Etiket: Analizi

  • Karbon Ayak İzi Envanter ve Analizi Projesinin lansmanı yapıldı

    Bilecik Belediyesi tarafından Karbon Ayak İzi Envanter ve Analiz Çalışması projesinin lansman toplatısı yapıldı.

    Bilecik Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezinde yapılan toplantıya, Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Türe katıldı. Yapılan proje hakkında bilgi veren Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, ‘Bilecik Çevre Dostu Şehir’ sloganı ile bu yola çıktıklarını belirterek, “Bilecik Belediyesi olarak çevreci belediyecilik anlayışı ile birçok güzel ve anlamlı çalışmaya imza atmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, şehrimizin küresel ısınma ve iklim değişikliğindeki rolünü belirlemek ve bu etkiyi azaltmak üzere yapılması gereken çalışmalarının ilk etabı olan Karbon Ayak İzi Envanter ve Analiz Projesini, Başkanlık Danışmanımız ve Anadolu Üniversitesi Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Türe’nin katkılarıyla tamamladık. Aynı zamanda Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği üyesi olan Bilecik Belediyesi, yaptığı Karbon Ayak İzi Envanter çalışması ile birliğe üye olan 64 belediye içerisinden sertifika almaya hak kazanan 8 belediyeden, 2 büyükşehirler dışında, il düzeyinde ilk belediye olmuştur. Peki Karbon Ayak İzi neyi ifade etmektedir? Bu özelikle kentlerdeki fosil kaynaklı enerji tüketiminden kaynaklanan başta karbondioksit olmak üzere sera gazlarının çevreye verdiği zararın uluslar arası bir ölçüsüdür. Günümüzde giderek etkisi artan küresel ısınma ve iklim değişikliğine neden olan bu durum, aşırı yağışlar, seller, kuraklıklar, sağlık ve sosyo ekonomik sorunları da beraberinde getirmektedir. Günümüzde giderek etkisini arttıran küresel ısınma ve iklim değişikliği, bir felaket senaryosu olmaktan çıkıp bilimsel bulgular ile kanıtlanmıştır. Sonuçları ise bütün dünyayı şu ya da bu şekilde etkileyecek bir risk unsuru haline gelmiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Antalya’da gerçekleştirilen 2015 G20 zirvesinde, Paris’te yapılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı için, iklim değişikliğine karşı mücadelede önemli ve başarılı sonuçların alınması gerektiği konusunda verdiği mesajda, bu konuya ülkemizin nedenli önem verdiğinin önemli bir göstergesidir. Çünkü bu amaca ulaşmak için, sahip olduğunuz değerleri ya da sorunları artık sadece anlatarak değil, dünyaca kabul gören ölçülebilir ve karşılaştırabilir yöntemlerle ortaya koyabilme kabiliyeti büyük önem taşımaktadır” dedi.

    “Bilecik 49 puanla ‘Risk Altında’ ki iller grubunda yer almaktadır”

