Etiket: Annenin

  • Bursa’da İki Annenin Şok Ölümü

    Bursa’da bir anne, çocuğunu emzirdikten sonra 4. kattan atlayarak canına kıyarken, başka bir anne ise çamaşır suyu içerek intihar etti.

    İlk olay, Nilüfer Esentepe Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, 3 yaşında çocuğu bulunan 29 yaşındaki Merve Sevim, eşi Emrullah Sevim ile birlikte Mudanya’ya balık yemeye gittikten sonra dönüşte babasının mezarını ziyaret etti. Ardından eve dönen Merve Sevim’in çocuğunu emzirdiği ve daha sonra oturduğu binanın 4. katındaki mutfak balkonundan kendini boşluğa bıraktığı öğrenildi. Kısa süre sonra durumu fark eden yakınları, polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen 112 acil servis ekipleri tarafından ambulansla Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldırılan genç kadın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtulamadı. Sevim’in üç ay önce babasını kaybettiği, ayrıca doğumdan sonra sıkıntılı bir dönem geçirdiği öğrenildi.

    Bir başka intihar haberi ise Çalı Mahallesi’nden geldi. Önceki gün saat 10.00 sıralarında meydana gelen olayda, 191. Sokak’ta oturan Hatice Öztabak (35), 9 ay önce ikinci çocuğunu dünyaya getirdi. Beyninde tümörü olduğu öğrenilen Öztabak, girdiği bunalım sonucu önceki gün çamaşır suyu içti. Daha sonra Uludağ Üniversitesi’ne kaldırılan iki çocuk annesi Hatice Öztabak kurtarılamadı. Polis ekipleri, Adli Tıp Kurumu’na sevk edilen iki kadının da ölümüyle ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

  • 3 Yaşındaki Çocuğunu Döverek Öldürdüğü İleri Sürülen Annenin Diğer Çocukları Devlet Korumasına Alındı

    Aydın’ın Nazilli ilçesinde, 3 yaşındaki çocuğunu döverek öldürdüğü iddia edilen annenin diğer 2 çocuğu devlet korumasına alındı.

    Olay, sabah saatlerinde Nazilli’ye bağlı Yeni Sanayi Mahallesi Eğrek mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaatlarda elektrik tesisatı işi yapan baba A.E., 4 ay önce 3 çocuğu ve eşi ile birlikte iş buldum diyerek Kahramanmaraş’tan Nazilli’ye taşındı. 2 ay önce de bir başka bayanla tanıştığını söyleyerek evi terk eden A.E. bir daha evine uğramadı. Eşinin evi terk etmesi üzerine 3 çocuğuyla birlikte yaşamaya başlayan A.E. (27), girdiği bulanım sonucu çocuklarına şiddet uygulamaya başladı. Geçtiğimiz hafta komşularının şikayeti üzerine adrese gelen 112 Acil Servis ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan M.E. (3), tedavisinin ardından darp raporu düzenlenerek taburcu edildi. 3 aydır kirasını ödeyemeyen A.E., komşularının ihbarı üzerine çocuğunu dövdüğü iddiasıyla gözaltına alınıp, emniyetteki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

    ÇABALAR YETERSİZ KALDI

    Bugün sabah saatlerinde 4 kişilik ailenin yaşadığı evden gürültü geldiğini duyan komşuları, annenin yine çocuklarını dövdüğünü düşünerek polis ve sağlık ekiplerinden yardım istedi. Eve gelen sağlık ekipleri, 3 yaşındaki M.E’nin nabzının atmadığını belirledi. Kalp masajı uygulanarak Nazilli Devlet Hastanesi’ne sevk edilen M.E., tüm çabalara rağmen kurtarılmadı.

    Anne şiddetinin kurbanı olan 3 yaşındaki M.E’nin, otopsisinde vücudunda darp izlerinin olduğu tespit edildi. Vücudunda morluklar tespit edilen M.E’nin cansız bedeni, kesin ölüm nedenin belirlenmesi için İzmir Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Hayatını kaybeden M.E’nin kardeşleri 1 yaşındaki C.E. ve 6 yaşındaki Y.E. devlet korumasına alındı.

    Elektriği olmayan evde 3 çocuğuyla birlikte yaşayan A.E’ye yardım eden komşuları, annenin zaman zaman çocuklarını dövdüğünü dile getirildi. Olayda en çok evi terk eden baba A.E’nin suçlu olduğunu ifade eden komşuları, babanın 3 çocuğu ve eşine sahip çıkmadığını savundu. Geçtiğimiz hafta ilk darp olayının ardından Nazilli Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nün aileye maaş bağlanması için çalışma başlattığı belirtildi.

