Etiket: Anılarını

  • Gaziler, Kırşehir’de anılarını anlatıyor

    Kırşehir Malul Gaziler ve Muharip Gaziler Derneği üyeleri, Milli Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan ’Gaziler Günü ve Gaziler Haftası’ etkinlikleri çerçevesinde gazileri ’şehit ve gazilere saygı’ konulu konferanslarda buluşturuyor.

    Kırşehir’de merkez ve ilçelerde belirlenen okullarda gaziliği ve şehitlik makamını anlatan Malul Gaziler Derneği Başkanı Bahattin Kaya, Bakanlığın uygulaması gazilerin ve şehadet mertebesine ulaşan kardeşlerimizin hayatlarının yeni nesiller tarafından bilinmesinin önemli olduğunu söyledi.

    Malul Gaziler Derneği Başkanı Kaya, açıklamasında, “Okullarımızda çocukların bizleri karşılarında görmeleri büyük heyecan oluşturuyor. Yaşadığımız süreçleri gelerek bizlere soruyorlar. Neden gazi oldunuz? gibi sorularla da karşılaşıyoruz. Duygularımızı bütün doğallığı ile çocuklara aktararak Bakanlığın ’şehit ve gazilere saygı’ konusunda ki, projesini de destekliyoruz. Bizlerin unutulmadığını görmek ve çocuklarımıza hayatlarımızdan örnekler vermekte bizi heyecanlandırıyor.

    Şehit nurlanır, gazi ise onurlanmış askerdir. Sözünden hareket ederek şanlı tarihimizin destansı abideleri olan gazilerimizin yaşantısını paylaşıyoruz. Geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımızın tarihi abideleri karşılarında görerek geçmişten ders alıp geleceğe daha güvenle bakmalarının da önünü açıyoruz.”dedi

    Proje kapsamında İl Jandarma Komutanlığı yetkilileri, Malul Gaziler, Muharip Gaziler ve Aile Sosyal Hizmetler Müdürlüğü yetkilileri, okullarda öğrencilerle gazileri bir araya getiriyor.

  • (Özel Haber) Başkent’te huzurevindeki yaşlılar Sevgililer Günü anılarını paylaştı

    Yardım Gönüllüleri, 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla huzurevindeki yaşlıları ziyaret ederek, onları geçmişe götürüp anılarını canlandırdı.

    Gazi Üniversitesi Yardım Gönüllüleri Topluluğu bu yıl 14 Şubat Sevgililer Gününde, Başkent Vizyon Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi sakinlerini ziyaret etti. Klasik Sevgililer Günü kapsamından farklı olarak bir etkinlik gerçekleştiren gönüllüler gün boyu yaşlılarla vakit geçirerek onları bu özel günde yalnız bırakmadı.

    Sevgililer Günü’nde alışılagelenden farklı bir etkinlik yapmak istediklerini belirten Yardım Gönüllüleri Topluluğu Başkanı Emrah Altuntaş, “Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü, bizler topluluğumuza yakışır bir faaliyet yapmak istedik ve bugünü huzurevinde geçirdik. Biz çok mutlu olduk, onların da mutlu olduğunu gözlemledik, yaşlılarımız geçmiş yıllarda yaşadıkları sevgililer günlerini bizimle paylaştılar. Alışılagelmiş 14 Şubat’tan daha farklı bir çalışma olsun istedik ve beklediğimizden daha güzel bir çalışma oldu. Bugün belki hayatımızda yaşadığımız en güzel günlerden biriydi. İlerleyen yıllarda da bu faaliyetlerin artmasını diliyoruz. Buradan başta şehit aileleri ve gazilerimiz olmak üzere, şuan eşlerinin yanında olamayan görevdeki askerlerimizin de sevgililer gününü kutluyoruz. Ayrıca her faaliyetimizi destekleyen üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İbrahim Uslan’a da teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Kimi yaşlı teyzeler hayatlarında hiç Sevgililer Günü kutlamadığını ifade etti, bir yaşlı amca ise her yıl değişik hediyeler aldığını anlattı. Gönüllü gençler gün boyunca yaşlılarla sohbet edip, onlara hediyeler verip, birlikte keyifli vakit geçirdi.

  • Yeşilçam’ın ’kötü adamı’ ile ’Şişko Nuri’si anılarını tazeledi

    Türk sinemasında canlandırdığı ’kötü adam’ karakterleriyle tanınan İhsan Gedik ve çocuk tiplemeleriyle tanınan ’Şişko Nuri’ lakaplı sanatçı Sıtkı Sezgin, bir araya gelerek Yeşilçam günlerini yad etti.

