Etiket: Anlayışı”

  • Bilal Erdoğan: “16 Nisan’da geleceğimizin bağımsızlık anlayışı üzerinde inşa edilmesine karar vereceğiz”

    Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, “16 Nisan, Türkiye’nin geleceğinin bağımsızlık anlayışı üzerinde inşa edilmesine karar verileceği bir gün olacaktır” dedi.

    TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Ordu Büyükşehir Belediyesi Anadolu İmam Hatip Lisesi Konferans Salonu’nda düzenlenen Ensar Vakfı’nın programına katıldı. Programda bir konuşma yapan Bilal Erdoğan, salonda bulunan gençlere seslenerek, “Yeniden büyük Türkiye, yeni Türkiye inşallah siz gençlerin omuzlarında yükselecektir. O yüzden hedeflerimizi büyük tutacağız. O yüzden yeni Türkiye dediğimiz, büyük Türkiye dediğimiz ülke, sizin hedeflerinizin büyüklüğü ile büyüyecektir. Çünkü bu ülkeyi yükseltecek sizlersiniz” diye konuştu.

    16 Nisan’da yapılacak referanduma değinen Bilal Erdoğan, bu tarihin Türkiye Cumhuriyeti açısından en önemli tarihlerden biri olduğunu ifade etti. Erdoğan, “16 Nisan’da sadece yeni anayasayı oylamayacağız. 16 Nisan’da ülkemizin, çocuklarımızın geleceğini, vatanımızın beka meselesinde geleceğimizin bağımsızlık anlayışı üzerinde inşa edilmesine karar vereceğiz. Şimdi mahkeme salonlarında her türlü rezilliği yapan, her türlü yalanları söyleyen o acizler var ya, onların iplerini kim tutuyorsa, o sahipleri, Tayyip Erdoğan ve iktidarını silip yeniden kendi oyunlarına, kendi planlarına, hizmet edecek kişilerin gelmesi üzerine planlar kurdular. Ama 14 yıldır bu büyük devrim, yeni ülkenin kuruluşunda bu aldığımız mesafe var. Bunların devam etmesi için 16 Nisan çok önemli” şeklinde konuştu.

    Konferansa başta AK Parti Ordu Milletvekilleri Oktay Çanak, Metin Gündoğdu, Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Ordu Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çiçekli, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, Altınordu Belediye Başkanı Engin Tekintaş, daire müdürleri, Ensar Vakfı yöneticileri ve kalabalık bir topluluk katıldı.

  • Almanya’nın demokrasi anlayışı

    Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) tarafından Almanya’nın Frankfurt kendinde düzenlenen ve Nevruz etkinliklerinde PKK şov yaptı. Türk politikacıların vatandaşlarıyla buluşmasına çeşitli bahanelerle yasaklar getiren Almanlar, sözde barış ve özgürlük maskesi altında PKK’nın şovuma izin verdi.

    ’Diktatörlüğe Hayır, Demokrasi ve Özgürlüğe Evet’ sloganı altında yapılan Türkiye ve Erdoğan karşıtı etkinlikte, Almanya Başbakanı Merkel de nasibini aldı.

    Nevruz etkinliğinden dolayı Frankfurt’a hayat durdu. Polis çevre illerden destek alarak muhtemel olayları bastırmak için önlemler aldı. Avrupa’nın bir çok ülkesinden otobüslerle Frankfurt’a gelen PKK yandaşlar yasak olmasına rağmen PKK flamalarıyla Alman polisinin gözü önünde ve korumasında gösteri yaptı.

    Polis 20 bin kişinin etkinliğe katılmasını beklendiğini ona göre hazırlıklı olduklarını açıkladı.

    Sözde Nevruz etkinliğine, terör örgütü PYD’nin eş başkanı Salih Müslim, Kürdistan Ulusal Kongresi eş başkanı Rebwar Rashed, HDP milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü ve Mülkiye Birtane konuşmacı olarak kakıldı.

  • Bakan Müezzinoğlu: “Çocukları cadı geliyor, öcü geliyor diyerek korkutan anlayışı millete yansıtmaya güçleri yetmeyecek”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) son 30 yıldır milletten korkuyor ve milletle ilgili ne varsa onu vesayet, güç odaklarına götürüyor. Ama ne yaparsa yapsın artık ’hani bak çocukları cadı geliyor, öcü geliyor’ diyerek korkutan anlayışı millete yansıtmaya güçleri yetmeyecek” dedi.

    Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti Bursa 45’inci İl Danışma Meclisi toplantısına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, AK Parti Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, AK Parti Bursa İl Başkanı Cemalettin Torun’un yanı sıra çok sayıda partili katıldı.

    Burada partililere seslenen Bakan Müezzinoğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) son 30 yıldır milletten korkuyor ve milletle ilgili ne varsa onu vesayet, güç odaklarına götürüyor. Ama ne yaparsa yapsın artık ’hani bak çocukları cadı geliyor, öcü geliyor’ diyerek korkutan anlayışı millete yansıtmaya güçleri yetmeyecek. Cumhuriyet Halk Partili seçmen de dahil vizyonu CHP Genel Başkanından ve yönetiminden daha ileride. Dünyayı görüyor. AK Parti’nin yaptıklarını, milletin hedeflerini görüyor ve bu anlamda dünya ile yarışan bir Türkiye’nin onun için de bir kazanım olduğunu farkına varıyor. Dikkat ederseniz hep dedikodu, iftira ve sığ cümleler kuruyor” dedi.