  • Suriyeli Annenin 9 Çocukla Yaşam Savaşı

    Ankara’nın Polatlı ilçesinde 9 çocuklu Suriyeli aile yaşam mücadelesi veriyor.

    Kocasını ve bir çocuğunu Suriye’deki iç savaşta kaybeden ve savaştan kaçarak Ankara’nın Polatlı ilçesi Esentepe Mahallesi’ne yerleşen Suriyeli Fetiha Muzanfer (37), 5’i ablasının ve 4’ü kendisinin olmak üzere toplam 9 çocuğa bakıyor. Geceleri kömür olmadığından soğukta yattıklarını, mahallelinin soba ve kömür yardımında bulunduğunu belirten Fetiha Muzanfer, “2014 yılında eşimi ve evladımı Suriye’deki savaşta kaybettim. Kobani’den eniştem ve ablam ile birlikte Türkiye’ye geldim. Türkiye bize kapılarını açmasaydı belki de orada ölürdük” dedi.

    Suriye’de Beşşar Esad yönetiminin ve IŞİD’in kadın çocuk demeden katliam yaptığını söyleyen Muzanfer, “Suriye’de IŞİD ve Esad tarafından katliam yapılıyor. Evimiz felan kalmadı. Topraklarımızı bıraktık ve geldik. Birçok akraba da Türkiye’de başka şehirlerde, bizlerde burada Türk vatandaşlar tarafından yapılan yardımlar ile ayaktayız. Yemek, su ve en temel ihtiyaçlarımızı karşılamakta zorluk çekiyoruz. Kışı nasıl geçireceğimizi bilmiyoruz. Mahalleliler bize soba ve kömür yardımında bulundular. Allah razı olsun. Biz Türkiye’ye teşekkür ediyoruz, bize kucak açtılar. Ben çocuklarımızın okumasını istiyorum” dedi.

  • Suriyeli Annenin Yürek Burkan Dramı

    Suriye’deki bombardımanda eşi ve 2 çocuğunu kaybeden acılı anne, zihinsel ve bedensel engelli kızıyla ülkeden kaçmayı başardı. 3 çocuğunu da Suriye’de bırakan acılı anne, Şanlıurfa’daki 3 odalı boş bir evde yaşam mücadelesi veriyor.

    Suriye’nin başkenti Şam’ın Doğu Guta bölgesinde eşi ve biri engelli 6 çocuğu ile yaşayan 60 yaşındaki Favziye Bedran, Şam’da kurulu bir pazar alanında Esad rejimine ait uçakların bombalaması ve ardından yaşanan çatışmalarda eşi ve 2 çocuğunu kaybetti. Biri engelli 4 çocuğu ile kalan Favziye Bedran, 40 yaşındaki engelli kızı Muna’yı alarak, ülkesinden kaçmayı başardı. 2 oğlunu Suriye’de bırakan acılı anne ve yanındaki zihinsel engelli kızı Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesine yerleşti. Viranşehir’deki vatandaşların yardımıyla başını sokabilecekleri ev bulan aile, soğuk havalarda hiç bir eşyası olmayan evde yaşam mücadelesi veriyor. 3 odalı evde, halı, battaniye, yorgan ve yatak gibi temel yaşam malzemeleri bile bulunmazken, zihinsel ve bedensel engelli Muna ise gün boyu beton zeminde oturarak, Suriye’ye dönme hayalini yaşıyor. hayatta kaldıkları ve Türkiye’ye geçmeyi başardıkları için şükrettiklerini belirten aile, her geçen gün şiddetlenen kış mevsimi nedeniyle hayır severlerin desteğini bekliyor.

    “AÇLIKTAN KEDİ, KÖPEK YİYORDUK”

    Suriye’deki iç savaş öncesi maddi durumlarının çok iyi olduğunu belirten Favziye Bedran, iç savaş ile birlikte bomba ve kurşunların ardından açlık tehdidiyle baş başa kaldıklarını söyledi. Bomba ya da kurşunlarla öldürülmekten çok açlıktan ölmekten korktukları için ülkesinden kaçtığını belirten Bedran, Suriye’de verilen fetva üzerine kedi ve köpek yemeye başladıklarını anlattı. Favziye Bedran, “Biz sadece Esad’ın ve onun destekçilerinin bombalarından kaçmadık. Bizi her gün biraz daha kuşatan açlıktan kaçtık. Kedi köpek yemeye başladık. Özellikle alış veriş yapılan pazarlara saldırı yapılıyor. En çok kayıplar burada verildi. Eşimi ve 2 çocuğumu da buralara yapılan saldırıda kaybettim” dedi.

