Etiket: Analiz

  • TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, hububat analiz laboratuvarının açılışını yaptı

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı (TOBB) Rifat Hisarcıklıoğlu, Adıyaman Ticaret Borsası’nda hububat analiz laboratuvarının açılışını gerçekleştirdi.

    TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, beraberindeki TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın, AK Parti Adıyaman milletvekillerinden Adnan Boynukara, İbrahim Halil Fırat, Halil Fırat, Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Uslu, AK Parti Adıyaman Merkez İlçe Başkanı Mustafa Alkayış, Emniyet Müdürü Metin Alper, İl Jandarma Komutanı Albay Ercan Atasoy ile birlikte Adıyaman Valisi Nurullah Naci Kalkancı’yı makamında ziyaret etti.

    Vali Kalkancı’yı makamında ziyaret eden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve beraberindeki heyet, Adıyaman’da devam eden yatırımlar hakkında Vali Kalkancı’dan bilgiler aldı. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Vali Nurullah Naci Kalkancı’ya kitap hediye ederek beraberindeki heyetle birlikte Adıyaman Ticaret Borsasına geçti.

    Burada Adıyaman Ticaret Borsası Başkanı Mahmut Fırat ve kurum çalışanları tarafından karşılanan Hisarcıklıoğlu, Başkan Mahmut Fırat’tan çalışmalar hakkında bilgiler aldı.

    Adıyaman Ticaret Borsası hakkında bilgiler veren Başkan Fırat, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve beraberindeki heyetin kendilerini ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

    Çiftçilere yönelik oldukça güzel ve faydalı çalışmalar yapıldığını vurgulayan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise, “Hem çiftçisinin hem tüccarının hem de tüccarının önünü açan kararları hükümetimizle birlikte aldık. Bunlardan bir tanesi lisanslı depoculuktur. Biz bunu 2004 yılında kanuna madde olarak koymuştuk fakat bir türlü hayata geçirilemiyordu. Sağ olsun Bülent Tüfenkci Bakanımız bunu işitti ve ekonomiden sorumlu bakanlarımızın da verdiği destekle birlikte lisanslı depoculuk işler hale geldi. Bu tarihten itibaren çiftçi ürettiği ürünü lisanslı depoya koyacak ve hiçbir ücret ödemeyecek. Çiftçimize tarlasından depoya kadar tükettiği akaryakıtın bedeli de yine devletimiz kendisine veriyor. Lisanslı depoda hijyenik ortamda mal bozulmadan, telef olmadan satasın, aynı zamanda laboratuvarlarda özelliği neyse ürün ona göre resmen belgeleniyor. Kimse kimseyi kandırmayacak, örnek buğdayın özellikleri neyse o tamamen belli olacak. Bu burada saklanırken çiftçilere bir kağıt parçası verilecek. Eskiden çiftçinin buğdayı çıkıyordu, depolayacak yeri yoktu, bir un fabrikasına götürüp kaç liraysa ver diyordu oysa şimdi paraya ne zaman ihtiyacı varsa, depo bedava çünkü. Çiftçi depodan dolayı kendisine verilen belgeyle bankadan kredi çekebilecek. Alışveriş yapabilecek, bir üst kademeye daha geçebilecek” dedi.

    Ürün ihtisas borsasından da bahseden Başkan Hisarcıklıoğlu, “Tarım ve hayvancılık ürünleri bütün dünya piyasalarına ulaştı. Tablo üzerinden artık bütün dünyada hisse senedi almış gibi buğday, mercimek, mısır, pamuğunu satabilecek ve alabilecek. Her yerde eşit fiyat yani Adıyaman’da pamuğun fiyatı farklı, İstanbul’da farklı diye bir şey olmayacak her yerin fiyatı aynı olacak. Aynı zamanda yurt dışından da isteyen gelip oradan mal alabilecek” diye konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından Hisarcıklıoğlu ve beraberindekiler tarafından Adıyaman Ticaret Borsası binasında bulunan Hububat Analiz Laboratuvarının açılışı gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen açılışın ardından Adıyaman Ticaret Borsası Başkanı Mahmut Fırat tarafından TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na hediye takdim edildi.

