Etiket: Anları

  • Antalya’da halk otobüsünde dehşet anları

    Antalya’da, özel halk otobüsü şoförü, depolama noktasında otobüsünün iç temizliğini yaptığı esnada 2 kişinin saldırısına uğradı. Yılmaz’ın kafasına 10’ar santimlik iki dikiş atılırken, yaşananlar araç kamerasına anbean yansıdı.

    Antalya’da yaşayan evli ve 1 çocuk babası 31 yaşındaki Ali Yılmaz, Kundu depolama durağından 06.40 saatindeki LC07 seferi için saat 06.00’da Kızıltoprak’taki evinden durağa hareket etti. Depolama alanına gelen Yılmaz, sefere çıkmadan önce otobüsünün iç temizliğini yapmaya başladı. Bu sırada otobüsün arka ve orta kapısından içeri giren iki kişi ellerindeki demir çubuklarla Yılmaz’a, “Sen nasıl bizim kardeşimize küfredersin?” diyerek saldırmaya başladı. “Polis, polis” diye bağıran otobüs şoförü dakikalarca demir çubukla darp edildi. O anlar ise otobüsün kamerasına saniye saniye yansıdı.

    Görüntülerde araçta temizlik yapan Ali Yılmaz, bir anda otobüsün içine giren bir kişinin uçan tekmesiyle neye uğradığını şaşırıyor. Saldırgana karşı koymak isteyen Ali Yılmaz, bu defa otobüsün orta kapısından elinde demir çubukla otobüse giren diğer kişinin saldırısına uğruyor. İki kişi tarafından öldüresiye dövülen Ali Yılmaz kanlar içinde kalıyor.

    “Bir anda koltuklara tutunarak bana uçar tekme attı”

    Antalya’da 4 yıldız özel halk otobüsü şoförlüğü yapan Ali Yılmaz dehşet anını şöyle anlattı: “Sabah işimi yapmak üzere evden çıktım. 06.37’de durağa vardım. Daha sonra arabayı temizlemeye karar verdim. Aracımı ortaya kadar temizledim. Arka kapı açık olduğu için oradan bir arkadaş bindi. Ben de yolcu sandım. Bir anda koltuklara tutunarak bana uçan tekme attı. Ben ne olduğunu anlamadım. Şaka sandım ben. Daha sonra ben de kendimi savunmaya kalktım. Demirli olan bir kişi ise ortadan binmiş. Direkt demirle kafama vurmaya başladı. Ona karşılık veremedim. Kafamı dönünce vurmaya başladı. Yüzüm gözüm kan içinde kaldı. Daha sonra birinin belinde bıçak gördüm. Kavga anında gördüm. Daha sonra ne yapabileceğimi gördüm. Daha sonra avazım çıktığı kadar bağırdım. Polis diyerek yardım istedim. Hava da karanlık. Durağın olduğu yer çok ıssız. Beni kesseler kimseler duymaz. İn yok cin yok. Güvenlik de yok. Balığa atılan yem gibiyiz” dedi.

    “Polisi aramak istiyorum; kolumdan kan akıyor”

    Polis diye bağırmaya çalışınca şahısların kaçtığını aktaran Yılmaz, “Polis geliyor sandılar. Polisi aramak istiyorum; kolumdan kan akıyor. Arayamadım. Daha sonra 155’i aradım. 112’ye aktardılar. Daha sonra 112 ekipleri beni yoldan aldılar. Arkadan kan durmadan akıyordu. Kollarımdan tutarak yardımcı oldular. Özel bir hastanede tedavi altına alındım. Öğlene kadar müşahade altında kaldım. Daha sonra ben ayrılmak istedim; eşime ve babama haber vermek üzere. Bana saldıran kişileri tanımadım. Olayı şuradan çözmeye çalışıyoruz. Şahıslar kaçarken bana, “Sen bizim kardeşimize nasıl küfredersin?” dedi. Bir gün önce benim arkamda olan araç şoförü bir kız çocuğu ile tartışıyor. Kızın elinde poşetler varmış. Şoför kızdan poşetlerini kenara koymasını istemiş. Kız da hakaret etmiş galiba. Daha sonra bunlar karşılıklı Kundu’ya kadar tartışıyorlar. Daha sonra kız şoförden arkadaşı gelene kadar beklemesini istemiş. Şoför ise beklemeyeceğini söylüyor. Sabah ben durağa gidince başıma bu olay geldi. Ben kolay kolay kimse ile tartışmam. Bizim güvenlik konusunda hiçbir güvenliğimiz yok. Bir buton konursa daha iyi olur” ifadelerini kaydetti.