    Türk sinemasının emektar isimleri İhsan Gedik ve Samsun Büyükşehir Belediyesi Huzurevi’nde kalan Sıtkı Sezgin, bir araya gelerek Yeşilçam günlerinde yaşadıkları anıları paylaştılar. İlk olarak Fatma Girik’in keşfettiği ünlü isimler, Türk sinemasına adımlarını da Fatma Girik’in de rol aldığı filmlerle attılar. 1962 yılında Sanat Kahvesi’nde yolları kesişen iki sanatçı beraber birçok filmde oynadı. Her şeye rağmen o günlerin çok güzel olduğunu belirten ünlü isimler, şimdilerde ilgisizlikten dem vuruyor. Tiyatro sanatçısı Fuat Dilek’in de yer aldığı “Renkli Dünyalar” adlı tiyatro oyunu ile ilkokul öğrencilerinin karşısına çıkan İhsan Gedik ve Sıtkı Sezgin, birçok yere kendi imkanları ile gidiyor. Usta isimler, çocuklar için bir şeyler yapmanın kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

    “Unutulmak insana bir üzüntü veriyor”

    Bakırköy Alibaba Tiyatrosu’nda oynarken Fatma Girik’in kendisini keşfettiğini söyleyen Sıtkı Sezgin, “Film arasında Fatma Girik beni gördü ve ’Ay ne şeker şeysin sen’ diyerek kucağına aldı. Mıncıkladı yanaklarımı. Fatma ablanın sayesinde Yeşilçam’a ’Oğlum Oğlum’ adlı filmle başladım. 300’e yakın filmde oynadım. En sonunda en çok beğenilen ’Öksüzler’ filminde oynadım. Sanatımı en güzel şekilde icra ettim. Yeşilçam sokağına girdiğim zaman 16- 17 yaşlarındaydım. İhsan Gedik abimle orada tanıştık. Kader birliği yaptık. O bana kucak açtı. Yeşilçam’da bana en ufak bir zarar gelmesin diye dayanak oldu. Abi kardeş gibi Yeşilçam’da geçindik. Kah paramız oldu otelde kaldık. Kah Sanatçılar Kahvesi’nde 6 tane sandalyeyi birleştirerek kahvede de yattık. Sabahları yan taraftaki saunada yıkanır paklanır, temiz çamaşırlarımızı giyer, saçımıza jöle sürerek yeniden Yeşilçam hayatına adım atardık. Yeşilçam hayatımız dolu dolu geçti. Şimdi görüyorum ki Yeşilçam diye bir şey kalmadı. Şimdiki televizyon dizilerinde hep gruplaşmışlar. Bizim gibi birçok sanatçı var. Neden bizlere de filmlerinde yer vermiyorlar. Bizim kimseye ‘bizi zorla alın’ diye bir talebimiz yok. Yeşilçam’daki sanatçıları televizyon kanalları unutmasın. Unutulmak insana bir üzüntü veriyor. Geçen gün Ayşen Gruda’yı Ali Sunal’ın programında gördüm, çok mutlu oldum. Ali Sunal’a teşekkür ederim. Bizi de bir gün programına çağırmasını isterim. Annem babam öldükten sonra da hısım akraba tanımaz oldu bizi. Şimdi memleketim olan Samsun Büyükşehir Belediyesi Huzurevi’nde kalıyorum. Rahatım yerinde, kültürel faaliyetlerime buradan devam ediyorum. İhsan Gedik ve Fuat Dilek ile birlikte Renkli Dünyalar adlı tiyatro oyununu ilkokullarda oynuyoruz. Çocuklara hizmet vermenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

    “O güzel günleri özlüyoruz”

    Yeşilçam’a ilk olarak teknik eleman olarak girdiğini belirten İhsan Gedik ise, “Asker dönüşümde iki takım elbise aldım. Giyindim ve oyuncu olacağım dedim. O zaman 5 kuruş, 100 kuruş yevmiyelerle oynadık. Şimdiki gibi deli para yoktu. İlk zamanlar evim yoktu. Otelde kaldık. Sonra rahmetli annem tütünü satarak bana İstanbul’dan bir ev aldı. İstanbul’da yatacak yer olduktan sonra geçimini sağlarsın. Kadir İnanır’la tanıştık. Cüneyt Arkın’la devam ettik. Sonra Yılmaz Güney ile 7-8 yıl çalıştık. Onun silahlarını temizlerdim. Yarısı gerçek silahtı. Zamanı gelince gerçek mermi atardı. Tabi hedefte kimse olmazdı. Sonra aramıza kara kedi girdi. Derken 800’den fazla filmde oynadık. Bir fiil 50 yıl bu sektörde devam ettik. Sonra evlendik. Çoluk çocuğa karıştık. Yeni jenerasyon bizi dışladığı zaman Nuri kardeşimin de dediği gibi kader birliği yaptık. Çocuklara yönelik bir tiyatroda oynuyoruz. İstanbul’da yaşıyorum. Samsun’a oyun için geliyorum. Nuri kardeşimle de arada böyle bir araya gelerek eskileri yad ediyoruz. O güzel günleri özlüyoruz. Yokluk içindeydik ama dimdik ayaktaydık. Filmlerde çok maceralar başımdan geçti. Tanju Korel’den bir yumruk yedim. Çekim sırasında ben onu kırbaçlıyorum. O da mahkumu oynuyor. Kırbacı tutup bir yumruk vuracak. Bir tane vurdu bana gözüm şişti. Hastaneye gittim, tekrar sete döndüm filme devam ettik” diye konuştu.