  • Mehmetçiğin kıyafet ve teçhizatları Ege Üniversitesinde analiz ediliyor

    Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı personeli zorlu görevlere, Egeli uzmanların onayından geçen kıyafet ve teçhizat ile çıkıyor.

    Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ve güvenlik güçlerinin kullandıkları kıyafet ve teçhizatların analizleri; Ege Üniversitesi Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Uygulama Merkezi (EÜ-TEKAUM) tarafından yapılıyor.

    Mehmetçiğin can güvenliğini sağlayacak çelik yelek, çelik miğfer, gözlük ve kalkan gibi koruyucuların yanı sıra güvenlik güçlerinin olumsuz hava şartlarından en az oranda etkilenmelerini sağlamak için özel koruyucu giysiler ve barınma çadırları, koruyucu örtüler ile uyku tulumlarının testleri de bu merkezde yapılıyor.

    “Amacımız, Mehmetçiğimizi her türlü olumsuzluğa karşı korumak”

    TEKAUM’u ziyaret eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, merkezin tam donanımlı laboratuvarlarında incelemelerde bulundu. Merkezin çalışmalarını değerlendiren Rektör Budak, “Askerlerimizin, polislerimizin, güvenlik korucularımızın her türlü iklim koşullarına ve her türlü askeri mühimmata karşı korunmalarının sağlanmasında Ege Üniversitemiz olağanüstü bir çaba içerisinde. Bu konuda tek bir amacımız var o da; vatan müdafaası için seve seve canını vermeye hazır olan Mehmetçiğimizi her türlü olumsuzluğa karşı korumak. Devletimizden konu ile ilgili altyapı desteği aldığımız takdirde, üniversitemizin bu alanda çok daha büyük atılımlar yapacağını ve bu konuda güvenlik güçlerimize daha fazla destek vereceğini düşünüyorum” dedi.

    Ege Üniversitesi olarak Türk ordusuna ve Mehmetçiğe her zaman destek olduklarının vurgulayan Prof. Dr. Budak, “Mehmetçiğin, Emniyet teşkilatımızın gerek yurt içinde gerekse yurt dışında ülkemizin güvenliğini sağlamak adına nasıl bir ruh halinde mücadele ettiklerini şu laboratuvarda elbiseleri test ederken bile hissediyoruz. Ege Üniversitesi olarak Zeytin Dalı Operasyonuna verdiğimizi destek kararını, senatomuzdan oy birliğiyle aldık. İzmir’deki tüm üniversiteler olarak da bu desteğimizi ayrıca ifade ettik. Buradan Afrin’de mücadele eden askerlerimizin yanında olduğumuzu vurguluyor, yaptığımız bilimsel çalışmalarla ordumuzu her zaman desteklediğimizi bir kez daha göstermek istiyoruz” diye konuştu.

    Tescilli ve akredite merkez

    Uzun yıllar yurtdışından temin edilen test, analiz ve araştırmaları artık EÜ-TEKAUM bünyesinde yapabildiklerini belirten Merkez Müdürü Prof. Dr. Faruk Bozdoğan ise “Askerlerimizin ve polislerimizin kullanacağı bu malzemelerin analizleri ve her türlü çalışmaları üniversite-sanayi işbirliğinin güzel bir örneğini olarak merkezimiz bünyesinde yapılıyor. Böylece milyonlarca doların, teknik bilginin yurtdışına gitmesini önlüyoruz. Ayrıca ülkemiz zaman kayıpları ve ambargolardan etkilenmeden bu hizmeti kolayca alabiliyor” dedi.

    Ege Üniversitesi Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Uygulama Merkezi, Ege Üniversitesi’nin Türk Patent Enstitüsünden tescilli bir markası olarak çalışmalarını sürdürüyor. İlgili kuruluşlardan akredite belgesine de sahip olan merkez aynı zamanda Savunma Sanayi Müsteşarlığı Portalı üyesi ve Stratejik Araştırma Merkezi konumunda bulunuyor. Merkez, yeni projelerle akredite testlerde üst aşamalarda faaliyetler göstermeyi hedefliyor. Bu amaçla hazırlanan proje Kalkınma Bakanlığından onay bekliyor.

