Etiket: Annesinden

  • SMA hastası bebeğin annesinden tepki

    SMA hastası bebeğin annesinden tepki

    Kas hastalığı (SMA) olan 1 yaşındaki Doğu Ülker’in annesi Şive Ülker, “Şifamızı Amerika’da arıyoruz. Amerika’daki tedavinin Türkiye’ye getirilmesi çok önemli. Biz insanlardan bize yardım etmelerini istiyoruz. Geçtiğimiz günlerde özel bir kanalda bir futbol takımı için milyarlar toplandı. Fakat şunu sormak istiyorum bizim çocuklarımızın futbol takımı kadar değeri yok mu?” dedi.

    Ankara’nın Etimesgut ilçesi Yaşamkent Mahallesi’nde ikamet eden Çetin ve Şive Ülker çiftinin 1 yaşındaki oğulları Doğu, spinal muskuler atrofi (SMA) tip 1 hastalığına yakalandı. Doğu’nun yardıma ihtiyacı olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ulaşarak onunla görüşmek istediğini belirten anne Ülker, “Bu hastalık çok nadir bir hastalık ve Türkiye’de bu hastalıktan çok az çocuk var. Amerika’daki tedavinin Türkiye’ye getirilmesi çok çok önemli. Biz insanlardan bize yardım etmelerini istiyoruz. Geçtiğimiz günlerde özel bir kanalda bir futbol takımı için milyarlar toplandı. Fakat şunu sormak istiyorum bizim çocuklarımızın futbol takımı kadar değeri yok mu? Bu çocuklar Türkiye’nin geleceğidir. Çocuğumuzun yürümesini, okuma imkanının olmasını istiyorum. Doğu belki profesör olacak, belki nöroloji doktoru olacak bu imkanın ona verilmesini istiyorum” diye konuştu.

    “SGK ile anlaşmanın bittiği ve imza beklendiği söyleniyor”

    Çocuğunun SMA tip 1 hastası olduğunu belirten Ülker, “Birinci çocuğumuzda herhangi bir sıkıntı yok. Doğu rahatsız olana kadar biz böyle bir genetik rahatsızlığımız olduğunu bilmiyorduk. Nadir bir hastalık, maalesef Doğu ile beraber biz de genlerimizde aslında bir SMA taşıyıcı olduğumuzu öğrendik. Bizim için süreç böyle başladı. Doğu bu ayın 24’ünde 1 yaşına girecek. 4 aylıkken teşhisi konuldu, 4.5 aylık iken ilk tedavisini aldık. Dünya’da bu hastalığın iki tane tedavisi var. Türkiye’de Spinraza adı altında bir ilaç var bu bir devam tedavisidir. Bu SMA hastası olan bütün çocuklara 4 ayda bir ömür boyu almaları gereken omurilikten yapılan bir enjeksiyon. Maalesef biz bu ilacı 1.5 aydır alamıyoruz. 15-20 gün zamanımız geçti. Bu ilaç bizim için çok önemli bir ilaç. Ben buradan Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum bize bu imkanı sunduğu için çünkü benim oğlum bu ilaç sayesinde hareket etmeye başladı. Biz ilacı alamadığımız her saat bizim çocuklarımızdan bir şeyler gidiyor verdiğimiz emekler boşuna gidiyor. Tehlike altına giriyoruz. İlaç firmasının SGK ile anlaşmasının bittiği ve imza beklendiği söyleniyor. Şu an da ilacımızın gelmesini bekliyoruz bu sürecin hızlanması bizim için çok önemlidir. Bütün yetilerini kaybediyor. Zaten Doğu normal bebeklerin yapması gereken her şeyi yapamıyor. Kasları çok çabuk yoruluyor ve kendisini bırakıyor. Bu ilaçla beraber Doğu, gücünü toplayabiliyor. SMA’lı aileler çocuklarına çok emek harcıyor” ifadelerini kullandı.

