Etiket: Anlarını

  • Arabayla ezilen Ece’nin kaldığı apartmanın görevlisi olay anlarını anlattı

    Adana’da, üzerinden kamyonetle geçilerek ezilen ve ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede 18 gündür yaşam mücadelesi veren üniversiteli Ece’nin kaldığı apartmanın görevlisi, o gece yaşananları anlattı.

    Apartman görevlisi Muzaffer Songur, Ece Çelik’in arkadaşı İbrahim Deveci’nin o gece eve geldiğini söyledi. Kendisinin duyduğu sesler üzerine dışarı çıktığını anlatan Songur, Ece’ye çarpan araç sürücünün sanki kıza değil de arkadaşlarına çarpmak istiyor gibi bir görüntüsü olduğunu anlattı. Apartman görevlisi Songur, “Sanki Ece’ye değil de diğerlerine çarpmak istiyordu. Ece arabaya binmek istiyor gibi görünüyordu. Ama Ece hanıma çarpmış. Ben de çarptıktan sonra koşup hemen olay yerinden gittim. Ece hanım yerdeydi, durumu çok ağırdı, diğer arkadaşları da yardım etti, hastaneye gönderdik. İyi biriydi, ara sıra beni bakkala gönderirdi, güler yüzlü birisiydi. Evine de çok gelen giden olmazdı, ailesi gelirdi. Bu olaylardan dolayı şok olduk, çok üzüldük. Apartmanın 9. katında tek başına oturuyordu. O günden sonra eve kimse gelmedi” dedi.

  • Cinnet geçiren gencin dehşet anlarını kameralar görüntüledi

    Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde önceki gün bir gencin cinnet geçirip 3 kişiyi yol ortasında bıçakladığı olay güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

    Kapaklı’da psikolojik sorunları olduğu iddia edilen 31 yaşındaki Yunus Admış, ‘beni cinler gönderdi’ deyip elindeki ekmek bıçağını sokakta önüne gelene salladı. Aldığı bıçak darbelerinden 1 ağır 3 kişi yaralanırken, o anlar ise güvenlik kamerası kayıtlarına saniye saniye yansıdı.

    Olay, Kapaklı’nın Karaağaç Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, psikolojik sorunları olduğu öne sürülen Yunus Admış, Tokat Sulusaray Köyü Derneği’nin önüne geldi ve ‘Beni cinler gönderdi’ deyip elindeki ekmek bıçağını sokakta yürüyenlere rastgele salladı. Bıçak darbelerine maruz kalan 51 yaşındaki B.M’yi omzundan,75 yaşındaki T.Ö.’yü sırtından ve 66 yaşındaki N. U’yu da kalbinden bıçaklayarak yaralandı. Ardından da bıçakla kendine zarar verdi, ardından da olay yerinden uzaklaştı.

    Güvenlik kamerası kayıtlarına göre; biri çocuk 3 kadının arkasından elindeki ekmek bıçağı ile yürüyen Yunus Admış, bir anda yolun karşısına geçip, orada yürüyen N.U’yu kalbinden bıçaklıyor. Hiç bir şey olmamış gibi yürümeye devam eden Admış, olay yerinde olan ve ne olduğunu anlamaya çalışan B. M.’yi yanına yaklaşıyor ve bıçağı omzuna saplıyor. Olayın sıcaklığıyla B.M hemen yerden kalkıp yürümeye çalışırken, Admış yoluna devam ediyor ve Tokat Sulusaray Köyü Derneği’ne giriyor. Buradaki kalabalığı görünce ise dernek binasından hızla uzaklaşıyor. Admış, güvenlik kamerası kayıtlarına yakalanmadan bir süre öncede T.Ö.’yü da sırtından bıçakladığı öğrenildi.

    Çevredekilerin haber vermesiyle gelen sağlık ekipleri tarafından yaralılar ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan N.U.’nun sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Olaydan sonra kayıplara karışan ve jandarma tarafından kısa sürede yakalanan Yunus Admış, sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Karaduman’ın hayatını kurtaran arkadaşı dehşet anlarını anlattı

    Eskişehir’de, ünlü Dj ve besteci Emrah Karaduman’la birlikte bıçaklı saldırıya uğrayan yanındaki arkadaşı Volkan Karaca, dehşet anlarını ve Karaduman’ın hayatını nasıl kurtardığını anlattı.