    Merkezde yapılan testler

    Merkezde güvenlik görevlilerinin bulundukları kuvvetlere uygun, renk ve özelliklerde iç ve dış giysilerinin lif, iplik, kumaş ve konfeksiyon özelliklerinin incelenerek performans ve konfor özellikleri değerlendiriliyor. Bu çalışmalar ile güvenlik görevlilerinin görevlerini tam anlamı ile yapabilmelerine destek veriliyor.

    Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyesinde bulunan güvenlik personelinin kullandığı kıyafet ve teçhizatların fiziksel, kimyasal tekstil muayeneleri, yıkama, nano teknolojik işlemleri EGE TEKAUM bünyesinde bulunan tam donanımlı laboratuvarlarda yapılıyor. Merkezin balistik laboratuvarında yapılan analizler, testler ve araştırmalar ile teçhizatın zorlu koşullara uygunluğu test ediliyor.

    Merkez bünyesinde güvenlik güçlerinin savaş ortamında her türlü mermiye, şarapnele ve patlayıcılara karşı korunmaları ve can güvenliklerinin korunmasına yönelik de önemli çalışmalar yürütülüyor. Bu amaçla çelik yelek, çelik miğfer, gözlük ve kalkan gibi koruyucular merkezin balistik laboratuvarında test ediliyor.

  • Çukurovalı çiftçi sebze-meyve kalıntı analiz laboratuarı istiyor

    Yüreğir Ziraat Odası Başkanı (YZO) Mehmet Akın Doğan, Adana’da sebze-meyve kalıntı analiz laboratuarı kurulması için Vali Mahmut Demirtaş’tan destek istedi.

    Vali Demirtaş’ın konuya sıcak baktığını belirten Başkan Doğan, kurulacak laboratuarın Adana’nın önemli bir eksikliğini gidereceğini söyledi.

    YZO Başkanı Mehmet Akın Doğan, odada görevli ziraat mühendisleri ile birlikte Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette, başta işçi sıkıntısı olmak üzere bölge üreticilerinin çeşitli konulardaki talep ve beklentilerini aktaran Başkan Doğan, en önemli sorunlardan birisinin Adana’da sebze-meyve kalıntı analiz laboratuarı bulunmaması olduğu dile getirdi.

    Ürünler başka illere gönderiliyor

    Adana’nın Türkiye’nin en önemli tarım merkezi konumunda olduğuna dikkat çeken Başkan Doğan, “Tarımın başkenti diyoruz ancak bölgemizde ürünlerimizin analizini yaptırabileceğimiz bir laboratuarımızın bulunmaması üreticimiz için ciddi sorun teşkil ediyor. Bölge üreticilerimiz genellikle Mersin ve Antalya’daki laboratuarlarda ürünlerini analiz ettiriyor. Ancak Mersin ve Antalya’da sadece 300 etken madde tespit edilebiliyor. Bu da yetersiz kaldığı için ürünlerimizi daha detaylı inceleme için 600 etken maddeye bakan Manisa’daki sebze-meyve kalıntı analiz laboratuarına gönderiyoruz. Numune başına ise indirimli olmak üzere 150 TL ödüyoruz. Birden fazla numune gönderildiği için çitçimizin sırtına ekstra bir yük bindiriyor” dedi.

    Her üründe numune zorunlu

    Turfanda sebze ve meyve üretiminin gerçekleştirildiği Yüreğir’de iyi tarım uygulamaları yapıldığına dikkat çeken Başkan Doğan, şunları söyledi:

    “İyi tarım uygulamalarıyla üretim yapan çiftçilerimiz hasat dönemine yakın her üründen numune alarak analiz yaptırmak zorunda. Bu nedenle Çukurova Kalkınma Ajansı’nın da desteğiyle Adana’ya bir laboratuar kazandırmak istiyoruz. Adana’ya böyle bir laboratuarı kazandırdığımız taktirde bölge çiftçimizin de çok önemli bir sorununu çözüme kavuşturmuş olacağız.“