    “Amerika’daki tedavide yüzde 95 şans var”

    Amerika’daki 2.4 milyon dolarlık tedavi ile yüzde 95 şansın olduğunu belirten anne Ülker, “Bu bir gen terapi tedavisi olarak geçiyor ve damar yolundan bir kez veriliyor. Bu bir tamamlayıcı tedavidir. Bununla beraber başarı şansı yüzde 95 oluyor, dünyada çok örnekleri var. Doğu bu ilacı alabilirse yürümesi koşması imkanı olabilecek. Oğlumuza bu tedaviyi yaptırmak istiyoruz. Türkiye’de bu ilacın gelmesi çok istedik. Bir çocuk değil bin çocuk kurtulsun istedik. Bu ilacın da çok etkili olduğunu biliyoruz. Dün bir bebek daha öldü, bunlar bizim kalbimize ok gibi saplanıyor. O yüzden biz de böyle bir yola girdik. Keşke Türkiye’ye gelse ve uygulanabilse bu ilaç ama maalesef böyle bir imkanımız olmadı. Tedavisi için global bağış sitesi ’GoFundMe’ üzerinden yardım kampanyası başlattık.” şeklinde konuştu.

    Anne Ülker, bebeğinin sağlığı için evde fizik tedavi yöntemlerini uyguluyor ve doktorlar tarafından belirlenen özel programla bir nebze de olsa Doğu’nun kaslarının güçlenmesi için çeşitli yöntemler kullanarak masaj yapıyor.

  • Annesinden gizli ördüğü el işleri sayesinde sipariş alıyor

    Annesinden gizli ördüğü el işleri sayesinde sipariş alıyor

    Ordu’nun Ünye ilçesinde yaşayan 29 yaşındaki Erdinç Şen, annesinden gördüğü el işine heveslenerek küçük yaşta öğrenmesinin ardından kendi gelirini çıkarmaya başladı. Ünye’nin Sahilköy Mahallesi’nde yaşayan ve özel bir sektörde güvenlik görevlisi olarak çalışan Erdinç Şen, küçük yaşta annesinin yaptığı el işine heves etmesinin ardından, gizli gizli öğrendiği el becerileri sayesinde şimdilerde binlerce sipariş alarak kendi gelirini sağlamaya başladı. El bileklikler ile sanatını icra etmeye başlamasının ardından becerilerinin genişlediğini söyleyen Şen, şimdilerde ise eski yıllarda pazarlarda kullanılan fileyi evinin bahçesinde üreterek satıyor.

    “Gördüğü her şeyi örebiliyorum”

    Yıllar önce el becerisinin olduğunu fark eden ve annesinin el işi ördüğünü görerek ondan heveslenen Erdinç Şeni, “12-13 yıl önce annem el işi örerken ben de bu işe merak sardım. Tabii, o zamanlarda annem bana izin vermezdi. Ben de kendimce iplerle oynamaya başladım. Sonra kendimce örmeye başlayınca ilk bileklik yapmaya başlayarak sahilde ve bazı yerlerde bu yaptıklarımı sattım. Ardından becerilerim genişledikçe file ve hamak örmeye karar verdim. Yani iple olabilecek gördüğüm her şeyi örebilirim” dedi.

    “Sürekli iplere düğüm atarak kendimi geliştirdim”

    Annesinin ördüğü el işlerine merak sarmasının ardından gizlice kendisinin de örmeye başladığını söyleyen Şen, “Ben küçükken annem elişi örerdi. Bunlar oya ve ilif gibi ürünler oluyordu. Sonra annemin yanında dura dura ben de bu örme işini gizli gizli anlamaya başladım. Hatta sınıfta okulda bile benim elişi becerim çok iyi olduğundan öğretmenlerim beni bu konuda çok takdir ederdi. Bu işi öğrenmenin en güzel yolu ise sürekli iplere düğüm atarak kendimi geliştirebildim. Attığım her düğümlerle kendimi geliştirdikten sonra bileklikle başlamamla beraber bunu kendi sanatım haline getirmeye başladım” diye konuştu.

