Etiket: Ankara’daki

  • Ankara’daki Saldırıda Ölenler Şiirlerle Anıldı

    Ankara’daki Barış Mitingi’ne yapılan bombalı saldırıda hayatını kaybedenler Adana’da şiir ve türkülerle anıldı.

    10 Ekim günü Ankara Garı’nda gerçekleştirilen Barış Mitingi’ne yapılan canlı bombalı saldırılarda hayatını kaybeden 101 kişi, Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde anıldı. Birçok sivil toplum kuruluşunun katılımıyla yapılan törende, ölenlerin anısına şiirler ve türküler okunarak, slayt gösterileri sunuldu.

    Törende konuşan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca, barış mücadelelerinin devam edeceğini söyledi.

  • Ankara’daki “Küçük Kopenhag”

    Aymor Grup tarafından gerçekleştirilen Başkent’in en prestijli konut projelerinden Mebuskent, bisiklet kullanımını önceleyen tasarımı ve dev parkuru ile şimdiden “Küçük Kopenhag” olarak anılıyor.

    “Şehir içinde koca bir şehir” konseptiyle Mart 2013’te Batıkent Çakırlar bölgesindeki 388 dönümlük alanda inşasına başlanan ve 2016 sonunda yaşamın başlayacağı Mebuskent, 4-5 bin kişilik bir nüfusu barındıracak. 3 kilometrelik uzunluğu ile halen Türkiye’nin en büyük bisiklet parkuruna sahip yerleşim projesi olan Mebuskent’te yerleşim içi trafik alt yapısı, çevre düzenlemesi ve tüm donatılar, bisiklet kullanımına odaklı ve bunu özendirecek şekilde hazırlandı.

    “MEBUSKENT’TE BİSİKLETLİLER AYRICALIKLI OLACAK”

    Aymor Grup Yönetim Kurulu Üyesi Kürşat Ayhan, Türkiye’de bu kadar uzun bisiklet parkuru ve bisiklet kullanımına uygun alt yapıya sahip başka proje olmadığına işaret etti. Mebuskent’te bisikletlilerin ’’ayrıcalıklı’’ olacağının altını çizen Ayhan, şunları kaydetti:

    ’’Bisiklet kullanımı Türkiye’de maalesef fazla yaygın değil. Yeni ve sevindirici bir gelişme olarak hükümetimiz, şehir içinde bisikletin ulaşım amaçlı kullanımını yaygınlaştırma yönünde önemli bir adım atmış bulunuyor. Buna ilişkin yönetmelik geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Biz de Mebuskent olarak bisiklet kullanımını özendirecek ve bunun tüm kurallarına uygun bir yapı oluşturuyoruz. Mebuskent’te 3 kilometrelik bir bisiklet sürüş alanımız var ve tüm sinyalizasyonlar ona göre ayarlanacak. Bisikletler için yeterli park alanlarımız da mevcut. Mebuskent’te ada içi ulaşım tercihen bisikletle olabilir. Dört giriş nizamiyemiz var ve bunların dördünde de ücretsiz Mebuskent bisikletleri yer alacak. Dileyen misafirler arabalarını ada dışında bırakıp, bisikletlerini alıp ada içinde bisiklet kullanabilecek. Mebuskent’te bisikletliler ayrıcalıklı olacak.”

    “BİSİKLET ŞEHRİ” KOPENHAG

    Dünyada bisiklet kullanımında Danimarka ilk sırada yer alıyor. Ülkede yolculukların yüzde 16’sı bisikletle yapılıyor. 5 kilometreden kısa mesafelerde ise bu oran yüzde 24’e çıkıyor. Her Danimarkalı günde ortalama 1,1 kilometre bisiklet kullanıyor. Özellikle başkent Kopenhag, dünyada “bisiklet şehri” olarak anılıyor. Nüfusu 520 bin kişi olan Kopenhag’daki bisiklet sayısı 650 bine, bisiklet yolu uzunluğu da 429 kilometreye ulaşıyor. Bisikletle günde kişi başına ortalama 2 kilometre yol yapan Kopenhaglıların kaydettiği toplam mesafe 1,3 milyon kilometre ile dünyanın etrafını bin kez dolanmaya eş değer düzeyde. Kentte 289 bisiklet mağazası, bisikletlerini kendi tasarlayıp üreten 20 üretici, 150 bisiklet taksi ve 360 posta bisikleti bulunuyor.

