Etiket: Annenin

  • Türkiye’ye sığınan Türkmen annenin isteği gerçek oldu

    Suriye’deki iç savaş nedeniyle 2 çocuğuyla birlikte Türkiye’ye sığınan ve Malatya Beydağı Konaklama (MABEK) tesislerinde bulunan babasının yanına yerleşmek isteyen Türkmen Suhe Tokatli’nin isteği yerine getirildi.

    Suriye’nin Hama kentinde yaşanan bombardımanda evlerini terk etmek zorunda kalan Türkmen Suhe Tokatli, 2 çocuğuyla Malatya Beydağı Konaklama (MABEK) tesislerinde bulunan babasının yanına yerleşmek istedi. Türkmen annenin bu isteği ilk önce kampta yer olmadığı gerekçesiyle geri çevrildi. Battalgazi ilçesine bağlı Beydağı Mahallesi’nde harabe bir evde yaşayan ve yardım isteyen Suriyeli genç anne, “Ben savaştan kaçıp geldim. Kampa babamın yanına yerleşmek için geldim. Beni kabul etmediler. Beni dışarı attılar. Sokaklarda bize bakan kimse yok. Babamın arkadaşının evine misafir kalıyorum. 3 gündür. Çocuklarım sokakta kaldığımız için hastalandı. Çocuklarıma ilaç istiyorum. Süt ve bez istiyorum” ifadelerini kullandı.

    Baba Halis Tokatli de kamptan izin alarak kızının yanına gelebildiğini kaydetti. Baba Tokatlı, “3 senedir Malatya’dayım. Kızım savaştan kaçarak geldi. Eşi orada hala savaşıyor. Ben burada ailemdeki 11 kişi ile kampta yaşıyorum. Kızım 1 haftadır Malatya da kampta içeri almadılar” şeklinde konuştu.

    Kamp yetkilileri ise olayın prosedür gereği yaşandığını belirtti.

    Konunun kamuoyuna yansımasıyla genç Türkmen annenin çocuklarıyla birlikte Malatya Beyadağı Konaklama Tesislerine alındığı öğrenildi.

  • Annenin ‘Kızımı bulun’ feryadı

    MANİSA (İHA) – Manisa’da dün kaybolan minik Irmak’ın annesi Suriye Kupal, gözyaşları içerisinde kızının bulunmasını istiyor.

    Manisa’nın Alaşehir ilçesinde dün saat 15.00 sıralarında evlerinin önünden kaybolan 4 yaşındaki Irmak Kupal’ı arama çalışmalarına devam ediliyor. Dün akşam saatlerinden itibaren sürdürülen arama çalışmalarında henüz bir gelişme yaşanmazken, polis ekipleri anne Suriye Kupal ile Baba Bilal Kupal’ın ifadelerini aldı. Gözyaşları içerisinde kızının bulunmasını isteyen anne Suriye Kupal, “Kızımı bulup getirsinler. Hiçbir şey yapmayacağım. Şikayetçi olmayacağım. Başkasını bilmem ama ben şikayetçi olmayacağım” dedi.

    Kızının nasıl kaybolduğu ile ilgili bilgi veren baba Bilal Kupal ise, “Annesiyle zeytin dilimliyorduk. Ondan sonra yemek yedik. Çocuk uyuyordu. Irmak’a bakayım dedim sesi kesildi. Büyük kızım okuldan gelmişti. ‘Baba ben bakarım’ dedi. Ben de ‘Hatice bak da haber et’ dedim. Baktıktan sonra ‘Yok baba’ dedi. O arada biz sokağa koştuk. Komşunun evine gittik. Onlar yoktu. O zamandan beri arıyoruz” diye konuştu.

    Polis ekipleri minik Irmak’ın arama çalışmalarına devam ediyor.

  • 6 kişiyi hayata bağlayan annenin cenazesinde göz yaşları sel oldu

    Bursa’da, halk otobüsünün çarpması neticesinde beyin ölümü gerçekleşen ve karnındaki bebeği kurtarıldıktan sonra organlarıyla 6 kişiyi hayata bağlayan kadın, göz yaşları içinde toprağa verildi.

    Edinilen bilgiye göre, 8 aylık hamile olan 35 yaşındaki Tuğba Dilmeç, pazartesi gecesi saat 20.00 sıralarında, Namazgah semtindeki evinden tatlı almak için çıktı. Yeşil’de yolun karşı tarafındaki tatlıcıya geçmek için yaya kaldırımında bekleyen genç kadına, S.K. idaresindeki 16 YT 157 plakalı halk otobüsü çarptı. Kanlar içinde yere yığılan Dilmeç, 112 ambulansıyla Şevket yılmaz Hastanesi’ne kaldırılarak, hemen ameliyata alındı. Beyin cerrahı ve kadın doğum doktorunun birlikte girdiği ameliyatta, 8 aylık bebek sezaryenle annesinin karnından alınırken, aynı zamanda beyin ameliyatı olan genç kadın yoğun bakıma kaldırıldı. Bebeğe ise annesinin koymayı düşündüğü Kaan adı verildi.

