Etiket: Anestezinin

  • Diş tedavisinde genel anestezinin önemi

    Diş hekimi stresinin ve tedavi sırasında oluşabilen reflekslerin hastalar için çileye döndüğünü belirten uzmanlar, bu tip durumlarda diş tedavisinin genel anestezi ya da sedasyon altında gerçekleştirilmesinin hasta ve doktor için daha iyi olduğunu söyledi.

    Diş tedavilerinin çoğunlukla kişiler için ağrılı geçmesi sebebiyle toplumda yaygın korkulara sebep olduğunu ifade eden Diş Hekimi Şiar Atmaca, çoğu insanın diş hekimi koltuğuna oturmaktan korktuğunu, hatta bazı kişilerde artık bu durumun fobi düzeyine geldiğini belirtti. Atmaca, “Diş tedavisinde planlama genel anestezi veya sedasyon altında olacaksa mutlaka anestezi doktoru tarafından gerçekleştirilmeli ve ameliyathane ortamında yapılmalıdır. Uygun hastalara yapılan anestezi altında diş tedavisi, hastaya ve hekime sağladığı avantajlar düşünüldüğünde harcanan emek ve zamanın buna değer olduğu görülmektedir. Anestezi altında yapılan diş tedavilerinde hasta operasyon sonrası ilaçların etkisi ile ağızda yapılan tedavi işlemini, ağrıyı ve hoşlanmadığı sesleri hatırlamaz. Bu sayede psikolojik travma neredeyse sıfıra indirilmiş olur” şeklinde konuştu.

    Diş hekimi korkusu olanlarda, engelli bireylerde, mide bulantısı sorunu yaşayanlarda, diş ünitinde tedavi yapabilmenin mümkün olmadığı çocuklarda, lokal anestezinin yeterli olmadığı durumlarda genel anestezi veya sedasyon altında diş tedavisini tercih ettiklerini belirten Atmaca, bu yöntemin hem hasta için hem de tedaviyi gerçekleştirecek hekim için kolaylık sağladığını kaydetti. Diş tedavilerinin seanslı, uzun süren tedaviler olduğunu ekleyen Atmaca, “Günümüzde yoğun iş ortamında bu seansları bir araya toplamak için genel anestezi altında diş tedavilerinin yapılmasını arzu edenler de olmaktadır. Genel anestezi ile üç aylık bir tedavi üç saate sığdırılabilir. Bütün dişlerde yapılacak ağrılı işlemler bir seansta tamamlanıp, tedavinin geri kalanı ise hızlı bir şekilde bitirilebilir” diye konuştu.

  • Riskli Hastalık Gruplarında Anestezinin Hayati Önemi

    Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Hülya Bilgin, anestezi uygulamaların, obezite, yüksek tansiyon, kalp, solunum yolu gibi özel hastaların ameliyatlarında riski azaltmak için hayati önem taşıdığını kaydetti.

    Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Hülya Bilgin, son yıllarda artan obezite cerrahisinde anestezi uygulamalarının ameliyatın başarısını etkilediğini kaydetti.

    Bilgin, anestezi uygulamalarının; obezite, yüksek tansiyon, kalp, solunum yolu gibi özel hastaların ameliyatlarında riski azaltmak için hayati önem taşıdığını vurguladı.

    “GÜVENLİ ANESTEZİ “

    Prof. Dr. Bilgin güvenli anestezi koşullarının oluşturulmasında ekip çalışmasının önemine değinerek şunları söyledi: “Anestezi uzmanı başta olmak üzere; cerrah, ameliyat hemşiresi, ameliyat sonrası bakım için yoğun bakım hemşiresi, yoğun bakım hekimi ile yardımcı sağlık personelinin uyumlu bir şekilde çalışması gerekmektedir. Anestezide ekipler arası iletişim, hastanın izleminin yapılması, ameliyat sırasında ve sonrasında kesintisiz bir şekilde hayati parametrelerinin takibi ve kontrol listelerinin olması kritik öneme sahiptir. Ameliyat sonrasında hasta, geçirdiği ameliyatın cinsine, sahip olduğu diğer hastalıklara, yaşına göre ihtiyaç olduğu müddetçe bakımına devam edilmelidir. Tüm bunlar gelişebilecek komplikasyonların minimuma inmesini sağlayan önlemlerdir.”