    Yolda gelirken arabada CHP Genel Başkanı’nı dinlediğini ifade eden Müezzinoğlu, “Diyor ki ’Yargı siyasallaşıyor, yargıç onun istediği kararı vermezse ertesi gün görevine son verilir.’ Değerli arkadaşlar resmen yalan söylüyor. Anayasa Mahkemesine seçilmiş üyeleri 12 yıl görevin başından kimse alamaz. 12 yıldan önce bir farklı nedenle hak vaki oldu, onun yerine atama yapılacak, o atamada oraya yine 12 yıllığına gelecek” diye konuştu.

    Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimlerine de değinen Müezzinoğlu, “Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 4 yıllığına 7 HSYK üyesini seçecek. Peki TBMM bu milletin milli iradesi değil mi? Bu 7 üyeyi TBMM seçecek, cumhurbaşkanı da 4 üyeyi seçecek. Daha önce seçilen HSYK üyeleri siyasi değiller miydi? Siyasi tercihleri yok muydu? Siyaseti bu kadar aşağılayan, siyasete bu kadar güvenmeyen ve milletin seçtiklerini de aşağılayan veya küçük gören bir anlayış ancak bu kadar sığ, ancak bu kadar seviyesiz olur” ifadelerini kullandı.

    Yapılacak olan referandum hakkında da konuşan Müezzinoğlu, “CHP gençlere hayır dedirtmeye çalışıyor. 18 ve 25 yaşına kadar oy kullanan gençler kendi kendinizi inkar edemezsiniz. Kendi hak ve hukukunuzu reddedemezsiniz. Sizin hakkınız olana karşı hayır diyemezsiniz. Çünkü bakın bunların anlayışı dolayısıyla daha önce getirmek istediğimiz seçme hakkı ile birlikte seçilme hakkınız bu anayasa oylamasında var. Her bir yaşta 1 milyon 200 bin oy var. Yani 18 ile 25 yaş arasında 10 milyon oy var. Bu 10 milyon oya CHP diyor ki ’Sen bana güven hayır’ de. Çünkü senin belediye meclis üyesi, muhtar, belediye başkanı, milletvekili, bakan olmayı layık görmüyor” dedi.

  • Milletvekili İshak Gazel: Yeni sistemde; halkı olan bir devlet değil, devleti olan bir halk anlayışı hakim olacak

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlık Divanı üyesi ve AK Parti Kütahya Milletvekili İshak Gazel, “Halkı olan bir devlet değil, devleti olan bir halk anlayışının hakim olacağı bir sistem değişikliğini inşallah nisan ayında referandumla neticelendireceğiz” dedi.

    Gazel, AK Parti Kütahya Merkez İlçe Başkanlığı tarafından Hazer Dinar-i Kültür Merkezi’nde düzenlenen Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı.

    Cumhurbaşkanlığı sisteminin rejim değil, bir hükümet sistemi değişikliği olduğunu ifade eden İshak Gazel, “15 Temmuz darbe girişimi eğer başarılı olsaydı, Türkiye 50 yılını kaybedecekti. Allah bizi korudu. Uluslararası emperyal güçlerin çizmiş olduğu çerçeveye, onların dikmiş olduğu elbiseye sığmayacağımızı biz 15 Temmuz günü bütün millet olarak ifade ettik. Şimdi de artık kendi kararlarımızı alabileceğimiz, kendi istikbalimizi yönlendirebileceğimiz, kendi istiklalimizi yönlendirebileceğimiz ve bizim kararlarımızın, bizim ülkemizin kaderini belirleyebileceği bir süreci ve; halkı olan bir devlet değil, devleti olan bir halk anlayışının hakim olacağı bir sistem değişikliğini inşallah nisan ayında referandumla neticelendireceğiz. Bunun için gece gündüz demeden, karı kış demeden, yorgunluk nedir bilmeden çalışacağız. Çünkü AK Parti’nin kaderi ile Türkiye’nin kaderi özdeşleşmiş vaziyettedir. Türkiye’nin kaderi İslam aleminin kaderidir. Biz halkımızdan başka hiç bir güç tanımıyoruz” diye konuştu.

    “Referanduma hazırım”

    AK Parti Kütahya İl Başkanı Ali Çetinbaş, teşkilat olarak referanduma hazır olduklarını dile getirdi. Çetinbaş, “Ben, hem katılım oranı açısından, hem de alacağımız sonuç açısından en iyi neticeye alacağımıza yürekten inanıyorum. Tüm birimlerimiz, kadın kollarımız ve gençlik kollarımız gece gündüz demeden kapı dolaşarak, anayasa değişikliğini anlatacaktır. Nisan ayı içeresinde gerçekleştireceğimiz referandumun Kütahya açısından yeni bir rekorun habercisi olacağına inanıyorum. Teşkilat olarak referanduma hazırız” diye konuştu.