    Vali Demirtaş’tan destek sözü

    Yüreğir Ziraat Odası’nın çalışmalarını yakından takip ettiğini ve başarılı bulduğunu belirten Vali Demirtaş ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Adana’nın önemli bir tarım kenti olduğuna dikkat çeken Vali Demirtaş, sebze-meyve kalıntı analiz laboratuarı bulunmamasının ciddi bir eksiklik olduğunu kaydetti. Böyle bir laboratuarın Adana’ya kurulması için her türlü desteği vereceğini ifade eden Vali Demirtaş, “Adana’da neden böyle bir laboratuar olmasın. Siz projeyi hazırlayın ben onaylarım” diye konuştu. Vali Demirtaş, işçi sorunun çözümü için de gerekli çalışmaları yapacaklarının müjdesini verdi.

    Sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleriyle sıkça bir araya gelmeye özen gösterdiklerini dile getiren Vali Demirtaş, üreticilerin sorunlarının çözümü ve beklentilerinin yerine getirilmesi konusunda ellerinden gelen gayreti göstermeye devam edeceklerini söyledi.

  • Risk Analiz Grupları iş başında

    İzmir’de, Emniyet Müdürlüğü’nün oluşturduğu Risk Analiz Grupları, kente girmek isteyen terör örgütü üyelerine, kaçakçılara ve çeşitli suçlardan aranan suçlulara göz açtırmıyor.

    İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’nün oluşturduğu Risk Analiz Grupları, kente giriş ve çıkış yapan yabancı uyruklu vatandaşları araştırdı. İstihbarat, Terörle Mücadele, Huzur timleri ve Trafik Denetleme Şubesi’nden oluşturulan Risk Analiz Grupları, İzmir Şehirler arası Otobüs Terminali’nde ve İzmir Limanı’nda uygulama yaptı. Bir ay içerisinde bin 300 kişiyi sorgulayan ekipler, aralarında bulunan PKK, El Kaide ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin üyelerini gözaltına aldığı öğrenildi. Ayrıca, kontroller sırasında çeşitli suçlardan aranan 23 kişi yakalanırken, çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi.

  • Temizoda, Biyoteknoloji, Analiz ve Laboratuvar Fuarı’nda sektör değerlendirildi

    22 Nisan tarihine kadar sürecek olan Temizoda, Biyoteknoloji, Analiz ve Laboratuvar Fuarı’nda katılımcı firma temsilcileri sektörü ve sektörün geleceği hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    22 Nisan tarihine kadar İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda sürecek olan fuarda 220 firma ve marka yer alıyor. Fuarda sağlık sektörü, ilaç endüstrisi, laboratuvarlar, Ar-Ge laboratuvarları, üniversiteler, hastaneler, sivil ve askeri elektronik sanayi, gıda ve tarım endüstrisi sektörünün gelişmeleri ele alınıyor ve sergileniyor. Fuarın ilk gününde ziyaretçiler yoğun ilgi gösterirken, katılımcı firmaların temsilcileri sektör hakkında değerlendirmelerde bulundu. Firma temsilcileri, Türkiye’nin sektördeki yeri, yaşanılan sorunlar, gelişmeler ve fuar hakkında görüşler belirttiler.

    Tetra firmasının Bölge Satış Müdürü Mehmet Özulu, ’’Fuarın ilk günü güzel geçti. Sektörümüzün daha önce ihtiyaç duyduğu bir fuar. Bizim sektörümüz genel anlamda yüksek teknolojili ürünlerin ticareti ile ilgili olduğu için her zaman ilerlemeye açık. Önümüzdeki yıllarda mutlaka ilerlemeler olacaktır. Sektör olarak amacımız, ithalat ağırlıklı sektörümüzün iç piyasalarda üretime dönmesinin sağlamak ve Türk malı üretimlerin olmasını sağlamak. Biz, ithalatçı firmayız. Genel anlamda Ar-Ge alanında yapılan bütün çalışmalarda bizim sektörümüzün ürünleri kullanılıyor. Her sektörde Ar-Ge amaçlı yapılan çalışmalarda, bu sektörün ürünleri yoğun olarak kullanılıyor.Umuyoruz ki önümüzdeki kısa ve orta vadede Türk ürünleri sektörde yerini alır’’ dedi.

