Etiket: Anayasa

  • Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu Şanlıurfa’da

    ŞANLIURFA (İHA) – Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi programına katıldı. Toplantıda yeni Anayasa ve başkanlık sisteminden bahseden Kuzu, terör olayları ve Suriye’deki savaşa da değindi.

    “YENİ SİSTEMİN SORUMLUSU BENİM”

    “Adalet Mülkün Temelidir” sözüyle konuşmasına başlayan Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, İslam anlayışında yönetimin geniş biçiminin ikinci planda olduğunu ifade ederek, “Adil olun mesajı var. Nasıl geldiğin tabi ki ama ondan daha çok uygulama önemli. Biz bu ülkeyi en güzel şekilde, bürokratik ve oligarşik engellerden, vesayetin baskısından en az nasıl yönetiriz, kavgamız bu, uğraştığımız da bu, didindiğimiz de bu. AK Parti olarak bizim genel olarak yaklaşımımız da bu ve bunun kavgasını veriyoruz Türkiye’de. 1979 yılında bu işe başladım. Yaklaşık 40 sene oldu. Bu az bir süre değil. Türkiye’de bu model gündemde tutuluyorsa ve hakikaten gün geçtikçe de yer alıyorsa bunda benim olarak etkim çok. Günahıyla sevabıyla kabul ediyorum. Eğer bir sıkıntı olursa da olmasa da buna dahilim olduğunu şimdiden açıklamak istiyorum” dedi.

    “KAVGAMIZ EN İYİ NASIL YÖNETİRİZ”

    Devleti yönetmenin bir sanat olduğunu dile getiren Kuzu, “Bu salonu yaparken buranın mimarı neyi düşünür, kaç kişilik olabilir, kaç kişilik ihtiyaca cevap verebilir, nasıl daha güzel gözükebilir. Bunun birçok şekli olabilir ama en idealini bulmaya çalışır. Ondan dolayı da devleti yönetenler, fikir adamları bir araya gelmiş ve ülkemizi en iyi nasıl yönetiriz sorusunu sormuşlar ve birkaç model ortaya çıkmış. Dünyada yerleşen, bilinen, örnek alınan hükümet ama her halükarda kendi ülkene göre rötuş yapabileceğin türden hükümet modelleri bunlar ama en ideali bunlar. En iyi hangisiyle yönetiliriz, bizim kavga verdiğimiz, uğraştığımız husus da burası” ifadelerini kullandı.

    “BATILI ÜLKELER DAEŞ’E SİLAH VERMİYORSA KİM VERİYOR”

    Batılı ülkelerin DAEŞ ile işbirliği içinde olduğunu iddia eden Kuzu, şunları kaydetti:

    “Malumunuz terör uzun yıllar ülkemizin başına bela. Çok sayıda terör örgütü var. Maalesef bulunduğumuz bölgenin hassasiyeti nedeniyle de dünyanın şer odakları buraya daha çok önem veriyorlar. Türkiye ne zamanki bölgesinde bir güç, küresel bir güç olmaya kararlıdır anında bu düğmeye basıyorlar. Bunları biz çok net olarak gördük. Yalnız şu anki mücadelenin bir özelliği var. Şu an yedi düvelle boğuşuyoruz. Şu anki durumda, Türkiye’nin içinde ve dışında aklınızda hangi terör örgütü varsa birlikte hareket ediyorlar. DAEŞ yeni kurulmuş, ne olduğu bilinmiyor. Amerika’ya soruyorsun niye burada, DAEŞ ile mücadeleye geldim. Rusya’ya soruyorsun ben de DAEŞ ile mücadeleye geldim diyor. Hollanda, Fransa, İngiltere’ye soruyorsun ben de aynı sorun için geldim diyor. 52 tane gemi geldi şimdi Akdeniz’de, burnumuzun dibinde, bir kıvılcıma bakıyor. 13 ülke buraya gelmiş, DAEŞ için geldik diyor. Birleşmiş Milletler ise bu DAEŞ en az 30 sene sürer diyor. Bu nasıl bir güç, nasıl bir sistem bu silahları kim bunlara veriyor. Bu 13 en güçlü devlet bunlarla savaşıyor, bunlarla kavga ediyorsa, bunlara silah vermiyorsa, bu silahları peki nereden alıyor. Adama sormazlar mı? Bizim aklımızla alaya mı ediyorsunuz. Siz bu DAEŞ denen örgütün İsrail’e gık dediğini duydunuz mu? İslam adına terör yapacağım diyeceksin, gelip İslam devleti vuracaksın, Müslüman öldüreceksin öyle mi” dedi.

