Etiket: Analiz

  • Mesleki ve teknik eğitim ihtiyaç analiz çalışmaları devam ediyor

    Mesleki ve teknik eğitim ihtiyaç analiz çalışmaları devam ediyor

    Kastamonu, Çankırı ve Sinop illerinde mesleki ve teknik eğitim kurumlarının kurumsal ve fiziki kapasitelerin arttırılması amacıyla Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından başlatılan “Mesleki ve Teknik Eğitim İhtiyaç Analizi” çalışmaları devam ediyor.

    Üç ili kapsayan çalışmayla mesleki eğitim altyapısı eksiklikleri ve bölgede faaliyet gösteren özel sektör kuruluşlarının nitelikli iş gücü ihtiyacı literatür taraması ile anket ve derinlemesine görüşmelerle ortaya çıkarılacak. Bu kapsamda Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından mesleki ve teknik eğitim veren kurumlar ile kamu, özel sektör kurum ve kuruluşların bir araya geldiği online çalıştaylar düzenlenecek. Her ilde eğitim kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımıyla ayrı ayrı düzenlenecek çalıştaylarda, bölgede yürütülen saha araştırmaları sonucunda elde edilen bulgulardan hareketle bölgedeki durum, ihtiyaçlar, beklentiler ve fırsatlar göz önüne alınarak çözüm önerileri tartışılacak. Sonrasında ise çalışma, yapılacak toplantılar ve saha çalışmaları ile desteklenerek amaca yönelik detaylı analiz çalışmaları yapılacak ve sonuçları raporlanacak.

    900 kişiyle anket çalışması yapıldı

    Çalışmalar kapsamında ilk olarak mesleki ve teknik eğitim kurumlarında görevli eğitimci ve öğretmen ile öğrenim gören öğrencilere yönelik toplam 900 anket çalışması yapıldı. Anket çalışması kapsamında 79 derinlemesine görüşme yapılırken, özel sektörle 279, öğrencilerle 383 ve eğitimcilerle 159 yüz yüze görüşme gerçekleştirildi.

    Analiz çalışması mali destek programları için önemli

    Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından başlatılan“Mesleki ve Teknik Eğitim ihtiyaç Analizi” çalışmaları, Kastamonu, Çankırı ve Sinop illerinin özellikle mesleki ve teknik eğitim altyapısı eksikliklerinin giderilmesi için gelecekte ilan edilecek mali destek programları için de bir ön çalışma olarak ayrı bir önem taşıyor.

  • Muş’ta deneme ekimleri yapılan şeker pancarı ve patatesten elde edilen ürünler analiz edilecek

    Muş’ta deneme ekimleri yapılan şeker pancarı ve patatesten elde edilen ürünler analiz edilecek

    Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Uygulamalı Bilimler Fakültesi Bitkisel Üretim ve Teknoloji Bölümü tarafından gerçekleştirilen iki ayrı bilimsel deneme çalışmasından elde edilen ürünler Muş Şeker Fabrikası laboratuvarlarında analiz edilecek.

    Geçtiğimiz günlerde Çatbaşı ve Güroymak’taki deneme alanlarında MŞÜ Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat başkanlığında yapılan inceleme gezisinde patates ve şeker pancarı deneme ekimlerine dair sonuçlar yerinde incelenmiş ve ürünler yerinde kontrol edilmişti. Elde edilen ürünlerin laboratuvar analizleri için Rektör Yardımcısı ve Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Karadağ ve denemelerin yürütücüsü olan Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Yaşar, Muş Şeker Fabrikası yetkilileri ile bir araya geldi.

    Muş Şeker Üretim Sanayi A.Ş. Genel Müdürü Turgut Kızılkaya ve İşletme Müdürü Ali Kayaaslan’ın katıldığı görüşmede Genel Müdür Kızılkaya fabrika hakkında bilgiler verdikten sonra Muş’un ekolojik koşullarında bilimsel olarak ilk defa yürütülen bu araştırma sonucunda denemelerden elde edilen numunelerin sırasıyla polar şeker oranı, arıtılmış şeker oranı ve şeker verimi kalitesi açısından Muş Şeker Fabrikasında analiz edileceğini dile getirdi.

  • Koronavirüs’te uzaktan eğitim analiz çalışması

    Koronavirüs’te uzaktan eğitim analiz çalışması

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılının da online olarak başlamasının ardından uzaktan eğitim yeni bir önem kazandı.

    Koronavirüs nedeniyle uzaktan eğitim ile tanışan öğrenciler için, bu sürecin faydalı olup olmadığı tartışılırken, öğrencilerden, öğretmenlerden ve velilerden bu sorunun yanıtı geldi.

