Etiket: Annenin

  • (Özel Haber) Oğlunu Uyuşturucudan Kurtaran Annenin Yürek Burkan Feryadı :

    İstanbul’da yaşayan Gülten Türkmen, uyuşturucudan kurtardığı oğlu ve ailesiyle Zonguldak’a taşınmak için yardım elinin uzanmasını bekliyor.

    Gülten Türkmen, yaklaşık 10 yıl önce ailesiyle İstanbul’a taşındı. Sefaköy’de bir eve yerleşen Türkmen, oğlu Tuncay’ı da evlendirerek yuvasını kurdu. Aradan geçen zamanda dünyaya gelen torunlarına Berkecan ismi koyan ailenin, torunlarının karaciğer sirozu hastası olduğunu öğrenince dünyası karardı.

    Baba Tuncay Türkmen, oğluna uyan karaciğerini vererek hayatta tutmaya çalıştı. Ancak ailenin torunları Berkecan için doktorların ’20 yıl yaşar’ sözü üzerine ikinci kez dünyası başına yıkıldı. Torununa karaciğer nakli yapılmasının ardından moral bulan Gülten Türkmen, ihbar ettiği uyuşturucu satıcılarının tehditleri nedeniyle Zonguldak’a taşınmak istiyor.

    Anneannesinden kalan ancak kullanılamaz hale gelen evi gören Türkmen, hayırseverlere çağrıda bulundu. Eşyalarını ve ailesini Zonguldak’a getirmek isteyen Türkmen, yeni bir hayat kurmak istiyor.

    “BENİM YÜZÜM HİÇ GÜLMEYECEK Mİ?”

    Hayatının sıkıntılarla geçtiğini söyleyen Gülten Türkmen, uyuşturucuya karşı mücadelesini anlattı. Oğlunu uyuşturucudan kurtaran çaresiz anne, “Benim oğlum uyuşturucu kullanıyordu. Öldürücü bir maddeydi. Ben oğlumu kurtarmak için yıllarca parklarda yattım. Oğlum için sokaklarda kaldım. Oğlumu ben zor kazandım. Torbacıları içeri attırdım. Ben şu anda çok sıkıntıdayım. Evime, memleketime bile dönemiyorum. Kimse benim sesimi duymuyor.Dört yaşında torunum var. Onun hatırına bize yardım etsin. Benim dört yaşında karaciğer nakli yapılan torunum var. Oğlum ölürse torunum ne yapacak? Ben sadece oğlumu kurtarmadım ki herkesin evladını kurtardım. Benim maddi durumum çok kötü. Bana yardım edilmiyor. Benim yüzüm hiç gülmeyecek mi?” diye feryat etti.

    “YARDIM SÖZÜ VERDİLER AMA TUTMADILAR”

    Özel bir televizyon kanalında kendisine yardım sözü verilmesine rağmen yardım edilmediğini anlatan çaresiz anne, “Bir televizyon programına çıktım. Aniden kendimi canlı yayının ortasına attım. 10 Kasım günü yayına çıktım. Kimse bana 100 lira dahi yardım etmedi. Allah için sesleniyorum. Benim sesimi duysunlar. Ben anneyim. Yeter” diye konuştu.

    “OĞLUMU BULMAK İÇİN PARKLARDA YATIYORDUM”

    Zonguldak’a taşınmak için hayırseverlere seslenen Gülten Türkmen, şöyle devam etti:

    “Sefaköy parklarında kalıyordum. Bankların üzerinde yatıyordum. Bankların altında çocuğumu buluyordum. Bu ev için geldim. Bu ev çok kötü. Hatta bu eve bile sahip çıkamıyorum. Sefaköy’den Zonguldak’a taşınmama yardım etsinler. Yeter ki bir eve yerleşeyim. Son bir şans versinler. Bulaşık yıkarım, evime bakarım. Çocuklarıma bakmak için her işi yaptım. Torunum hasta her ay hastaneye getiriyorum. Her ay nereden para bulacağım. Torunum özel bir hastanede tedavi görüyor. Orada nakil oldu. Herkese sesleniyorum, ’Uyuşturucuya hayır’ deyin. Siz de yavrunuzu kurtarın. Bunlar her gün kum gibi türüyor. Ben evlatlarımı kurtarmak istiyorum. Benim oğlum daha 23 yaşında, oğlumu kurtardım. Ama şu an maddi durumum çok kötü. Gün geliyor ekmek alacak parayı bulamıyorum. Bana kimse yardım etmiyor.”