    6 yıl önce organlarını bağışlamış

    4 gün yoğum bakımda ölüm kalım mücadelesi veren Tuğba Dilmeç’in beyin ölümü gerçekleşti. 6 yıl önce organlarını bağışladığı öğrenilen genç kadının yakınlarıyla görüşen doktorlar, ailenin rızasının alınmasıyla birlikte Dilmaç’in organlarını başka hastalara nakledebilmek için zamanla yarıştı. Dilmeç’in kalb, karaciğer, iki böbrek ve iki korneası, çeşitli illerdeki hastalara nakledildi.

    Bebeğini sevip kucağına alamadan hayata gözlerini yuman Tuğba Dilmeç, bugün son yolculuğuna uğurlandı. Nilüfer Yüzüncü Yıl Mahallesi’ndeki Hacı Ömer Raci Camii’nde kılınan cenaze namazına, talihsiz annenin yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Hamitler Mezarlığı’na defnedilen genç kadının cenazesine katılanlar göz yaşlarını tutamadı.

    Bu arada, kuvözde tedavisine devam edilen ve mama ile beslenemeyen Kaan bebek için başlatılan anne sütü kampanyası kısa sürede büyük ilgi gördü. Tuğba Dilmeç’in abisi İsrafil Dilmeç, “Süt kampanyasına halkımız büyük alaka gösterdi. Hastaneden bildirilene göre şu an epey sütümüz var. Biz bundan sonra gelen sütlerin Süt Bankası’na yönlendirilmesini istiyoruz. Türkiye’de başka çocukların da bu şekilde olduklarını unutmamak lazım” dedi.

  • (Özel Haber) Diyaliz hastası tek bacaklı yaşlı annenin çadırda yürek burkan dramı

    Bursa’da diyaliz hastası tek ayaklı kadın çadırda cezaevinden çıkan oğluyla birlikte çadırda hayat mücadelesi veriyor.

    Van’daki depremde tek bacağını kaybeden Güllü Esen, cezaevinden yeni çıkan oğluyla birlikte çadırda yaşıyor. Bursa’nın Yıldırım ilçesine bağlı İsabey Mahallesinde tek göz çadırda hayata tutunmaya çalışan Güllü Esen ve oğlu Bayram, tüm hayırseverlerden yardım istedi.

    Oğlu hastanede bırakıp kaçtı

    Van’da 5 yıl önce yaşanan depremde sağ bacağını kaybeden yaşlı anne Bursa’da tedavi olabilmek için çocuklarından birinin yanına geldi. İddiaya göre, oğlu annesine bir süre baktı fakat sonra annesi Güllü Esen’i hastaneye götürüp yanından ayrıldı. O günden sonra da bu oğlundan bir haber alamayan anne çaresiz şekilde hastane köşelerinde hayatına devam etti.

    Öteki oğlu sahip çıktı

    Denetimli Serbestlik Yasası’yla tahliye olan diğer oğlu Bayram Esen annesinin yanına geldi ve ikisinin acılı hayatı başladı. Gidecek yerleri olmayan, kimsesiz anne oğul boş buldukları yere kafalarını soktu, sığınmak için inşaatlarda yattılar, petrol istasyonlarında yıkanmaya çalıştılar. Bayram Esen, bakıma muhtaç annesini yalnız bırakamadığı için işe giremedi. Yiyecek bir kap çorbayı bulamayan aile hastane yemekleriyle, çevredeki vatandaşların yardımlarıyla hayatta kaldı. Hayırsever birisinin verdiği tek göz çadırda yaşamaya başlayan anne oğul; yatacak yatakları olmadığı için soğukta eski bir çekyatın üstünde yatıyorlar.

    Annesinin durumuna çok üzülen Bayram Esen ise düzenli çalışabileceği, annesine bakabileceği bir iş arıyor.

  • Bir annenin “Kızımı bulun” feryadı

    İzmir’de 7 yaşındaki kızının 17 gün önce boşanmak üzere olduğu eşi tarafından kaçırıldığını iddia eden anne, bu sene okula başlaması gereken kızının formalarına ve fotoğraflarına bakarak gözyaşı döktü.

    İzmir’in Karşıyaka ilçesinde yaşayan Canan Özyiğit, geçici velayeti kendisinde olan 7 yaşındaki kızı Defne Özyiğit’in 2010 yılından bu yana boşanmaya çalıştığı eşi tarafından mahkemenin verdiği görüş izninde alınarak bir daha geri getirilmediğini öne sürdü. Eşinin kızını bayramın ikinci günü aldığını, üçüncü günü geri getirmesi gerekirken “Defne bundan sonra benimle yaşayacak. Onu geri getirmeyeceğim. Sen de onu görmeyeceksin” dediğini öne süren anne, kızının hiç giyemediği okul formasına, fotoğraflarına ve çizdiği resimlere bakarak gözyaşı döktü. Aynı zamanda Amerikan vatandaşı olan eşinin Defne’yi yurt dışına kaçırmış olabileceğini söyleyen Canan Özyiğit, “Bu vicdansızlık. Bu babalık değil. Babalık böyle olmaz” diye konuştu.

