Etiket: Anlattılar

  • 67 Burda AVM’de faaliyetlerini anlattılar

    Özel İpucu Anaokulu Esas 67 Burda AVM’de stant açarak faaliyetlerini aktardı.

    Özel İpucu Anaokulu, okulun eğitim öğretim faaliyetleri, spor, sanat faaliyetleri hakkında geniş kitlelere ulaşmak için 67 Burda AVM’de stant açtı. Standı ziyaret eden ailelere uzman öğretmenler tarafından anaokulu ile ilgili bilgiler aktarıldı.

  • Türkiye’ye örnek olacak olan kentsel dönüşümü inşaat mühendislerine anlattılar

    Yunusemre Belediyesi, İnşaat Mühendisleri Odası üyelerine kentsel dönüşüm projesini ve bu projeyi neden Mesir-Laleli ile Mutlu ve Lalapaşa Mahallesi’nde yaptıklarını anlattı. Seminerde proje üzerinde oluşturulmak istenen kötü algıya vurgu yapan Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Can Mercül, “Hiçbir hak sahibimizi mağdur etmeden Türkiye’ye örnek bir dönüşüme imza atacağız” diye konuştu.

    Manisa İnşaat Mühendisleri Odası, Yunusemre’de yapılacak kentsel dönüşüm ile ilgili bir seminer gerçekleştirdi. Seminerde Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Mimar Can Mercül ile Kentsel Tasarım Müdürü Mimar Vacide Elmalı ilçede yapılacak kentsel dönüşümü konunun uzmanlarına anlattı. Seminere Manisa Mimarlar Odası Başkanı Ferdi Zeyrek ve oda üyeleri de katıldı. Seminerin açılış konuşmasını yapan İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Fethi Nazım Obus, kendi talepleri doğrultusunda bu semineri düzenlediklerini dile getirdi. Parsel bazlı kentsel dönüşüme dikkat çeken Oda Başkanı Obus, “Bildiğiniz gibi 15.12.2012 tarihli resmi gazetede yayınlanan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında parsel bazlı riskli yapıların tespiti ve alan boyutunda kentsel dönüşüm uygulaması yapılabilmektedir. Fakat yapılan parsel boyutlarındaki kentsel dönüşüm uygulamalarında gelinen noktada kümes yapısına da, fabrikaya da, vatandaşın arsasının içine yapmış olduğu kulübeye de kentsel dönüşüm uygulaması yapılır oldu. Parselde yapılan uygulamalarda belki deprem yönünden güvensiz yapılar yerine deprem yönetmeliğine uygun, sağlıklı yapılar inşa ediyoruz ama şehrin merkezlerinde yoğunluğu arttırarak kent silüetini bozmaya devam ediyoruz. Bundan birkaç yıl önce Yunusemre Belediyesi’ne yapmış olduğumuz bir ziyarette Laleli-Mesir ve Lalapaşa-Mutlu mahallelerinin bu kapsamda dönüşüme tabi tutulacağı ve çalışmaların başlatıldığı tarafımıza bildirilmişti. Son yaptığımız görüşmede de bu geçen süreçte nelerin yaşandığını, nasıl bir prosedür izlendiğini, gelinen noktada bu bölgelere nasıl bir plan uygulaması yapılacağının Yunusemre Belediyesi’nin teknik ekibi tarafından tamamen siyasi kaygılardan uzak bir şekilde bu şehrin mühendis ve mimarlarına anlatılması talebinde bulunduk. Bu talebimizi geri çevirmeyerek bugün seminerimize gelmelerinden ötürü teşekkür ediyorum” dedi.

    Teknik bilgiler aktarıldı

    Laleli-Mesir ve Lalapaşa-Mutlu mahallelerinde gerçekleştirilecek kentsel dönüşüm projeleri hakkında inşaat mühendisleri ve mimarlara teknik bilgiler aktarıldı. Rakamsal verilerin paylaşıldığı sunumu ise Kentsel Tasarım Müdürü Vacide Elmalı gerçekleştirdi. Süreç hakkında bilgi veren projenin mimarlarından Saniye Altay konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Yunusemre’de göreve başladığımızda şehri projeksiyon altına almamız gerekiyordu. 89 imar planıyla kentin emsali 5 civarında. Bugün dünya çapında önerilen emsal üç buçuktur. Bu şehrin ikinci bir alternatif merkezi oluşması ihtiyacı ortaya çıktı. Bir merkezi oluşturmanın en önemli donesi ise ulaşım yollarının çözülmesidir. Bu yolların çözümü için de en uygun alanın Laleli ve Mesir olduğuna inandık. Biz bu alanı riskli alan olarak değerlendirmeye karar verdiğimizde numuneler aldık. Yapılardan aldığımız numunelerden de haklı olduğumuzu anladık. Laleli-Mesir’in emsal araştırmasını da yaptık. Mevcut bölgenin emsali 1.5. Emsalin düşük olması bizim elimizi güçlendirdi. Sınırlar zorlanarak bir plan yapıldı. 2014 Ağustos ayında riskli alan ilan edilmesi için bakanlığa dosyamızı sunduk. Yeni merkez oluşturulması için bakanlıktan onayımızı aldık. 2015 yılında ilanın ardından proje aşamasına geldik” diye konuştu.