    “PKK’NIN İÇERİSİNDE HER DEVLETTEN ADAMLAR VAR”

    Terör örgütü PKK’nın içerisinde her ülkeden insanların olduğunu belirten Kuzu, “Dünyanın en kanlı terör örgütü PKK’dır, bakın rakamlara. Avrupa’da, ETA örgütü ispanya’da, İRA örgütü İngiltere’ye karşı, İtalya’da, Almanya’da başka örgütler. Bunların tamamının 40 yılda öldürdüğü toplam insan sayısı 3 bin 300’dür. 30 yılda da 40 bin insan öldüren, 10 binlerce şehit verdiren bir bela olan PKK’yı dünyada başka yerlerde bulamazsınız. Avrupa’da bir yere bomba koyup sonra da arayıp falan yere bomba koyduk diyorlar. Siz hiç böyle ilan veren bir terör örgütü duydunuz mu. Çünkü onların derdi İRA olarak bağımsızlık savaşı veriyor, doğru ya da yanlış. Adamın hedefinde adam öldürmek yok. Bizdeki çete sırf öldürmek için var. Sebebi ne peki, çünkü bizdeki PKK konsorsiyum. İçinde tüm dünya devletlerinin adamları var. Bu Güneydoğudaki insanlar artık uyansın” dedi.

    “TERÖRÜN AMACI BAŞKANLIK SİSTEMİNİ GÖLGEDE BIRAKMAK”

    Konuşmasına yaşadığı bir olayı anlatarak devam eden Kuzu, “Komutana dedim ki neden bu terörü engellemiyorsunuz. Bunun başı Ankara’da. Toplu öldürmelerde biz Ankara’ya soruyoruz öldürmeyin diyorlar. Biz de bırakıyoruz gidiyor. Geçen çocuklar çevirmişler 30 tanesini öldürmüşler. Açın bunların pantolonunu dedim. Bunların pantolonunu dedim 23 tanesi sünnetsiz çıktı dedi. Bana komutanın dediğini söylüyorum. Terörü ancak devletin şu anda üzerine gittiği gibi giderek çözebiliriz. Başka çaresi kalmadı. Biz çözümü de denedik ama bir gram geri adım atmadılar. Bugün verilen mücadele sonuna kadar devam edecek. Devletimiz kararlı. Savunma sanayimiz de son yıllara göre daha güçlü. Tankımız da kendimizin, tüfeğimiz de kendimizin. İnşallah uçağımızı da kısa zamanda yapacağız. Bu hava içerisinde başkanlık sistemi azıcık gölgede kalır. Zaten terörün amacı da bu” şeklinde konuştu.