    “Yeşilçam filmlerinden gördüğüm için file yapmaya karar verdim”

    Yeşilçam filmlerinden esinlenerek o zamanki yıllardaki filenin aynısını yaptığını söyleyen Şen, ”Yeşilçam filmlerde gördüğümüz filelerin birebir aynı orijinal filelerindendir bu yaptıklarım. Buraya yaptığım fileler orta boydur. Bunların büyükleri olan battal boy vardır ancak ben şu ana kadar örmedim” şeklinde konuştu.

    “En büyük siparişi Ordu Büyükşehir Belediyesi verdi”

    Ünye’de özel bir firmaya ürünleri yaparak Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin büyük bir ürünlerini beğenmesinin ardından büyük bir sipariş istediklerini söyleyen Erdinç Şen, “Ben bu fileleri yaptıktan sonra Ünye’de bir yere veriyorum. Onlar da benim işçiliğimin ücretini veriyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi vatandaşlarına 5 bin adet dağıtmak için benim çalıştığım firmayla görüşerek sipariş istemişler” ifadelerini kullandı.

    “40 dakikada bir tane örüyorum”

    Günlük yaptığı filelerin yaklaşık 10 ila 15 adet ürettiğini söyleyen Şen, “Şu ana kadar teslim ettiğim 2 bin adet file var. Ancak normal zamanlarda saatte bir tane file örerken, çok yoğun siparişlerde ise 40 dakikada bir file örebiliyorum” açıklamasında bulundu.

  • Annesinden işkence gördüğü iddiasıyla gündeme gelen genç intihar etti

    Erzurum’un Oltu ilçesinde 12 yıl önce annesinden işkence gördüğü iddiasıyla gündeme gelen 19 yaşındaki genç intihar etti.

    Olay, önceki gün saat 23.00 sıralarında Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Oltu’da annesi 12 yıl önce evi terk eden, babası ve ağabeyi ile birlikte yaşayan Alim K. (19), yapımı devam eden 8 katlı binanın en üst katına çıktı. Bir kafeteryada garson olarak çalışan açık lise öğrencisi Alim K., kendisini boşluğa bırakarak yaşamına son verdi. Yapılan incelemede Alim K.’nın cebinden intihar notu çıktı. Notta “Artık dayanamıyorum. Sürekli takip edildiğimi düşünüyorum. Ben ölmezsem başkaları ölecek. Babama da söyleyin çok çekti. Eğer ölmez sakat kalırsam beni öldürün” yazdığı öğrenildi. Tek hayali subay olmak olduğu belirtilen Alim K.’nin sosyal paylaşım sitesinde son olarak, “Umudunu kaybetmiş olanın kaybedecek bir şeyi yoktur” notunu paylaştığı görüldü.

    İntihar eden Alim K.’nın arkadaşları, olayın yaşandığı inşaata gelerek gözyaşı döktü. Alim K.’nin cenazesi, bugün öğlen saatlerinde ilçeye bağlı Dutlu köyünde toprağa verilecek. İntihar eden Alim K.’nin sağlıksız bir ortamda büyüdüğü, psikolojisinin bozuk olduğu ve 12 yıl önce öz annesi tarafından çeşitli işkencelere maruz kaldığı iddia edilmişti. 2006 yılında basına da yansıyan işkence olayında anne N.K., o dönem 7 yaşında olan Alim K.’nin üzerinde sigara söndürdüğü, demir sopayla dövdüğü ve bıçakla başını yaraladığı iddiasıyla gündeme gelmişti.

  • 4 gündür kayıp olan Evrim’in annesinden önemli iddia

    Tokat’ın Turhal ilçesinde Yenisu Köyü Yaylası’nda kaybolan minik Evrim’i arama çalışmalarında bir bulguya henüz rastlanamazken anne Dilek Atış, “Çocuğum bulunamadı kaçırılmış olabilir” dedi.