    “Kötü algı oluşturulmak isteniyor”

    Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Can Mercül de çeşitli spekülasyonlarla bölge halkının yanlış yönlendirilmek istendiğini belirtti. Vatandaşı bilgilendirmek amacıyla Laleli’de Kentsel Dönüşüm Ofisi kurulduğunu, vatandaşların en sağlıklı bilgiyi buradan alabileceğini aktaran Mercül, “Sahada anket çalışmaları yapıldı. Bu arada kentsel dönüşüm ofisi yapımını da başlandı. Anket çalışmalarında hane halkının aylık geliri soruldu. Buradaki niyet alım gücünü öğrenebilmekti. Bunu niye soruyorsunuz şeklinde geri dönüş yapıldı. Her şeyden önce çok tecrübeli bir bakanlık var. Türkiye’nin hemen hemen her yerinde kentsel dönüşüm yapılıyor. Yapılan uygulamalardaki aksaklıkları da bizzat görebiliyor ve müdahale edebiliyor. Planlar askıya çıktı. Konu özellikle askı sürecinde sulandırılmaya başlandı. Neden başlandı? Bazı hak sahipleri, verilen ya da öngörülen şartları kabul etmiyoruz. Bir değil iki daire istiyor. Aynı kişiler aynı zamanda sosyal donatı alanlarının az olduğunu söylüyorlar. Bakanlık sadece imar değil, bir finans modeli de ön görüyor. Mesir ve Laleli’de yüz metrekare evi olan vatandaşa yüz on metrekare veren bir model çalışıldı. Bir başka gerekçe de yeşil alanların azalıyor söylemi. Planda yeşil alan 48 binden 83 bin 500’e çıkıyor. Bu da olayın kötü algı oluşturulmasına en güzel örnektir. İnsanların kafalarında birçok soru işareti var. Ben de birebir görüşmelerde bu soruları cevaplıyorum. Dileyen vatandaşlarımız ofisimizi ziyaret ederek birinci elden bilgi alabilirler” dedi.

  • Fethiye’de yenilenebilir enerjinin önemini anlattılar

    Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen “İklim değişimi azaltımı projesi” kapsamında Muğla’nın Fethiye ilçesinde eğitim verildi.

    Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MUSKİ) Fethiye şubesi toplantı sonunda gerçekleşen eğitimde, Muğla Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Aylin Giray ile çevre mühendisi İbrahim Uysal’ın açılış konuşmalarının ardından, Marmara Üniversitesi Enerji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Dünya Rüzgar Enerji Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, katılımcılara iklim değişiklinin etkileri ile önlenmesi için yapılması gerekenler konusunda sunum yaptı.

    Eğitimin ardından gazetecilere açıklama yapan Uyar, “Atmosferde bulunan buz tabakalarının hepsinin erimesi durumunda deniz seviyesi 70 metre yükselir. İklim değişiklinin önüne geçebilmek için kesin çözüm, fosil yakıtlarının durdurulması” dedi.

    Uyar, konuşmasının devamında “İklim değişiklinin önüne geçebilmek için kesin çözüm fosil yakıtları durdurmak. Tümüyle durduramasak bile yaklaşık 60 yılda normaline dönebilir. İklimdeki oynamalar nedeniyle ısınınca çok ısınıyor. Sıcak dalgası geliyor, bazı yerlerde 500 kişi ölüyor. Bin yıldır alıştığımızın dışında olaylar yaşanıyor. Türkiye’nin güneyi çöllerle kaplı. Buralara daha az yağmur yağıyor yada yağmur yağınca öyle çok yağıyor ki sel oluyor. Aşırılıklar fazla oluyor. Okyanusta sürekli fırtınalar yaşanıyor” diye konuştu.

