Etiket: Analizi

  • İbn Haldun ve Machiavelli’de Tarihin ve Siyasetin Niteliği: Doğu ve Batı Analizi Konferansı

    İbn Haldun ve Machiavelli’de Tarihin ve Siyasetin Niteliği: Doğu ve Batı Analizi Konferansı

    Erzurum Teknik Üniversitesi’nde, İbn Haldun ve Machiavelli’de Tarihin ve Siyasetin Niteliği: Doğu ve Batı Analizi Konferansı düzenlendi.

    Erzurum Teknik Üniversitesi, Felsefe Kulubü ve Tarih Kulüplerinin ortaklaşa düzenlediği, Doç. Dr. Armağan Öztürk’ün katılımıyla gerçekleşen İbn Haldun ve Machiavelli’nin hayat kesitlerinden bahsedilen konferansta, bir yaşam deneyiminin ortaklığı özelinde iki düşünürü birbirine bağlayan esas noktaların, siyasi modernitenin kuruluş sürecine sağladığı esaslı katkıda somut bir içeriğe kavuşması” anlatıldı.

    Konferansta, bahsi geçen yeni siyasal ve sosyolojik durum açısından değerlendirildiğinde, İbn Haldun ve Machiavelli öncü düşünürler arasında sayılırken, altı çizilen son husus ise insana yönelik oldu.

  • Başkan Sekmen’den göç analizi

    Başkan Sekmen’den göç analizi

    Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, “Nüfus demek sadece bir yerde yaşayanların sayısı demek değildir. Nüfus demek; nüfuz demektir, güç demektir, enerji demektir. Dolayısıyla Erzurum’daki nüfus artışı, işte bu bakımdan çok daha önemlidir” dedi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı olan Mehmet Sekmen, Narman’da seçmenlerle buluştu. İlçe merkezindeki temaslarını daha sonra mahallelerde sürdüren Başkan Sekmen, Narman’a yönelik yatırım planlarını paylaşmakla kalmadı, Erzurum’daki nüfus artışının analizini de yaptı. Sekmen, Erzurum’daki nüfus hareketliliğinden örnekler vererek, birbirinden önemli tespitlerde bulundu.

    “Çok büyük bir engel ortadan kalktı”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, “Son 20 yıldır sürekli kan kaybeden bir şehirde, eğer ki göçü tersine döndürmüş ve nüfus artışını başlatmışsanız, önünüzdeki en büyük engellerden birisini kaldırmışsınız demektir. Biz Erzurum’da işte bunu başardık. Her yıl on binlerce yaşayanının çeşitli nedenlerle başka şehirlere göç ettiği Erzurum’da, artık on binler geri dönmeye başladı. Erzurum, 20 yıl aradan sonra ilk kez nüfus artışı kaydetti. Bu durumu sadece nüfus hareketliliği olarak görmek yanlış olur. Bu durum; Erzurum’un ayağa kalkmaya ve güçlenmeye başladığını gösteriyor. Yani artan sadece Erzurum’un nüfusu değil; aynı zamanda nüfuzudur, gücüdür, enerjisidir” diye konuştu.

    “Dadaşların Ak Parti’ye verdiği destekle”

    Gelinen bu noktanın esasen Erzurum’un başarısı olduğunu dile getiren Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, “Bu başarı Dadaşların AK Parti’ye verdiği destekle mümkün oldu. Narmanlı kardeşlerimizin desteğiyle, Horasanlı kardeşlerimizin desteğiyle oldu. Bu başarının altında Hasankaleli hemşehrilerimizin desteği var, Aziziyeli, Palandökenli, Yakutiyeli, Tortumlu, Oltulu, Olurlu ve İspirli kardeşlerimizin desteği var. Kısacası geçmiş seçimlerde Erzurum’da AK Parti’mize destek olan herkes, bu başarıda pay sahibidir. Desteği Erzurumlu hemşehrilerimiz verdi, bizler de arkamızdaki bu destekle Dadaşlar diyarı için gecemizi gündüzümüze kattık. Görüyorsunuz ki; AK Parti’ye verilen hiçbir destek kesinlikle zayi olmuyor, kazanan sürekli Erzurum oluyor” şeklinde konuştu.