  • Kılıçdaroğlu’ndan “Anayasa” Eleştirisi

    Cumhuriyet halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Ahmet Piriştina adı verilen arabalı vapurun ilk seferine çıkma törenine katıldı. Kılıçdaroğlu, iktidar partisinin anayasa değişiklik teklifi ve Suriyeli göçmenler üzerinden Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu eleştirdi.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi, görevi başında yaşamını yitiren Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina’nın adını verdiği yeni arabalı vapuru bugün sefere aldı. 32 milyon liralık geminin hizmete alınma törenine, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı. Üçkuyular Vapur İskelesi’nde yapılan törende konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, iktidar partisinin anayasa değişiklik teklifi ve Suriyeli göçmenler üzerinden Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu eleştirdi. Kılıçdaroğlu, Anayasa tartışmalarına değinerek, “Bize diyorlar ki, ‘gelin yeni Anayasa yapalım.’ Net ve açık olarak şunu söyledik; Eğer bir Anayasa çalışması yapılacaksa şartlarımız var. İlk 4 madde bizim için asla tartışılamaz. İlk 4 madde bu devleti kuranların kurucu iradesi, buna dokundurtmayız. Başkanlık sistemini kabul etmiyoruz. Parlamenter sistemi güçlendirecekseniz konuşuruz” dedi.

    “ÇIKIN ANLATIN”

    Daha sonra Anayasa’nın ilk 4 maddesini okuyan Kılıçdaroğlu, “Bunun nesini değiştireceksiniz? ‘Efendim diyorlar, hiçbir koşul ileri sürmeyin.’ Davutoğlu’na buradan çağrı yapıyorum; ilk 4 maddenin nesini değiştireceksiniz, çıkın bir anlatın, ben de anlayayım. Parlamentoda bir tek CHP’li milletvekili dahi kalsa, bu değişikliklerin hiçbirini parlamentodan geçiremeyeceklerdir” diye konuştu.

    “KAYSERİ PAZARLIĞI YAPTILAR”

    Suriyeli göçmenlerle ilgili Avrupa Birliği (AB) ile yapılan anlaşmaları da eleştiren Kılıçdaroğlu, “İktidarı defalarca uyardık, ‘Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına sürüklemeyin’ dedik. Ama bunlar geldiler, Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına sürüklediler. Bugün 2,5 milyonu aşkın göçmen Türkiye’den Avrupa’ya gitmek istiyor. İnsan yaşamı para pazarlığı olamaz. Davutoğlu, Avrupa’ya gidiyor, ’Suriyeliler bizde kalsın onları biz alalım’, birisi de diyor ki, ’parayı almadan gelme.’ Sanki adam Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı değil de sarayın tahsildar memuru. Avrupalılar diyor, ’size 3 milyar avro verelim siz bunları burada tutun’, bizde diyoruz ki, 6 milyar avro gerekirse biz size ödeyelim, onların tamamı sizde kalsın. AB Temel Haklar Bildirgesi, bir göçmenin hayatı pazarlık konusu olamaz diyor. Bunlar gittiler Kayseri pazarlığı yaptılar. Kayserililerden özür diliyorum, Kayserililer akıllı insanlardır. ‘Suriyelileri göndereceğiz size’ diyorlar. Bunu kabul etmiyor ve doğru bulmuyoruz. Herkes aklını başına almalı. Umarım Türkiye 2,5 milyon Suriyelinin dramını yaşamaz” şeklinde konuştu.

    PİRİŞTİNA: “HER SİYASETÇİYE NASİP OLMAZ”

    Törende konuşan ve görevi başındayken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden İzmir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina’nın, oğlu Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina, “Her siyasetçiye nasip olmazdı. Umuyorum her siyasetçi kalplerde böyle anılsın. Onun İzmir sevdası büyüktü. Bugün ne mutlu ki adını taşıyan sokaklar var ama bu çok daha anlamlı olacak” dedi.

    KOCAOĞLU: “VAPURLARA 450 MİLYON HARCADIK”

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da, “12 yıl önce kaybettiğimiz efsane belediye başkanımız Ahmet Piriştina anısına bir arabalı vapurumuza ismini verdik. Ahmet Piriştina isminin kentimizin birçok köşesinde verdiğimiz isimlerle yaşamasını sağladık. Bunlardan birisi Kent Arşivi’ne Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nin adını verdik. Denizcilik İşletmeleri’nden yolcu vapurlarını devralan Ahmet Piriştina’dır. Körfezde kokuyu gideren büyük kanal projesini bitiren yine Ahmet Piriştina’dır. Biz yüzülebilir körfez hedefi koyduk. 450 milyon lira vapurlara vererek İzmir Körfezi’ndeki ulaşımı çağın da ötesine taşımak üzere hem arabalı vapurlarımız hem de yolcu vapurlarımız körfezde salınmaktadır” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Ahmet Piriştina arabalı vapurunun kurdelesi kesildi. Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler, daha sonra vapuru gezdi.