    İngiltere’de yeni yapılan binaların kendi enerjisini üretmek zorunda olduğunu belirten Uyar, “Böyle yapılmazsa ruhsat verilmiyor. Yenilenebilir rüzgar, güneş, jeotermal ve bio enerji gibi kaynakları kullanmalıyız. 2023’e kadar biz yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçebiliriz. Yüzümüzü çözüme dönersek daha verimli binalar yapabiliriz. Bunun için gerekli kaynağımız da teknolojimiz de var. Kömür, petrol yakılmayacak ki oraya doğru da gidiyor. Kömür ve petrolün müşterisi azaldığı zaman fiyatı düşüyor, daha çok talep olduğu zaman fiyatı yükseliyor. Yenilenebilir enerji kaynağı ücretsiz olduğu için daha çok insan kullanınca bunların fiyatı düşecek” dedi.

    Muğla Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Aylin Giray ise “Projenin amacı iklim değişikliğine dur diyebilmek için yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla nasıl kullanılabileceğidir. İklim değişikliğiyle ilgili farkındalık yaratmak amacıyla yapılan çalışmamız Avrupa Birliği’nden hibeyle gerçekleşiyor. 162 bin avro değerindeki projedeki ortaklarımızda il genelindeki kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları bulunuyor” diye konuştu.

  • Komşuluk ve yardımlaşmayı çektikleri film ile anlattılar

    Türkiye Kadın Birliği Platformu tarafından düzenlenen, “Komşum ve Ben” konulu 1. Kadim Değerler Kısa Film ve Fotoğraf Yarışması’na katılan Erzincan KYK Tercan M. Refik Şimşek Yurdu öğrencileri Türkiye beşincisi oldular.

    “Küçük Çocuk” kısa filmin başrolünü 4. Sınıf öğrencisi Ahmet Yiğit Yalçın oynarken diğer oyuncular ise KYK Tercan M. Refik Şimşek yurdunda kalan Tercan Meslek Yüksek Okulu 2. Sınıf Öğrencilerinden Gökhan Çalğan, Ramazan Barış Öz, Gamze Morsümbül isimli öğrenciler paylaştı.

    Kadim değerlerimiz ile ilgili komşuluk ve yardımlaşmayı anlatan kısa film ve fotoğraf yarışmasında Erzincan’ı başarıyla temsil eden gençler aldıkları ödülü KYK Erzincan İl Müdürü Fevzi Sarıçiçek’e takdim ettiler. Hediyelerin takdim edilmesi sırasında oyunculardan Gökhan Çalğan, düşüncelerini şu ifadeler ile dile getirdi; “Kadim değerler ile ilgili kısa film ve fotoğraf yarışmasını afişlerde gördük. Bizlerde arkadaşlarla görüştük bide neden yapmayalım ki dedik. Bu düşünce ile yola başladık. Küçük bir kardeşimizi de oyuna dahil ederek kısa filmi çektik. Filmimizin konusunda, öğrenci evinde bir ailenin komşu olan Ahmet kardeşimize öğrenciler olarak market alış verişinden dönerken kapının önünde Ahmet’i gören öğrenciler poşetlerinden çikolata ve benzeri şeyler çıkarıp Ahmet’e veriyorlar. Ahmet’te bu hareketlerden dolayı duygulanıyor ve kendi evinde eline ne geçiyorsa komşusu olan öğrencilere götürüyor. Konu bu anlamda çekildi. Bu film ile dereceye de girdik” dedi.

    Gamze Morsümbül ise film konusunun amacı hakkında bilgiler verdi; “Bizim çocuklarımız geleceğin anne babaları ve komşuları. Asıl amaç bu yardımlaşmayı çocuklarımıza aşılayabilmek. Çocuklarımız bu kadim değerler ile büyürse geleceğe iyi şeyler bırakacağımızı düşünüyoruz. Böyle bir fikirle yola çıktık” dedi.