    HÜKÜMET DE “BİSİKLET YOLLARI” İÇİN START VERDİ

    Öte yandan hükümet, Türkiye’de şehir içi yollarda bisikletin ulaşım amaçlı kullanımını yaygınlaştırmak için düğmeye bastı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı Bisiklet Yolu Yönetmeliği, Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmelikte ulaşım merkezleri ile yerleşim yerlerini birbirine bağlayacak şekilde bisiklet yolları, bisiklet istasyonları ve bisiklet park yerlerinin planlanması, tasarlanması, yapılması ve işletilmesine ilişkin usul ve esaslar düzenleniyor. Bisiklet kullanımının ulaşım amaçlı hale getirilebilmesi için yetkili kurumlarca planlı bisiklet yollarının metro, tren, otobüs, vapur ve benzeri toplu taşıma ağlarına bağlanacak şekilde bütünleşmesi sağlanacak.

    MEBUSKENT’TE “BİSİKLETLİ HAYAT” SENEYE BAŞLIYOR

    332 villa ve 10 bloktan oluşan Mebuskent’te teslimler 2016 sonunda gerçekleştirilecek. Mebuskent, bisiklet kullanımına odaklı alt yapısı ile bu alanda öncülük yapacak. 2+1, 3+1 ve 4+1 daire ve bahçeli villa seçenekleri bulunan Mebuskent’in bir başka özelliği de Türkiye’nin en büyük yeşil alana sahip konut projesi oluşu. Mebuskent’te toplam yeşil alan oranı yüzde 87’ye ulaşıyor. Doğal botanik parkı niteliğindeki yeşil alan içinde bisiklet yolları dışında 13 bin 650 metrekarelik golf sahası, 5 bin metrekarelik AVM, 2 bin metrekare alana sahip spor kompleksleri, yürüyüş yolları, çocuklar için 11 oyun parkı, bir evcil hayvanlar parkı ve ayrıca kreş ve okul da yer alacak. Mebuskent’te oturanlar 7/24 kesintisiz güvenlik hizmeti alacak.

  • Akar: “Ankara’daki Patlamada Kan Temini Dört Dörtlük Oldu”

    Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, Ankara’daki 100’den fazla vatandaşın ölümüne sebep olan patlamada kan temininin, Türk Kızılayı ve Sağlık Bakanlığı’nın omuz omuza çalışmasıyla dört dörtlük sağlandığını söyledi.

    Orta Karadeniz Bölge Kan Merkezi Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasının açılışı yapıldı. Açılışa Vali Yardımcısı Mehmet Ali Karatekeli, CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, Canik Belediye Başkanı Osman Genç, İl Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Köksal, Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, Türk Kızılayı Samsun Şube Başkanı Mustafa Keskin, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, kan bağışçıları ve vatandaşlar katıldı.

    Açılış öncesi konuşan Türk Kızılayı Samsun Şube Başkanı Mustafa Keskin, “Muhteşem binalar yapabiliriz. Bu eser muhteşem bir eser. 4 bin metrekare kapalı alanı var. Ama burada insan faktörü olmazsa, kan olmazsa, kan bağışlayan olmazsa bizim köprü görevi yaptığımız hastanelere ulaştırdığımız, bir nefes daha alsınlar diye gayret ettiğimiz o kanlar olmazsa bu binanın kuru bir beton yığınından hiçbir farkı yoktur. Ruhsuzdur, cansızdır, bir ölü eserdir. Kızılay demek iyilik demek, Kızılay demek merhamet demek, Kızılay demek şefkat demek. Biz burada gönüllüyüz ve aracıyız” dedi.

    AKAR: “2005 YILINDAN SONRA TÜRK KIZILAYI YÜKSELİŞTE”

    2005 yılından sonra Türk Kızılayı’nın büyük bir yükselişe geçtiğini belirten Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, “2005 yılından beri Türk Kızılayı ‘Güvenli Kan Temini’ projesini Türkiye’de uygulamaya soktu. Biz Türk Kızılayı olarak Cumhurbaşkanımızın ‘hastanelerde elinde kan torbaları ile dolaşan hastaları görmek istemiyorum’ talimatından hareketle ve TBMM’nin aldığı kararla Güvenli Kan Temini projesinin organizasyonunu yapmak üzere görevlendirildi. O günden sonra yollara düştük. Çok gayretler sarf ettik. Kendi öz bütçemizden 250 milyon TL’ye yakın parayı harcamak suretiyle kan merkezlerimizi kurduk. Bugün geldiğimiz noktada 17 tane bölge kan merkezimiz oldu. Türkiye’nin genelinde 65 tane kan bağış merkezimiz oldu. Yüzlerce aracımız, yüzlerce otobüsümüz, kan toplama ekiplerimiz oldu. 3 bin 500’e yakın arkadaşımız bu hizmette görev yapıyor” diye konuştu.