    Toplantıda, AK Parti Kütahya Merkez İlçe Başkanı Cevdet Korkmaz, Kütahya İl Genel Meclisi Başkanı Musa Yılmaz ve Belediye Başkan Yardımcısı Galip Gültekin de, birer konuşma yaparak, faaliyetleriyle ilgili bilgiler sundu. (EFE)

  • “Açık İnovasyon Anlayışı firmalara hayat verecek”

    Gebze Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen ’3 Dakikada Doktora Tezi Yarışması’ birincisi Serhat Sağ, ’Açık İnovasyon Yaklaşımı’ ile firmaların geleceğine yön verileceğini söyledi.

    Değişim ve gelişimin tüm dengeleri alt üst ettiği bir rekabet ortamında var olma mücadelesi veren firmaların geleceğine, Gebze Teknik Üniversitesi’nde (GTÜ) geliştirilen bir doktora tezi yön verecek. GTÜ’de yapılan ’3 Dakikada Doktora Tezi Yarışması’nın birincisi GTÜ İşletme Bölümü Doktora Öğrencisi Serhat Sağ, ’Açık İnovasyon Endeksinin Geliştirilmesi’ tezi ile Türk firmalarına, yurt içi ve yurt dışındaki rakipleri ile yenilik yarışında öne geçmelerinin anahtarı olacağını söyledi.

    Açık inovasyon yaklaşımını tanımlayan Sağ, “İşbirliği temeline dayanan açık inovasyon yaklaşımı, firmaların yenilik süreçlerinde ihtiyaç duyduğu bilgi ve teknolojileri diğer bilgi üreten kurumlar olan üniversiteler, araştırma kurumları, müşteriler, tedarikçiler ve hatta rakiplerinden alması, benzer şekilde kendi yenilik faaliyetleri sonucunda üretmiş olduğu bilgi ve teknolojileri diğer unsurlar ile paylaşarak yenilik çalışmalarından daha fazla fayda sağlamasını amaçlamaktadır. Açık inovasyon yaklaşımı geçtiğimiz 15 yıllık süreçte özellikle Amerikalı ve Uzak Doğu Asyalı büyük firmaların rakiplerine karşı ciddi rekabet avantajı sağlamasına neden olmuştur. Gerek akademik dünyada gerekse endüstride popülaritesi giderek artan açık inovasyon yaklaşımı, KOBİ’ler dahil olmak üzere tüm dünyada yaygın olarak benimsenmeye başlamıştır” dedi.

    Bu yaklaşımın firmalara ne gibi yararlar sağlayacağı üzerinde duran Serhat Sağ, “Bu yaklaşımı benimseyen firmalar ihtiyaç duydukları bilgi ve teknolojileri kendileri üretmek yerine, halihazırda bu bilgi ve teknolojilere sahip olan ve doğal olarak bu konuda uzmanlığı kendisinden daha fazla olan unsurlardan alır. Bu durum, yeniliğin maliyet ve riskini azaltacağı gibi, ihtiyaç duyulan bilgi ve teknolojilerine hızlı erişim sağlayarak yeni ürün geliştirme sürecini kısaltır. Farklı alanlarda uzmanlaşmış firmalar arasında yapılacak işbirlikleri veya ortak geliştirme faaliyetleri, tüketicilere daha kaliteli ve farklılaştırılmış yenilikler sunulabilmesine olanak sağlar. Üretilen bilgi ve teknolojilerin diğer unsurlar ile paylaşılması ise, firmalara yeni pazarlarda faaliyet gösterebilme imkanı vereceği gibi, lisans hakkı veya patent satışları da firmalara yenilik faaliyetlerinde kullanabileceği ilave finansman sağlamaktadır. Özellikle kısıtlı kaynak ve imkanlara sahip KOBİ’ler açısından ise, üretim, ticarileştirme ve pazarlama gibi tamamlayıcı fonksiyonlara sahip firmalar ile işbirliği yapılarak rafta bekleyen yenilik fikirlerinin hayata geçirilmesine ve tüketiciler ile buluşturulmasına yardımcı olur” açıklamasında bulundu.

    Doktora tezi kapsamında geliştirilen açık inovasyon endeksi, firmalara açık inovasyon konusunda nerede oldukları, işbirliklerini maksimum fayda sağlayacak şekilde nasıl yönetmeleri gerektiği, bu yaklaşımı benimsemek için firma çalışan ve yöneticilerinin sahip olması gereken yeteneklerin neler olduğu, bu yeteneklere ulaşmak için hangi teşvik mekanizmalarını kullanmaları gerektiği gibi konularda yön göstereceği bildirildi. Endeks firmalar tarafından bir öz değerlendirme ve yönetim aracı olarak kullanılacağı gibi, sanayi odaları, bakanlık veya bağımsız kuruluşlar tarafından bir değerlendirme ve derecelendirme aracı olarak ta kullanılabileceği kaydedildi.