    Erzurum’daki bu gelişim sürecinin kesintiye uğramaması için 31 Mart’ta Dadaşlara çok büyük bir sorumluluğun düştüğünü dile getiren Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, yine geçmişten örnekler vererek, şunları kaydetti: “Erzurum, nüfusu itibariyle bir zamanlar Türkiye’nin 14’üncü vilayetiydi. 1985’li yıllara kadar nüfusu sürekli artarken, sonraki yıllarda başlayan kayıplar hem de katlanarak arttı. AK Parti iktidarları döneminde ise, göç hızı önceki yıllara göre azalmaya başladı ve nihayetinde durmakla da kalmadı, bugün artışa geçti. Nüfusumuzun inişli-çıkışlı seyir izlediği dönemlere bakılacak olunursa; altından kesinlikle kötü ve başarısız yönetimlerle yanlış siyasal tercihler çıkacaktır. İşte 31 Mart seçimleri bu manada bir dönüm noktasıdır. AK kadrolarla yola devam edilmesi halinde, Erzurum; insanımızın sadece doğduğu yer olarak kalmayacak, aynı zamanda doyduğu yer de olacak. Merkeziyle ve ilçeleriyle, mahalleleri ve kırsalıyla bu kadim şehir topyekûn bir kalkınma süreci yaşayacak.”

  • Saç ekiminde kök ve deri analizi

    Saç ekiminde kök ve deri analizi

    Saç Ekimi Koordinatörü Engin Sönmez, saç ekiminde öncelikle saç ve deri analizlerinin doğru yapılması gerektiğini söyledi.

    Hairestetik Turkey Saç Ekimi Merkezinden Saç Ekimi Koordinatörü Engin Sönmez, saç ekimi işleminin basite gelmeyeceğini çünkü geri dönüşü olmayan bir operasyon olduğunu ifade ederek “Saç ekim işlemi için araştırma yaptığınızda ‘enseden kök alınıp boş olan yerlere ekim yapılır’ diye okursunuz ama işin aslı bu kadar basit değil. Saç ekim işlemi basite gelmez. Çünkü geri dönüşü yoktur. Ben beğenmedim kafamı ilk haline alın lütfen yoktur. Saç ekiminde öncelikle saç ve deri analizleri doğru yapılmalıdır. Saç köklerinin nasıl olduğu, derinin özellikleri nasıl? Gibi analizleri iyi yaparsanız ekilecek olan köklerin deride kaç milim derinlikte olacağına doğru karar verdiğiniz anlamına gelir ve ekilen kökler zamanında ve müşterinin istediği şekilde çıkar. Bu tıpkı bir ziraat mühendisinin toprak analizini doğru yaptıktan sonra ağaç ekmesine benzer. Siz sık bir toprağa dik köklü bir ağaç ekerseniz ağaç toprağın sıklığından dolayı köklerini dikine doğru ilerleyemez ve ilk rüzgarda kurur veya kökleri yeterince besini almadığı için kurur. Aynı şekilde yumuşak bir toprağa yayvan köklü bir ağaç ekerseniz, ağaç toprağa tam tutunamaz ve kurur. Bu nedenle saç ekiminde kök ve deri analizlerinin doğru yapılması gerekmektedir” dedi.

  • “Tabyaların Jeostratejik Analizi Projesi” bölge birincisi oldu

    “Tabyaların Jeostratejik Analizi Projesi” bölge birincisi oldu

    Erzurum Özel Bilge Koleji öğrencileri, Erzurum Tabyalarının jeostratejik analiz projesi ile TÜBİTAK tarafından düzenlenen Araştırma Projeleri Yarışması’nda bölge birincisi oldu.

    TÜBİTAK tarafından Erzurum’da bu yıl 50’incisi düzenlenen Araştırma Projelerine katılan Bilge Koleji, Türk Dili ve Edebiyatı, Fizik ve Coğrafya alanında hazırladığı üç proje ile bölge sergisinde büyük ilgi gördü. Projelerden, ’Erzurum Tabyalarının jeostratejik analiz’ bölge birincisi oldu ve Türkiye birinciliğine katılmaya hak kazandı.

