Etiket: Anları

  • Elazığ’daki patlamada yaralanan Malatyalı polis memuru o anları anlattı

    Elazığ Emniyet Müdürlüğüne yapılan bombalı saldırı esnasında Emniyet Müdürlüğü binasının içerisinde bulunan ve olayda yaralanan Malatyalı polis memuru Mustafa Metin, yaşadıklarını anlattı.

    Saldırı anını anlatan polis memuru Mustafa Metin, patlamanın şiddetiyle duvara savrulduğunu belirtti. Metin, “Patlama öncesinde Emniyet Müdürlüğündeki odamızda çalışıyorduk. Şiddetli bir patlama sesi ile birlikte bir anda duvara savrularak yere düştüm. Birinci katta bulunduğumuz için hemen camdan dışarı çıktım, her taraf toz dumandı. Elazığ Fırat Üniversitesi Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldım, burada tedavi altına alındım sağlık durumum iyi sayılır. Öğrendiğim kadarı ile şehit arkadaşlarımız olmuş çok üzgünüm. Terör nereden gelirse gelsin Allah belasını versin. Ne yaparlarsa yapsınlar, bu ülkeyi, bu vatanı, bu milleti bölemeyecekler” diye konuştu.

  • Darbecileri ihbar eden fırıncı o anları anlattı

    Muğla’nın Ula ilçesinde ekmek almaya gelen 3 darbeci askeri ihbar eden fırıncı yaşadığı o anları anlattı.

    Askerleri görünce bir süre şaşkınlık yaşadığını ifade eden fırıncı, “Üzerinde kahverengi bir tişört vardı. Pantolonunu göremedim ama ayağına spor ayakkabı giymişti. Ekmek aldıktan sonra dağa doğru gittiler. Orada bekleyen diğer arkadaşları kolundan tutup yukarı çekti. Daha sonra gözden kayboldular. Onlar gittikten sonra hemen telefonla ihbar ettik. Ekmek almaya gelen 2 kişi ve onları bekleyen bir kişi daha vardı” dedi.

  • Tankın üzerinde darbeye karşı duran vatandaş o anları anlattı

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde yaşayan ve 15 Temmuz 2016 akşamı yaşanan darbe teşebbüsünde İstanbul’da üzerine çıktığı tankın hareket etmesi sonucu yere düşerek yaralanan Barış Gülhan, yaşadığı o anları anlattı.

    15 Temmuz 2016 akşamı İstanbul’da darbe teşebbüsüne karşı sokağa çıkan ve üzerine çıktığı tankın hareket etmesi sonucu düşerek ayağı kırılan Barış Gülhan, iki hafta sonra yaşadığı Zonguldak’ın Ereğli ilçesine geldi. Koltuk değnekleri ile demokrasi nöbetine katılan Gülhan, getirdiği Türk bayrağını salladı. Babasının tedavisi nedeniyle 15 Temmuz’da İstanbul’da bulunan ve akrabalarının evinde kalan Gülhan, gazetecilerin sorularını cevapladı. E-5 üzerindeki tankın üzerine çıktığı sırada tankın hareket etmesiyle birden dengesinin bozulduğunu ve yere düştüğünü, düşme sonucunda da ayağının kırıldığını anlatan Gülhan, millet olarak o gün orada yapılması gerekenleri yaptıklarını ifade etti. Gülhan, “Evde oturuyordum. Özgürlüğümüze olan darbeyi görünce ister istemez başımızdan aşağıya kaynar sular döküldü. Evdekilerden müsaade aldım, helallik aldım. Arkadaşlarımla telefonlaştım. Beni almalarını söyledim. Boğaz Köprüsü’ne niyetlenmiştim. Oraya gitmek istiyordum. Arkadaşlar gelene kadar hayli bir süre geçti. Niyetimde Boğaz Köprüsü varken E-5 üzerinde Maltepe Küçükyalı yakınlarında 2 tane tank vardı. O tanklarla ilgili millet olarak gerekli çalışmayı ve mücadeleyi yaptık. Oradaki askerlere de telkinde bulunduk. ’Yapmış olduğun iş yanlıştır. Devletine ve milletine teslim ol. Gittiğin yol yol değildir’ diye anlatmaya çalıştık. Bir tane arkadaş orada olayın farkına vararak tankı etkisiz hale getirdi, kendisi bıraktı. İkinci tanka geçtik. Yine hep bir ağızdan millet olarak üzerindeydik. O ara nasıl olduysa aniden tankı geri hareket ettirdi. Öne doğru tankı hareket ettirirken aracı altına aldı. Araçla birlikte orta refüje vurdu. O ara ben tankın üzerindeydim. Dengemi kaybettim. O atlayışta ayağım kırılmış. Onun farkında değildim. Oradaki tanklar çok şükür hedefine ulaşamadı. Tekrar ters istikamete doğru gitti. Arkadaşlarımızla organize olup Boğaz Köprüsü’ne gittik. Boğaz Köprüsü çok farklıydı. F-16’ların bizzat tepemizden geçtiği, Skorsky helikopterlerinin geçtiği, tank ve top sesleri, silah seslerinin birebir yaşandığı yerlerdendi. Oradaki duygu çok farklı. Elinizde herhangi bir cisim olmadan sadece millet ve vatan için Allah için, iman için ve iman aşkı ile sokaklardaydık. Hiç kimseye zarar verilmedi. Orada kendimiz zarar gördük. Kendi canımız yandı. Ama kimsenin canı yanmasın dedik. Millet olarak o gün orada yapmamız gerekeni yaptık” dedi.