    “100 BİNDE 1-2 ÖLÜME DÜŞTÜ”

    Anesteziye bağlı ölümlerin sebepleri arasında, güvenlik unsurları, insan hataları, cihaz hataları ve hastanın sahip olduğu diğer hastalıkların etkili olduğuna dikkati çeken Prof.Dr. Bilgin, “Ancak güvenli anestezi kriterlerinin uygulanmaya başlanması dünyada anesteziye bağlı komplikasyonları ve ölüm oranlarını çok azaltmıştır. Yapılan araştırmalara göre anesteziye bağlı ölüm riski gelişmiş ülkelerde son yıllarda 100 binde 1-2’ye gerilemiştir. Anestezide komplikasyonların önlenmesinde kullanılan ilaçların, teknolojinin önemli yeri olsa da anestezi uzmanının bu konudaki belirleyiciliği göz ardı edilemez. Anestezi uzmanı, eğitim ve tecrübeye sahip olmanın yanı sıra monitör, modern tıbbi aletler gibi girişimsel teknolojinin olanaklarını da kullanabilmelidir. Dolayısıyla iyi eğitimli ve tecrübeli bir anestezi uzmanının güvenli anestezideki rolü çok fazladır” diye konuştu.

    ANESTEZİDE ÖZEL HASTALARA ÖZEL UYGULAMALAR

    Her hastanın anestezi açısından önemli olduğuna değinen Prof.Dr. Bilgin, “Ancak anestezi uygulanacak hastaların büyük bir kısmı, ameliyat olmalarını gerektiren sorun dışında, şeker, kalp, böbrek hastalığı gibi yandaş sağlık problemlerine sahiptir. Yandaş hastalıkların vücutta oluşturduğu zararlar, hastaları anestezi uygulaması için daha hassas ya da daha dayanıksız hale getirebilir. Ayrıca kronik hastalıkların tedavisi için kullanılan ilaçlar, anestezi ilaçlarıyla etkileşerek istenmeyen bazı etkilere yol açabilir. Yandaş sağlık sorununun ciddiyetine ya da cerrahi işlemin büyüklüğüne göre hastaların ameliyat sonrasında yoğun bakımda izlenmeleri de gerekebilir. Bu nedenle böyle hastalar anestezi açı¬sından özellikli hasta olarak sınıflandırılır” dedi.

    “RİSK GRUBU”

    Prof.Dr. Bilgin, anestezide özellikli durum sınıflamasına giren hastalıklar ve hastaları şöyle sıraladı: “Şeker hastalığı, tiroit bezi hastalıkları, akciğer hastalıkları, alerjik hastalar, uykuda solunum durması, obezite, kas hastalıkları, böbrek ve karaciğer hastalıkları, nörolojik hastalıklar; yaşlı hastalar, kanser hastaları, psikiyatrik hastalıkları olanlar, erken doğanlar ve yenidoğan dönemindeki ilk 28 günlük bebekler.”

    “OBEZİTE CERRAHİSİNDE ANESTEZİNİN ÖNEMİ”

    Son yıllarda sıklıkla uygulanan obezite cerrahisi ile hastaların, diyabet, yüksek tansiyon, kalp damar hastalıkları gibi hayatı tehdit eden pek çok hastalık riskinden kurtulabildiğini kaydeden Prof. Dr. Bilgin, “Obez hastalar anestezi uygulamaları açısından özel ve riskli hasta grubunda yer alır. Bu nedenle obezite cerrahisinde uygulanacak anestezi, tecrübe ve uzmanlık gerektirir. Obezite anatomik, fonksiyonel ve sistemik değişikliklere neden olarak hastalarda morbid durumu daha da ağırlaştırabilir, bu nedenle obez hastalar anestezi açısından yüksek riskli kabul edilir. Genel anestezi ile operasyon geçirecek obez hastalarda anestezi açısından çeşitli komplikasyonlar gelişebilir. Oluşabilecek bu komplikasyonların önlenmesinde donanımlı bir ekip ve takım çalışması ile birlikte ameliyat öncesi, ameliyat sırası ve sonrasındaki uygulamaların obez hastanın özel koşullarına göre oluşabilecek komplikasyonları engellemek ve güvenli anestezi uygulamak için önem taşımaktadır” diye konuştu.

    “OBEZİTE CERRRAHİSİNDE GENEL ANESTEZİ”

    Bütün obezite cerrahisi yöntemlerinin mutlaka genel anestezi altında yapılması gerektiğine vurgu yapan Prof.Dr. Bilgin, “Obezite ameliyatları zannedildiği kadar uzun süren ya da çok zorlu ameliyatlar değildir. Özellikle tüp mide ameliyatları çok hızlı bir şekilde yapılabilir. Gastrik bypass ameliyatları biraz daha uzun sürmektedir. Obezite cerrahisinde kapalı cerrahi uygulandığı için hastaların ameliyat sonrasında iyileşmeleri çok daha hızlı olmaktadır” dedi.