Etiket: Anlayışı”

  • Kepez’de katılımcı yönetim anlayışı

    Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, yeni kentsel dönüşüm projelerini iktidar ve muhalefet partilerinin ilçe yönetimi ile paylaşarak istişare etti.

    Kepez Belediyesi’nin geliştirdiği kentsel dönüşüm projesi taslağı, bilgilendirme toplantısı Kepez Belediye Başkanlığı Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, toplantıda iktidar ve muhalefet partilerinin ilçe yöneticilerini ağırlayarak, yeni projeleri tanıttı. Karşılıklı fikir alış verişinin ön planda olduğu toplantıda Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, istişare ettiği ilçe başkanlarıyla bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek “Hazırladığımız taslağı, niyetimizi ve projenin kurgusal arka planını şeffaf bir ortamda kendilerine anlattık. Projeye katkılarını, fikirlerini talep ettik. Süreci ve bundan sonra takip edeceğimiz yol haritasını aktardık” dedi.

    “İdaremizin en temel yönetsel yaklaşımı oldu”

    Bir arada olarak karar vermenin en doğru sonuca ulaştıracağına dikkat çeken Tütüncü, “Karmaşık her problem karşısında üretmeyi hedeflediğimiz çözümleri, şeffaf bir ortamda, çok sesli tartışma zeminlerinde ele almak, idaremizin en temel yönetsel yaklaşımı oldu. “Ben yaptım oldu” demeden ‘istişare’ anlayışının bereketli ikliminde sorunlarımızı her zaman hep birlikte çözebilmeyi amaçladık. Bu toplantımızdaki değerlendirmelerimiz, siyasi parti başkanlarının değerli katkıları, meclis üyelerimizin fikirleri bu bakımdan çok önemliydi” diye konuştu.

    “Sonsözü hep halkımızın söylemesini isteriz”

    Kepez’in tarihinde halkı doğrudan bilgilendiren böyle bir toplantı örneğinin olmadığını dile getiren Tütüncü, siyasi parti gözetmeden Kepez’in ortak paydasında buluşarak katılımcı bir müzakerenin gerçekleştirilmesinin katılımcı yerel yönetim açısından çok önemli olduğuna vurgu yaptı. Halkın kabul etmeyeceği bir öneriyi metazori yöntemlerle halka dayatmaktan yana olmadıklarını söyleyen Tütüncü, “Dönemimiz içinde daha önceki farklı örneklerden de yola çıkarak diyebilirim ki; katılımcı bir yerel yönetim anlayışının en güzel örnekleri Kepez’de. Biz, halkımız için en kazançlı yöntemi bulup çıkarırız. Sonsözü hep halkımızın söylemesini isteriz. Bizim birlikte yönetim anlayışımız, en başta halkı içine alan bir birliktelik anlayışıdır. Yeni Kentsel Dönüşüm Projemizi bundan sonraki süreçte mahalleli hemşehrilerimizle paylaşacağız. Sonrasında da mahallelerimize sandık koyup önerimizi referanduma sunacağız. Her bakımdan halkımızın kazançlı çıkacağı bu öneriyi, halkımıza götüreceğiz“ ifadelerini kullandı.

  • Kahta’da, “Ali Şeriati’nin Şahsiyeti Ve Eğitim Anlayışı” Konulu Panel Düzenlendi

    Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Eğitimle Diriliş Derneği tarafından “Ali Şeriati’nin Şahsiyeti ve Eğitim Anlayışı” konulu panel düzenlendi.