    Başkan Yağcı, konuşmasında çevrenin önemine değinerek, “Özellikle belediyelerin kentsel politikalarını oluşturma ve yapacakları projelere destek bulma konusunda, bu verileri kullanma anlayışı ve kabiliyeti, hem ulusal hem de uluslararası arenada belediyecilik anlayışına bir marka değeri katmaktadır. Şehrimize yönelik olarak gerçekleştirdiğimiz bu çalışma ile barınma, ulaşım, sanayi ve tarımsal alandaki özellikle enerji kullanımı noktasında meydana çıkardığımız tabloyu ortaya koymaya çalıştık. Buna bağlı olarak önümüzdeki günlerde, kentimizdeki tüm paydaş kurumlarla birlikte yapacağımız çalıştayla, sürdürülebilir ve ekolojik bir kent olmanın temel unsurlarından olan Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı(SEEP) ve İklim Değişikliğine Kentsel Uyum Eylem Planlarını (İDKUEP) geniş bir katılımla gerçekleştireceğiz. Böylece tüm kentsel aktivitelerimizde ekolojik bir anlayışla ve çevreye zarar vermeyecek biçimde şehrimizin büyüyüp gelişmesini sağlamayı hedeflemekteyiz. Çünkü bu dünya bizlere öncekilerden emanet olduğu gibi, bizim de kendimizden sonrakilere en güzel şekilde emanet etmemiz gerektiğinin bilincindeyiz. Yaptığımız Bilecik İl Merkezi Karon Ayak İzi Envanter ve Analiz Çalışmasına ilişkin elde edilen sonuçları detaylı olarak hocamız sizlere sunacak ama ben yine de kısaca sizlere özetlemek istiyorum. Hocamızın yaptığı çalışmalara göre kentimizin iklim değişikliği kaynaklı tehditlere karşı aldığı 49 puanla ‘Risk Altında’ ki iller grubunda yer almaktadır. Ancak bu bilgiler ışığı altında alacağımız önlemlerle bu risk puanı daha aşağılara düşüreceğiz. Türkiye’nin toplam sera gazı emisyonları 1990 yılında karbondioksit eş değeri cinsinden 187 milyon ton değerinden yüzde 110,4 artış ile 2013 yılında 459,1 milyon tona ulaşmıştır. Bilecik il merkezi kapsamında toplam değerlere baktığımızda 2015 yılı için tüm enerji türlerinden 2 milyon 212 bin 995,338 MWH’lik bir tüketime karşılık geldiği ve bunun karşılığında toplam 577 milyon 231 bin 948 ton-karbondioksit salımı gerçekleştiği belirlenmiştir. Bilecik il merkezinde kişi başına düşen enerji tüketimi 29,9 MWH, buna karşılık karbondioksit salım ise 7,7 ton- karbondioksit/kişi olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’nin 2013 yılı kişi başı ortalamasının 5,9 ton-karbondioksit/kişi olduğu düşünülürse bu rakam ülke ortalamasının üstünde bulunmaktadır. Bu değer 2010 yılı verilerine göre OECD ülkeleri ortalaması olan 9,83 ton-karbondioksit/kişi değerinin altında olup, dünya ortalaması olan 4,29 ton-karbondioksit/kişi değerinin ise üzerindedir. İlde enerji tüketimine dayalı salım miktarları bu şekilde gittiği sürece, yüzde 0,48’lik oranla Bilecik, ülkenin toplan karbon salımına en küçük katkıyı yapan illerden biri olma özelliğini koruyacaktır” dedi.

    “Çevreyi hor gören, geleceği zor görür”

    Başkan Yağcı, konuşmasının sonunda, “Belediyecilik anlayışının giderek sürdürülebilir ve ekolojik kentlere doğru yön değiştirmeye başladığı bu günlerde, Bilecik Belediye olarak dünyada ve ülkemizde bu konuda öncülük eden belediyelerle aynı gelişmelere ve uygulamalara imza atmak, kentimiz için bir ekolojik kent değeri oluşturacaktır. Burada hepimize görev düşüyor. Çünkü Dünya’yı yaşanabilir halde aldık, daha yaşanabilir halde bırakmak çok hepimiz için çok önemli bir görev. Ben yıllar önce söyledim, ‘Çevreyi Hor Gören, Geleceği Zor Görür’ dedim. Çevremizi hor görmeye hakkımız yok, geleceğimizi görmek istiyoruz. Daha güzel bir dünyada yaşamak istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Bu sertifika Bilecik’in uluslararası tanınırlığı açısından önemli”