    KYK Genel Müdürlüğü’nün de desteklediği yarışmanın kısa film kategorisinde Tercan M. Refik Şimşek yurdu öğrencilerinin başarısından duydukları mutluluğu dile getiren KYK İl Müdürü Sarıçiçek; “Gençlerimizin hem yeteneklerini, hem de millî ve manevî değerlerimizi benimsemeleri, onları anlatmaları ve tanıtmaları adına önemsiyoruz. Gençlerimizi destekliyor, yüreklendiriyor ve onlara sadece barınma imkânı değil, sosyal ve akademik gelişimleri noktasında da katkı sağlamaya çalışıyoruz. Onlar okudukları yerin imkân ve şartlarını düşünmeden, bir taşra kasabasından Türkiye genelinde gerçekleştirilen yarışmaya katılma cesaretlerini, yürekliliklerini kutluyorum. “Küçük Çocuk” kısa filmiyle başarıya ulaşan Gökhan Çalğan, Ramazan Barış Öz ve Gamze Morsümbül’ü tebrik ediyor, daha güzel eserler beklediğimizi ifade etmek istiyorum. Bu arada filmin küçük kahramanı ve başrol oyuncusu Ahmet Yiğit Yalçın’ı da ayrıca tebrik ediyorum” dedi.

    Türkiye Kadın Birliği Platformu tarafından düzenlenen “Komşum ve Ben” kısa film ve fotoğraf yarışmasında Türkiye beşincisi olan KYK’lı öğrencilere KYK Erzincan il Müdürlüğü tarafından çeşitli hediyeler verildi.

  • Testereli vahşeti soğukkanlılıkla anlattılar

    Kayseri’de birlikte yaşadığı kişiyi, önce bıçakla öldürüp, daha sonra cesedini motorlu testere ile 7 parçaya böldükleri iddiasıyla tutuklu yargılanan kadın ve sevgilisi ‘tasarlayarak kasten adam öldürme’ suçundan ilk kez hakim karşısına çıktı. İki sanık da mahkemede vahşeti soğukkanlılıkla anlattı.

    Develi ilçesinde 26 Mayıs’ta meydana gelen olayda, B.Ö.’nün 5 gündür kayıp olduğu ve ailesi tarafından polis ekiplerine kayıp başvurusunda bulunuldu. 21 Mayıs’ta babası A.Ö. tarafından kayıp müracaatında bulunan Bülent Ö. ile ilgili Develi ilçesi Emniyeti’nce yapılan çalışmalar neticesinde iddiaya göre Bülent’le beraber 2015 yılından beri birlikte yaşayan Gonca B. isimli kadın, Bülent’in uyuşturucu kullandığı, kendisine şantaj tehdit ve istismarda bulunduğu sebebiyle korkarak birlikte yaşadı. Kendisine de bu tarz suçlara sürüklemeye çalıştığını söyleyen Gonca B., daha sonraları Yusuf K. ile iş gereği tanıştı ve Bülent’in kendisine yaptıklarını zaman zaman bu şahsa anlattı. İkili Bülent Ö.’yü öldürme kararı alarak plan yaptı. Gonca B., Bülent Ö.’yü arayarak evine davet ederken, Yusuf K. da Gonca B.’nin eve giderek şahsın gelmesini bekledi. Bülent eve geldiğinde Yusuf elindeki bıçakla saldırırken, Gonca da demirle Bülent’in kafasına vurdu. Yusuf şahsı iple boğdu, sonra kafasına poşet geçirerek boğulduğundan emin oldu. Bülent öldükten sonra çarşafa sararak çatı katına koyup evi temizlediler.

    Testere ile parçaladılar

    Bir gün sonra cesedi Yusuf, eşi K.K. ve Gonca ile birlikte kendi evine taşıdı. Yusuf da cesedi evinde motorlu testere ile 7 parçaya bölüp, dört ayrı poşete koyarak Kayseri’den kiraladığı aracın içine koydu. Sonra aracı boş bir alana park etti. Şüpheliler ifadelerinde olayı olduğu gibi itiraf ederken, olayda kullanılan demir, bıçak, testere ve ip ele geçirildi.

    Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tutuklu sanık Gonca B.(26), tutuklu sanık Yusuf K.(28) jandarma eşliğinde duruşmada hazır bulunurken, öldürülen Bülent Ö.’nün şikayetçi babası A.Ö. annesi Y.Ö., ağabeyleri E.Ö., H.Ö., M.Ö., E.Ö kız kardeşleri K.K. ve M.Ö. duruşmada hazır bulundu.

