sayede kişi, hasta kayıt için bir daha sıra bekleyip hastanelerde vakit geçirme sürecini uzatmayacak ve hasta kaydını temassız ve sorunsuz oluşturduğu için kendini korumuş olacak” diye konuştu.

    TEKNOFEST’ten dereceyle dönen öğrencileri kutlayan Şehzadeler Kaymakamı Celal Hüsnü Çaykara, “Teknofest festivalinde iki projemiz ödül aldı. Bir tanesi Aybüke kızımızın dokunmadan sıra alma işlemlerini yapan projesiydi. Tabi günümüzde pandemi ortamı söz konusu olduğu için günümüzün şartlarına çok uygun bir proje hazırlamış. Özellikle Aybüke bunu hastane için düşünmüş ama nüfus, tapu gibi vatandaşla temasın sürekli olduğu sıra alma gibi durumların yaşandığı yerlerde uygulanabilir. Okulumuz, patent almak için gerekli girişimleri yapacaklar. Diğer projemiz ise güvenli uçak iniş sistemleri projesidir. Öğrencilerimiz; İsmail ve Cüneyt tarafından yapılan bir proje. Bu projemiz de üçüncü oldu. Uçakların inişlerinde zaman zaman sıkıntılar olabiliyor. Bu proje de onunla ilgili çok önemli bir çalışma. Tüm öğrencilerimizi gösterdikleri başarılardan dolayı kutluyorum” ifadelerini kullandı.

    Uçak kazalarından ilham aldılar, projeleriyle 3.’lük kazandılar

    Bilim ve Sanat Merkezi Öğrencileri Cüneyt Yümer ve İsmail Çeşmeci ise hazırladıkları “Uçaklar için Güvenli İniş Sistemi” projesiyle TEKNOFEST 2020’den 3.’lükle döndü. Hazırlanan proje ile havaalanları ve okyanuslara kurulacak sistemle herhangi bir arıza yaşayan uçaklar belirlenen güvenli iniş platformuna yaklaşacak. Robotik sensörlerle havada algılanan uçaklar platforma güvenli bir şekilde inişi sağlanacak. Kurulacak havuzun üzerine bulunan platform hem suyun kaldırma kuvveti hem de raylı mekanizmalarla uçakların tek parça halinde inişlerini sağlayacak.

    Hazırladıkları proje hakkında bilgi veren öğrencilerden Cüneyt Yümer, “Projemizde uçaklar için güvenli iniş sistemi yapmaya çalıştık. Bu iniş sistemi sayesinde kötü hava koşullarında ya da iniş sistemi açılmayan ya da motor arızası yaşayan uçaklar için bir iniş sistemi yaptık. İniş takımı açılmayan uçağımız pistimize yaklaşıyor. Görüntü sensörü uçağı algılayıp motorları çalıştırıyor. Uçağımız platforma yerleşerek raylardaki sürtünme sayesinde ilerliyor. Sistemimizde iki tane frenleme koyduk. Bir tanesi platformdaki raylardaki sürtünme, bir diğeri ise motor freni” dedi.

    Uçak kazalarından ilham alarak projeyi hazırladıklarını belirten Yümer, “Bu projeyi yakın zamanda gerçekleşen uçak kazalarından ve bazı insanların uçaklara karşı korkusundan ilham alarak hazırladık. Bu insanların korkusunu biraz daha dindirmeyi hedefliyoruz. Bu projeyi gerçek hayata geçirmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.

    Projeyi gerçek hayata uyarlamayı düşündüklerini belirten öğrencilerden İsmail Çeşmeci, “Mekanizmamızdaki iki adet frenleme sistemine ek olarak ayrıca havuzun üstünde düzgün bir şekilde hareket etmesi için platformun altına bir kanca sistemi yerleştirdik. Bu mekanizmayı sadece havalimanlarına değil belirli aralıklarla okyanuslara da koymayı planladık. Bu projeyi gerçek hayata uyarlamayı düşünüyoruz” dedi.

    Havacılık sektöründe ütopik bir buluşun kalmadığını belirten proje danışmanı Selman Ülker, “Havacılık sektörünü düşündüğümüz zaman müthiş şeyler yapılıyor. Bundan 10 sene önce dronelarla alakalı hiçbir şey söylenmezken şimdi ordu kuruluyor. Artık havacılık sektöründe ütopik bir şey kalmadığını düşündük. Dolayısıyla bu projenin hayata geçmesinin mümkün olabileceğini düşündük. Umarım dikkate alınır. TEKNOFEST’te ilgi gördü öneriler verildi. İzmir’de F-16’lara güvenlik sistemleri üreten bir firma ile bağlantımız sağlandı önümüzdeki günlerde onlarla görüşüp bu projeyi geliştirme yollarını konuşacağız” ifadelerini kullandı.