    Turhal ilçesine bağlı Yenisu Köyü Yaylası’nda salı günü annesinin çadıra bıraktıktan bir süre sonra kaybolan 3 buçuk yaşındaki Evrim Atış’ı arama çalışmaları 4 gündür devam ediyor. Tokat, Ankara, Samsun ve Sivas’tan gelen arama kurtarma ekiplerinin yanı sıra komadolar bölgede arama çalışmalarını sürdürüyor. Karadan yapılan aramaların yanı sıra Drone ile de havadan tarama çalışması yapılıyor. Jandarma ve AFAD kadavra köpekleri ile iz takip köpekleri de arama çalışmalarına katılıyor. Minik Evrim’in ayakkabısı, kıyafetleri koklatılan Jandarma Arama Kurtarma (JAK) köpeği ’Durgun’ ormanlık alanda arama yaptı. Çok sayıda köylününde katıldığı arama çalışmalarında henüz bir bulguya rastlanmadı.

    “Ahırdan geldiğimde yoktu”

    Olay günün anlatan Evrim’in annesi Dilek Ateş, kızını kardeşinin yanına bırakarak çadırdan ayrıldığını ifade ederek, “Kızım ben ahıra gidiyorum dedim “tamam anne ben kardeşimle burada oynuyorum” dedi. Oynuyorlardı sesleri geliyordu ahırdan geldiğimde yoktu. Kapının önünü aradım bulamadım. Daha sonra kayıp ihbarında bulunduk” dedi.

    “Kaçırılmış olabilir”

    Evrim’in 4 gündür devam eden arama çalışmalarına rağmen bulunamaması nedeni ile anne Dilek Ateş kaçırılma şüphesi üzerinde durduğunu ifade ederek, “Eğer insafı vicdanı olan varsa çocuğumu bulup getirsinler ben onlara yalvarıyorum artık. Bebekken kalça çıkıklığı tedavisi gördüğü için alçıdan birkaç yıl önce çıkmıştı. Yeni yeni yürümeye başlamıştı. Yürürken kendi kendisine düşüyordu. Fazla uzun yürüyemiyordu, elimden tutarak yürüyordu. Yanımdan ayırmıyordum. Nereye gitsem yanımdaydı zaten. Kaçırılmış da olabilir. Çünkü ben öyle şüpheleniyorum, günlerdir bulunamadı. Buralarda olsa bulunur o kadar kişi aradı. Olsa burada olurdu. Arayan ihbarda bulunan olmadı” diye konuştu.

    Olay, Dilek-Burhan Atış çiftinin 2 çocuğundan büyüğü olan Evrim Atış sabah saatlerinde hayvanları suya götürürken babaannesi Sati Atış iddiaya göre peşinden gelen torununu çadırda annesine bırakmıştı. Anne Dilek Ateş ise çadırda kardeşinin yanına bıraktığı çocuğu ahırdan döndükten sonra bulamamıştı.

  • Annesinden ayrı kalan yavru karacaya sahip çıktılar

    Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Sinop 10. Bölge Müdürlüğü, annesinden ayrı kalan yaklaşık bir haftalık yavru karacaya sahip çıktı.

    Sinop’ un Erfelek ilçesi Horzum köyünde duyarlı vatandaşlarca yavru bir karacanın köpeklerden kurtarıldığı bilgisini alan Doğa Koruma Milli Parklar ekipleri veteriner hekim ile birlikte olay yerine intikal etti. Ekipler tarafından vatandaşlardan teslim alınan karaca muayene edildi. Veteriner hekimce gerçekleştirilen muayenede yavru karacanın, yaklaşık bir haftalık olduğu, açlıktan güçsüz kaldığı tespit edildi.

    Bu tespitler üzerine hemen beslenen karaca koruma altına alınarak, yavru için bakım ve rehabilitasyon süreci başlatıldı. Bu sürecin ardından yavru karaca tekrar ait olduğu alana yani tabiata bırakılacak.