    TÜBİTAK’ın 12 bölgeden biri olan Erzurum’daki bölge sergisine Ardahan, Artvin, Bayburt, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Iğdır, Kars, Rize ve Trabzon olmak üzere 10 il katıldı. Öğrenciler, Biyoloji, Coğrafya, Değerler Eğitimi, Fizik, Kimya Matematik, Psikoloji, Sosyoloji, Tarih, Teknolojik Tasarım, Türk Dili ve Edebiyat ile Yazılım olmak üzere 12 dalda proje sundular. Bu yıl 50’incisi düzenlenen 2019 yılı bölge yarışmasına tüm illerden 1754 proje başvurusunun yapıldığı ve ilk değerlendirme sonucunda 100 proje bölge sergisine davet edildi.

    Özel Bilge Koleji üst üste üç sezon bölge finallerine proje gönderen ve bir sezonda üç proje ile bölge finallerinde temsil edilen tek özel okul olma başarısını gösterdi.

    Özel Bilge Koleji Kurucu Müdürü Abdullah Samancı, Türkiye’nin eğitim sisteminin proje tabanlı olması gerektiğini ifade ederek “Özel Bilge Koleji olarak bölgemizde bu alanda öncü olduk ve olmaya devam edeceğiz. Proje tabanlı eğitimle yetişen gençlik Türkiye’nin gelişmesine müspet katkıda bulunacak. Projelerden biri olan ’Erzurum Tabyalarının jeostratejik analiz’ bölge birincisi seçilerek Ankara’da düzenlenecek olan Türkiye birinciliğine katılmaya hak kazandı.” diye konuştu.

    Özel Bilge Koleji Coğrafya Bölümü için hazırlığı ve birinci seçilen ’Erzurum Tabyalarının jeostratejik analiz’ projesini danışman öğretmen Elif Aydoğan ve öğrenciler Yiğit Saatcioğlu ile Emir Akal hazırladı.

    1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Erzurum’u savunmak için yapılan ve silahlarla güçlendirilen askeri yapı olan Erzurum tabyalarını konu alan projede amaçlarının bu yapılan birbirlerine ihtiyaç duyup duymadıkları, gerçekten de doğru konumlarda bulunup bulunmadıkları, askeri açıdan hala önemlerini koruyup koruyamadıkları gibi soruların jeostratejik cevapları verilmemiş olması ve bunun açıklığa kavuşması olduğunu söyleyen Elif Aydoğan, “Bu araştırmada Erzurum şehri çevresindeki tabyaların mevcut konumları analiz edilerek, neden bu konumlarda bulundukları, tam olarak neyi korumayı hedefledikleri, neden bu kadar yaygın oldukları belirlenecektir” dedi.

    Özel Bilge Koleji’nin Fizik Bölümü için ’Strafor yerine ısıcam ile enerji performansı’ projesini danışman öğretmen Burhan Çetin ile öğrenciler Onur Kadim Tanrıver ile Abdulkadir Modaoğlu hazırladı. Enerjinin kainat sisteminin var oluşunun temel unsurlarından olduğunu vurgulayan Çetin, “Bu araştırmada nitel ve nicel gözlemlere yer verilmiş, nicel gözlemler için global birim sistemi olan SI birim sistemleri kullanılmıştır. Projede gerçek malzemeler kullanılarak oluşturulan prototip yaklaşık olarak birebir ölçeklerde küçültülmüş olup, deneyin normal şartlar altında yapılmasına hassasiyet gösterilmiştir. Deneyde kontrol değişkenlerinin her iki sistem içinde eşdeğer olması sonucu gerçekliğe yakınlık payını artırmıştır. Grafikler ve nicel gözlemler sonucu ısı camın ısı yalıtımının strafor köpüğün ısı yalıtımından daha yüksek değere sahip olduğu saptanmış olup, gerçek boyutlarda uygulandığı zaman sergilenecek enerji performansı öngörülmüştür” ifadelerini kullandı.