    Erzurum, Malatya, Erzincan, Trabzon illerinde öğrenciler, veliler ve öğretmenlerle gerçekleştirilen anketin sonuçları açıklandı. Raporda, öğrencilerin bu sürece devam edip, etmek istemedikleri, velilerin görüşleri ve öğretmenlerin önerileri yer aldı.

    Çalışmayı gerçekleştiren Bilkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Ensitüsü Öğretim görevlisi Emre Aksakallı, “İkinci kez uzaktan eğitimle ile karşı karşıya kalan veliler, öğrenciler, öğretmenler ile görüştük, 20 bine yakın bir üç grup ile görüşüp anket ve analiz yaptık, bu sürecin içinde yer alan bütün paydaşların görüşlerini tespit etmek istedik. Artık hayatımızın tamamında neredeyse var olacak bu durumu tespit ederek önerilerde bulunabileceğimizi düşündük. Sonuçlara göre, uzaktan eğitime tek başına çok sıcak bakılmıyor ancak var olan uzaktan eğitime karşı görüşler bütün paydaşlar açısından oldukça olumlu. Psikososyal desteğin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Öğrenci ve veliye bunun sağlanması gerekiyor. Ekran süresi önemli bir sorun. Daha az ders saatinin başka aktivitelerle takviye edilmesi gerekiyor. Yüz yüze eğitimle, uzaktan eğitimin çok iyi harmanlanması gerekiyor. En iyi eğitimin böyle olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    İlkokul öğrencilerinin yüzde 85’i yüz yüze eğitime ihtiyaç duyuyor

    Ankete katılan ilkokul öğrencilerinin sadece yüzde 9’u uzaktan eğitimin okuldaki eğitime göre daha etkili olduğunu düşünürken, öğrencilerin yüzde 85’i öğrenmek için yüz yüze iletişime ihtiyaç duyduklarını belirttiği ortaya çıktı.

    Öğrencilerin yüzde 85’i okulda verilen ödevleri daha hızlı ve yüzde 88’i ise daha kolay yaptıklarını belirtirken, ilkokul öğrencilerinin yüzde 75’i devam eden uzaktan eğitimin derslerinden memnun olduklarını söyledi.

    Matematiği en verimli ders olarak görüyor

    Öğrenciler, uzaktan eğitim ile almış oldukları dersler arasında hangisinin bu yöntem ile alınmasından memnun oldukları sorusuna da yanıt verdi. Bulgular, öğrencilerin uzaktan eğitim sürecinde özellikle Matematik (yüzde 21), Türkçe (yüzde 15) ve İngilizce (yüzde 8) derslerinden memnun olduklarını gösterdi.

    Yüzde 71 gelecekte okul ortamında ders almak istiyor

    Gelecekte eğitimin nasıl olmasını istedikleri sorusunda ise veriler ilkokul öğrencilerinin yüzde 71’sinin okul ortamında derslerine devam etmek istediklerini gösterdi.

    Ekran karşısında sürede artış gözleniyor

    Öğrencilerin pandemi öncesi ve sonrası ekran karşısında geçirdikleri zaman dilimleri ve yüzdelerinin yer aldığı raporda; Pandemi öncesinde öğrencilerin yüzde 55’i 1 ile 3 saat ekran karşısında vakit geçirirken, pandemi sırasında bu oran yüzde 38.6’e inmiş, 4 ile 6 saat arası ekran karşısında vakit geçiren öğrencilerin yüzdesi pandemi öncesi yüzde 20.4 iken pandemi sonrası yüzde 66.2’ye çıkmış, pandemi öncesinde 7 ile 10 saat ekran süresi olan çocuklarını oranı yüzde 5.3 iken, pandemi esnasında bu oranın yüzde 28.5’e e yükseldiği görüldü. Son olarak ekran karşısında geçirdikleri süre pandemi öncesi 10 saat ve üzerinde olan çocukların oranı yüzde 1.4 iken, pandemi esnasında bu oran yüzde 9.3’e yükseldi.

    Uzaktan eğitimle derslerine devam etmek isteyenlerin yüzdesi artıyor

    Uzaktan eğitim ile derslerin devamlılığı söz konusu olduğunda öğrencilerin yüzde 43.7’si konuya olumlu bakmakta ve uzaktan eğitim ile derslerine devam etmeyi isterken, yüzde 28.8’si kararsız kaldı. Öğrencilerin yüzde 57.4’ü çoğu dersin online olarak yapılamayacağına inanırken, yüzde 29.1’i ise bu konuda kararsız kaldı. Öğrencilerin yüzde 24’ü uzaktan eğitimin öğrenmesini kolaylaştırması konusuna olumlu bakarken yüzde 50.3’ü konuya katılmadı.

    Uzaktan eğitimde kullanılan içerikler sorulduğunda ise öğrencilerin yarısı (yüzde 59.7) içeriklerin kaliteli olduğunu belirtti.