    Eskişehir Anadolu Üniversitesi Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Türe ise; Sağlıklı Kentler Birliği’nin 64 belediyesi olduğunu söyledi. 64 üye belediye içerisinde yalnızca 8 belediye bu sertifikayı almaya hak kazandığı anlatan Türe, “Bunlardan 2 tanesi Antalya ve Bursa Büyükşehir Belediyeleri. Onun dışındakiler 5 belediye ise; ilçe belediyesi. Sadece tek il olarak Bilecik Belediyesi bu sertifikayı almaya hak kazandı. Gerçekten bende bu nedenden dolayı Sayın Başkanımıza ortaya koyduğu fırsatlar için çok teşekkür ediyorum. Bunlar Bilecik’in uluslararası tanınırlığı açısından önemli. Belediyemize uluslar arası fonları kazandırmak adına önemli. Çünkü Dünya artık bunlarla ilgileniyor. Bütün belediyeler yol yapıyor, çöpleri alıyor, binalar yapıyor ama bunları yapan belediyeler farklılık yaratıyor. Kentleri için bir marka değeri yaratıyor. O nedenle bu sertifikaların önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Konuşmanın ardından Eskişehir Anadolu Üniversitesi Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Türe, slayt eşliğinde basın mensuplarına projenin detayları anlattı.

  • MHP’li Özdağ’dan “Darbe ve Terör Kıskacında Bir Türkiye Analizi” konferansı

    KASTAMONU (İHA) – MHP Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, Kastamonu’da “Darbe ve Terör Kıskacında Bir Türkiye Analizi” konulu konferans verdi.

    MHP Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, “Darbe ve Terör Kıskacında Bir Türkiye Analizi” konferansında yaptığı konuşmada, TSK içinde çok güçlü bir FETÖ’cü yapılanması olduğunu söyledi. Bozdağ, “Bu konuyu çok iyi bilen asker arkadaşlarım tarafından dile getiriliyordu. Hatta 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nün internet sayfasına bundan bir yıl önce askeri istihbarat kökenli bir hukukçu arkadaşımız, FETÖ’cü darbe olacağıyla ilgili bir yazı da koymuştu. O gece vurulan ve yanındaki koruması da şehit edilen Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Arslan’la da zaman zaman buluşur sohbet ederdik. O da; Güneydoğu Anadolu’da FETÖ’cü generallerin Türk Ordusu’nun teröre karşı etkili mücadele etmesini engelliyor demişti. Dolayısıyla TSK’da yapılacak FETÖ’cü subay ve general tasfiyesinin beklentisi içindeydim. İşaret fişeği 8 Temmuz’da İzmir’de açılan casusluk davasında komplo kuran amiral ve subaylarla ilgili soruşturmanın başlamasıyla atılmış oldu ama bir darbe olur diye de beklemedim doğrusu” diye konuştu.

    “Darbeye çok iyi çalışılmış”

    Darbeye çok iyi çalışıldığını ifade eden Özdağ, “Darbeyle ilgili daha sonra görüştüğüm birçok asker darbe planının çok iyi çalışılmış olduğunu, her bir bireye verilen görevin çok belirgin bir şekilde tanımlandığını söyledi. Fakat yine de beni rahatsız eden bazı şeyler var. Örneğin; darbeye katılan general, amiral ve subay sayısı TSK içindeki FETÖ’cülerin çok küçük bir bölümünü oluşturuyor” şeklinde konuştu.

    Türkiye’nin politik, diplomatik, finansal ve askeri olarak bir istikrarsızlaştırma sürecine sokulduğunu aktaran Özdağ, “Önemli olan bu büyük istikrarsızlığın üzerine getirilmek istenen şeyin ne olduğu. Bence Türkiye’yi “sivil demokrasi bu işi halledemiyor” duygusuna getirip, halkın bir kesiminde bu düşünceyi oluşturduktan sonra ikinci bir FETÖ darbe girişimi olabilir. Şu anda düşünülmezi düşünmemiz gereken bir zamandan geçiyoruz. Çünkü karşımızda çok güçlü bir casusluk ve terör şebekesi var. Önümüzdeki 1 yıl çok kritik. Başbakanın yerinde olsam, tankları Çankırı’ya yollamak yerine şehirde tutar, bu birliklerin başına da güvenilir komutanları, subayları getirirdim” dedi.