    “Çanakkale duygusunu orada yaşadım”

    Tankların üzerindeyken Çanakkale’de yaşanan kahramanlık destanlarının aklına geldiğini ve o duyguyu orada yaşadığını kaydeden Gülhan, “Çocukluğumda geçen bir anı vardı. Bizim atalarımız nasıl oluyor da kılıca korkusuzca gidiyordu. Ben o gün orada o duyguyu tattım. Ben orada o tankın, oradaki durumun, atmosferin, üstümde dolaşan F-16’ların geçmesi, tankın top sesi, keskin nişancı sesleri, orada milletin karakollara etten duvar olduğunu gördüm. Orada tamamıyla Allah’tan. Normal şartlarda bir insanın gidip de o tankın üzerine çıkma şansı yok. Ama orada yeter ki bu millet, bu vatan eski günlerine dönmesin, herkes karınca kararınca, gücümüz yettiğince sesimizi çıkartmış olduk” diye konuştu.

  • 15 Temmuz gecesi kolunu kaybeden Üzeyir Civan o anları anlattı

    Darbe girişimi gecesi Tuzla Orhanlı gişelerde darbeci askerlerin açtığı ateş sonucu bir kolunu kaybeden Üzeyir Civan o kanlı geceyi anlattı. Üzeyir Civan’ın kolunun koptuktan sonra yaşananlar ise cep telefonu tarafından kaydedildi.

    15 Temmuz gecesi, darbe girişimi öğrenen Üzeyir Civan darbeci askerlerin açtığı ateş sonucu bir kolunu kaybetti. Sabiha Gökçen Havaalanı’ndaki darbeci askerlere engel olmak için sokağa çıkan Üzeyir Civan Tuzla Orhanlı gişelerinde darbeci askerilerin müdahalesine maruz kaldı. Ailesiyle birlikte Orhanlı gişelerde yol kesen askerler tarafından yaylım ateşine tutulan Üzeyir Civan elinden yaralanırken bir kolunu da koptu.

    “Askerle polis kardeştir’ diye bağırdım”

    Kolu koptuğu için üzülmediğini söyleyen Üzeyir Civan, “Vatandaş olarak bu vatanımızı korumak için bir şeyler yapmalıydık. O niyetle biz bulunduğumuz yerden eşlerimiz, çocuklarımızla beraber Sabiha Gökçen Havaalanı gidelim oraya hakim olalım dedik. Başbakanımızın evinin önünden geçerek havaalanına gidelim dedik o istikamet tıkalıydı. Tıkalı olunca ’Orhanlı tarafında havaalanına giriş yapalım’ dedik. Orhanlı gişeleri geçtikten sonra orada insanlar yığılmaya başlamıştı. Araçlarımızdan indikten sonra gişelerin o tarafa doğru yöneldik. Ama o tarafa giderken bir kardeşimiz korkulu gözlerle geri geri çıkıyordu. ’3- 4 tane polis kardeşimizi orada vurdular’ dedi. Tabii ben yerimde duramadım. ’Polis kardeşlerimizin yanına gidim’ dedim, ’destek verelim’ dedim. Bariyerlerin üzerinde çıktım. ’Askerle polis kardeştir’ diye bağırdım. Bariyerlerden indim” dedi.