    Uzaktan eğitimde derslere motive olmakta zorlanan öğrenci sayısı yüksek

    Araştırma sonucunda, öğrencilerin yüzde 47.2’sinin uzaktan eğitim ile yapılan dersleri sevdiği ortaya çıktı. Buna karşılık, uzaktan eğitim ile yapılan derslerde motivasyon oranına bakıldığında öğrencilerinden yarısından biraz fazlasının (yüzde 51.4) derslere motive olmakta zorlandığı görüldü.

    Öğretmenlerin sistemi kullanmada başarılı

    Öğrencilere öğretmenlerinin uzaktan eğitimde kullanmış oldukları sistemi kullanma yeterlilikleri sorulduğunda, öğrencilerin yüzde 73.6’sı var olan sistemi iyi kullandıkları düşüncesine sahipken, uzaktan eğitimin geleceğin eğitimi olacağı konusunda öğrencilerin yüzde 30’ı olumlu düşünceye sahip. Geri kalan yüzde 40’ı ise geleceğin eğitim biçimi olmayacağı düşüncesinde.

    Uzaktan eğitim ile verilen eğitim yararlıdır

    Uzaktan eğitim ile verilen eğitim öğrencilerin yüzde 58’i tarafından yararlı olarak değerlendirilirken, yüzde 28.3’ü uzaktan eğitimin yararlı olmadığını düşündüğü ortaya çıktı.

    Öğrencilerin uzaktan eğitimle daha iyi öğrendiklerine inanıyor

    Öğrencilerin yüzde 67’si uzaktan eğitim ile daha iyi öğrendiğini, yüzde 29.2’si ise kararsız olduklarını belirtti.

    Araştırma sonucunda, öğrencilerin yaklaşık olarak yarısına (yüzde 59.5) göre öğretmen-öğrenci iletişimi uzaktan eğitimde kopmaktayken, uzaktan eğitimde başarı söz konusu olunca öğrencilerin uzaktan eğitimde başarılarının artmış ya da azalmış olduğu konusunda öğrenciler ikiye bölündü. Yüzde 25.5’u uzaktan eğitimin başarılarını azaltmadığını söylerken, yüzde 27.7’si ise azalttığını belirtmektedir. Yüzde 36.3’nün bu konuda kararsızlık yaşadığı düşünüldüğünde bu konudaki görüşün netleşmesi için zamana ihtiyaç olduğu varsayılabilir.

    Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu daha önce uzaktan eğitim deneyimi yaşamadı

    Öğretmenlerin yüzde 80.9’u daha önce uzaktan eğitim deneyimi yaşamadığını, yüzde 45.7’si uzaktan eğitim konusu ile ilgili olarak Hizmet İçi Eğitime ihtiyacı olduğunu belirttiği ortaya çıktı.

    Öğretmenlerin yüzde 88.8’i yüz yüze eğitimin gerekli olduğunu söyledi

    Öğretmenlerin yüzde 88.8’i yüz yüze eğitimin gerekli olduğunu belirtmişlerdir. Veriler uzaktan eğitimin tek başına yeterli bir eğitim olduğuna inanan öğretmen yüzdesinin oldukça düşük olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerin yüzde 82.90’u uzaktan eğitimin yüz yüze öğrenmeyle birleştirildiğinde daha faydalı olacağını düşünmesine rağmen, yüzde 38.5’i gelecekte uzaktan eğitimin yüz yüze eğitime göre daha fazla tercih edileceğini ifade etmektedir.

    Öğretmenlerin derse hazırlanma önemi arttı

    Rapora göre, öğretmenlerin yüzde 79.6’sı uzaktan eğitimde derse hazırlanmak ve dersi yürütmek için daha fazla emek ve zaman harcadığını belirtmektedir. Öğretmenlerin yüzde 56.1’i uzaktan eğitimin öğrencilerin araştırma becerilerini geliştirdiğine inanırken, yüzde 45.4’ü konuyla ilgili kararsız kaldı.

    Veliler göre sınıf içi eğitimi daha verimli

    Velilerin vermiş olduğu cevaplarda ise yüzde 83.5’in, sınıf içi eğitimin daha verimli olduğunu düşündüğü ortaya çıktı. Velilerin yüzde 82.5’i, Uzaktan Eğitimin sınıfta eğitim gerçekleştirilemediği zamanlarda ya da sınıf içi eğitimleri desteklemek amacıyla kullanılması gerektiğine inandığı belirtildi. Velilerin yüzde 45.5’i çocuklarının uzaktan eğitimde öğrenebileceğini düşünmüyor.