    ’’Devletin bu alanda teşviki gerekiyor’’

    Laboratuar cihazları denildiğinde çok geniş bir alanı yayıldığını vurgulayan Prizma Laboratuar Ürünleri firmasının kurucu ortağı Ayhan Uçkun, ’’Medikal dışı laboratuar cihazlara ağırlık veriyoruz, bunlar araştırma ile ilgi cihazlar. Bu fuarda bu tür firmalar toplamış durumda. Sektörümüz çok dinamik. Diğer üretim yapan sektörlere altyapı oluşturan sektör. Onların Ar-Ge çalışmalarına destek veren sektör. Dünyadaki teknolojik gelişmeyi Türkiye’ye getirme özelliği var. Gıda, tarım, ilaç gibi endüstrilerde ürünlerin güvenliğini, insan güvenliğini, insan sağlığını korumakta ve çevre ile ilgili faaliyetlerde çevre koruyucu özellikler sağlıyor. Bu konudaki teknolojileri geliştiriyor. Ayrıca üretim maliyetlerini düşürüyor. Devletin bu alanda teşviki gerekiyor, Ar-Ge’ye daha çok pay ayırması gerekiyor. Destekler geldiğinde ihracatın bu sektörde artacağına inanıyorum’’ diye konuştu.

    ’’Önümüzdeki dönemde yerli ürünler biraz daha güçlenecek ve sektörümüzde bir miktar yerlilik aratacak diye düşünüyorum’’

    Fuar, özellikle sektörümüzün ihtisas fuarlarında bir tanesi olma yolunda ilerliyor diyen Çalışkan Laboratuar Ürünleri firmasının yetkilisi Alper Çalışkan, ’’Bu yıl fuarın 2’ncisi düzenleniyor. 2’nci kez yapılması ayrıca önem arz ediyor. Laboratuar cihazları ve temel laboratuar malzemeleri sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Bu sektörün önümüzdeki yıllarda da büyüyeceğini ve yerlileşeceğini düşünüyorum. Özellikle ithal ürün tedarik eden firmalar olarak, Türkiye’de bir miktar zorlandığımız için üretim yolunu tercih ediyoruz. Önümüzdeki dönemde yerli ürünler biraz daha güçlenecek ve sektörümüzde bir miktar yerlilik aratacak diye düşünüyorum. Yerli üretici olduğumuz için, yerli üretici olma yolunda faaliyet gösterdiğimiz için ilk olarak, ithalatın önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Dolayısıyla ülkemizde kalacak bir katma değerden bahsedebiliriz. Bu anlamda da Türkiye ekonomisine bir katkı sağlayacağız diye tahmin ediyorum. Uzun vadedeki amacımız, ihracat arttırmak ve bu sayede ülkemizin cari açığının kapanması yönünde bir miktar katkımız olacak diye düşünüyorum’’ açıklamasında bulundu.

    ’’Türkiye biyoteknolojide gecikmiş bir ülke’’

    Türkiye’nin biyoteknolojide gecikmiş bir ülke olduğunu dile getiren Sartonet Seperasyon Teknolojileri firmasının Genel Müdürü Ömer Toprak, ’’Bu gecikmeyi süratle kapatmaya çalışıyor. Güzel yollar alınıyor diye düşünüyorum. Titiz ve güzel bir fuardayız. Türkiye biyoteknoji konusunda yıllarca yerinde saydı. Bugünkü hükümet bu konuya çok ciddi teşvik veriyor. Yıllarca yerinde duran biyoteknoloji konusu bir anda canlandı. Firmamız 148 yılık bir firmadır. Hassas terazileri ile ün yapmış ve rekorlar kitabına girmiş firmadır. Tükenmez kalemle koyduğunuz noktada bıraktığınız mürekkebin miktarını ölçebilecek hassasiyette teraziler üretebilen bir firmadır. Ayrıca bir üniversite ile çalışmalarda bulunup membran filtreyi buldu. Membran filtre; insan derisi ile aynı özelliği gösteren filtrelerdir. Filtreyi ilgilendiren çok değişik ürünler üretmeye başladı’’ şeklinde konuştu.