    “Bayramın ikinci günü aldı, bir daha da geri getirmedi”

    Kızı Defne’nin belirli günler babasını gördüğünü ve mahkemenin verdiği karara her zaman uyduğunu ifade eden Canan Özyiğit, “2010 yılından beri boşanma davamız devam ediyor. Mahkeme tarafından geçici velayet bana verildi ve ona da görüşme günleri ayarlandı. Bu görüşme günleri kapsamında çocuğuyla zaten görüşüyordu. Bayramın ikinci günü çocuğu aldı. Üçüncü günü teslim etmesi gerekiyordu ama telefon açıp pazar günü getireceğini söyledi. Hemen karakola haber verdik çünkü ilk eşinden olan çocuklarını defalarca yurt dışına kaçırmışlığı var. O tehlike karşısında yasal yollara başvurduk. Pazar günü tek başına geldi ve Defne’yi getirmeyeceğini, benim kızımı bundan sonra görmeyeceğimi ve çocukla kendisinin yaşayacağını söyledi. ’Buna hakkında yok’ deyince ’Görürsün, uğraşırsın’ dedi ve gitti. O günden beri çocuğumdan haber alamıyorum. Nerede olduğunu bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

    “Babalık böyle olmaz”

    Boşanmak üzere olduğu eşinin aynı zamanda Amerikan vatandaşı olduğunu ve kızını yurt dışına kaçırmasından endişe ettiğini söyleyen Canan Özyiğit, “Ailesi onunla hiçbir şekilde kendisiyle görüşmediğini, kendisinden haber alamadıklarını söylüyor. Ayın 14’ünden beri kızımdan ne haber alıyorum, ne de görüyorum. Bunun artık bir sona ermesi gerekiyor. Çünkü ortada söz konusu olan şey bir çocuk. Bu çocuğun okula başlaması gerekiyor. Bu vicdansızlık. Bu babalık değil. Babalık böyle olmaz. Çocuğumu görenlerin benimle temasa geçmesini istiyorum” diyerek tepkisini dile getirdi.

    “Yurt dışına kaçırma ihtimali çok yüksek”

    Kızının bulunması için hem eşinin ikametgahının bulunduğu Aydın Kuşadası’nda, hem de İzmir’de gerekli işlemleri yaptığını kaydeden anne, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Güvenlik güçleri ellerinden geleni yapıyor ama bir adrese ihtiyaçları var. Koskoca Türkiye’de nereye gittiklerini bilmiyorum. İkametgahı Kuşadası’nda olduğu için aile fertlerini dolaşıyorum, sokaklarda dolaşıyorum. Çocuğuma ulaşmaya çalışıyorum. Bir iz arıyorum. Kuşadası’ndaki ikametgahını da kapatmış. Çevresindekiler en son pazartesi günü bir valiz ve çocukla gittiğini, bir daha da hiç görünmediğini söylüyor. Gümrük kapılarında çocuğun yurt dışına çıkarılamayacağına dair tedbir var ama bu insan kızımı kaçırmak için illegal her yolu deneyebilir.”

    “Baba kaçırdığı için suç sayılmıyor”

    Kızıyla 17 gündür konuşamadığını, kendisinden haber alamadığını dile getiren Canan Özyiğit, şöyle devam etti:

    “Babasının telefonları kapalı, adresinde bulunamıyor. Baba kaçırdığı için suçlu sayılmıyor. Dolayısıyla bu kişi adına arama emri çıkartamıyoruz. Sadece çocuk aranıyor. Baba da olsa bir çocuğu kendi iradesi dışında alıkoyuyorsunuz. Üstelik okulların başladığı bir dönemde. Çocuk okula başlayacakken alıkoyuyor. Buna hakkı yok. Çocuğum telefon açmayı bilmiyor. Okuma yazma bilmiyor. Onu görenlerin, duyanların bilgi aktarımına ihtiyacımız var.”

    “Her neredeysen seni bulacağız”

    “Bir insanı beraberken değil, ayrılırken tanıyorsunuz” diyen Özyiğit, çocukların intikam objesi haline getirilmemeleri gerektiğini söyledi. Özyiğit, gözyaşları içinde “Okula başlayacaktı. Forması hazır, bir tek kuzumuz eksik. İnşallah geldiği zaman önlüğünü giyip arkadaşlarıyla birlikte okula gidecek. Oyun masasını da hiç ellemedik. Aynı şekilde duruyor. Okula başlayacağı için ona hediyeler almıştık. Hediye paketlerini kızım geldiğinde birlikte açacağız. Formasını, kalemini defterini hazırladık. Hepimiz Defne’yi bekliyoruz” dedi.

    Kızına da seslenen gözü yaşlı anne, “Defne seni çok seviyorum. Benim için çok değerlisin. Seni ne yapıp edip bulacağız. Hiç merak etme annecim. Her neredeysen seni bulacağız” dedi.