    Uzaktan eğitimde çocuklardan çok şey bekleniyor

    Velilerin yarıya yakınına (yüzde 66.8) göre uzaktan eğitim sürecinde çocuklardan çok şey beklendiği düşünülürken, kararsızların oranı da yüzde 31.7 olarak görüldü. Velilerin yüzde 69,4’ü uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerden beklentilerin yüksek olduğunu belirtti.

    Yüzde 88’e göre öğretmenler çocukları motive ediyor

    Raporda; velilerin yüzde 88.8’inin öğretmenlerin çocukları motive edebildiğini, yüzde 86.9’un ise, öğretmenlerin süreci başarılı şekilde yürüttüğünü düşündüğü ortaya çıktı.

  • ’Bal’a 4 dilli analiz

    Dünya bal üretiminde Çin’in ardından ikinci sırada bulunan Türkiye’de sahte bal olayı tarihe karışıyor. Türkiye’nin en çok bal üretiminin gerçekleştirildiği Ordu’da kurulan analiz laboratuvarı ve paketleme tesisinde balda en küçük kalıntı dahi tespit edilirken analiz raporları 4 dil üzerinden hazırlanarak ihracat yapılıyor.

    Ordu’da Avrupa Birliği ile Türkiye tarafından desteklenen ve 10 milyon euro harcanarak kurulan bal paketleme tesisi ve analiz laboratuvarı, arıcılık sektörüne hizmet vermeye başladı. Altınordu ilçesi Dedeli Mahallesi sınırları içerisinde yaklaşık 5 bin metrekare kapalı alanı bulunan süzme-petek bal ile temel petek-ham mum üniteleri ve laboratuvar bölümlerinden oluşan tesis antibiyotik ve diğer kalıntıları tespit edebilecek çok gelişmiş bir laboratuvar sistemine sahip bulunuyor. Ürettiği balı piyasaya sürmek isteyen arıcı, tesiste analizlerini yaptırdıktan sonra paketleyerek piyasaya sürebiliyor. Bal analizlerinde en küçük bir kalıntı tespit edilmesi halinde o bal piyasaya kesinlikle sürülmüyor.

    Analiz laboratuvarı ve paketleme tesisini bünyesinde bulunan BALMER Genel Müdürü Sancar Eser, gerek ihracata hazır hale getirilen gerekse iç piyasaya sürülecek olan balların analiz sonuçlarını İngilizce, Almanca, Arapça ve İspanyolca olmak üzere 4 dil üzerinden hazırlandığını belirtti. Eser, “Analiz raporlarının 4 dil olarak hazırlanması Türkiye’de bir ilktir ve ihracat için arıcılarımızın elini kuvvetlendirecektir” dedi.

    Şirketin kurulmasının ardından ilk bal ihracatının Almanya’ya yapıldığını belirten Eser, “Ordu Arıcılar Birliğinin Almanya’ya yaptığı ihracat sayesinde bal fiyatları artmış ve ayrıca bu sayede ilk defa direkt üreticiler ihracat yapma şansı yakalamıştır. Bu durum başta Ordu’daki 3 bin 500 arıcı olmak üzere ülkedeki 80 binden fazla arıcının direkt kalkınmasına süreç içinde etki edecektir. Bal satış ve ihracatından Ordu’ya yıllık 200 milyon TL ekonomik katkı sağlanmaktadır” diye konuştu.

    Eser, şehrin bal potansiyelinin ortaya çıkması ve ihracatın artması için belediyelere bal festivali, arı heykelleri, arı resimli kaldırımlar ve bina giydirmeleri gibi çözüm önerileri sunabileceklerini sözlerine ekledi.

  • SDÜ ve ASÜ, teknik analiz çalışmalarını birlikte yapacak

    Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) ile Aksaray Üniversitesi (ASÜ) arasında “Araştırma-Geliştirme, Teknik Çalışmalar ve Ortak Girişimler” protokolü imzalandı.

    Protokol kapsamında SDÜ Yenilikçi Teknolojiler Uygulama ve Araştırma Merkezi ile ASÜ Bilimsel ve Teknolojik Uygulama ve Araştırma Merkezinin analiz, araştırma-geliştirme ve bilimsel teknik çalışmaları birlikte yapılacak.

    Birlikte yapılacak çalışmalar öncesinde protokol imza töreni düzenlendi.

    İmza töreninde konuşma yapan SDÜ Rektörü Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı, iki üniversitenin ve şehrin ortak paydada buluşarak işbirliği yapmasının önemli olduğunu dile getirdi.

    ASÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin de üniversiteler arası işbirliklerinin gerek akademik, gerekse sosyal hayatın gelişmesi ve yeni hareket alanlarının oluşması bakımından önemli olduğunu söyledi.

    Tören, karşılıklı iyi ve niyet dileklerinin dile getirilmesinin ardından son buldu.