  • CHP’den Anayasa Komisyonunda ’Masadan Kalmadık’ Çıkışı

    CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, partisinin Yeni Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun toplantısında masadan kalktığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Sındır, “Bu masadan kalktı tartışmaları doğru değil” dedi.

    CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, ilçe ziyaretlerine devam ederek Aliağa’da temaslarda bulundu. Partisinin Aliağa İlçe Örgütü’nde yeni anayasa tartışmalarına değinen Sındır, konunun tüm partilerin gündeminde olduğunu ifade etti. Sındır, “Anayasa içerisinde darbe hukukundan gelen bir takım özgürlükleri kısıtlayan hükümler olabilir, bunlar değiştirilebilir; ama ilk dört maddesini asla değiştiremezsiniz” dedi.

    CHP’nin Yeni Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun toplantısında masadan kalkmadığını öne süren CHP Genel Sekreteri, “Bu masadan kalktı tartışmaları doğru değil. Masayı bizzat deviren meclis başkanının kendisi; çünkü biz daha görüşmelere dahi girmeden ’Siz başkanlık sistemine karşısınız’ deyip bunun üzerinden görüşmeleri kapatmıştı. Biz asla ve asla parlamenter demokratik rejim üzerine bir tartışmaya girmeyiz. Başkanlık sistemi adı altında yapmak istedikleri otokrasiye karşıyız” şeklinde konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Burdur’da Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı Eleştirdi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı eleştirerek, “O makamda olana dürüstlük yakışır” dedi.

    Burdur’da düzenlenen toplu açılış töreninde konuşan Erdoğan, kamuoyunda MİT TIR’ları hadisesi olarak bilinen ihanete şahit olduklarını belirterek, ülkemizin güvenliğine yönelik saldırının faillerinin adalete hesap verdiğini, bu olayı, Türkiye’yi uluslarası kamuoyunda köşeye sıkıştırmak için kullananlar olduğunu söyledi.

    Erdoğan, “Son olarak bir gazetede aynı oyunda figüranlık yapmaya kalkınca sorumluları adalete hesap vermek zorunda kaldı, suçlama casusluk gibi ağır ve dünyanın her yerinde karşılığı olan bir olaydı, soruşturma açılmış savcılar harekete geçip tutuklama talebinde bulunmuş mahkeme de tutuklamıştır, halen konu yargı aşamasında ama bu anda Anayasa Mahkemesi anayasayı hiçi sayarak kendini mahkemenin yerine koymuş, bireysel başvuru hakkıyla ilgisi olmayan bir karar vermiştir. Yargı süresi bitmemiş buna rağmen tutukluluk süreci içinde olan kişiler hakkında öyle bir kara veriyor, çok daha önce yapılmış binlerce başvuru beklerken, bu davadan yargılananların tutukluluk halleriyle ilgili çok hızlı bir süreç işledi. Niye bu kadar acele ettiniz. Anayasa Mahkemesi oy çokluğuyla bu kişilerin tutukluluk hallerinin, şu ifadeye bak kuvvetli suç şüphesi olmadığı için tutuklamanın kaldırılmasını istemiş, bu konuda mahkeme yetkisi olmadığı halde işin esasına girerek karar vermiştir. Üstelik yine hukuka aykırı bir şekilde önce kararı günler sonra da gerekçeyi açıkladı. Sayın başkan bana daha önceleri bizzat kendisi söylemişti gerekçeyi açıklamadan asla karar açıklamayız diye, şimdi ben bu olayı yaşayınca gerçekten çok üzüldüm buradan söylüyorum çok kırgınım, Niye o makamda olana dürüstlük yakışır da onun için, bana bunu söyledi. Çünkü önceki başkanı gerekçe açıklanmadan açıklanan kararları eleştirirken bu arkadaşımız bu defa kendisi bunu yapmıştır. Geç de olsa kamuoyuna ilan edilen gerekçedeyse her şey var ama bu usulsüzlüğün açıklaması yok. Halbuki AYM, bu ülkede devletin ve milletin menfaatleri çıkarları konusunda en fazla hassas olması gereken kurumların başında olması gerekiyor ama bu kurum üstelik de başkanını da içinde yer aldığı üyeleri eliyle son dönemde Türkiye’ye yönelik en büyük saldırılardan birinin somut örneği olan konuda ülkesi ve milletinin aleyhine karar almaktan çekinmemiştir” dedi.