    Cuma gecesi bir gece kulübünde sahne almak için Eskişehir’e gelen ünlü Dj ve besteci Emrah Karaduman (32) ile arkadaşı Volkan Karaca, E.D. isimli şahsın bıçaklı saldırısına uğramıştı. Olayın ardından Karaduman ve Karaca Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi altına alınmıştı. Karaduman’ın yoğun bakımda tedavisi sürerken, Karaca ise bugün taburcu oldu.

    Gazetecilere açıklamalarda bulunan Karaca, olay gecesi yaşadıkları dehşet anlarını anlattı. Karaca, “Gece 11 sularında biz Eskişehir’e indik. Bir gece kulübünde konserimiz vardı. Kulüpte konser öncesi bir 10 dakikalık işimiz vardı, onu bitirdik. Sonra otele girelim dedik. Kulüple otel arası zaten 10 metre. Arka kapısından çıktık 10 metre yürürken onun önünde iki arkadaşım vardı ve ben de 5 metre gerisindeydim. Emrah, elinde çantalarla ortadan yürüyordu. Ben onun koruması falan değilim, arkadaşıyım. Muhabbet ede ede gidiyorduk. Bir anda önümüzden koştu, hem itti hem bıçaklamaya başladı. Emrah, midesine darbe aldıktan sonra düştü. Son darbeyi vuracaktı ben, ‘hop’ falan dedim. Baktım olacak gibi değil son darbeyi sırtından kalbine doğru vuracaktı ben de araya kolumu soktum. Bıçak kolumun bir tarafından girip diğer tarafından çıktı” dedi.

    “Polis koruma vermedi, arkadaşlarımız eşimiz dostumuz başımızda nöbet tuttu”

    Olayın ardından zanlının mahkemece serbest bırakılmasını değerlendiren Karaca, “Ben 2,5 saat ameliyat oldum. Daha Emrah’ın da ameliyatı devam ediyordu. Biz daha yoğun bakımdayken 12 saat içinde hakim salmış. ‘İşini tam bitiremedin, sen git onları öldür öyle gel, biz seni öyle tutuklayalım’ falan demiş herhalde. Biz gece boyu çok korktuk. Eşimden Allah razı olsun sabaha kadar başımda nöbet tuttu. Benim, Emrah’ın arkadaşları da sabaha kadar nöbet tuttular. Bize polis bir koruma da vermedi. Hep arkadaşlarımız etrafımızdakiler, otelin önünde ve yoğun bakımın önünde nöbet tuttu, bizi korudular. Sosyal medya üzerinden de özürler falan yazmış ama konu da anlattığı gibi değil. Kimse onu ne tahrik etti ne bir şey etti. Görmedik ki biz onu tahrik edelim. Sinsice arkadan koştu ki ne olduğunu bile anlamadık” diye konuştu.

    “Emrah’ın bağırmaları vardı”

    Bir gazetecinin, ‘saldırırken bir şey söyledi mi?’ sorusuna da Karacak, “Hayır, Emrah’ın yara almalarından dolayı bağırmaları vardı” yanıtını verdi.

    3’üncü bir kişiye daha saldırmaya çalışmış

    “Bu bana bıçağı sapladıktan sonra kaçtı” diyen Karaca, şöyle devam etti:

    “Daha sonra oradan bir ağabeyimiz vardı peşine düşüyor. Çelme takıp düşürüyor. Ona da saldırmaya çalışıyor. Hala ona da saldırmaya çalışıyor. Çok şükür 50 metre ilerideki polisler müdahale ediyor ve arkadaşı tutukluyor. Ama sonrasında da savcı tutukla diyor, hakim ise salın diyor. Benim ifademi almamış, kimsenin ifadesini almamış sal gitsin diyor. Bu konuda oluşturulan kamuoyu sayesinde zanlı yeniden tutuklattırıldı. Tutuklandı da bir rahat uyku uyuyabildik.”

    “Konuşabiliyor, gülüyor, muhabbet edebiliyoruz”

    Emrah Karaduman’ın sağlık durumuna ilişkin de bilgi veren Karaca, şöyle konuştu:

    “Benim durumum iyi. 20 dikişim var. Emrah da iyi. Görüşebildim. 20 gün içerisinde falan herhalde ayağa kalkar diye tahmin ediyorum. Tabi midesinden olan yaradan dolayı bana göre biraz daha ağır. Ama konuşabiliyor, gülüyor, muhabbet edebiliyoruz. Şuanda yoğun bakımda ama steril bir ortam olmasından dolayı yoğun bakımda. Yoksa filmlerdeki gibi bir yoğun bakım değil.”