  • Annenin Saçına Bulaşan Nikotin Çocukları Etkiliyor

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sonnaz Ergün, sigara tiryakisi annelerin sigarayı bırakması gerektiğini belirterek, “Sigaradaki nikotin annenin saçında, giysisinde taşınır. Balkonda sigara içmek çocuğu korumaz” dedi.

    Gözde İzmir Hastanesi doktorlarından Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sonnaz Ergün, sigara tiryakisi annelere hayati bir uyarıda bulundu. “Anne ve babanın balkonda sigara içmesi çocuğu nikotinden korumaz” diyen Ergün, sigaradan korunmayan çocukların, ilerlediğinde ölümcül olabilen alt solunum yolu enfeksiyonuna yakalanabileceğini söyledi. Alt solunum yolu enfeksiyonlarının özellikle iki yaş altı çocuklarda küçük hava yollarının iltihabi tıkanıklığı sonucu açığa çıkan bir hastalık olduğunu belirten Ergün, hastalığın mevsimsel olarak özellikle kış ve ilkbahar aylarında sık görüldüğünü söyledi. Hastalık etkeninin çoğu zaman virüs olduğunu anlatan Ergün, “Çocuklarda solunum yolları erişkinlere göre daha dar olduğu için klinik tablo daha ağır seyreder. Özellikle evde sigara içilen ortamlarda bronşiolit tekrarlanma eğilimindedir. Hapşırma ve burun tıkanıklığı ile başlayan tablo 48-72 saat sonra hışıltı ve solunum sıklığına ilerler. Hastalığın şiddetine göre hafif ve orta olarak sınıflandırılır. Tedavi aşamasında destek tedavisi uygulanır. Hastanın oksijenlenmesi sağlanır, beslenmesi ve sıvı verine koyma tedavileri düzenlenir” diye konuştu.

    “ANNE NİKOTİNİ SAÇINDA, BAŞINDA VE KIYAFETLERİNDE TAŞIR”

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sonnaz Ergün, hastaların çoğunun ayaktan tedavi edilebilse de ağır vakaların, beslenemeyen bebeklerin ve 3 aylıktan küçük bebeklerin hastanede yatarak tedavi edilmesi gerektiğini ifade etti. “Klinik yanıt çok iyi olsa da yüzde bir ölüm oranı bildirilmektedir” diyen Ergün, “Hastalık çok ilerlediğinde solunum yetmezliğine yol açabilir. Bu durum da ölümcül bir risk oluşturabilir. Evde sigarayı balkon veya dışarıda içmek çocuğu nikotinden korumaz. Sigara, çocukların solunum yollarının yapısını bozarak hastalığa davetiye çıkarır. Çocukların kesinlikle sigara içilen ortamlarda bulunmaması gerekiyor. Anne ve babaların sigarayı, evlerinin balkonunda içmesi yeterli olmaz. Nikotin sigara içildikten sonra akciğerlerde taşınarak çocuğu etkileyecektir. Anne, nikotini saçında, başında ve kıyafetinde taşır. Bu yüzden annenin sigarayı evin dışında içmesi koruyucu bir önlem olarak sayılamaz” bilgisini verdi.

  • Bir Annenin Kayıp Evladının Ardından Feryadı

    Giresun’da lise 9. Sınıf öğrencisi olan 15 yalındaki Salih Sandal “Kardeşime gidiyorum” deyip izin aldı ama bir daha okula dönmedi. 10 gündür kayıp olan Salih’i polis ve ailesi her yerde arıyor.