    AKAR: “ANKARA’DAKİ PATLAMADA KAN TEMİNİ DÖRT DÖRTLÜK OLDU”

    Göreve geldiği günden buyana Türkiye’de hiçbir zaman kan eksikliğini hissettirmediklerini ifade eden Akar, “En son Ankara’daki 100’den fazla vatandaşın ölümüne sebep olan patlamada kan ihtiyacı zuhur etti. O an Türk Kızılayı anında bin ünite kanı depolamıştı, 600 ünite kanı hastanelere sevk etti. Hiçbir hastanın ameliyatı kan bulunamadığı için yapılamamazlık olmadı. Hiçbir hasta kansızlıktan dolayı vefat etmedi. Hiçbir hastanın ameliyatı 1 gün dahi ertelenmedi, kan temini Türk Kızılayı sayesinde ve Sağlık Bakanlığımız ile omuz omuza çalışarak tam 4 dörtlük karşılandı. Bunun gibi diğer terör olaylarında, diğer kazalarda ve diğer konularda Türk Kızılayı bizzat burada topladığı kanı işleyip, her kandan 3 kompenet elde edip, bir kanın 3 cana can vermesi şeklinde hastanelere bizzat kendi araçları ile götürüyor. Dünyanın en modern imkanlarıyla analizlere, tahlillere tabi tutuyor. Ülkemizdeki insanların yaşama tarzları da kanlarında kötü virüslerin oluşması konusunda engel ama biz de burada en modern ve en pahalı testleri kullanmak suretiyle kan alıcılarının zarar görmemesini ve şifa bulmasını sağlamaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    Akar şöyle devam etti: “301 canımızı şehit verdiğimiz Soma’da Türk Kızılayı oradaydı. Orada şehit yakınlarının yanında onların çayını, çorbasını, yemeğini, psiko-sosyal desteğini asla ve asla ihmal etmedi. Nerede ve ne şekilde olursa olsun bütün afetlerde milletimizin yanında oldu ve olmaya devam edeceğiz. Çünkü bu dualı bir ocaktır. Çünkü 1868 yılında dualarla kurulmuştur. Kızıl haçı reddedip, Kızılayı dünyada ilk defa kullanmıştır. Türkiye, Osmanlı Hilal-i Ahmer’i olarak dünyada ilk defa hilali kullanan ülkeyiz. Bundan sonra kurulan 50 ülkenin de hilali kullanmasına siz sebep oldunuz. Bugün de gerek İslam aleminde, gerekse Hristiyan aleminde, gerekse diğer alemlerdeki tüm Kızılaylar arasında parmakla gösteren, sayılan, sevilen, sözü geçen dünyanın 3-5 ulusal derneği arasında Türk Kızılayı da vardır.”

    GENÇ: “BELEDİYE OLARAK KIZILAY’A FARKLI BAKIYORUZ”

    Samsun’un meşale ve mücadele şehri olduğunu ifade eden Canik Belediye Başkanı Osman Genç, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna sebep olan önemli bir şehirdir. Bu şehir 1919 yılında Anadolu’nun başkentliğini yapmış bir şehirdir. Dolayısıyla bölge kan merkezi Samsun’a yakışıyor ve Samsun bunu hak ediyor. İnanıyorum ki bu bölge kan merkezinde emeği geçen bütün kardeşlerimize çok teşekkür ediyoruz. Çünkü buraya ilk başladığımızda burada yol bile yoktu. Biz Canik Kızılay Merkezi’ni yaptık ve Kızılay’a devrettik. Biz Kızılay’a farklı bakıyoruz. Kızılay bizim medeniyet ilkemiz olan ‘komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir’ ilkesini hayata geçiren önemli bir vakıf ve hayrat kuruluşu olduğunu düşünüyoruz. Bu anlamda biz belediye olarak Kızılay ile ilgili yapılacak olan her işte iş tuttuk ve iş tutmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türk Kızılayı’na tüm kuruluşların destek vermesi gerektiğini belirten CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, “Türk Kızılayı denince doğal afetlerde, yaşamın her koşullarında yetimi ile yoksulu ile el uzatan bir kurum olarak biliyoruz. Biz çocukluğumuzda Türkiye Cumhuriyeti devletinin varlığını Türk Kızılayı’nın da var olmasıyla öğrendik. Türk Kızılayı’nın olduğu yerde tüm toplumumuzun siyaseten ayrıştırmadan, yönetilebilir bir durumda olması gereken, her tarafta ve her yerde tarafsızca hizmet veren bir kuruluş olarak biliyoruz. Bu kuruluş bundan sonra da bu tür hizmetlerini devam ettirecektir. Bu kan merkezi sadece Samsun için değil, ülkemiz için çok önemli bir görev yapacağını düşünüyorum. Bu kan merkezinin en önemli ayağı belediyelerimizin, STK’ların, kurum ve kuruluşlarının tamamının destek vermesi gereken bir yer olduğu inancı içersindeyim” dedi.