  • Uyuşturucu satıcısının vurduğu genç kızın mahallesinde yaşayanlar dehşet anlarını anlattı

    Bahçelievler’de bir genç kızın uyuşturucu satıcısı tarafından vurulduğu mahallede yaşayan vatandaşlar yaşanan dehşet anlarını anlattı. Mahalle sakinleri, uyuşturucu satıcıların mahallede insanları tehdit ettiğini ve evlerini yaktığını söyleyerek yaşananlara isyan etti.

    Bahçelievler’de dün akşam saatlerinde meydana gelen olayda evinin önünde duran Rıfat Telli, uyuşturucu satıcısı olduğu iddia edilen bir şahısla tartışmıştı. Ardından 4 kişiyle birlikte olay yerine gelen şahıs etrafa kurşun yağdırmış yaşanan olayda Rıfat Telli’nin 24 yaşındaki kızı Müzeyyen Telli hayatını kaybetmişti. Suriye uyruklu olduğu öğrenilen Muhammed Yusuf isimli şahıs da yaralanarak hastaneye kaldırılmıştı. Olayın yaşandığı mahallenin sakinleri yaşanan dehşet anlarını anlattı. Uyuşturucu satıcıların mahallede insanları tehdit ettiğini ve evlerini yaktığını söyleyen mahalleli yaşananlara isyan etti.

    Dün akşam yaşanan olayı anlatan bir vatandaş, “Olay burada uyuşturucu satanlar yüzünden olmuş. Burada ne işin var deyip biraz kovalamış. Onlarda tekrar geri gelip sıkmışlar. Müzeyyen’in babası kovalamış buradan gidin diye. Onlarda taramışlar” dedi.

    Hayatını kaybeden genç kızın çalıştığını ve kendi halinde iyi bir kız olduğunu söyleyen bir mahalle sakini, “Fakir bir aile kendi halinde bir insan. Kız çocuğu gidiyor çalışıyor geliyor. Aslında burada emniyetin zaafı var. bunlar buralarda yani. Bırakmamaları lazım” diye konuştu.

    Uyuşturucu satıcıları mahalleliyi tehdit ediyor, evlerini yakıyor

    Uyuşturucu satıcılarının mahalleliyi tehdit ettiğini, molotof attığını ve evlerini yaktığını söyleyen bir mahalle sakini, “Mahalle 4 senedir bu şekilde maalesef. Bu sokaklar uyuşturucu satıcılarıyla dolu. Emniyeti arıyorsun o oradan sireni çalışıyor, diğerleri bu taraftan kaçıyor. Biz geçen gün mahalle olarak aşağıya indik. Artık devlet desin ki ya siz çözüm bulun ya biz bulalım. Tehdit ediyorlar. Ses bombası attılar, molotof attılar her şeyi yaptılar burada. İnsanlar taşınıp gitti burada kimisinin evini yaktılar en son olan da bu. Can kaybı olduğunda herkes geliyor. Demdeki bir can gitmesi gerekiyor. Yazık değil mi? O çocuğu ne zorluklarla yetiştirdiğini biz biliyoruz” şeklinde konuştu.

    “Adamlar köşe başlarında apaçık bonzai satıyorlar”

    Can güvenliği olmadığını söyleyen bir başka mahalleli ise “Aşağıda adamlar köşe başlarında apaçık bonzai satıyorlar. Hiç kimse müdahale etmiyor. Polis geliyor ama 5 dakika sonra her şey eski haline dönüyor. Mahalleliyi tehdit ediyorlar. Her biri bir köşeyi tutmuş bir tanesine bir şey yapsan seni öldürürler orada. Can güvenliğin diye bir şey yok” ifadelerini kullandı.

  • (Özel Haber) PKK’nın en mutlu günlerini kabusa çevirdiği aile fertleri ve tanıklar, dehşet anlarını anlattı

    Van’da PKK’lı teröristler tarafından bomba yüklü araçla yapılan saldırıda yakındaki bir salonda düğünleri olan öğretmen Erhan Günay’ın ailesi ve yakınları, o geceye dair dehşet anlarını anlattı.

    İHA’ya konuşan aile ve olayın tanıkları adadıkları kurbanı kestiklerini belirterek, o geceye dair dehşet anlarını anlattı.