  • Patpatla hasada giden öğrencilerin ilginç anları

    Tarım aracı patpatla kivi hasadına giden Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Ziraat Fakültesi öğrencileri yolda kalınca ilginç görüntüler ortaya çıktı.

    OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ikinci sınıf öğrencileri genel bahçe bitkileri eğitimi almak için OMÜ Ali Nihat Gökyiğit Araştırma İstasyonu’na gitti. OMÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Demir ve öğretim görevlileri eşliğinde bahçe bitkileri alanında eğitim alan öğrenciler kiviyi bahçede görmek ve hasat yapmak için kivi bahçesine doğru yola çıktı. Dekan Prof. Dr. Yusuf Demir ve öğretim görevlileriyle patpata binen öğrenciler yolda kaldı. Daha sonra öğrenciler, patpatı iterek kivi bahçesine ulaştı. Kivi bahçesinde incelemeler yapan öğrenciler tekrar patpata binerek araştırma istasyonuna döndü. Burada kivilerin tasnifini yapan öğrenciler daha sonra yemek yiyerek doğada eğitimin tadını çıkardılar.

    Bahçede uygulamalı olarak gördükleri eğitimin kendileri için çok önemli olduğunu belirten öğrenciler; patpatla yaşadıkları macerayı, arazi şartlarını yerinde görme açısından ilginç bir deneyim olarak nitelendirdiler.

    Ziraat fakültesi öğrencilerinin eğitimlerinin yarısını artık arazide uygulamalı olarak alacaklarını belirten OMÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Demir, arazi şartlarını anlamak açısından öğrencilerin patpatla yaşadıkları eğitimin özel ve güzel bir anı olarak kalacağını söyledi.

    “Eğitimin bir ayağı arazide olacak”

    Eğitim hakkında bilgi veren OMÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Demir, “Ziraat fakültesi eğitimi hem laboratuvarda hem dersliklerde hem de arazide uygulama eğitimi olarak devam ediyor. Görev aldığımız ilk günden itibaren ifade ettiğimiz bir konu var. Ziraat Fakültemizdeki eğitimin bir ayağı arazide olacak dedik. Bugün de onun bir uygulamasını yapıyoruz. Öğrencilerimiz derste gördükleri konuları burada uygulamalı olarak öğreniyorlar. Bunu sadece bu ders için değil diğer dersler için bu uygulamaları geliştirmek istiyoruz. Bu amaçla ziraat fakültesi deneme uygulama alanlarını ve laboratuvarlarını geliştirerek bu ülkeye yetiştireceğimiz ziraat mühendislerinin bir ayağının çiftiyle beraber arazide olduğunu, bizzat uygulamayı tarlada bahçede yerinde yaparak öğrendiklerini bir kanıtı olarak buradayız. Biz öğrencilerimizi dört duvar arasında bir eğitimden kurtarıp, arazide tarlada, bahçede gerekirse eline çapa alarak, gerekirse ahırda kümeste eline küreği alarak bizzat kendisi hayvanla, bitkiyle uğraşarak bir yetiştiricilik anlayışıyla mühendislik eğitimini gerçekleştirmeye çalışıyoruz” dedi.

    “Güzel bir anı”

    Arazide çalışanların arazinin şartlarına uyması gerektiğini belirten Demir, “Yağmurda, çamurda, serada, hayvan barınağında yeri geldiğinde ayağınıza çizmeyi giyip çamurun içine gireceksiniz. Bugün olduğu gibi patpatla, traktörle tarlada bahçede hem onu götüreceksiniz hem onun üstünde kendinizi taşıtacaksınız. Bugün de öğrencilerimiz araziye çıkarken arazi şartları ve yoldaki bozukluk nedeniyle bir problem yaşadılar. Bu tür problemler olacaktır. Ama onlar için özel ve güzel bir anı olarak kaldı” diye konuştu.

  • Hırsızlarla burun buruna gelen kadın o anları anlattı

    Bolu’nun Gölyüzü Mahallesi’nde, silahlı hırsızların girdiği evin sahibi Pempe Akbağ, yaşadığı korku dolu anları anlattı. Akbağ, “Evin kapısını açtıktan sonra hırsızlarla burun buruna geldim. ’Sesini çıkarma kenarda dur’ dediler, çok korktum” dedi.