    Eğitimle Diriliş Derneği Konferans Salonunda gerçekleşen panele, Kahta İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler ve vatandaşlar katıldı. Panelin Yöneticisi Hacı Ocak açılış konuşmasını yaparak Eğitimle Diriliş Derneği’nin faaliyetlerine değindi. Ali Şeriati’nin şahsiyeti sunumunun üç bölümden oluştuğunu belirten panele konuşmacı olarak katılan Eğitimci İsmail Uluçay, “Şeriati’yi böylesine önemli bir şahsiyet yapan karakteristik özellikleri, halkla iç içe olması, ilimle ameli bir arada götürmesi, davasındaki yılmaz kararlılığı, çok okuması, bilgiye ön yargıyla yaklaşmaması, Batı eğitimi almış olmasına rağmen Batı hayranlığının olmamasıdır” Şeriati, modernizeyi iyi okumuş ve analiz etmiş bir alimdir. Tebliğ çalışması sadece Müslümanları değil tüm insanlığı kapsamaktadır. Günümüz global dünyasında tüm insanlığı kapsayacak ve modernizeyi eleştirebilme yetisine sahip alimlere ihtiyacımız vardır ve Şeriati bunlardan bir tanesidir. Bu sebeple Şeriati’yi okumamız lazım” dedi. Daha sonra Eğitimci Lütfi Başlı, “Şeriati’nin eğitim anlayışının yarım saatte anlatılamaz fakat bir özet geçmek üzere söz almış bulunuyoruz. Ali Şeriati’ye göre kitap okuma dışında geçen zamanlar boşa geçmiştir. Daha çocukken kendi hayatını bırakıp toplumun düştüğü olumsuz durumun sorumluluğunu omuzlarında hissetmiştir. Yazılı bir mektupta babasına Allah’ın inayeti ile öyle bir yola koyuldum ki, ömrümün bir anını bile kişisel mutluluğum için harcayamam. Mademki Allah’ın yardımı benim zayıflıklarımı telafi ediyor ve mademki bu ömür bir gün nasıl olsa bitecektir, öyleyse ömrümü bu uğurda harcamadan daha büyük ne olabilir ki diyerek büyük bir sorumluluğu kendi üzerine almıştı. Toplum, gün geçtikçe bozulmakta daha kötü bir evreye gitmektedir. Ali Şeriati işte bu duruma dur diyebilmek için kendisini sorumlu hissetmiştir. Bunun için mücadele etmiştir. Bunun için belki genç yaşta vefat etmiştir. Eşinin deyimiyle evet Şeriati bir mütefekkirdi. Ama köye gittiğinde köy çocukları için hediyelerle ve buna benzer şeylerle eli dolu olarak giderdi. Köyde okuma yazma bilmeyenleri kendine dert edinirdi, onları okuması için teşvik ederdi, arifler gibi dünya kayıtsızdı dervişler gibi sade yaşardı” dedi.

  • Zekeriya Mutlu: “Ne İş Olsa Yaparım” Anlayışı Bitti

    İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine (İESOB) bağlı İzmir Terzi ve Konfeksiyoncular Odası tarafından verilen KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimine katılan kursiyerler sertifika almaya hak kazandı. İESOB Başkanı Zekeriya Mutlu, eğitime katılanların işletmelerin başarı oranlarının daha yüksek olduğunu kaydetti. İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasında düzenlenen törene Oda Başkanı Zekeriya Mutlu, İŞKUR İzmir İl Müdürü Kadri Kabak, KOSGEB Kuzey Müdürü Özgür Armaneri, KOSGEB Güney Müdürü Recep Özçevik de hazır bulundu.

    KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimine katılan kursiyerler sertifika töreni gerçekleştirildi. İESOB Başkanı Zekeriya Mutlu, 2016 yılında 750 girişimciye daha eğitim verecekleri müjdesini verdi. İESOB Konferans Salonunda girişimcilere seslenen İESOB Başkanı Zekeriya Mutlu, “Artık sanayileşen toplumun iş gücünden ziyade makinelere ihtiyacı var. Bu yüzden istihdam küçük işletmeler tarafından sağlanacak. Küçük girişimcilere ihtiyaç var fabrikalar makineleşiyor. İnsan ihtiyacı azalıyor insanların çalıştığı yer küçük esnaf. Küçük işletmeleri çoğaltmak lazım ki işsizliğin önüne geçelim” dedi.