    Özel Bilge Koleji’nin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümündeki ’Tabuları yıkıyoruz’ projesini ise danışman öğretmen Mustafa Parlak ile öğrenciler Nursefa Kocaman ile Sevhanur Nalbulan hazırladı. Projenin lise dengi okullarda kullandığı bir sınav dersi olan ve öğrenciler üzerinde ezber baskısı oluşturduğu tespit edilen Türk Dili ve Edebiyatı dersinin bahse konu etkinlerinden öğrencilerin kurtarılması için düşünüldüğünü belirten Parlak “Bu kapsamda projemizin hipotez cümlesi şu şekildedir. Türk Dili ve Edebiyatı dersi ezber gerektiren ve ezber boyutu zor olan bir derstir. Projemiz kapsamında ilk olarak orta öğretim 11 ve 12’inci sınıf öğrencilerin oluşan 100 kişilik bir örnekleme grubunun Türk Dili ve Edebiyatı dersine karşı tutumlarının tespiti için anket uygulandı. Öğrenci tutumlarını olumlu yönde etkileyecek bir tabu oyunun tasarlanması düşüncesinden önce oyun kavramının eğitime etkisi üzerinde bir literatür taraması yapılmış ve oyunla eğitimin daha kolayı ve kalıcı olduğu fikri edinilmiştir” dedi.

  • Sivil toplum kuruluşlarının yapısal analizi ele alındı

    Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Malatya Kent Konseyi Genel Sekreterliği işbirliğinde düzenlenen ‘Sivil Toplum Akademisi’ programı konferanslarında bu hafta ‘Sivil toplum kuruluşlarının yapısal analizi’ konusu ele alındı.

    Düzenlenen konferansa Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, Kent Konseyi Genel Sekreteri Necati Çobanoğlu, STK Temsilcileri, muhtarlar ve konferansını vermek üzere İnönü Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Vehbi Bayhan katıldı.

    Programda konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, Sivil Toplum Akademisi programının çok önemli bir program olduğunu dile getirerek kamu kurum ve kuruluşlarının her birimin kendine özgü görevleri olduğunu söyledi. Sivil toplum kuruluşların aidiyet bağı ile topluma bir misyon da kazandırdığını belirten Polat, STK’ların gönüllü olarak yaptıkları işlere her kamu kurum ve kuruluşunun destek olması gerektiğini ifade etti.

    Daha sonra söz alan Doç. Dr. Vehbi Bayhan ise demokrasinin sivil toplum örgütleri ile işlevsel hale geldiğini belirterek, kentlileşme ve modernleşme sürecinde bireyin sivil toplum örgütlerinde aldığı rol ve sorumluluk ile demokrasinin de gelişmesini katkı sağladığını belirtti.

    Sivil toplumun çoğulculuk, kamusallık, özellik ve yasallık olmak üzere modern unsurları olduğunu belirten Bayhan, sivil toplumda sendikalar, siyasi partiler, dini örgütlenmeler, baskı grupları ve dernekler, aile ya da birey ile devlet arasındaki boşluğu dolduran aracı kurumları olduğunu vurguladı.

    Sivil toplum örgütlerinin amacının, insanı değiştirmek olduğunu söyleyen Bayhan, “İnsanları eğitmek, maddi ve manevi refahlarını sağlamak; aynı zamanda yurttaşlık kavramı oluşturmaktadır. Modern toplumun ve siyasetin karmaşık duruma gelmesinden dolayı, insanların vatandaş olarak katılımları oy vermekle sınırlı kalmaya başlamıştır. Sivil toplum örgütlerine katılım gönüllüdür ve bireylere bir şeyleri değiştirebildikleri hissini vermektedir” ifadelerine yer verdi.

    Bayhan, batı toplumlarında aşırı bireyci yapı nedeniyle yabancılaşma problemleri yaşandığını, doğu toplumlarında ise, aşırı cemaat yapısı, sivil toplum örgütlerini gelişmesini engellediğini ifade etti.

    Katılımcıların konu ile ilgili sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Vehbi Bayhan’a, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat tarafından bir tablo hediye edildi. Programın sonunda tüm katılımcıların yer aldığı hatıra fotoğrafı çekildi.