    “Sürekli fiziksel ve cinsel şiddet görüyordum”

    2 çocuk annesi, ev hanımı tutuklu sanık Gonca B., mahkemede soğukkanlılıkla şu savunmayı yaptı:

    “Bülent’le 2015 yılında arkadaşım vasıtasıyla tanıştım. Birlikteliğimiz oldu. İzmir’de gittiğimizde beni pavyonlara götürdü ve çalışmamı istedi. Develi’deki çocuklarımla yaşadığım eve rahat girip çıkamadığını söyleyerek taşınmamı istedi. O isteği ile bir hafta sonra taşındım. Birlikte yaşıyorduk. Beni çocuklarıma zarar vermekle tehdit ediyordu. Sürekli fiziksel ve cinsel şiddet görüyordum. Kendisinden ayrıldım, bir hafta sonra tekrar geldi. Yaptıklarını polise şikayet ettiğimde polisle birlikte evime gelip beni tehdit ediyordu. Engelli olan oğluma ve kızıma şiddet uyguluyordu. Birlikte yaşamaya devam ettik. İstemediğim şeyler yaptırdı. Beni kullanıyordu. Fotoğraflarımızı çekiyor, birden fazla kişiye gönderiyordu. Çektiği videolar ile tehditler etti. 2016 Ekim sonunda Yusuf ile tanıştım. Dükkanında işe başladım. Ona yaşadıklarımı anlattım. Olaydan 1-2 gün önce beni kurtaracağını, bana hiçbir şey olmayacağını söyledi. Yusuf olay günü evde yatak odasına saklandı. Bülent eve geldi, odaya girdiğimizde karanlıktı ve kapı açıldığı anda Yusuf elindeki bıçak ile bıçaklamaya başladı. Bülent iki büklüm oldu, bana ‘Vur Gonca vur’ dedi. Ben de demir çubuk ile arkasından vurdum. Bülent yerdeydi, Yusuf bıçaklamaya devam etti. Çocuklar uyuyordu, uyanmalarından korktum. Yusuf çarşaf istedi, bina çatısını sadece ben kullanıyordum, cesedi çatıya çıkardık. Sabaha kadar uyuyamadım, sabah 11 gibi çocukları alıp ablama gittim. Yusuf’u aradım sürekli ama kapalıydı telefonu, Bülent’in ailesi de sürekli beni arıyordu. Daha sonra Yusuf telefonu açtı, Kayseri merkezden araç kiraladığını, yolda olduğunu söyledi. Gece yarısı cesedi çatıdan aldık. Yusuf’un eşi K.K. de vardı. Onların evine götürdük, boş bir odaya bıraktık, ben evime gittim. Yusuf ile aramda ilişki vardı ama uzun sürmedi. Pişmanım.”

    “Evden çıkarabilmek için cesedi motorlu testere ile parçaladım”

    1 çocuk babası esnaf tutuklu sanık Yusuf K. ise savunmasında, “2016 yılı Ekim ayı sonunda Gonca ile tanıştık. Tütün sarma işi yapıyordum, kendisi yanımda işe başladı. Kısa süreli bir ilişkimiz oldu. Bana Gonca dostu Bülent’in kendisine yaptıklarını anlattı, ben de bir yolunu arayacağımızı söyledim. Birileri gelip Bülent’in ilişkimizi öğrendiğini ve beni öldürmek için aradığını duydum. Gizli, saklı nasıl olur diye düşündük, iple boğmayı, bıçaklamayı düşündük. Ne yapacağımızı bilmiyorduk. Maktul gelmeden önce eve gittik. Bir bıçak alıp yatak odasına saklandım. Ondan sonra ne olduysa oldu. Bıçakla ben vurdum, Gonca da demir çubukla arkasından vurdu. Cesedi çarşafa koyup çatıya çıkardık. Bir gün sonra araç kiralayıp cesedi çatıdan alarak bizim eve götürdük. Eşim K.K. Gonca’nın evinde kaldı. 2-3 gün cesetle aynı evde kaldım. Evden çıkarabilmek için motorlu testere ile parçaladım, araca koydum. Cesedi ne yapacağımı hiç bilmiyordum. Yok edemeden polis yakaladı. Pişmanım” diye konuştu.

    Adıyaman Adliyesi’nden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi ile tanık olarak dinlenen Yusuf K.’nın eski eşi K.K., “Olay günü Gonca’nın evine gittik, Yusuf, Gonca’nın sevgilisini öldürdüğünü söyledi ama inanamadım. Daha sonra cesedi gösterdiler, bizim eve taşıdılar, evde testere sesleri geliyordu ama ben görmedim. Aralarındaki ilişkiden haberim yoktu, çok samimi arkadaştılar” dedi.

    Şikayetçi aile de sanıkların cezalandırılmalarını istediler. Cumhuriyet Savcısı verdiği mütalaasında sanıkların ‘tasarlayarak adam öldürme’ suçundan cezalandırılmalarını talep etti.

    Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının mütalaaya cevap vermek için süre istemeleri üzerine duruşmayı erteledi.