İzmir’de özel bir bankada çalışırken doğum yaptığı için süt iznine çıkan bankacı, banka tarafından ’performans yetersizliği’ gerekçesiyle işten çıkartılması üzerine açtığı işe iade davasını kazandı.
Bankacı olan Evla Fazlı, 2014 yılında başka bir bankanın Karabağlar Üçkuyular Şubesine, Bireysel Bankacılık Satış Yöneticisi olarak transfer oldu. Evli olan Evla Fazlı, 2016 yılının başlarında doğum yapıp süt iznine ayrıldı. 24 Haziran 2016’da banka şubesi süt izninde olan anne Fazlı’nın ‘performans yetersizliği’ gerekçesiyle işine son verdi. Bunun üzerine Evla Fazlı, avukatı Emre Sümer aracılığıyla İzmir 8. İş Mahkemesine ’işe iade’ davası açtı.
Avukat Sümer, “İşe iadesine karar verilmesini istiyorum”
Müvekkilinin iş akdinin feshedildiği tarihte süt izninde olduğunu belirten avukat Emre Sümer, “Davalı banka müvekkilimin hamile olduğu dönemde dahi hamile işçilerin, yasal sınırların üstünde çalıştırılmasından dolayı, başka bir çalışan tarafından Çalışma Müdürlüğüne şikayet edildi. Müvekkilim tabi olduğu iş sözleşmesi performans düşüklüğü gerekçe gösterilerek,sona erdirilmiştir. Müvekkilimin performans düşüklüğü hiç bir zaman olmamıştır. Her zaman beklentinin üzerinde performans göstermiş olup, yöneticileri tarafından da takdir edilmiştir. Banka son dönemde müvekkilin iş akdinin sona ermesine neden olan aynı ya da benzer sebeplerle çok sayıda çalışanın iş akdine son vermiştir. Banka akdin feshinde objektif davranmadığı ve son çare ilkesine de uygun hareket etmediği sabittir. Müvekkilim tabi olduğu iş sözleşmesinin davalı tarafından sona erdirilmesinin geçerli bir sebebe dayanmadığının tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istiyorum” dedi.
Evra Fazlı başarılı bir personeldi
İzmir Adliyesi 8. İş Mahkemesinde görülen ilk duruşmaya avukat Emre Sümer ile bankanın avukatı Ahmet İrez katıldı. İlk duruşmada hakim tarafların tanıklarını dinlendi. Davacı tanığı Emine Gülsün Erzurumlu, “Ben bankada 2006 yılında çalışmaya başladım. 2016 yılı Haziran ayında davacı ile aynı gün ve aynı neden ileri sürülerek iş akdim feshedildi. Evla Fazlı, başka bankadaki başarılı çalışmalarından dolayı bankaya transfer oldu. Performans nedeni ile feshi gerekçesi gerçeği yansıtmaz. Davacı 2016 yılı ocak ayında doğum yapıp, şubat ayından sonra işe başladı. İş yeri her üç ayda bir performans kriterlerini değiştirip çalışanlarına gönderiyordu. Evra, bu dönemde süt iznini de kullanıyordu. Hizmet akdinin feshi dışında çalıştığı banka şubesinin ya da görevinin değiştirilmesi ya da performansını artırıcı herhangi bir eğitim verilmesi gibi bir tedbire başvurulmadı. Davacı ondan önceki dönemlerde de başarılı bir personeldi” diye konuştu.
İadeye karar verildi
8. İş Mahkemesi hakimi Halil Bozkurt, tanıkları dinledikten sonra açılan davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işsiz kaldığı dört aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesine karar verip davayı ilk celsede bitirdi. Banka avukatı kararı İstinaf Mahkemesinde temyiz edeceklerini belirtti.
Mersin’de iki arkadaşı tarafından evinin önünden dövülerek kaçırılan 22 yaşındaki gençten, 4 aydır haber alınamıyor. Ailenin şikayeti üzerine genci kaçıran zanlılar yakalanıp tutuklanırken, anne Sinem Serbest oğlunu her yerde arıyor. Tutuklu sanıklardan 3’ünün ilk duruşması yapılırken, mahkeme de delillerin tam toplanması amacıyla duruşmayı erteledi. Anne Serbest, 120 gündür oğlunu aradıklarını belirterek, “Devletimizden, eğer oğlum öldüyse cesedini bulmasını istiyorum. En azından gömeriz, yeri belli olur” dedi.
Edirne’de, böbrek yetmezliği nedeniyle nakil bekleyen 26 yaşındaki iki çocuk annesi Özge Kısaç’ın tek hayali çocuklarını büyütmek ve okutmak. Haftada üç kez diyalize girdiğini ve nakil gerçekleşmez ise yaşama şansının az olduğunu söyleyen genç kadın Kısaç, “Diyaliz hastalarında ölüm her zaman insana daha yakın. Hayalim çocuklarımı büyütmek, okutmak ve onlarla yaşamak” dedi.
Muğla İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin Muğla-Denizli karayolunda yaya olarak Denizli istikametine hareket halinde olan ve durumundan şüphelendiği 43 yaşındaki Edip Kalem’in Almanya’da oturan ailesi tarafından 9 yıldır arandığı ortaya çıktı.
Adanalı avukat İkbal Özlem Arıoğlu, oğlunun otistik olduğunu öğrendikten sonra hayata daha sıkı sarılarak gösterdiği çaba ile dikkat çekiyor. Aynı zamanda ses sanatçısı ve bestekarlık da yapan Arıoğlu, otistik oğlunun sesini dünyaya duyurmak için dernek kurdu. Arıoğlu, engelliler yararına düzenlenen defilede oğluyla birlikte sahne aldı.