    “NE İŞ OLSA YAPARIM” ANLAYIŞI BİTTİ

    Günümüzde ‘Ne iş olsa yaparım’ anlayışının terk edildiğini hatırlatan Mutlu, şöyle konuştu:

    “İş bulmak zor, bir ülkenin gelişmişliğin göstergesi ülkenin sahip olduğu girişimcilik potansiyelidir. Girişimciliğin önemi işsizlik oranına göre artar nerede işsizlik varsa girişimciliğin önemi artıyor. Ne iş varsa yaparım devri bitti. Bizde döşemeci, elektrikçi kaportacı arıyorlar o nedenle yaptığın işte en iyisini yapmak lazım. İnsanlar üretime yönelik iş aramıyor bu anlayış değişmelidir.” Mutlu, KOSGEB girişimcilik eğitimi alan işletmelerin 3 yıl boyunca yüzde 90 ayakta kaldığını belirterek “girişimcilik kursuna katılmayanlar ise ilk 6 ayda yüzde 60 kapatıyor. Bu yıl 750 kişiye yeni eğitim vermeyi planlıyoruz” dedi.

    HİBE 50 BİN TL’YE KREDİ 100 BİN TL’YE ÇIKTI

    KOSGEB Güney Müdürü Recep Özçevik, 2023 hedefleri için sıçrama yapılması gerektiğine dikkat çekti. Uygulanan girişimcilik desteklerinin milli bir bakış oluşturduğuna dikkat çeken Özçevik, “İşsizliği ve istikrarsızlığı önlemek için bu proje yapılıyor. Bu dönemde destek alacak olanlar daha şanslı hibe 50 bin TL’YE kredi 100 bin TL’ye çıktı” dedi. İzmir’e 2015 yılında 20 milyon TL’nin üzerinde destek sağlandığını ve halen ödenme bekleyenler ile bu rakamın artacağını belirten Özçevik, sadece yeni kurulan şirketlerin değil hali hazırdaki işletmelere de özel desteklerden yararlanmaya çağırdı. Yeni kurulacak işletmelere de inovatif ve niş projelerde yer alma çağrısı yaptı.

  • Milli Eğitim Bakanı Avcı: “Teknolojinin Eğitim Sistemine Girmesi İle Otorite Anlayışı Da Değişti”

    Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, “Fatih Projesi, etkileşimli tahtalar ve verilen tablet bilgisayarlarla şunu fark ettik ki, bu teknolojinin eğitim sistemine girmesi ile birlikte sadece eğitimin mimarisi, sınıf içi düzenlemeler değil, iktidar, otorite anlayışı da değişti” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Avcı, İstanbul Sanayi Odası’nın ( İSO) Şubat Ayı Meclis Toplantısına konuk oldu. Oda Kule’de düzenlenen toplantıya Bakan Avcı’nın yanı sıra İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO Yönetim Kurulu üyeleri ve Mili Eğitim eski Bakanı Ömer Dinçer katıldı.

    “TEKNOLOJİNİN EĞİTİM SİSTEMİNE GİRMESİ İLE BİRLİKTE İKTİDAR, OTORİTE ANLAYIŞI DA DEĞİŞTİ”

    Bakan Avcı, burada yaptığı konuşmada Fatih Projesi, etkileşimli tahtalar ve verilen tablet bilgisayarlarla eğitimde bir takım değişikliklere yol açtığını ifade etti. Avcı, “Bu teknolojinin eğitim sistemine girmesi ile birlikte sadece eğitimin mimarisi, sınıf içi düzenlemeler değil iktidar, otorite anlayışı da değişti. Öğretmenlerimizin sınıf içi iktidarları, otoriteleri ciddi tehdit altına girdi. Çünkü çocuklarımız etkileşimli tahtaları ve tablet bilgisayarları hepimizden daha hızlı öğreniyorlar ve hepimize öğretecek kadar bu konuda hızlı koşuyorlar. Dolayısıyla sahip oluğu bilgi birikimle sınıfın tek otoritesi olan öğretmen artık öğrencileri ile farklı bir iletişim içerisine girmek zorunda” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMDE SESSİZ BİR DEVRİM YAŞADI”