    Giresun Merkez Güveç köyünde ikamet eden ailesiyle birlikte oturan ve Giresun’da bir lisede yatılı olarak okuyan 15 yaşındaki Salih Sandal’dan 10 gündür haber alınamıyor.

    Oğlunun başına kötü bir şey gelmesinden endişe eden ve oğlunun kayboluşunu anlatan anne Bilge Sandal “ Oğlum hafta sonu eve geldi. Pazar günü okula yolladım okula varınca bana telefon açtı ’anne ben okula vardım’ diye ama oğlum 10 gün önce Salı günü 16.00 gibi okuldan çıkıyor ve o akşam okula, yurda gelmiyor. O gece okul bize haber vermiyor. Çarşamba günü sabah 09.30’da arıyorlar. Neden ertesi gün arıyorlar? O gece benim oğlum nerede kaldı? Benim oğlum geceden korkan çocuktur, benim oğlumu neden o gece arayıp, sormadılar ? Okuldan çıkıp ’kardeşimin yanına gidiyorum’ diyor ama ne kardeşinin yanına varıyor ne de okula dönüyor. Arkadaşlarına ’kardeşime gidiyorum’ demiş bildiğimiz bu kadar. Hiçbir problemi yoktu” ifadelerini kullandı.

    Kaybolan Salih Sandal’ın akrabası olan Ünal Kara ise “Okuldan ayrıldıktan sonra Abacıbükü mevkiinde bir arkadaşına rastlamış ve arkadaşına kardeşinin yanına gideceğini söylemiş ama kardeşinin yanına gitmiyor karşılaştığı arkadaşı ile oradan ayrılıyor. Gidebileceği yerleri baktık ama hiçbir yerde yok. Okul yönetimi ile görüştüğümüzde ’çocuğu fazla tanımıyoruz içine kapanık bir çocuktu’ diyorlar. Zaten fazla bir arkadaşı da yok okulda bir iki arkadaşı varmış onlar da bildiklerimizden fazla bir bilgi veremiyor, verdikleri bilgi de işe yaramıyor“ dedi.

    10 gündür kayıp olan Salih Sandal, emniyet güçlerince her yerde aranıyor.

  • Denizlili Annenin İkinci Bakan Kızı Gururu

    Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan kabinede Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olan Dr. Sema Ramazanoğlu’nun kardeşi Selma Aliye Kavaf da daha önce aynı görevi yapmıştı.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yeni kabineyi açıklaması Denizli’de büyük heyecana yol açtı. Denizli milletvekili olan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, koltuğunu Mustafa Elitaş’a bıraktı. Denizli’ye ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilirken, göreve Sema Ramazanoğlu getirildi. 56 yaşındaki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Sema Ramazanoğlu AK Parti’nin ilk kurucuları arasında yer almasıyla dikkat çekerken, başörtüsü nedeniyle milletvekili seçilememişti. Sema Ramazanoğlu 1 Kasım seçimlerinde Denizli’den ikinci sıra adayı olmuştu. Dr. Sema Ramazanoğlu’nun kardeşi olan Selma Aliye Kavaf da 2009-2011 yılları arasında aynı görevi yaparken, anne Gülseren Bostancı ikinci kızının bakan olmasının gururunu yaşıyor.

    “KIZIMIN AK PARTİ’DE ÇOK EMEĞİ VAR”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Sema Ramazanoğlu’nun Mehmetçik Mahallesi’nde yaşayan annesi 80 yaşındaki Gülseren Bostancı, ‘’Allah milletimize, devletimize zeval vermesin. Ben çok mutlu oldum. Allah herkese nasip etsin. İnşallah hayırlı olur. Bu sefer çok çalışmıştı seçimlerde. Kendisi zaten bu partinin kurucusuydu. AK Parti’de çok emeği var’’dedi.