    20- 30 metre ilerde askerlerin olduğunu gören Civan, “Onları orada görünce heyecanla üzerine koşarak gittim. ’Durun yapmayın, silahlarınızı bırakın, hepimiz kardeşiz’ derken, O esnada çınlama sesi duydum. Koluma sanki elektrik çarptı. Hemen kendimi emniyete almak için yere çömeldim. Yere çömeldikten sonra şöyle bir toparlanayım dedim. Baktım sağ elimin üstünde şarapnel parçası gibi bir şey var. Daha sonra ben o vaziyette tekrar ’ben doğrulayım’ dedim. O esnada kolumda bir ağırlık hissettim. Anladım ki kolum kopmuştu” şeklinde konuştu.

    Gazi kızı ve gazi annesi olan Fatma Civan Cumhurbaşkanına görmeden ölmek istemiyor

    Oğlu Üzeyir Civan gibi babası da gazi olan 88 yaşındaki Fatma Civan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi. Erdoğan’ı çok sevdiğini söyleyen Civan, “Babam gazi, oğlum da gazi oldu. İftihar ediyorum ama anayım içim çok yanıyor. Ben Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı görmek Ben Recep Tayyip Erdoğan’ı görmeden ölmek istemiyorum. Onu göreyim ondan sonra öleyim” dedi.

    Üzeyir Civan vurulduktan sonra yaşananlar cep telefonu tarafından kaydedildi

    Orhanlı gişelerinde darbeci asker tarafından vurulan Üzeyir Civan’ın görüntüsü cep telefonu tarafından kaydedildi. Görüntülerde silah sesleri duyuluyor. Ardından Üzeyir Civan’ın yara aldığı ve koştuğu görülüyor. Bir müddet koştuktan sonra Civan’ın yerde kanlar içinde yattığı görülüyor.

  • (Özel Haber) Beş dakikada tank kullanmayı öğrenen Rizeli o anları anlattı

    Darbe girişimi sırasında hainlerin kullandığı tankı vatandaşların ele geçirmesinin ardından kullanan kamyon şoförü ve vinç operatörü Mehmet Köse, 5 dakikada çalıştırmayı başardığını söyledi.

    15 Temmuz’da gerçekleşen darbe girişimi sırasında görevde olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görevli kamyon şoförü Mehmet Köse’nin tank sürerken görüntüleri sosyal medyada geniş yankı bulmuştu.

    Göztepe’de E-5 karayolu üzerinde bulunan tankı kullanan 4 çocuk sahibi Mehmet Köse, “Bu olaylar duyulur duyulmaz göreve çağrıldım. Ben Büyükşehir Belediyesinde kamyon şoförü olarak çalışıyorum. Sabaha kadar nöbetteydik. Sabaha karşı vatandaşlar tarafından ele geçirilen tankın yolda olduğu söylendi. Büyükşehir belediyesi vinç gönderdi. Gittik vincin 55 tonu kaldıramayacağını gördük. Bu esnada anahtarları istedim. İçine girdik. 5 dakikada çalıştırdım. Daha sonra kullandık” şeklinde konuştu.

    Daha önce hiç tank kullanmadığını belirten Köse, “Askerliğimi komando olarak yaptım. Daha önce tankı ancak dışarıdan gördüm. Tereddüt ettin mi dersen hiç tereddüt etmedim. Normal bir araç gibi sürmeyi denedim ve başardım Allah’ın izni ile. Helikopterle uçak kullanmayı istiyorum Allah nasip ederse” diye konuştu.

    Rizeli olan ve 1980 darbesinde de kendi memleketinden darbeye destek çıkmadığını dile getiren Köse, o gece görev yapan halka da demokrasiye sahip çıktığı için teşekkür etti.