    Bakan Avcı, konuşmasında eğitimle istihdam arasında ki ilişkiyi geliştirecek tedbirler aldıklarını ve İSO ile ortaklaşa başlatılan “Okul Sanayi İşbirliği İstanbul Protokolü” hakkında bilgi verdi. Mesleki ve teknik eğitime verdikleri önemi vurgulayan Bakan Avcı, “Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İstanbul Sanayi Odası Başkanlığı ve Bakanlığımız arasında “ Okul Sanayi İşbirliği İstanbul Protokolü” 9 Ekim’de imzaladık. Protokol ve eylem planı kapsamında planladığımız “okul-Sanayi İşbirliği Modeli” İstanbul İlinden başlamak üzere ülkemizde ki bütün mesleki ve teknik eğitimin ekonomik ve insan kaynaklarına dayalı bütün ihtiyaçlarının giderilmesini ve sektörlerin nitelikli iş gücü ihtiyacını verimli bir şeklide karşılayacak” dedi.

    Projenin 3 temel alt yapısı olduğunu söyleyen Avcı, bunların teknolojik iş birliği, deneyim paylaşımı ve istihdam odaklı işbirliği olduğunu değindi. Mesleki ve teknik eğitime verdikleri önemi verdiği rakamlarla anlatan Avcı, “2002 yılında Milli Eğitim Bakanlığının toplam bütçesi 7 buçuk milyar liraydı. Bunun içerisinden mesleki ve teknik eğitime ayrılan para 700 milyon liraydı. Bugün mesleki ve teknik eğitime ayrılan bütçe 8 milyar 700 milyon lira yani 2002 yılındaki Milli Eğitim bütçesinin tamamından daha fazlasını biz bugün mesleki ve teknik eğitime veriyoruz. Öğretmen atamalarında da önceliği mesleki ve teknik eğitime verdik. Türkiye özellikle bu alanda sessiz bir devrim yaşadığını biz değil başkaları söylüyor” şeklinde konuştu.

    “KIZLAR ERKEKLERDEN DAHA BAŞARILI”

    Eğitimde kızların başarısına dikkat çeken Bakan Avcı, “Biz ana sınıflarından üniversitelere kadar ne zaman bir yarışma programı olsa sahneye çıkan çocuklarımızın yüzde 90’nın kızlar oluşturur. Özellikle ana sınıflarında, ilkokullarda, ortaokullarda, lisede biraz oranlar düşüyor ama netice itibari ile her kademede kızlarımız erkeklerimizden daha hızlı koşuyorlar. Bu çok sevindirici bir şey” dedi.

    Bakan Nabi Avcı yaptığı konuşmanın ardından İSO binasından ayrıldı.

  • Vücut Şekillendirme Anlayışı Değişiyor

    Acıbadem Ankara Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Dr. Can Öztekin, liposuction ile vücut şekillendirme anlayışında gelinen son noktayı anlattı.