    HABERİ TELEFONLA ARAYAN ABİSİNDEN ÖĞRENDİ

    Kızının bakan olduğu haberini kendisini arayan abisinden öğrendiğini belirten anne Bostancı, “Ben uyuyordum. Telefon çaldı. Abim arayarak kızımın bakan olduğunu söyledi. Daha sonra diğer yakınlarımız da arayarak tebrik ettiler. Ben televizyondan öğrenmedim. Pek televizyon izlemem.Benim 3 kızım 1 oğlum var. Hepsi de çok çalışkandır. Babaları da çok çalışkandı. Hamdolsun ki bu günleri gördük” dedi.

    Daha önce diğer kızı Selma Aliye Kavaf’ın da bakan olduğunu kaydeden anne Bostancı şunları söyledi:

    “Selma kızım da partinin kurucuları arasında yer aldı. Önce milletvekili sonra bakan olmuştu.Şimdi sıra Sema Ramazanoğlu’na geldi. O da bakan oldu. Hakkıydı zaten. 3 kızım vardı. İkisi bakan oldu.”

    “ALLAH NAZARLARDAN SAKLASIN”

    Kızına bakanlık yolunda başarılar dileyen anne Bostancı sözlerini şöyle tamamladı:

    “Hayırlı uğurlu olsun. Allah tamamına erdirsin. Allah nazardan saklasın. Ben seçim dönemi pek yanına gidemedim ama çok çalışmış. Çok emeği vardı. Heybeden gelmedi buralara. Rahmetli babaları da Demokrat Partiliydi.”

    Anne Gülseren Bostancı eve gelen gidenlerin arttığını ve telefonların susmadığını sözlerine ekleyerek, herkese teşekkür etti.

  • Bir Annenin Sevinç Gözyaşları

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, 15 yaşındaki engelli bir çocuğu, hediye ettiği akülü araçla sevindirdi. Yaklaşık 9 ay önce kas erimesine bağlı olarak tekerlekli sandalyeye mahkum kalan Hasan Türek 9’uncu sınıf öğrencisi Mehmet Kıran’ın annesi İmren Kıran, akülü araç tesliminde gözyaşlarına hakim olamadı.

    Manisa’da birçok engellinin akülü araç ihtiyacını karşılayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Yunusemre ilçesi Hasan Türek Anadolu Lisesi 9’uncu sınıf öğrencisi Mehmet Kıran’a da akülü engelli aracı hediye etti. Okula annesi İmren Kıran’ın manuel tekerlekli araba ile getirip götürdüğü Mehmet bundan sonra akülü aracıyla okuluna gidip gelebilecek. Okul bahçesinde gerçekleşen akülü araç teslimine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürü Recep Şengül, Hasan Türek Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Örnek, engelli Mehmet Kıran, annesi İmren Kıran ve öğretmenler katıldı.

    Özdağ, okul müdürü Mustafa Örnek’in Mehmet Kıran’ın durumu hakkında bilgi vermesi sonucu Mehmet’e akülü araç temin ettiklerini anlattı. Özdağ, Mehmet’in Karaköy’den okula gidip geldiğini ve evinin yakınlarında bulunan Cumhuriyet Anadolu Lisesinde eğitim öğretim görebilmesi için gerekli girişimleri başlatacaklarını söyledi. Özdağ, Mehmet’in evinin oldukça uzak olduğunu belirterek “İnşallah Cumhuriyet Anadolu Lisesinin de fiziki mekanını düzelttirelim de Mehmet evinin yanındaki okulda okusun. Aile ve Mehmet de isterse tabi. Okul müdürümüz bize ulaştı Milli Eğitim Müdürümüzle görüştük akülü araç istedi ve biz akülü araç temin ettik. Şuana kadar Manisa’da bine yakın akülü araç dağıtıldı. Manisa’da hemen hemen fiziksel, ortopedik engelli olup akülü aracı olmayan kalmadı diyebilirim. Varsa da bize müracaat etsin biz hayırsever kardeşlerimizden, devletin imkanlarından, kendi imkanlarımızla bu insanlarımızın yaşamlarını kolaylaştırmak için yapabiliriz” dedi.

    ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYOR

    Mehmet Kıran’ın 402 puanla Hasan Türek Anadolu Lisesini kazandığını kaydeden Özdağ, şöyle konuştu: “İyi bir puanla bu okula gelmiş. İleride öğretmen olmak istiyor inşallah. Azmin elinden bir şey kurtulmuyor. Aynı zamanda Türkiye’de 10 milyon engelli var. Bunlar görme engelli, işitme engelli, zihinsel engelli ve ortopedik engelli. Bu işler önce anne ve babanın eğitimiyle başlıyor. Daha sonra devletin sosyal sorumluluk projeleriyle vatandaşlarını engelli yapmamak için önce tedbir almamız icap ediyor ta anne karnından başlayarak. Hamile kaldığından itibaren annelerin bunlara dikkat etmesi gerekiyor. Kullandığı ilaçtan veya genlere kadar bunların takibini yapmamız gerekiyor. İnşallah Türkiye’de bundan sonra engelli sayısını azaltırız. Eğitimle azaltırız, kültürle azaltırız, sosyal tedbirlerle, fiziki tedbirlerle azaltırız. Belediyelerle hükümet beraber çalışır, sivil toplum kuruluşları beraber çalışır. Engellileri üretime katkıda bulundurmamız icap ediyor. Biz engelli kardeşlerimize maaş veriyoruz devlet olarak aynı zamanda evde bakım ücreti veriyoruz. Eskiden engelli olanları anne babaları pek fazla dışarı çıkartmıyorlardı. Bir noktada utanıyor çekiniyorlardı. Şimdi bu engelliler hayatın her safhasındalar. Okullarda, fabrikalarda, esnafın yanındalar, kendileri dükkan açıyor, iş yeri kuruyorlar” diye konuştu.

    ENGELLİ YAŞAM MERKEZLERİ GELİYOR

    Engelli kardeşlerimizi üretken hale getirmek mecburiyetinde olduklarını anlatan Özdağ, şunları söyledi:

    “Bununla ilgili yeni bir projemiz var hükümet olarak. Bu proje engelli yaşam merkezleri. Anneler bir yere gidecek çocuğunu bırakacak bırakamıyor. Bir şehre gidecek, düğüne, cenazeye gidecek, tatile gidecek çocuğunu bırakamıyor. Onun için devlet gündüzlü ve geceli olmak üzere engelli yaşam merkezleri kuracağız. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının emrinde olmak üzere kurulacak bu merkezler. Anneler pazara giderken, parka giderken veya başka bir yere giderken çocuğunu oraya bırakacak. Bunlar servisle alınacaklar. Akşamları 3 gün, 5 gün, 6 gün neyse devletin şefkatli kollarında o yaşam merkezlerinde bulunacaklar.”

    Mehmet’in bütün engelleri aşarak öğretmen olacağına inandığını anlatan Özdağ, “Mehmet bütün engelleri aşarak öğretmen olacak. Daha güzel çocuklar yetiştirecek inşallah. Türkiye eğitimle kalkınır. Bunu yapmak mecburiyetindeyiz. Hem milli eğitim müdürümüze hem okul müdürümüze hem de öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Mehmet’in ailesine çok teşekkür ediyorum. Mehmet’i de azminden dolayı bu zekasını güzelliğe kullanacağından dolayı teşekkür ediyor başarılar diliyorum” diye konuştu.

    Akülü engelli aracına kavuşan Mehmet Kıran’ın annesi İmren Kıran da Özdağ’a teşekkür ederken duygularını ifade etmekte zorlandı. Gözyaşlarına hakim olamayan anne İmren Kıran ‘Bir şey diyemiyorum. Çok sağolun. Allah razı olsun’ dedi.

    15 yaşındaki Mehmet Kıran ise yeni akülü aracının ilk deneyimini engelli rampasında anne ve öğretmenlerinin gözetiminde yaptı.