    “Kimseye bir şey olmadı diye kurban kestik”

    İpekyolu ilçesinde ikamet eden ve kurban kesen anne Yüksel Günay, “Böyle vahim bir olayda kimseye bir şey olmadı diye kurban kestik. Bu olayda yaralandık ama kimseye çok şükür bir şey olmadı. Çoluk çocuğumuzun sadakasına Allah rızası için bu kurbanı kestik. Böylesi bir olayda kurtulduğumuza inanamıyoruz verilmiş sadakamız varmış” dedi.

    “Yaşananlar korkunçtu, kızımın dili tutuldu”

    Damadın komşusu olan ve yaşanan dehşete tanıklık eden Semra Çelik ise, “Yaşananlar gerçekten de korkunçtu. Bir an hepimizin öleceğini zannettik. Bizler bir şey anlayamadık çok kötüydü. Çok zor şeyler yaşadık. Bir anda benim kızım bir yandan ablamın kızı sabaha kadar hastanede kaldık. Çocuklarımızın psikolojileri alt üst oldu. Kızımın dili tutuldu çok zor şeyler yaşadık. Allah bir daha kimseye göstermesin” diye konuştu.

    “Bu dehşeti anlatacak cümle bulamıyoruz”

    İsminin verilmesini istemeyen damadın halası ise Gaziantep’ten geldiklerini belirterek, “Ben ve çocuklarım göçük altında kaldık. Düğün salonu adeta üstümüze çöktü. Koşturduk kurşunların arasında kendimizi kurtarmaya çalıştık. Zaten şoktaydık. 3-4 gündür hala da kendimize gelemedik. Ben Gaziantep’te oturuyorum ama buraya yeğenimin düğünü için geldim ama felaketi yaşadık. Bizler bunları hak etmedik. Hepimiz Müslümanız ve kardeşiz. Yani bu dehşeti anlatacak cümle bulamıyoruz. Ben başımdan darbe almama rağmen doktora gidecek düşünceyi bile kendimde bulamadım. Bizler hala neden bunları yaşadığımızı ve bizden ne istediklerini bilemiyoruz. Biz sadece düğünümüzü yapıyorduk. Kimseyle bir alıp veremediğimiz de yok. Verilmiş sadakamız var ki kurtulabildik” dedi.

    Patlamanın düğünün son anlarına denk geldiğini de sözlerine ekleyen damadın halası, “Bizler son turu oynuyorduk. Artık düğünü bitirecektik. O sırada o patlama oldu. Bizler fotoğraf çekip bitirecektik yeğenimle mutlu fotoğraflarımız olacaktı ona izin vermediler. Kimsenin buna hakkı yoktur” şeklinde konuştu.

    “O an sadece annem geldi aklıma”

    Dehşet anlarında kuzenine sarılarak ayakta durmaya çalışan 11 yaşındaki Ecrin ise, “Annemi aradım kuzenim vardı yanımda o sırada korku içerisinde kuzenime sarıldım. Ondan sonra annemi masanın altından çıkardılar beni de alıp o camların ve çatışmanın arasında çıkardılar. Yüzüm çizildi. Bana başka bir şey olmadı o anda annem için çok korktum. O anda annemden başka kimse aklıma gelmedi. Bir an deprem oldu sandım ama deprem değildi. Daha sonra dışarı çıktık” diye konuştu.

    Düğünün yeni görüntüleri ortaya çıktı

    Öte yandan düğüne dair yeni görüntülere de ulaşıldı. Görüntülerde damat, gelin ve akrabaları halay çeliyor. Görüntüde olan küçük çocuklar da halaya eşlik etmeye çalışıyor Bir anda yaşanan patlama sonrası kayıt yapan cep telefonu ise yere düşerek kayıt bitiyor. Başka bir görüntüde ise düğüne katılanlar davul zurna eşliğinde halay çekiyor

    Neler yaşanmıştı?

    Van’da PKK’lı teröristler 17 Ağustos gecesi bomba yüklü araçla 2 Nisan Polis Merkezi ve Polisevi’ne saldırı düzenlemiş, saldırıda 2 polis şehit olurken 2 vatandaş da hayatını kaybetmişti. 73 vatandaş ise çeşitli yerlerinde yaralanırken, çevrede bulunan yüzlerce iş yeri ve polisevinde ciddi anlamda hasar oluşmuştu.