    Dr. Can Öztekin, “High Definition Vaser Liposculpture (VASER 2.0 LiPO)” uygulamasının temelde teknoloji, belirli bir anlayış ve tecrübe ile başarılabilen ileri bir liposuction yöntemi olduğuna dikkat çekerek, “Vücuttaki kaslara ait gölgelenmeleri, oluklanmaları ve çizgileri ortaya koyma tekniğidir. Kadın erkek herkes bu anlayış ve uygulamadan kendi vücudu nispetinde faydalanabilmekle birlikte kilo problemi olmayıp, vücudunun belirli bölgelerinde lokalize yağlardan yakınan hastalar daha ideal adaylardır. High Definition Liposculpture vücut bölgelerindeki yağ miktarının azaltılmasının yanı sıra derin, yüzeyel ve geçiş (ara) liposuction teknikleri kullanarak o bölgeye ait olması gereken estetik vurgu noktaları ve çizgilerin yaratılması veya var olanın artırılıp öne çıkarılması tekniğidir. Ameliyat yapılan kişinin sportif özellikleri arttıkça hekimin yüksek estetik vurgu alanlarını (highdefinition) oluşturulabilmesi artmakta ve daha da ideal sonuçlara ulaşılmaktadır” ifadesini kullandı.

    İşin teknoloji kısmında ise Vaser 2.0 Lipo System’in bugüne kadar geliştirilmiş dokuya en saygılı liposuction sistemi olduğunu vurgulayan Dr. Öztekin, şunları kaydetti:

    “Ultrasonik yüksek enerjili ses dalgaları, yağ hücreleri arasındaki su balonlarını patlatarak yağların hücre hücre ayrılmasını sağlamaktadır. Bu sistemde bölgedeki sinirler, kan damarları gibi hiçbir yapı zarar görmez. Bu ameliyat sonrası çok daha az morluk, çok da az ağrı ve yüksek konfor demektir. Dokuya öylesine dosttur ki yağ hücreleri tek tek ayrılıp kolayca bir eriyik halinde alınmasına rağmen alınan yağ hücrelerinin kendisi bile zarar görmez ve canlılıklarını korurlar. Rakipleri olan, yüksek ısı oluşturarak dokuların hasarlanmasına neden olan lazer sistemlerinin aksine alınan bu canlı yağ hücreleri yağ enjeksiyonunda kolayca kullanılabilirler.”

    “HIGH-DEF VASER LIPO”NUN “LIPOSUCTION”DAN FARKI NEDİR?

    “Liposuction uzun yıllardır güvenle kullanılan çok güzel bir bölgesel zayıflama ve şekillenme yöntemidir” diyen Dr. Öztekin şöyle devam etti:

    “En sık kullanıldığı bölgeler karın, bel, basen ve bacak bölgeleridir. Bunun yanında egzersiz ve diyete rağmen kurtulamadığınız kol, bel, basen ve erkek göğsü gibi vücut yağlarından da kurtulmanızı sağlar. Hatta günümüzde enerji bazlı cihazlar ve yüzeysel liposuction sayesinde belirli oranlarda sıkılaştırma dahi yapabilmekteyiz. Bunun yanında çekici vücut ise sadece incelmiş vücut değildir. Bizleri çekici kılan estetik vurguların da artırılması gerekir. ’High definition’dan kasıt estetik vurgu noktalarının, olukların ve çizgilerin oluşturulmasıdır. Bu belli bir estetik anlayış, tecrübe ve teknolojik ile mümkün olmaktadır. Kadın karın bölgesine önden bakıldığında çekici olan orta hatta ve iki yanlardaki oluklardır. Sırtta orta hat çöküklüğünün yanısıra buna eşlik eden paralel, hafif çizgiler ve bele doğru belki iki gamze. Erkek de aynı şekilde istenilen kaslı görünümü göğüste, kolda ve karında taklit edebilmek, var olan kasları belirginleştirmek. Jinekomasti sorunu olan bir erkeğin sadece sorununu çözmeyip çekici göğse sahip bir erkeğe dönüştürebilmek. ’High Definition Liposculpture’ı kadın karın bölgesi üzerinden tanımlayacak olursak amaç karın ve sırtın yağlardan arındırılması ve belin net ortaya konulmasının yanında bu estetik çizgilerin de oluşturulmasıdır. Kişi ne kadar spor ile haşır neşir, deri elastikiyeti kuvvetli olursa başarı da o oranda artmaktadır.”