    Eşinin ve çocuklarının ölümünün ardından engelli kızı Muna’nın bomba ve kurşun seslerinden uyuyamadığını belirten Bedran, “Muna korkudan geceleri yatamaz oldu. Bunun üzerine Türkiye’ye sığınmaya karar verdik. Çünkü ölürsem, Muna’ya kimse bakmaz, çok acı çeker. hep bunları düşündüm ve 3 çocuğumu Suriye’de bırakarak, Muna’yı Türkiye’ye getirdim” diye konuştu.

    Suriye’deki çocukları ile irtibat kuramadığını belirten anne Favziye Bedran, çocuklarının yaşayıp yaşamadığını bile bilmediğini söyledi. Engelli kızıyla birlikte, iç savaşın biteceği ve Suriye’ye dönecekleri günün hayalini kurduklarını belirten Bedran, “Eşimi, çocuklarımı Suriye’de bıraktık. Bir an önce barış olsun, ülkemize geri dönelim. Döndüğümüz de ne yapacağız onu da bilmiyorum ama yine geri dönmek istiyoruz” diye konuştu.

    Suriye’ye dönerse ne yapmak istediği sorulan Muna ise eğilerek, doğduğu toprakları öpeceğini anlatırken, el işaretleri ve beden diliyle Beşar Esad’a kızgınlığını da ifade etti.

    VİRANŞEHİR DERNEĞİ SAHİP ÇIKTI

    Ailenin durumunu haber alan Viranşehir Derneği Başkanı Murat Karadaş, dernek imkanları ile temin ettiği battaniyeleri aileye teslim etti. Evin boş durumunu görünce yüreklerinin burkulduğunu belirten Karadaş, ailenin bir çok eksiği bulunduğunu ve bunları da imkanlar ölçüsünde tamamlamaya çalışacaklarını ifade etti. Türkçe konuşamaması nedeniyle derdini anlatmakta zorlanan aileye yardım elinin uzatılmasını isteyen Karadaş, devlet yetkililerine ve sivil toplum kuruluşları ve hayırseverlere çağrıda bulundu.

  • (Özel Haber) Bir Annenin Üniversiteyi Kazanan Kızı İçin Başlayan Serüveni Bakırcılık Ustalığı İle Mutlu Sona Ulaştı

    Üniversiteyi kazanan kızına yurdun çıkmaması üzerine Gaziantep’e yerleşen anne Nurgün Çetin, kızını okutmak amacıyla öğrendiği bakırcılık mesleği ile kentteki sayılı bakır ustalarının arasına girdi.

    Kızı Gaziantep Üniversitesi’ni kazanan Nurgül Çetin, Kredi Yurtlar Kurumu’na yapılan müracaatta yurt çıkmayınca yaşadığı Malatya’dan Gaziantep’e taşındı. kızını okutmak için çalışmak isteyen Nurgün Çetin, ilk etapte eşinin karşı çıkmasına rağmen İŞKUR’Un açtığı kurslara katılarak, bakırcılık mesleğini öğrendi. Emekli eşinin de maaşıyla birlikte geçimini sağlamayı başaran Çetin, azmi ve çabası ile kentteki sayılı bakır ustalarının arasına girdi. Bakırcılık mesleğini çok sevdiğini belirten ve bu meslekte kadın eliyle yeni bir çığır açmayı hedeflediğini belirten Nurgün, “Yurt çıkmayınca buraya geldik. Daha sonra komşumun gelini sayesinde bu kursu buldum. Bakırcılık mesleğini o kadar seviyorum ki anlatamıyorum yaşıyorum. Belki de kızıma yurt çıkmış olsaydı ben buraya taşınmak zorunda kalmaz, ve bu mesleği öğrenmiş olmazdım. Her işin içinde bir hayır vardır.Önce devletimiz sonra da Celal Başkanımız sağolsun. Sırf kızım için buraya taşındık ve ben burada bakırcılığı öğrendim şu anda bu mesleği yapıyorum. Eşim emekliydi, oğlumun biri okuyor bir tanesi ise askerdi. Kızım da üniversiteyi kazanınca mecburen buraya geldim. Buraya geldikten sonra boş durmak istemedim. İŞKUR’un yaptığı kursları duymuştum. Eşimde önceden çalışmama izin vermiyordu hani kurs olduğu için izin verdi. Bu mesleği aşırı sevdiğimden dolayı da evime de katkıda bulunduğumdan dolayı, onun için eşim çalışmama izin verdi. Hem evime katkıda bulunuyorum hem de çocuğum okuyor ona katkı sağlanmış oluyorum. Yani çok mutlu oluyorum” ifadelerini kullandı.