  • Kılıçdaroğlu, TRT Radyo’da anılarını anlattı

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TRT Radyo’da yayınlanan “Herkesin Bir Meseli Var-Bilgelik Hikayeleri” adlı radyo programının konuğu oldu.

    Gelecek hafta yayınlanacak program için stüdyoya giren CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, yapımcı ve sunucu Ayşe Sadak İltaş’a öğrencilik, iş, siyaset ve aile hayatına ilişkin anılarını anlattı.

  • Zülfü Livaneli, 44 Yıllık Dostu Yaşar Kemal’le Anılarını Anlattı

    Müzik ve edebiyat dünyasının güçlü ismi Zülfü Livaneli, Eskişehir’de edebiyatımızın koca çınarı Yaşar Kemal’i anmak için düzenlenen geceye katıldı. Livaneli, Yaşar Kemal ile birlikte yaşadıkları anılarını anlattı.

    Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen programa, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in yanı sıra çok sayıda sanatsever katıldı. Gazeteci Nebil Özgentürk’ün hazırladığı “Yaşar Kemal Efsanesi” adlı belgeselden bir bölümün yayınlanarak başladığı gecede, romanları 30 dilde yayınlanan, besteleri ve kitaplarıyla Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da sayısız ödül alan Zülfü Livaneli, geçtiğimiz yıl şubat ayında kaybettiğimiz Yaşar Kemal ile olan kırk dört yıllık dostluğunu salondakilere anlattı.

    “BİZİM 44 YIL SÜREN BİR DOSTLUĞUMUZ OLDU VE ÖLDÜĞÜNDE UZUN SÜRE SUSMAK ZORUNDA KALDIM”

    Eskişehir’e daha önce çok kez geldiğini anlatan Zülfü Livaneli, sözlerine kentin örnek bir şehir olduğunu ve her yerin Eskişehir gibi olabileceğini anlatarak başladı. Daha önce konserler için geldiğini, ama bu sefer Yaşar Kemal’i anlatmak için burada bulunduğunu ifade eden Livaneli, Yaşar Kemal’i konuşmanın kendisi için hem kolay hem de zor olduğunu vurguladı. Livaneli, “Eğer bir konuyu az bilirseniz anlatamazsınız, çok fazla bilirseniz yine anlatamazsınız çünkü ’Neresini anlatayım, neresinden bitireyim” diye düşünürsünüz. Yaşar Kemal ile bizim 44 yıl süren bir dostluğumuz oldu. Yaşar Kemal’in dostu çoktu çünkü dost canlısı bir insandı. Dolayısıyla arkadaşı, eşi, dostu her zaman çok oldu. Ama biz tanıştıktan sonra daha farklı bir şey bulduk birbirimizde her halde ve her gün telefonlaşıp konuşurduk. Her gün buluşurduk. İsveç’te ve Paris’te yaşadık birlikte. İstanbul’da Basınköy’de bir evi vardı. Basınköy’den Sirkeci’ye kadar yürürdük ki çok uzun bir yoldur. “Niye bu kadar yürüyorsun?” diye soranlara da “Allah iki Adanalı’ya ’Yürü ya kulum’ demiş, Sakıb Sabancı’ya böyle, bana da böyle” diye cevaplardı. Çok şakacı bir insandı ve eserlerinde görülen mizahı kişiliğinde de vardı. Ben onunla ilgili ilk önce hiçbir şey söyleyemedim, ölümünden sonra uzun bir süre sustum. Susmak zorundaydım ama her sabah uyanınca ona telefon etmek isteği vardı içimde. Büyük bir boşluk içerisinde düşüyordum. Fakat sonra onun hakkında düşündüklerimi ve yaşadıklarımızı yazmam gerektiği ortaya çıktı ve çokça talep de vardı. Dolayısıyla bir kitapla onu anlatmaya çalıştım” dedi.

    “ASLINDA ANLATILAMAYACAK KADAR ÇOK VE HOŞ ANILAR YAŞADIK”

    Yaşar Kemal ile olan kırk dört yıllık dostluğunu son çıkardığı kitabı “Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal” kitabında anlatan ZÜlfü Livaneli, eserin hayattaki gibi 2 bölümden oluştuğunu ifade ederken konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bir tanesi onun edebiyatı, sanatı, Türk ve Dünya edebiyatına neler getirdiğiyle ilgili derin bir inceleme diyelim. Diğeri ise işin olmazsa olmazı anılar. Anılar aslında anlatılamayacak kadar çok ve hoş anılar yaşadık. Size bunlardan bahsedeceğim. Belki konserler kadar eğlenceli olmayacak ama bir konferans kadar da sıkıcı olmayacak. Çünkü Yaşar Kemal’in olduğu yerde bir rüzgar eser. Kişiliğinin bir rüzgarı vardı. Bir yere girdiği zaman çevresine yayılan, herkesi o coşkunun içine sürükleyen bir rüzgarlı kişiliği vardı. Çukurova’da babası öldürülmüş, yoksul, okuyamamış bir köylü delikanlısının 20’nci yüzyıl edebiyatının devlerinden birisi haline geliyor. Bu öyle kolay bir şey değil. Bunu yapabilmek sahiden kolay değil.”