    Daha sonra Orta Karadeniz Bölgesi’nde en fazla gönüllü ve düzenli kan bağışında bulunan kişilere plaketler verildi. En fazla kan bağışlayan kadınlarda 43 ünite ile Kevser Daldal, erkeklerde 128 ünite ile Hüseyin Doğan Köseoğlu ve 103 ünite ile Nuri Ercan’a plaketlerini Vali Yardımcısı Mehmet Ali Karatekeli verdi.

    İnsanların küçük yaşlarda kan verme konusunda eğitilmesi gerektiğinin altını çizen Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Ali Karatekeli şunları söyledi: “1.5 asırlık geçmişi ile kendisine verilen görevleri gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında başarı ile yerine getiren iftarımız olmuş Türk Kızılayı’na verilen en önemli görevlerden bir tanesi de sağlıklı kanın toplanmasıdır. Türk Kızılayı’nın yaptığı tüm görevler önemlidir ama kan bağışı ve kanın toplanması ayrı bir önem arz etmektedir. Çünkü kan hiçbir bilimsel çalışma ve teknoloji ile üretilemeyen kaynağı insan olan tek maddedir. Bunu acil durumlarda toplayıp, uzun yıllar kullanmak üzere stoklama imkanımız da yoktur. Kan ürünlerinin stok yapılabilmesi sadece günlerle ifade edilebiliyor. Öyleyle bu hizmeti başarılı kılmanın yolu devamlı ve sürekli kılmaktır. Bunun için de kanın tek kaynağı olan insana ihtiyaç vardır. İnsanımızı daha küçükten eğitim çağında bilinçlendireceğiz.”

    Konuşmaların ardından İl Müftüsü Veysel Çakı’nın duaları eşliğinde Orta Karadeniz Bölge Kan Merkezi Müdürlüğü’nün açılışı yapıldı. Açılışın ardından Genel Başkan ve beraberindekiler yeni hizmet binasını gezdiler.

  • Ankara’daki “Küçük Kopenhag”

    Aymor Grup tarafından gerçekleştirilen Başkent’in en prestijli konut projelerinden Mebuskent, bisiklet kullanımını önceleyen tasarımı ve dev parkuru ile şimdiden “Küçük Kopenhag” olarak anılıyor.

    “Şehir içinde koca bir şehir” konseptiyle Mart 2013’te; Batıkent Çakırlar bölgesindeki 388 dönümlük bir alanda inşasına başlanan ve Haziran 2016’da yaşamın başlayacağı Mebuskent, 4-5 bin kişilik bir nüfusu barındıracak. Mebuskent, 3 kilometrelik uzunluğu ile halen Türkiye’nin en büyük bisiklet parkuruna sahip yerleşim projesi. Mebuskent’te yerleşim içi trafik alt yapısı, çevre düzenlemesi ve tüm donatılar, bisiklet kullanımına odaklı ve bunu özendirecek şekilde hazırlandı.

    “MEBUSKENT’TE BİSİKLETLİLER AYRICALIKLI OLACAK”

    Aymor Grup Yönetim Kurulu Üyesi Kürşat Ayhan, Türkiye’de bu kadar uzun bisiklet parkuru ve bisiklet kullanımına uygun alt yapıya sahip başka proje olmadığına işaret etti. Mebuskent’te bisikletlilerin ’’ayrıcalıklı’’ olacağının altını çizen Ayhan, şu bilgileri verdi:

    ’’Bisiklet kullanımı Türkiye’de maalesef fazla yaygın değil. Yeni ve sevindirici bir gelişme olarak hükümetimiz, şehir içinde bisikletin ulaşım amaçlı kullanımını yaygınlaştırma yönünde önemli bir adım atmış bulunuyor. Buna ilişkin yönetmelik geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Biz de Mebuskent olarak, bisiklet kullanımını özendirecek ve bunun tüm kurallarına uygun bir yapı oluşturuyoruz. Mebuskent’te 3 kilometrelik bir bisiklet sürüş alanımız var ve tüm sinyalizasyonlar ona göre ayarlanacak. Bisikletler için yeterli park alanlarımız da mevcut. Mebuskent’te ada içi ulaşım tercihen bisikletle olabilir. Dört giriş nizamiyemiz var ve bunların dördünde de ücretsiz Mebuskent bisikletleri yer alacak. Dileyen misafirler arabalarını ada dışında bırakıp, bisikletlerini alıp ada içinde bisiklet kullanabilecek. Mebuskent’te bisikletliler ayrıcalıklı olacak.”