    Bolu’da sabah saatlerinde Gürcistan uyruklu silahlı iki kişi, Gölyüzü Mahallesi Ali Haydar Sokak’ta bulunan bir apartmanın 3. katında tek başına yaşayan Pembe Akbağ’a ait eve girerek, evde bulunan 500 TL ile kuru sıkı silahı aldılar. Hırsızlar evden çıkmak üzereyken, Pembe Akbağ market alışverişi sonrasında evine geldi. Kapıyı açar açmaz iki hırsızla burun buruna gelen Pembe Akbağ, korku dolu gözlerle şahıslara bakarken, hırsızlar, “Sesini çıkarma kenarda dur” diyerek evden çıktılar. Çaresiz kadın, hırsızlar evden çıktıktan sonra balkona çıkarak, “Bu kaçanlar hırsız yakalayın” diye bağırmaya başladı.

    Emniyet Müdürlüğü’ne 100 metre kala vuruldu

    Vatandaşların polis ekiplerine haber vermesiyle olay yerinde kaçmak üzere olan iki hırsızdan biri yakalandı. Elinde tabanca olan diğer hırsız hızla kaçmaya başladı. Atatürk Orman Parkı bölgesinde kıstırılan Zaza Korınteli, tekrar kaçmayı başardı. Şahıs Sağlık Mahallesi’nde bulunan Bolu Emniyet Müdürlüğü’ne 100 metre terör şüphelisi olabileceği ihtimali üzerine sol bacağından vurularak yakalandı.

    “’Apartmanda uyuyanlar var sessizce çıkın’ dedim”

    Yaşadığı korku dolu anları anlatan 54 yaşındaki Pempe Akbağ, “Sabah evden alışveriş için çıktım. Sonra evime geldiğimde kapıyı açtım ve hırsızlarla burun buruna geldim. Bana ‘sesini çıkarma kenarda dur’ dediler. Ben de ‘apartmanda uyuyanlar var sessizce çıkın’ dedim. 500 TL paramı ve oğlumun kuru sıkı tabancasını alarak kaçtılar. Onlar gidince balkona çıkarak ‘bu gidenler hırsız’ diye bağırdım” dedi.

    Bolu Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Müdürlüğü’ne bağlı ekipler evde detaylı inceleme yaptılar. Gürcistan vatandaşı Zaza Korınteli tedavisinin ardından ifadesi için Bolu Emniyet Müdürlüğü’ne götürülecek. Polisin olayla ilgili incelemesi devam ediyor.

  • Uşak’ta hırsızlık anları güvenlik kameralarına yansıdı

    Uşak’ta meydana gelen tırnakçılık ve hırsızlık olayları güvenlik kameralarına yansıdı

    Markette meydana gelen ilk olayda A.S. (59) isimli yabancı uyruklu kişi market görevlisini tırnaklama denilen yöntemle kandırarak hırsızlık yapıyor. Eşkali belirlenen şahsın arama çalışmaları devam ediyor.

    Güvenlik kameralarına yansıyan başka bir olay yine bir markette meydana geldi. A.K. (15) ve N.K (21) marketin kasasında bulunan paraları alırken güvenlik kameraları tarafından an be an görüntülendi. Şahsılar yapılan tahkikat soncu Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalandı.Yakalanan A.K. (15) hakkında Suça Sürüklenen Çocuk işlemi yapılırken, N.K (21) isimli şüpheli ise çıkarılan adli makamlarca tutuklandı.

  • (Özel Haber) Bursa’da uyuşturucu komasına giren gencin zor anları

    Bursa’da uyuşturucu komasına giren gencin zor anları kameralara yansıdı.

    Uyuşturucu kullandıktan sonra kardeşi ile Bursaray’a binen genç, Şehreküstü istasyonuna geldiğinde fenalaştı. Vatandaşların yardımı ile metrodan indirilen gencin bankların üzerine yatırılarak dinlenmesi sağlandı. Çevredekilerin ihbarı ile olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri gence ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Kardeşi ise yaşananlar karşısında ne yapacağını şaşırdı. Kardeşi, abisinin hap kullandığını söyledi. Yaşananlar saniye saniye bir vatandaşın telefonuna yansıdı.