    Fırat Operasyonunun Türkiye için bir zorunluluk olduğunu ve çok doğru bulduğunu anlatan Özdağ, “Aksi halde PKK, Kürt Dağı bölgesine ulaşacak, Türkiye’yi Ortadoğu’dan büyük ölçüde koparacaktı. Akdeniz’e ulaşmak için Hatay ve Türkmen Dağı bölgelerine yönelik büyük bir PKK saldırısı başlayacaktı. Cerablus operasyonunun amacı bu saldırıyı durdurmak, PKK’nın kurulmasını engellemektir. Türk Ordusu’nun ağır travmadan geçtiği bir aşamada dünyanın en zor bölgesinde tampon bir bölge kurmak zor bir askeri harekattır. Üstelik karşımızda PKK ve IŞİD gibi değişik ilişkileri olan iki terör örgütü vardır. Türk Ordusu kanla yıkanabilir. Ancak bu şekilde FETÖ’nün yaşattığı travma kısa zamanda atlatılabilir. Şimdi Türkiye’ye yönelik hesapları olanlar, Suriye’de Türk Ordusu’nu saldıracak hedef olarak göreceklerdir. Sanmayalım ki, ilk günlerde olduğu gibi süreç çok kolay geçecektir. Ayrıca IŞİD ve PKK Türkiye içinde değişik terör eylemlerini hızlandırarak gerçekleştirecektir. Türk birliklerinin bölgeye yerleşmesiyle birlikte Türkmenler köylerine geri dönecekler ve burada 500 bine yakın Türkmen bir araya gelecektir. Bu adım Suriye’nin toprak bütünlüğüne katkı verecektir” ifadelerini kullandı.

  • Mazot Gübre Ve Toprak Analizi Desteği Ödemelerine Başlanacak

    Aydın’da Tarım Bilgi Sistemine kayıtlı üreticilerin üretimleri karşılığında yaptıkları Mazot Gübre Desteği ve Toprak Analizi Desteği başvuruları sonuçlandı.

    Gerekli kontrollerin yapılmasının ardından ilgili itirazlar ve başvuruların da dikkate alınarak hak sahipleri listeleri hazırlandığını belirten Aydın Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mustafa Bircan, kesin askı listelerinin tüm yerleşim bölgelerinde askıya çıkarıldığını söyledi. Aydın genelinde 2015 yılı için toplam 32 milyon 268 bin 996 TL yapılacağını belirten Bircan “Bu desteklerden Mazot Desteklemesi olarak 50 bin 092 İşletmemize 13 milyon 998 bin 899,77 TL, Gübre Desteklemesi olarak 49 bin 985 İşletmemize 17 milyon 039 bin 071,93 TL, Toprak Analiz Desteklemesi olarak 4 bin 327 İşletmemize 1 milyon 231 bin 024,78 TL ödeme yapılacaktır” dedi.

  • Malatya’da DAP Bölgesi Girişimcilik Ve Yenilikçilik İhtiyaç Analizi Projesi’nin Açılışı Yapıldı

    DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen DAP Bölgesi Girişimcilik ve Yenilikçilik İhtiyaç Analizi Projesi’nin açılış toplantısı Malatya’da yapıldı.

    Duble Tree by Hilton Otel’de gerçekleştirilen proje açılış toplantısına Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Malatya Valisi Süleyman Kamçı, Elazığ Valisi Murat Zorluoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Adnan Demir, AK Parti Malatya Milletvekilleri Öznur Çalık, Mustafa Şahin, Taha Özhan, Nurettin Yaşar, Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenoğlu ile çok sayıda kurum ve kuruluş temsilcisi katıldı.

    Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Yönetim Kurulu Üyesi Suat Baysan’ın proje tanıtım sunumu ile başlayan toplantıda daha sonra söz alan DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Adnan Demir, sanayi sektörünün önemli sorunlarından birisinin kalifiye eleman ihtiyacının karşılanmasında yaşanan sıkıntılar olduğunu belirterek, “Bu konuda 2014-2018 yıllarını kapsayan DAP eylem planında organize sanayi bölgelerinin nitelikli eleman ihtiyacının karşılamaya yönelik 3 adet eğitim merkezi kurulması için başkanlığımız bünyesinde yer alan hedeflerdendir. Bölge sanayisinin gelişmesinde önemli araçlardan birisi de bölge üniversiteleri ile sanayi sektörü arasındaki iletişim ve bağlantının güçlendirilmesi olacaktır” şeklinde konuştu.