    Konuşmasında tutuklama kararı veren mahkemeyi de kararının arkasında durmadığı için eleştiren Çumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Casusluktan tutuklanmış bu insanlar. Daha önce casusluktan tutuklanmasını isteyen mahkemenin verdiği kararı da anlamıyorum onlar da kararında direnebilirdi. Diren bakalım o zaman AYM ne yapacak görelim. Direnseydi dengeler çok daha farklı gelişirdi, bu konunun yargının bağmısızlığıyla alakası yoktur bu ifade de çok çirkin, Anayasadan o maddeden bir yerini okuyorum, Anayasa Mahkemesinin verdiği karar herkesi bağlar doğru beni de bağlar. Ben Cumhurbaşkanı olarak vatana ihanet dışında hiçbir suçla suçlanamam, Anayasayı korumak benim de görevim. Ben de diyorum ki Anayasanın 104. maddesine uy, ilk fıkrasını alıp diğer fıkrasının bir kenara koyma, bunun üzerinde de hassas ol, geçmişte yargı nasıl paralel devlet yapılanması örgütü tarafından çökertildiğinde karşısına dikildik ve nasıl mücadele ettiysek, bu konuda da aynı şekilde hareket etmek zorundayız. Cumhurbaşkanı olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğini temsil etmekte anayasanın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli çalışmasını gözetmekle yükümlüyüm. Bu konuda kim yetki sınırlarının dışına çıkarsa karşısında da beni bulur. AYM böyle bir yola girerse milletim adına ona karşı itirazlarımı dile getirmekten çekinmem, bu tür haksızlıklar karşısında susarsam milletimin itimadına layık olmamış olurum mesele bu. Kendi ülkesine ve çıkarlarına karşı saygı duymayan bir kuruma ne dedim ’ben de bu karara saygı duymuyorum’ dedim. AYM’nin kendi varlığını ve meşruiyetini tartışmaya açacak bu yollara inşallah tevessül etmez bir daha. Biz eleştirilen değil, takdir edilen bir AYM istiyoruz. Tek başına bu meselenin dahi Türkiye’nin yeni anayasasının ne denli ihtiyacı olduğunu ortaya koyuyor. Lafzı ne keder değiştirilirse değiştirilsin ruhunda sorun olan mevcut anayasada ısrar etmenin hiçbir mantıki ve ahlaki tarafı kalmamıştır” diye konuştu.

    Türkiyeyi, darbe ve vesayet rejimlerinin ürün anayasaya mahkum edenlerin bunun hesabını vereceğini ifade eden Erdoğan, “Ana muhalefetin başındaki adam çıkıyor diktatör bozuntusu diyor bu nasıl bir terbiyedir, sen nasıl böyle bir ifadeyi kullanıyorsun değerli kardeşlerim bunlardan birşey olmaz bunlar bu ülkede siyaset yapamaz. Tutturmuşlar biz başkanlık istemiyoruz, şimdi dert başka, onlar şunu görüyor bu millet bizden başkan çıkarmaz diyorlar ondan dolayı da dertsiz başımızı derse sokmayalım hiç olmazsa parlamentoya girelim diyorlar dertleri bu. Bütün bunlarla beraber biri masadan kaçıyor öteki o yoksa ben de kalmam diyor, çocuk oyuncağı mı bu, yeni anayasadan milletimizin geleceğine ışık tutacak bir netice alırız” dedi.