    “BİSİKLET ŞEHRİ” KOPENHAG

    Dünyada bisiklet kullanımında Danimarka ilk sırada yer alıyor. Ülkede yolculukların yüzde 16’sı bisikletle yapılıyor. 5 kilometreden kısa mesafelerde ise bu oran yüzde 24’e çıkıyor. Her Danimarkalı günde ortalama 1,1 kilometre bisiklet kullanıyor. Özellikle Başkent Kopenhag, dünyada “bisiklet şehri” olarak anılıyor. Nüfusu 520 bin kişi olan Kopenhag’daki bisiklet sayısı 650 bine, bisiklet yolu uzunluğu da 429 kilometreye ulaşıyor. Bisikletle günde kişi başına ortalama 2 kilometre yol yapan Kopenhaglıların kaydettiği toplam mesafe 1,3 milyon kilometre ile dünyanın etrafını bin kez dolanmaya eş değer düzeyde. Kentte 289 bisiklet mağazası, bisikletlerini kendi tasarlayıp üreten 20 üretici, 150 bisiklet taksi ve 360 posta bisikleti bulunuyor.

    HÜKÜMET DE “BİSİKLET YOLLARI” İÇİN START VERDİ

    Bu arada hükümet, Türkiye’de şehir içi yollarda bisikletin ulaşım amaçlı kullanımını yaygınlaştırmak için düğmeye bastı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı Bisiklet Yolu Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmelikte, ulaşım merkezleri ile yerleşim yerlerini birbirine bağlayacak şekilde bisiklet yolları, bisiklet istasyonları ve bisiklet park yerlerinin planlanması, tasarlanması, yapılması ve işletilmesine ilişkin usul ve esaslar düzenleniyor. Bisiklet kullanımının ulaşım amaçlı hale getirilebilmesi için, yetkili kurumlarca planlı bisiklet yollarının metro, tren, otobüs, vapur ve benzeri toplu taşıma ağlarına bağlanacak şekilde bütünleşmesi sağlanacak.

    MEBUSKENT’TE “BİSİKLETLİ HAYAT” SENEYE BAŞLIYOR

    332 villa ve 10 bloktan oluşan Mebuskent’te teslimler Haziran 2016’da gerçekleştirilecek. Mebuskent, bisiklet kullanımına odaklı alt yapısı ile bu alanda öncülük yapacak. 2+1, 3+1 ve 4+1 daire ve bahçeli villa seçeneklerini bulunan Mebuskent’in bir başka özelliği de Türkiye’nin en büyük yeşil alana sahip konut projesi oluşu. Mebuskent’te toplam yeşil alan oranı yüzde 87’ye ulaşıyor; yani beton alanların payı sadece yüzde 13. Doğal botanik parkı niteliğindeki bu yeşil alan içinde bisiklet yolları dışında; 13 bin 650 metrekarelik golf sahası, 5 bin metrekarelik AVM, 2 bin metrekare alana sahip spor kompleksleri, yürüyüş yolları, çocuklar için 11 oyun parkı, bir evcil hayvanlar parkı ve ayrıca kreş ve okul da yer alacak. Mebuskent’te oturanlar 7/24 kesintisiz güvenlik hizmeti alacak.

  • Ankara’daki Halayı Eskişehir’de Öğrenciler Tamamladı

    Yüksek Öğretim Kurumunun (YÖK) kuruluşunun 34’üncü yılına tepki göstermek için toplanan Eskişehir Anadolu Üniversite öğrencileri, Ankara’da yaşanan patlama sırasında yarım kalan halayı tamamladı.

    Yunus Emre Yerleşkesi yemekhane önünde yaklaşık 200 öğrenci YÖK’ün kuruluşunun 34’üncü yıl dönümü dolayısıyla eylem yapmak için toplandı. Pankartlarla slogan atarak yürüyüşe geçen öğrenciler yerleşke kapısına kadar yürüdü. Burada basın açıklaması yapan öğrenciler, ardından, Ankara’da ‘Barış Mitingi’ altında toplanan grubun halay çektiği sırada meydana gelen patlamayı hatırlattılar. Grup patlama sırasında yarım kalan halayın tamamlanması için yüzlerce öğrenci halay çekmeye başladı. Bir süre halay çeken öğrenciler ardından olaysız şekilde dağıldı.