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ise tanıtımı için bir araya geldikleri projenin toplam tutarının 2,1 milyon TL olduğunu belirterek, “Harcama itibariyle çok büyük bir proje değil ancak nitelik itibariyle farklı bir projeden bahsediyoruz. İçinden projeler çıkacak bir projeden bahsediyoruz. Projeler üretecek bir projeden bahsediyoruz. Önemli ve kapsamlı bir analiz çalışması. Doğu Anadolu Bölgemizde girişimcilik ve yenilikçinin altyapısını inceleyecek, buradaki eksiklikleri tespit edecek, bunları gidermeye yönelik bizlere önemli öneriler getirecek, yol haritası oluşturacak bir projeden bahsediyorum” ifadelerine yer verdi.

    14 şehir için analiz çalışmasının yapılacağını ifade eden Bakan Yılmaz, yeni bir takım modellemeler, fikirler ve fizibilite çalışmalarının gerçekleştirileceğini söyledi. Önlerinde 14 ay gibi kısa bir süre olduğunu dile getiren Yılmaz, “Aslında bu tür kapsamlı bir analiz çalışması için çok uzun bir süre değil. Parça parçada yolda giderken, belirli çalışmalar, analizler tamamlandıkça da bizlerle paylaşılacak. Neticede de kapsamlı bir çalışma ortaya çıkmış olacak. Ondan sonrada bir eylem planıyla bunları peyderpey hayata geçireceğiz” şeklinde konuştu.

    Bakan Yılmaz, yenilikçilik ve girişimciliğin artık kalkınmanın temel dinamiğini oluşturduğunu ifade ederek, “Biz, ’Yeni Türkiye’ diyoruz. Yeni Türkiye aynı zamanda yenilikçi bir Türkiye. Girişimci bir Türkiye. Zihni açık bir çerçevelenmiş, kalıplanmış sınırlar içerisinde hareket etmeyen, daha geniş bakabilen, farklı inisiyatifler geliştirebilen bir Türkiye” diye konuştu.

  • Çocuk Kampüsünde Risk Analizi Eğitim Semineri Düzenlendi

    Harran Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (HARÜSEM) bünyesinde faaliyet gösteren Çocuk Kampüsü binasına risk analizi yapıldı.

    HARÜSEM tarafından risk analizi yaptırılan Çocuk Kampüsü’nün daha da emniyetli hale gelmesi sağlandı. Ayrıca çalışanlarına yönelik İş Sağlığı ve Güvenliği semineri düzenlendi.

    Seminere HARÜSEM yetkilileri, Çocuk Kampüsünde görevli yönetici, sınıf öğretmenleri, öğretmen yardımcıları ve temizlik görevlisi katıldı. Seminerde iş yerinde dikkat edilmesi gereken genel hususlar, güvenlik ve sağlık işaretleri, renkler ve anlamları, basınçlı kaplar ve kimyasallar hakkında Çocuk Kampüsü çalışanlarına bilgiler verdi. Harran Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Doç. Dr. Celal Ağan, “Rektörümüz Prof. Dr. Ramazan Taşaltın hocamızın ve üniversitemiz Yapı İşleri Dairesinin destekleriyle Çocuk Kampüsü artık çok daha emniyetli bir eğitim yuvası haline gelmiştir. Çocuk Kampüsünde eğitim gören çocuklara ve ailelerine daha sağlıklı ve güvenli hizmet verebilmek amacıyla bu tür geliştirici hizmet içi eğitim seminerler ve etkinlikler devam edecektir. Şu anda bir TÜBİTAK Bilim Şenliği projesi üzerinde tüm HARÜSEM personeli çok yoğun çalışıyoruz. İnşallah projemizin kabulü halinde Çocuk Kampüsündeki öğrencilerimize ve Şanlıurfalı çocuklara bilimle iç içe unutamayacakları bir 2016 senesi tasarlıyoruz” şeklinde konuştu.