  • Milletvekili Metin Külünk, Üniversitelilere ’Yeni Anayasa Ve Başkanlık Sistemi’ni Anlattı

    AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Gazi Mustafa Kemal’in başkanlık sistemini destekleyeceğine inandığını söyledi.

    AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, ‘Yeni anayasa ve Başkanlık Sistemi’ adlı söyleşide İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ) öğrencileriyle bir araya geldi. Üniversitenin Siyaset Kulübü tarafından düzenlenen etkinlikte Külünk, başkanlık sistemi tartışmalarını değerlendirdi.

    Başkanlık sistemi ve yeni anayasa tartışmalarının sadece hukuki değil aynı zamanda siyasi bir mesele olduğunu ifade eden Metin Külünk, geçtiğimiz günlerde Kandil’de yapılan söyleşinin çok dikkatli okunması gerektiğini ifade etti. “Bundan 100 yıl önce küresel sistemin inşasında Araplara önemli rol oynatmışlardı. Bugün, İslamsız Kürt kimliği üzerinden üretilen bir siyasi proje ile bizi kontrol altına almayı hedefliyorlar” diyen Külünk, “Kandil’den yapılan açıklamada herkes belli ifadelere takıldı. Hâlbuki orada çok daha kritik bir cümle vardı. ‘Özgür önderlik, özerk Kürdistan ve demokratik Türkiye’ diyorlar. Bunun anlamı, mesele bağımsız bir Kürdistan meselesi değildir. Mesele Türkleri kontrol altına almak istemektir” diye konuştu.

    “GAZİ MUSTAFA KEMAL BAŞKANLIK SİSTEMİNİ İSTERDİ”

    Başkanlık sistemi ve yeni anayasa tartışmalarının siyasi bir proje olarak düşünülmesi gerektiğini söyleyen Metin Külünk, Türkiye’nin ileri gidebilmesi için bu sisteme geçişin şart olduğunu ifade etti. Gazi Mustafa Kemal’in başkanlık sistemini destekleyeceğine inandığını ifade eden Metin Külünk, “Eğer Gazi 1938’de dünyasını değiştirmemiş olsaydı ve çok partili sisteme Gazi ile geçilmiş olsaydı, onun başkanlık sistemini seçeceğini düşünüyorum” dedi.

    “YASAMA VE YÜRÜTME İÇ İÇE OLDUĞU SÜRECE TÜRKİYE İLERLEYEMEZ”

    Türkiye’de mevcut sistemin çok ciddi siyasi tıkanıklıklara sebep olduğunu söyleyen Külünk, “Yasama ve yürütme bu kadar iç içe olduğu sürece Türkiye’nin gideceği bir yer yok. Hatta bu sistemde yasamanın yürütme üzerinde baskısı olduğunu bile söyleyebiliriz. Bununla birlikte, bürokrasinin hem yasamayı hem de yürütmeyi domine etmesi Türkiye’nin temel problemidir. Bizde sistem bürokrasinin egemenliğinde. Bürokrasi sistemi tıkayarak siyaseti kendine borçlandırıyor. Buna çözüm olarak, Ankara küçülmelidir ve bazı görevler yerinden yönetim ilkesi gereği yerellere devredilmelidir. 2023’te ilk on ülke arasında olmak istiyorsak, güçlü ve yenilenmiş bir sisteme geçmemiz gerekiyor. Bunun da yolu anayasadan geçiyor” dedi.